Anahtar kelimeler: Kalınan Özlük Uzmanı Müşaviri İbarettir Atanmasına Süreci Milli Başkanı Eğitim
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan davacının, Personel Genel Müdürlüğünde görev yapmak üzere milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı davalı idare işleminin iptali ile yoksun kalınan mâli ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, hukuken geçerli nedenlere dayalı olarak kullanılması gerektiği ve ancak, sebep ve maksat yönlerinden yargısal denetim yapılırken takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının tespiti halinde bu işlemlerin iptal edilebileceği, davacının davalı kurum bünyesinde yönetici pozisyonunda görev yaptığı, hedefler belirleyip planlama yapan merkez teşkilatının, plan, program ve projelerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için yönetim kadrosu ile yakın işbirliği ve dayanışma içerisinde, uyumlu, koordineli bir çalışmanın ortaya konulması gerektiği, bu tür idari görevlere atanmış olmanın sürekli olarak bu görevde kalmayı gerektirecek kazanılmış bir hak veya statü sağlamayacağı, kendileri ile uyumlu ve verimli şekilde çalışılabileceğine inanılan kimseleri bu göreve atamak, görevlerini sürdürmelerine imkân sağlamak veya aksi durumlarda görevden almak bakımından, idarelerin daha geniş takdir yetkisine sahip olduğu; bu durumda, davacının daire başkanı olarak atandıktan sonra atamaya yetkili âmirin takdiri ile bu görevinden alınarak kazanılmış hak aylık derecesi korunmak suretiyle milli eğitim uzmanı olarak atandığı, mevzuat uyarınca sahip olunan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi, belge de dava dosyasına sunulamadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; hiçbir hukuki sebep gösterilmeden görevden alındığı, istinaf kararının gerekçesiz olduğu, daire başkanı kadrosu ile milli eğitim uzmanı kadrosunun eş değer olmadığı, isteği olmaksızın iki derece düşük bir kadroya atandığı, ek göstergesinin 3600'den 3000'e düştüğü, kazanılmış haklarının ihlal edilerek maaş ve özlük haklarına haksız şekilde müdahale edildiği, özel hayata saygı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Davalı idare tarafından; mevzuatta tanınan takdir yetkisi çerçevesinde işlem yapıldığı, uzman kadrosuna atamanın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18. maddesi uyarınca yapıldığı, Bakanlık aleyhine açılan benzer davalarda lehlerine karar verildiği, Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılığın bulunmadığı ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; davalı idarece dava dosyasına sunulan hizmet belgesine göre davacının, 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatında aday veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak kamu görevine başladığı ve 2008 yılında asaleten atandığı, █████/2012 ile █████/2014 tarihleri arasında şube müdür vekilliği görevini yürüttüğü, █████/2014 ile █████/2016 tarihleri arasında daire başkan vekili olarak görev yaptığı, █████/2016 tarihinde asaleten atandığı daire başkanlığı görevini, milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin █████/2022 günlü dava konusu işlemi tebellüğ ettiği █████/2022 tarihine kadar yürüttüğü, bu bağlamda dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği de göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte; davacı tarafından, temyiz dilekçesi de dahil olmak üzere dava safahatı boyunca isteği olmaksızın kazanılmış hak derecelerinin iki alt kadrosuna atandığı iddia edilmiş ise de, davacının kazanılmış hak aylık derecesine uygun nitelikteki 3. dereceli milli eğitim uzmanı kadrosuna atandığı görüldüğünden, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:... K:...... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, █████/2016 - █████/2022 tarihleri arasında daire başkanlığı görevini yürüttüğü, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi, disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idare tarafından sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edilen davacının daire başkanlığı görevinden alınarak milli eğitim uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!