Anahtar kelimeler: Satımdan Tesisat Esaskarar Yazildiği Tüketiminden Katip Abonelik Müşteri Fatura Hesap

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ....KATİP
: ....DAVACI
: ....VEKİLİ
: Av. ....DAVALI
: ....VEKİLLERİ
: Av. ....Av. ....Av. ....DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ... sözleşme hesap, ....tesisat, .... müşteri numaralı ticarethane elektrik abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının anılan sözleşmeden ve elektrik tüketiminden kaynaklı █████/2017, █████/2017, █████/2017 ve █████/2017 tarihli fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle davalıdan alacağın tahsili amacıyla .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmesi sonucunda da netice alınmadığını belirterek, davalının .... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresi alacaklının da ödeme emri ve takip talebinde belirttiği üzre Bursa olduğunu, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davaya konu icra takibine süresi içerisinde yetki itirazında bulunulduğunu, yetkili icra dairesinin .... olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin de .... olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen bu davanın haksız olmakla birlikte davacı tarafın alacak taleplerinin tamamının zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafın alacağına mesnet yaptığı tüm iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin borcunun söz konusu olmadığı için takip alacaklısının işlemiş faiz, faiz oranı, icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, dava konusu takibi ve sonrasında iş bu itiazın iptali davasını kötü niyetli olarak ikame eden davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı ile ferilerinin tahsili amacıyla başlatılan tabi vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, davaya dayanak .... sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya nitelikli hesaplamalar ve elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır..... sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde özetle; davacı tarafından fatura alacağına dayalı olarak █████/2018 tarihinde 52.668,10-TL asıl alacak, 3.721,47-TL gecikme faizi, 669,86 KDV olmak üzere toplam 57.059,43-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, takibin dayanağının █████/2018 tarihli .... nolu müşteri .... nolu sözleşme hesabına ait enerji tüketim bedeli olduğu ve takibin, davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilince icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır. Bu nedenle; davacı/alacaklının seçimlik hakkı gereği yerleşim yeri olan .... Dairelerinin ve Mahkememizin yetkili olduğu gözetilerek davalı vekilinin bu yöndeki itirazının reddi gerekmiştir.Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacının takip tarihi 24.01.2018 tarihi itibari ile davacının taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde 52.668,10 TL asıl alacak, 3.721,47 TL işlemiş faizi, 669,86 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 57.059,43 TL alacağının bulunduğu, taraflar arasında sözleşme bulunmamakla birlikte faturalar üzerinde gecikme zammı olarak █████/1953 tarihli ve 6183 Sayılı AATUHK.'nun 51. maddesine göre belirlenen aylık faiz oranı talep edileceğinin bildirildiği, sözleşmenin celbi halinde sözleşmeye uygunluğun tekrar inceleneceğini, takip tarihi itibari ile ████████ sayılı BKK 19.10.2010 — 04.09.2018 tarihleri arasında aylık 96 1,40 yıllık faiz oranı, yıllık (1,40*12-) 94 16,80 uygulanabileceği, sözleşmenin celbi halinde sözleşmeye uygunluğun tekrar inceleneceği, davalının güvence bedeline ilişkin 11.616 TL ödediğine ilişkin verilerin davacıdan celbi, davacının güncel bedelini hesaplaması gerektiği, ancak bu hesabın uzmanlığında olmadığından tarafından yapılamayacağı" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.Mahkememizce nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişinin yanına elektrik mühendisi bilirkişi eklenmiş, düzenlenen █████/2023 tarihli ek raporda özetle; "davacının .... sayılı dosyası ile davalı adına başlatılan █████/2018 tarihli takiple talebinin; 52.668,10 TL asıl alacak, 3.721,47 TL gecikme faizi, 669,86 TL KDV olmak üzere toplam 57.059,43 TL alacağın icra giderleri vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (% 16,80) yıllık (6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek % 18 katma değer vergisi, masraf, vekalet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından abonelik sözleşmesi ile toplam 11.616,00 TL güvence bedelinin iki taksitte ödendiği, son ödeme tarihi 03.07.2017-03.08.2017-05.09.2017-02.10.2017 tarihleri olan 4 adet ve toplam 55.067,80 TL ödenmeyen fatura borcuyla birlikte geçmiş dönem borcu olarak 9.290,80 TL tutarında bir fatura borcunun daha bulunduğu, aboneliğin sona ermesinden önce davalının toplam fatura borcunun 64.358,60 TL olduğu, 08.05.2014 tarih ve 28994 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve davaya konu faturalar döneminde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "güvence bedelinin iadesi" başlıklı md. 37 hükümlerine göre güncellenmiş güvence bedelinin davalının borçlarına mahsup edilebileceği, ödenmeyen ilk faturadan itibaren yapılan mahsuplaşma sonucunda davalının toplam borcunun KDV dahil 52.335,69 TL olarak hesaplandığı, faturaların ödendiğine dair dosya kapsamında ödeme belgesi bulunmadığı, Yönetmeliği "zamanında ödenmeyen borçlar başlıklı md. 15/4 ve 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranıyla fatura ödeme tarihleri ile icra takip tarihi arasındaki süre için hesaplanan gecikme zammı ile birlikte davacının toplam alacağının; asıl alacak = 52.335,69 TL, gecikme zammı = 3.738,67 TL olmak üzere toplam = 56.074,36 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından icra takibindeki KDV dahil asıl alacağın gecikme faizine tekrar KDV eklenmiş olup, Sayın Mahkeme tarafından 3065 sayılı KDV Kanununun madde 1 hükmüne göre, gecikme zammının KDV’ye tabi işlemler arasında olduğuna ve gecikme faizine KDV eklenmesi gerektiğine karar verildiği takdirde davacı alacağının, asıl alacak 52.335,69 TL, gecikme zammı= 3.738,67 TL, KDV (3.738,67 TL x % 18)= 672,96 TL olmak üzere toplam = 56.742,32 TL (KDV dahil) olacağı, davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranları uygulama dönemi ve oranıyla aşağıda gösterilmiş olup, davacı alacağının, fatura son ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasındaki süre için aylık %1,40 oranı (1,40x12), yıllık talep doğrultusunda % 16,80 oranında faiz uygulayabileceği" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında geçerli abonelik sözleşmesinin varlığı konusunda niza bulunmayıp davacının, bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davalı tarafından güvence bedelinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında güncelleştirilmiş tutarının mahsubu sonrasında toplam fatura alacağının 52.335,69-TL olduğu ve davalı tarafından ödenmediği anlaşıldığından, davacının icra takibinin asıl alacağa dair bu miktar yönünden haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının diğer taleplerine gelince; ....'nun ve .... Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı Kanun'da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanun'da belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır (Emsal: ....’nın █████/2010 tarih, ...., █████/2012 tarih, ...., ....’nin █████/2014 tarih,.... sayılı ilâmları). Tüm bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; dosya kapsamından, davacı tarafından ne dava dilekçesinde ne de mahkememizce verilen kesin süreler içerisinde davalının gecikme zammı ödeme yükümlülüğünü kanıtlar mahiyette taraflar arasında imzalı abonelik sözleşmesi, taahhütname vb. sunulmamış olup dosya kapsamına göre davacı tarafından davalının gecikme zammı ödeme yükümlülüğünün yazılı delillerle ispatlanamadığı, buna göre mevcut hukuki durum karşısında davacının davalıdan ancak gecikme faizi talep edebileceği, salt fatura tebliğinin temerrüde neden olmayıp davacının takipten önce davalıyı miktar ve ödeme talebi içerir ihtarla temerrüde düşürdüğünün de kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacının 52.335,69-TL asıl alacak dışındaki taleplerinin yerinde olmadığı ve asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, son tahlilde, davanın kısmen kabulü ile; .... sayılı takibe davalının itirazının 52.335,69 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise davalının bu miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmayıp alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmolunan alacağın %20'si olan 10.467,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kötüniyet tazminatı istemi yönünden ise davacının reddolunan kısım yönünden takibinin haklı olmadığı sabit olmakla beraber kötüniyetinin varlığı kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... sayılı takibe davalının itirazının 52.335,69 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına,2-Fazlaya dair istemin reddine,3-Hükmolunan alacağın %20'si olan 10.467,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,5-Alınması gereken 3.575,05 TL harçtan peşin alınan 689,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.885,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 689,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 748,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 132 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.842,00 TL olan yargılama giderinden davanın kabul ve red oranlarına göre 2.184,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 1.210,72 TL'sinin davalıdan, 109,28 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 4.723,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2023Katip ....¸Hakim ....¸