Anahtar kelimeler: Ohal Propagandası Yapmakta Öğretmen Parasal Süreci Örgütü Beşinci Kararname Terör

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Öğretmen olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, "..şüpheliler hakkında sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımların terör örgütü propagandası içeriğinden bahisle soruşturmaya başlanılmış ise de, şüphelilerin yaptıkları paylaşımların eleştiri niteliği taşıdığı, paylaşımlarda terör örgütünün cebir, tehdit veya şiddet içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde propagandanın yapmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmaması" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğinden, Mahkemelerince söz konusu tespitin davacının PKK/KCK terör örgütüne irtibat veya iltisakı noktasında aleyhine bir delil olarak değerlendirilmediği; personel bilgi dosyasında davacı hakkındaki kurum kanaatinin dayanağını teşkil eden hususlara ilişkin olarak, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütüyle iltisaklı olduğuna dair istihbari bilgiye yer verilmiş ise de, bu bilgiyi doğrulayan ve bu bilginin dayanağını ortaya koyan somut bir veriye yer verilmediği, öte yandan Eğitim-Sen isimli sendikanın almış olduğu... tarih ve ... sayılı karar doğrultusunda █████/2015 tarihinde yapılan toplantının/basın açıklamasının yasa dışı toplantı olduğuna dair herhangi bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca Mahkemelerinin █████/2022 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece verilen █████/2023 tarihli cevabi yazıda, davacı hakkında savunma dilekçesi ekinde sunulan evrakların haricinde örgütle irtibatına dair yeni bir bilgi veya belgenin sunulamadığı, PKK/KCK silahlı terör örgütüyle iltisaklı olduğuna dair istihbari bilgilere göre işlem tesis edildiği görüldüğünden, davacı hakkındaki kurum kanaatinin somut delillere (terör örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yönünde tanık beyanı vs.) dayandırılamadığının ve davacının örgütle irtibatına delalet edecek nitelikte bulunmadığının değerlendirildiği; yine aynı tarihli ara kararı ile dava konusu işlemin gerekçesini teşkil eden kurum kanaatinin dayanağını oluşturan bilgi ve belgeler ile davacının PKK/KCK ile irtibatının olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin istendiği, ara kararına cevaben, davacı-davalı idare ve savcılık ile diğer ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında söz konusu terör örgütüyle irtibatlı olduğuna dair ilgili kurum kanaatine esas olmak üzere, örgüt ile iltisaklı olduğuna dair istihbari bilginin yeniden gönderildiği, bunun dışında davalı idarece başkaca bir bilgi ve belgenin gönderilmediği, davacı hakkında yukarıda belirtilenin dışında yeni bir soruşturmasının bulunmadığı, örgütle irtibatına dayanak gösterilen mevcut tespitlerin dışında yeni bir bilgi, belge ya da tanık ifadesinin bulunmadığı, örgüte yardım ve destek mahiyetinde herhangi bir eyleminin olmadığı belirtilmiş ve davacı hakkındaki tespitlerin mevcut haliyle, söz konusu terör örgütüyle irtibatının ortaya konulması, dolayısıyla kamu görevinde tutulmaması noktasında, soyut şüphenin ötesine geçilerek, makul, kabul edilebilir, objektif kuşkuya sebebiyet verir, gerekli hukuki yeterliliğe ve elverişliliğe sahip olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinde belirlenen usul çerçevesinde ve hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, söz konusu tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle ilgilinin arasında bağ kurulmasının aranmadığı, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen "yapı", "oluşum" veya "gruplar"la bağ kurulmasının yeterli görüldüğü belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin iptali yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Bingöl ili Merkez Güzel Sanatlar Lisesinde Öğretmen olarak görev yapan davacı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, davacının kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ...tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.Diğer yandan, davacı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca ... numaralı dosyada yürütülen soruşturma neticesinde, davacının yaptığı paylaşımların eleştiri niteliği taşıdığı, paylaşımlarda terör örgütünün cebir, tehdit veya şiddet içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde propagandanın yapılmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmaması gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, anılan kararın itiraz edilmediğinden █████/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.█████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin, █████/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla, 7082 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin █████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarihli ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Yukarıda da belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan PKK/KCK'ya yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'', ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' ve/veya 'silahlı terör örgütü propagandası yapmak" gibi suçlardan yürütülen adli soruşturma veya kovuşturma sonucunda takipsizlik veya beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için sonucu itibariyle bağlayıcı olmayacağı açıktır.Bakılan uyuşmazlıkta, "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca ... numaralı dosyada yürütülen soruşturma neticesinde, davacı hakkında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımların eleştiri niteliği taşıdığı, paylaşımlarda terör örgütünün cebir, tehdit veya şiddet içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde propaganda yapılmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı hakkında müsnet suçtan "Ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" dair karar verildiği görülmektedir.Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyasında yer alan sosyal medya paylaşımlarına ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının █████/2015 tarihli paylaşımında, ilk okul çocuklarının çizdiği anlaşılan "doğuda hayat" konulu resimde, üzerinde asker olan tankların ateş ettiği ve yerde küçük çocukların yattığı, diğer taraftan "batıda hayat" konulu resimde parkta oynayan çocukların çizildiği ve işbu resimlerin altına "bugün Cizre'de 13 yaşındaki bir kızın resmi, Allah rızası için herkes paylaşsın çocuklarımızın gördükleri psikolojiyi" şeklinde yazdığı, yine █████/2015 tarihli paylaşımında, "Diyarbakır" alt başlıklı bir fotoğraf paylaşarak, "Paris için ağlayanlar Nusaybin'de katliam var neden sessizsiniz", █████/2015 tarihli bir başka paylaşımında, iki küçük çocuğun fotoğrafı altına "burası Silvan evlerinin yandığını gören çocuk küçük kardeşinin gözlerini kapatıyor, tüm sayfa sakinlerine ricamdır, herkes bu acıyı görsün" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, yine davacıya ait personel bilgi dosyasında yer alan özet bilgi tablosunda, "emniyet istihbarat: PKK/KCK MİT istihbaratı mevcuttur, valilik ihraç kanaatini bildirmiştir." şeklinde bilginin yer aldığı anlaşılmıştır.Bu itibarla, davacıya ait personel bilgi dosyasında yer alan özet bilgi tablosunda, "emniyet istihbarat: PKK/KCK MİT istihbaratı mevcuttur, valilik ihraç kanaatini bildirmiştir." şeklindeki kurum değerlendirmesinin, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yürütülen █████████ numaralı soruşturma dosyasına konu yukarıda yer verilen sosyal medya paylaşım içeriklerini destekler nitelikte olduğu, dolayısıyla davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına karşı yapmış olduğu başvurusunun reddine dair OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne;2. Dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.KARŞI OY
:Bingöl İli Merkez Güzel Sanatlar Lisesinde Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, █████/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi istemiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin █████/2022 tarih ve ██████████ sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından ortaya konulan tespitlerde;Davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen █████████ sayılı soruşturma neticesinde, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği ve Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiği görülmektedir.Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında, terör örgütü propagandası yapmak suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen █████████ sayılı soruşturma neticesinde, davacı hakkında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımların eleştiri niteliği taşıdığı, paylaşımlarda terör örgütünün cebir, tehdit veya şiddet içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde propagandanın yapmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmaması" gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, İdare Mahkemesinin █████/2022 tarihli ara kararına davalı idare ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca verilen cevaplarda; davacı hakkında söz konusu terör örgütüyle irtibatlı olduğuna dair ilgili kurum kanaatine esas olmak üzere örgüt ile iltisaklı olduğuna dair davacıya ait personel bilgi dosyasında yer alan özet bilgi tablosunda, "emniyet istihbarat: PKK/KCK MİT istihbaratı mevcuttur, valilik ihraç kanaatini bildirmiştir." şeklindeki dava dosyasında halihazırda yer alan istihbari bilginin ( kurum değerlendirmesinin) yeniden gönderildiği, bunun dışında, yine İçişleri Bakanlığınca "gizli" ibareli " Bilgi Notu" başlıklı yazıda; "Hakkında bilgi ve belge talebinde bulunulan Şevder ATLI (T.C. ....) isimli şahıs ile ilgili Daire Başkanlığımız kayıtlarında yapılan tetkiklerde; Bingöl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince sosyal medya hesapları üzerinden PKK/KCK terör örgütü lehine paylaşımlar yapıldığı şeklinde gelen ihbar ile ilgili başlatılan çalışmalar kapsamında şahsın sosyal medya üzerinde terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilmesi üzerine 25.05.2016 tarihinde Bingöl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alındığı, şüpheli ifadesi alındıktan sonra Emniyetten serbest bırakıldığı, devam eden soruşturması neticesinde Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ sayılı soruşturma dosyasında hakkında “Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair” karar verildiği, Ayrıca şahısla ilgili olarak yapılan açık kaynak araştırmalarında PKK/KCK terör örgütü kapsamında herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı şeklinde bilgilere ulaşılmıştır...." şeklinde bilgi verildiği görüldüğünden, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında belirtilen tespitlerin dışında yeni bir bilgi, belge sunulmadığı ve yukarıda belirtilen savcılık soruşturması dışında yeni bir idari ya da adli soruşturma/ kovuşturmanın bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu haliyle, hakkında somut tespitlere dayanmayan istihbari bilgiler ve kurum kanaati dışında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına dair başkaca bir delil bulunmayan davacının terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu kanaatine varılması hukuken mümkün olmadığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Bu durumda, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 15. İdare Dava Dairesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.