Anahtar kelimeler: Tatbik Bonolarla Bonolarda Bonoların İçeriklerine Bono Kambiyo İlamsız İmzaların Niyetli

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkile ait olmayan, sahte imzalı bonolarla müvekkili aleyhine kötü niyetli şekilde icra takibi başlatıldığını, haciz tatbik edilerek müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, takibe konu bonolarda yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, takibe konu bonoların tamamına ve bono içeriklerine itiraz ettiklerini beyanla; müvekkilinin, ---. İcra Müdürlüğü'nün---- Sayılı dosyası ve takibe konu edilen 01.03.2016 düzenleme tarihli, 28.02.2017 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bono, 01.03.2016 düzenleme tarihli, 30.03.2017 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bono, 01.03.2016 düzenleme tarihli, 30.04.2017 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bono, 01.03.2016 düzenleme tarihli, 30.05.2017 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bono, 01.03.2016 düzenleme tarihli, 30.06.2017 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bono, 01.03.2016 düzenleme tarihli, 30.07.2017 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin, kambiyo senetlerinin iptaline ve müvekkiline iadesine karar verilmesini, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında herhangir ticari ilişkinin olmadığının, gerçeğe aykırı olduğunu, yapılacak inceleme ve celp edilecek dosya/bilgi, belgelerden ve davacı-borçlunun da dava dilekçesinde beyan ettiği üzere, davacı-borçlu, eşi, ---- ile birlikte, perde işi ile iştigal etmekte ve ---- sistemleri adlı, firmaları bulunduğunu ve aynı işle de, müvekkilinin iştigal ettiğini, dava konusu, bonoların, davacı ve eşinin, birlikte, müvekkilden satın almış oldukları, aliminyum perde, ürünlerine karşılık, verilmiş bonolar olduğunu, müvekkilinin, alacaklı, davacı-borçlunun borçlu olduğu, ----. İcra müdürlüğü, ----- esas saylı dosyada, ödeme emri, █████/2020 tarihinde, bizzat, davacı-borçlu, ...'a tebliğ edildiğini, kabul etmemekle beraber, dava konusu bonodaki, imzalar, davacı-borçluya ait değilse, ödeme emri tebliğ tarihinden, sonraki, 5 günlük itiraz süresinde, davacı-borçlu tarafından, imzaya neden itiraz edilmediğini, dava konusu, bonoları, davacı-borçlunun, eşi, engin tuncer tarafından, müvekkilinin, işyerinde, müvekkile teslim edildiğini, dava konusu bonoların, müvekkiline, kötü niyetli olarak verildiğini, davacının, TMK.NIN, 2. maddesi, dürüstlük kuralını, ihlal ettiğini beyanla; davanın red edilmesine, davacı- borçlu aleyhine, takip çıkışı alacak miktarı üzerinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin, karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit Davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; -----kullanılarak yapılan incelemelerde; İnceleme konusu; düzenleme tarihi 01.03.2016, miktarı 7.000-TL olan 6 adet senette ----atfen atılmış borçlu imzalarının ---- ait karşılaştırma belgelerindeki imzalara kıyasla, () ----- eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ----Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir -----Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (-----). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ----Senet borçlusu tarafından senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığının iddia edilmesi halinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve ----. sayılı kararında da benimsenmiştir.Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının imza inkarında bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporu birarada değerlendirildiğinde senetler üzerindeki imzanın davacının el ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu dolayısıyla davalıya karşı sorumlu olamayacağı kanaatine varılarak, usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davasının kabulü yolunda karar vermek gerekmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi, menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmünü içermektedir.Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır.Başka bir ifadeyle; İİK.nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir.Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir hükmünde, takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmektedir. Somut olayda davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında takibe konulan; 7.000,00 TL Miktarlı █████/2016 Tanzim Tarihli, █████/2017 Vade Tarihli Senet, 7.000,00 TL Miktarlı █████/2016Tanzim Tarihli, █████/2017 Vade Tarihli Senet,7.000,00 TL Miktarlı █████/2016 Tanzim Tarihli, █████/2017 Vade Tarihli Senet, 7.000,00 TL Miktarlı █████/2016 Tanzim Tarihli, █████/2017 Vade Tarihli Senet, 7.000,00 TL Miktarlı █████/2016 Tanzim Tarihli,█████/2017 Vade Tarihli Senet, 7.000,00 TL Miktarlı █████/2016 Tanzim Tarihli,█████/2017 Vade Tarihli Senet nedeniyle başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya BORCU OLMADIĞININ TESPİTİNE, takibin davacı yönünden iptaline, senetlerin davacıya iadesine2-Koşulları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,3-Karar harcı 3.587,70-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 896,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.690,77-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 896,93-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.324,53-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı tarafından yapılan 178,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.178,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.