Anahtar kelimeler: Yazının Süreç Görüşü Hukukî Ret Eleştiri İstemlerinin İstemleri Edenlerin Hakaret

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hakaret, tehditHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, retYapılan ön inceleme neticesinde; tehdit suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ile müdafiinin temyiz istemleri, yazının eleştiri niteliğinde olduğuna, katılana yönelik yazdığı çok sayıda mektup nedeniyle hakkında çeşitli davalar açıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir.III. GEREKÇEHakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesindeYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıda belirtilenler dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.1.Sanık tarafından yazılan 09.05.2018 tarihli dilekçe nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2018 tarih ve ██████████ E., sayılı iddianamesi ile hakaret suçundan dava açıldığının, her iki dava arasında iddianame ile hukuki kesintinin gerçekleşmediğinin ve isnadın sübutu halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunması karşısında, diğer dosyanın incelenerek, bu dosyada karar verilip verilmediğinin tespit edilmesi, karar verilmesi ve kesinleşmiş olması halinde dosyanın tasdikli bir suretinin dosya arasına alınması, derdest olması halindeyse birleştirme kararı verilip oluşacak yeni duruma göre 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen mektupla işlenen suçta, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yerinde olmayan gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.IV. KARARA. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve Kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.