Anahtar kelimeler: Defaatle Arsada Uyarılmış Ümraniye Görmemesi Uyarılar Sok Binada Merdivenleri Pafta

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, Ümraniye ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, ... parsel numarasında kayıtlı binanın maliki olduğunu, taşınmazın ... Mah. ... Sok. No:... Ümraniye İstanbul adresinde bulunduğunu, binanın bulunduğu bölgede komşu arsada davalı firma tarafından yapılan inşaat nedeniyle (...); müvekkili firmaya ait binada, binanın giriş merdivenleri ve otoparkında çeşitli hasarlar oluştuğunu, müvekkil firmanın inşaat yapılırken, kendi binasının zarar görmemesi hususunda defaatle uyarılmış olmasına rağmen bu uyarılar karşı tarafça görmezden gelindiğini ve neticesinde müvekkilinin binasının zarar gördüğünü, İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, yapılan keşif sonrasında müvekkilinin zararının 25.470,00-TL olduğunun tespit edildiğini belirterek davalı firmanın yapmış olduğu inşaat nedeniyle müvekkil firmanın maliki olduğu taşınmaz üzerinde meydana gelen zarara ilişkin olarak şimdilik 25.470,00-TL’nin, temerrüt tarihi olan 07.10.2019 tarihinden itibaren doğmuş ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, inşaat sürecinde hafriyat ve zemin çalışmaları esnasında hiç bir çöküntü ve kayma yaşanmadığını, bu yönde hiç bir belediye tutanağı da olmadığını, müvekkilinin inşaatının ruhsatlı ve iskanlı olduğunu, zemin raporuna istinaden shotcrete ve mini kazık uygulaması ile zemin güçlendirmesi yapıldığını, zarar gördüğü iddia edilen merdivenlerin müvekkilin binasına 20 mt uzaklıktadır ve fenni tekniklere uymaksızın döşemeden ayrı ve plana aykırı şekilde yapıldığını, merdivenlerin demir bağlantı ile bina gövdesine bağlanması gerekirken bunun uygulanmadığını, otopark traverten malzeme ile kaplı olup bu malzemenin araç yükü taşıyacak evsafta olmadığını, özellikle bina tasmanının oluştuğu dolgu zemin üstüne yapıldığı için zaman içinde altının zayıfladığını ve kırılgan hale geldiğini, iki bina arasında yaklaşık 10 metre genişliğinde kadastral yol bulunduğunu ve bu yol üzerinde ve yol altına gömülü alt yapıda hiç bir hasar meydana gelmediğini, şayet davacının binasında müvekkilinin yapmış olduğu inşaat veya kazıdan mütevellit bir hasar meydana gelmiş olsa idi öncelikle aradaki yol sathının ve alt yapı tesisatının da zarar görmesi gerektiğini, davacı tarafın İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ███████ D.İş nolu dosyası ile yaptırmış olduğu tespite ilişkin bilirkişi incelemesinin kendilerine tebliğ edilmeksizin yoklukta gerçekleştirildiğini, yapılan tespitte belirtilen rakamların fahiş düzeyde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
: İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E, ████████ K satılı kararı ile, dava konusu merdiven ve otopark altındaki hasarın zaman içerisinde oluştuğu, teknik anlamda davalı tarafa ait ACU Plaza inşaatının yapımının bu hasarların oluşumunda temel etkisinin olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, bilirkişi heyeti ile yapılan keşif sırasında bilirkişi heyeti tarafından, binanın daha önceki halini gösteren kayıt ve fotoğrafların talep edildiğini, eski tarihli kayıtlar olduğundan dolayı bunların hazırlanması sırasında keşiften sonra bir hafta geçmeden raporun dosyaya sunulduğunu, dosyaya sunulması istenilen kayıtlar beklenilmeden rapor hazırlandığını, bu haliyle raporun eksik olduğunu, bilirkişi raporuna esas alınması gereken ve bu nedenle talep edilen kayıtların hazırlanıp sunulması beklenmeden rapor hazırlandığını, bilirkişi tarafından istenen kayıtlar davayı aydınlatmaya ve raporun hazırlanmasına yarar kayıtlar olduğunu, davalı firmaya ilişkin taleplerinin inşaat sebebiyle müvekkil firmanın uğradığı zararın karşılanmasına yönelik olduğunu, istenen kayıtların müvekkili firmaya ait taşınmazın eski halini gösteren kayıtlar olduğunu, hasara yönelik sigorta kayıtları ve fotoğraflar sunulmuşsa da Yerel Mahkeme tarafından bunların değerlendirilmediğini, nitekim dosyaya sunulan İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş dosyasından alınan rapor ile talep ve iddialarının açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER
: İstanbul Anadolu 8.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ███████ D.İş sayılı dosyası, tapu ve belediye kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, komşuluk hukukuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, Ümraniye ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, ... parsel numarasında kayıtlı binanın maliki olduğunu, binanın bulunduğu bölgede komşu arsada davalı firma tarafından yapılan inşaat nedeniyle müvekkiline ait binada, binanın giriş merdivenleri ve otoparkında çeşitli hasarlar meydana geldiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 683.maddesinde yer alan; Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, Kanunun 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi, eski hale getirilmesi ve tazminat davalarında davalının kusurlu olması aranmaz. Davalının kusurlu olup olmaması, kasıtlı hareket edip etmemesi, bu tür davalarda etkili değildir. Yeter ki, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunsun. Davalının hiçbir kusuru olmasa dahi, el atmanın önlenmesine, eski hale getirme ve tazminata hükmedilebilir. TMK’nın 738. maddesiyle, 737. maddeye benzer daha özel bir düzenleme getirilmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre "Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.” Bir kimsenin kendi taşınmazında yaptığı hafriyat veya inşaat nedeniyle komşusunun taşınmazına bir zarar vermiş veya onu zarara maruz bırakmışsa, bu zararın hoşgörü sınırlarını aşıp aşmadığını aramaya gerek yoktur. Komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davalarında öncelikle davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra varsa davacının uğramış olduğu zararın miktarının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi, tazminatın bu zarara göre tayin ve takdir edilmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki, tazminat miktarı hiçbir zaman zararı aşamaz. Öte yandan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat miktarının belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hâkimin, tazminatın kapsamı ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, "Tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde de zarar gören taraf zararı doğuran fiile razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına etkili olduğu ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminat tutarını indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmış; eğer zarar, zarar verenin hafif kusurundan doğmuş ve zarar veren, tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hakimin tazminatı indirebileceği belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, █████/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile davacıya ait olan binanın ön tarafındaki bina otoparkında ve merdiveninde meydana gelen hasarların, karşı parselde davalı tarafça yapılan ... inşaatı sebebiyle oluşmadığı, davacıya ait binanın yapımında dış merdiven betonarmesinin teknik yapım hatası sebepleriyle, bina merdiveninin zemin kat döşemesinden ayrı çalıştırılarak yapıldığı, merdivenlerin demir donatı bağlantılarının ana binanın gövdesine bağlanmadığı, parapetlerde delatasyon aralığı oluşturulduğu, merdiven altında kalan ve bina önündeki toprak zemin geri dolgusunun teknik yeterliliği sağlayacak şekilde sıkıştırılmaması v.b.sebeplerle dava konusu merdiven ve otopark alanındaki hasarın zaman içerisinde oluştuğu, ... inşaatının kazı çalışmaları esnasında toprak kayması sebebiyle oluşmadığı, teknik anlamda davalı tarafa ait ... inşaatının yapımının bu hasarların oluşumunda temel etkisinin olmadığı yönünde tespit yapıldığı, buna göre oluşan zarar ile davalı şirketin faaliyetleri arasında illiyet bağının kurulamadığı, hükme dayanak bilirkişi raporunun somut ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince da davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi ve 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 534,70 TL bakiye harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025