Anahtar kelimeler: Ynolu İhtara Şubesi İhtar Yazim Noterliğinin Katip Borcun Karşın Bankanın

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2023/
KARAR NO
: 2024/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALILAR
:1-
2-
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılara, müvekkili bankanın ... ... Şubesi tarafından Kredi tahsis edilerek kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığını, ... 17. Noterliğinin y.no.lu 18.10.2017 tarihli ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtara karşın borcun ödenmemesi üzerine ... 19. İcra Müdürlüğü’nün 2017/... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı borçlular tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden iş bu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, davalı borçluların ödeme planı, banka kayıtları ile borcu ödemediğinin sabit olduğunu, davalı borçluların ... 19. İcra Müdürlüğü’nün 2017/... E. sayılı dosyasındaki tüm itirazların iptali ile takibin devamına, itiraz edilen alacağın % 20‘sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu icra takibinde müvekkillerinin esas kredi borçlusu şirket ve ortağının kefili sıfatıyla takibe taraf edildiğini, oysa müvekkillerinin davaya dayanak kredi sözleşmesinde geçerli bir imzasının bulunmadığını, 2008 yılında belirli bir limit ile kefil oldukları bir sözleşme mevcut olmakla birlikte 2012 yılında yenilenen kredi sözleşmelerinde müvekkillerinin imzalarının bulunmadığını, takibe konu kredi ilişkisinde davacı banka ile takip borçlusu şirket ve yetkilileri ile yeni bir sözleşmeye dayalı yeni bir kredi ihdas edildiğini, müvekkillerinin bu yenilemeye muvafakatlarının alınmadığı gibi sözleşmelerde imzalarının da bulunmadığını, müvekkillerinin sözkonusu borçtan hesap kat ihtarı ile haberdar olduklarını, kredi tahsisinden takip aşamasına kadar geçen süre içerisinde müvekkillerine hiçbir şekilde hesap özeti gönderilmediğini, herhangi bir uyarıda bulunulmadığını, dava aşamasında takibe konu sözleşmedeki imzayı kabul etmediklerinden imza incelemesi talep ettiklerini, sözleşme aslı veya onaylı örneğinin kendilerine takip ekinde ya da hesap kat ihtarında gönderilmediğinden sözleşme içeriğine dair itiraz ve bayan haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinde müvekkillerinin ne sebeple borçlu bulunduğu açıklanmadığından bu konudaki beyan haklarını da saklı tuttuklarını, müvekkilleri aleyhine haksız ve kötü niyetli takibe dayalı davanın reddine, kötü niyetli davacının % 20 ‘den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına kara verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
:
İcra dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, banka kayıtları, bilirkişi raporları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 19. İcra Müdürlüğü’nün 2017/... Esas sayılı dosyasında, 207.575,98-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçluların itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, banka kayıtları üzerinde bankacı bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıların gerek icra takibine yaptıkları ve gerekse davaya cevap dilekçesinde ileri sürdükleri kredi sözleşmelerine ilişkin itirazları incelendiğinde; davaya dayanak kredi sözleşmelerinde geçerli imzalarının bulunmadığı,2008 yılında belirli bir limitle kefil oldukları bir sözleşme mevcut bulunmakla birlikte, 2012 yılında yenilenen kredi sözleşmelerinde imzalarının olmadığı, iddia edilmekle birlikte, davalıların yukarıda da açıklandığı gibi 2007 ve 2008 yıllarında düzenlenen 2 adet sözleşmelerde, dava dışı diğer kefillerle birlikte imzaları yer aldığı, görüleceği üzere sözleşmenin kefalete ilişkin sözkonusu maddesi; kefillerin, müşterinin borçlandığı ve borçlanacağı tutarlardan da sorumlu olduklarını öngördüğü, ayrıca davalılar, 818 S. Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde düzenlenen ve imzalarının bulunduğu kredi sözleşmelerinde; kendilerini kefaletten kurtulma imkânı veren BK. ‘nun 493 ve 494 ‘üncü maddelerindeki haklardan feragat ettiği, diğer bir deyişle kefaletleri devam etmekte ve asıl borçlunun borçlandığı ve borçlanacağı tutarları da kapsadığı, davaya konu nakdi borç; 6 adet kredinin 16.06.2016 tarihinde yapılandırılmasından müteşekkil olduğu, yapılandırılan toplam tutar 218.131,82 TL olup, yapılandırma tarihi ile kat tarihi arasında muhtelif tarihlerde gerek anapara ve gerekse faiz ödemeleri yapıldığı, anapara tutarı kat tarihi itibariyle 161.826,09 TL. ‘ya gerilediği, hesaplanan faiz tutarından ödenenlerin düşülmesi ile ödenmemiş faiz tutarı 25.992,75 TL., BSMV. tutarı 1.299,64 TL. olmak üzere kat tarihi borcu 189.118,48 TL. ‘dır (EK.4). ayrıca; çek banka garanti tutarlarından oluşan 16.420,00 TL. Gayrinakdi kredi borcu bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin *Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri* başlıklı 4.2 Maddesinde; “Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından ... Bankası’na bildirilen TL / YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt: faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder.” hükmü yer aldığı, bankanın en yüksek faiz oranı % 36 ve ‘bu oranın % 100 fazlası temerrüt faiz oranı da % 72 olduğu, takip tarihinde ise temerrüt faizi olarak % 39 oranından talepte bulunulduğu, bu nedenle hesaplamalarda bu oran kullanıldığı, davaya konu borcu teşkil eden krediye uygulanan faiz oranı ise % 19,75 olduğu, davalıların temerrüt tarihleri farklı olup, bu nedenle ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, hesaplanan borç tutarları, davacı tarafından takip talebinde istenen borç tutarları ile kıyaslanmış ve sonuçta her iki davalı yönünden *Talebe Uygun Borç Tutarlarının* aynı olduğu görüldüğü, sonuç olarak, davalılar ... ve ... için takibin 189.118,48 TL Asıl Alacak, 11.617,62 TL İşlemiş Faiz, 580,88 TL % 5 BSMV, 3.721,10 TL İhtar Masrafı, nakit toplam borç 205.038,08 TL. Gayrinakit Borç Tutarı 16.420,00 (Depo Talebi) Toplam 221.458,08 TL olduğu, toplam nakit borç tutarının; asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek % 39 temerrüt faiz oranından faizi, faizin % 5 BSMV, icra harç ve masrafları ve avukatlık ücreti ile birlikte; tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi geri ödemelerin TBK. 100. maddesi gereği önce faiz ve fer‘ilerinde düşümü sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerekeceği kanaatine ulaşıldığı, ayrıca; 16.420,00 TL. gayrinakdi riskin nakden depo edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce davalılar vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Alınan █████/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı vekili, asıl borçlu ile 2012 yılında; eski sözleşme esaslarını tamamen ortadan kaldıran yeni bir sözleşme imzalandığını, 2016 yılında (2014 olacak) da yeni bir sözleşme daha imzalanarak yapılandırmaya gidildiğini iddia ettiği, asıl borçlu ile imzalanan yeni sözleşmelerin; eski sözleşme/lerin esaslarını tamamen ortadan kaldırdığı iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmadığı, müşterek borçlu ve müteselsil kefilin asıl borçlunun borcundan olan sorumluluğu; sözleşmedeki kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçları ile sınırlı olduğu, somut olayda, davalı ...’ın; 06.12.2007 tarihli sözleşmede 250.000,00 TL 20.03.2008 tarihli sözleşmede ise yine 250.000,00 TL. limitle *müşterek borçlu ve müteselsil kefil* sıfatı ile kefalet imzası yer aldığı, sonuçta sorumluluğu, 500.000,00 TL. kefalet limiti ve kendi temerrüdünden kaynaklanan temerrüt faizi, gider vergisi ve fer’ileriyle sınırlı bulunduğu, ...’ın 2009 yılında hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılması; kefalet sorumluluğunu etkileyen bir unsur olmadığı, ortaklıktan ayrılmakla kefaletin kendiliğinden sona ermesi kuşkusuz sözkonusu olamayacağı, kaldı ki; 818 S. Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde düzenlenen ve imzalarının bulunduğu kredi sözleşmelerinde; kendilerini kefaletten kurtulma imkânı veren BK. ‘nun 493 ve 494 ‘üncü maddelerindeki haklardan feragat edildiği, diğer bir deyişle kefalet, davacının ortaklıktan ayrılmasında sonra da devam etmekte ve kefalet *asıl borçlunun borçlandığı ve borçlanacağı* tutarları da kapsadığı, davalı vekilinin kredi sözleşmesine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığı iddiasının doğru olmadığı bildirilmiştir.Mahkememizce; Dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile takibe konu kredinin hangi kredi sözleşmesinden kaynaklındığı hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan █████/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; yapılandırma kredisinin tesisi tarihi olan 16.06.2016 tarihinde; herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, rapordaki tablodaki sözleşmelerin gerek miktar ve gerekse teminat yönünden yeterli bulunduğu, bir kredi sözleşmesinin tesisi sırasında tahsis edilen kredinin sonraki tarihlerde ödenmesi; kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı düşüncesinde oldukları, sonuç olarak; takibe konu kredinin dayanağı, yukarıdaki tabloda açıklanan 4 adette 2.250.000,00 TL. tutarındaki sözleşmeler olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce; Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, taraf vekillerinin dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına karşı beyanları dikkate alınmak suretiyle yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, alanında uzman bankacı bilirkişinin resen seçilmesine karar verilmiştir.Alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Bankası'nın ... Şubesi tarafından, dava dışı ... Metal Pik Kok Kömür ve Nakl. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırılan ve davalılar ...'ın 500.000,00 TL, diğer davalı ... (...)'ın da 250.000,00 TL limitle akdi müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu yapılandırma kredisi ve gayrinakdi kredi hesaplarından doğmuş banka alacağı, dosya kapsamından incelenmiş ve hesaplandığı, yaptığımız hesaplama sonuçlarına göre davacı bankanın davalılardan ... yönünden 207.538,73 TL ve daha geç temerrüde düştüğü üzere diğer davalı ... (...) yönünden 207.171,44 TL. kefaleten alacağı bulunduğu tespit edildiği, bankanın talep bağlılığıyla her iki davalı yönünden de takip tarihinde aynı tutarda yani 205.504,17 TL banka nakdi alacağı bulunduğu, bu sonucumuz her iki davalı yönünden de "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" geçerli olmak üzere banka talep düzeninde yazılırsa; 26.12.2017 Takip tarihinde 189.584,57 Asıl alacak 11.617,62 İşlemiş %15,48 Cari ve %39,00 Temerrüt faizi, 580,88 Bsmv%5 3.721,10 İhtarname masrafı, 205.504,17 TL Nkdi kredi alacağı 26.420,00 TL. Gayrinakdi depo alacağı, 231.924,17 TL. toplam banka alacağı olduğu, bu sonuçlara göre ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2017 / ... E sayılı dosyasına vaki davalı ... ve (itiraz dilekçesine rastlanılamamakla birlikte, itirazı mevcut ise) diğer davalı ... (...) borca itirazlarının 231.924,17 TL toplam alacakla sınırlı olmak üzere iptali, 189.584,57 TL asıl alacağa takip tarihinden borç tamamen tasfiye olana kadar akdi yıllık %39,00 oranında temerrüt faizi, bunun %5'i oranında gider vergisi (Bsmv) uygulanabileceği, icra harç, masrafı ve vekalet ücretiyle birlikte, TBK100. Md göre ve "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" takibin her iki davalı yönünden de devamı hususları Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, davalıların imzalarını havi GKS'leri ticari nitelikte ve genel hükümlere tabi sözleşmeler olduğu, Eklerindeki Kefalet'e ilişkin "Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefalet Şerhi" başlığındaki belge metni de sözleşmedeki kefaletlerin sürekliliğini içerdiği, dosya kapsamında (her ne kadar belge sunulmamış olsa da) taraf beyanlarından her iki davalının da şirket ortaklığından ayrıldıkları anlaşıldığı, ancak ortaklıktan ayrıldıkları tarihte, bankaya başvurup, "ortaklıktan ayrılma tarihi itibariyle" sorumluluklarının kalmayacağını ve yerlerine yeni kefil imzalarının atılması gerektiği konusunda bir yazılı mutabakat yapmadıkları, bu bağlamda kişinin firma ortaklığından ayrılmasının, banka sözleşmesindeki müteselsil kefalet sıfatını ve sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ilk sözleşme ile açılan banka borçlarının sona erdiği iddiası da sadece davalıların beyanına dayalı kaldığı, mahkeme tarafından bu yaklaşım ve tartışmanın aksine kanaate varılması ve bu detayın araştırılmasına gerek görülmesi olası halinde; (12 yıl öncesi kayıtlara ulaşılması bankaca mümkün müdür, bu da bilinmemekle beraber), "06.12.2007 ilk sözleşme tarihinden 16.06.2016 hesapların kat tarihi arası asıl borçlu şirkete kullandırılan eksiksiz tüm kredi hesaplarının hesap ekstreleri ve geri ödeme tablolarının" dosyaya celp edilmesi halinde, bu belgeler üzerinden ayrı ve yeni bir inceleme yapılması gerektiği, ancak bu durumun dahi arz ettiğimiz kefaleten sorumluluk durumunu etkileyip etkilemeyeceği ve böyle bir araştırmaya / irdelemeye gerek olup / olmadığı noktalarında da takdir mahkememizin olduğu bildirilmiştir.Mahkememizin 2018/ Esas, 2020/ Karar, █████/2020 tarihli kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/ Esas, 2023/ Karar, █████/2023 tarihli ilamıyla "davacı banka ile asıl borçlu arasında davalıların kefaletlerinin bulunduğu genel kredi sözleşmelerinden sonra farklı tarihlerde başkaca genel kredi sözleşmelerinin bulunduğu sabit olmakla davalılar söz konusu borçların kefaletlerinin bulunduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, sonraki sözleşmelere dayalı borç olduğunu ileri sürmektedirler. Bu durumda, mahkemece yukarıda belirtilen, alacağın dayanağını oluşturan ve yapılandırmaya dahil edilen kredilerin ilk kullanım/tahsis tarihleri ile hesap ekstrelerine içerecek şekildeki kayıtların ilgili bankadan celp edilerek gerektiğinde bilirkişiye bu hususta banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek söz konusu kredilerin hangi kredi sözleşmesi kapsamında olduklarının açıkça tespiti sonrasında sonuca gidilmesi gerekirken bu yöndeki deliller eksiksiz toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya mahkememizin iş bu esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememizce yapılan oturumda verilen ara karar gereğince, davacı bankaya müzekkere yazılarak asıl borçlu ... Metal Pik. Kok. Kömür ve Nakl. San. Tic. Ltd. Şti. İle imzalamış oldukları sözleşmeye istinaden gönderilen ... 17. Noterliğinin yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesine konu alacağın dayanağını oluşturan ve yapılandırmaya dahil edilen kredilerin ilk kullanım taksim tahsis tarihleri ile hesap ekstrelerini içerecek şekilde kayıtların ve █████/2012 ve █████/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, dosyanın önceki raporu sunan bilirkişiye tevdi ile bankadan gelen yazı cevabı da değerlendirilerek gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması ile istinaf kararında belirtildiği şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; ... yönünden, takibin 46.864,01-TL asıl alacak, 3.300,01-TL işlemiş faiz, 165,00-TL BSMV olmak üzere toplam 50.329,02-TL olduğu, ... yönünden 46.944,72-TL asıl alacak, 3.069,69-TL işlemiş faiz, 153,49-TL BSMV olmak üzere toplam 50.167,90-Tl olduğu, toplam borç tutarının asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek %39 temerrüt faiz oranından faizi, faizin %5 BSMV, icra harç ve masrafları ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi geri ödemelerin TBK 100 maddesi gereği önce faiz ve fer'ilerinden düşümü sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerekeceği bildirilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalılar aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü’nün 2017/... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı, davalıların icra takibine itiraz ettiği, mahkememizce banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, banka kayıtları göre davacının davalılar ...'ın toplam 50.329,02-TL, davalı ...'ın toplam 50.167,90-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek takibin bu miktarlar üzerinden aynen devamına, icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair belge sunulmadığından faiz isteminin reddine, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalıların ... 19. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptali ile davalı ... yönünden 46.864,01-TL asıl alacak, 3.300,01-TL işlemiş temerrüt faizi, 165,00-TL BSMV olmak üzere toplam 50.329,02-TL, diğer davalı ... yönünden 46.944,72-TL asıl alacak, 3.069,69-TL işlemiş temerrüt faizi, 153,49-TL BSMV olmak üzere toplam 50.167,90-TL üzerinden takibin takip talebindeki temerrüt faizi ile (davalılar bakımından tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere) birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan davalılar aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında davalı ... yönünden 9.372,80-TL, davalı ... 10.033,58-TL icra inkar tazminatının tahsilinde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 6.864,94-TL harçtan peşin alınan 3.544,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.320,06-TL harcın davalılardan tahsiline,
4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.245,25-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 1.087,03-TL ile peşin alınan 3.544,88-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 500,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 257,93-TL'nin davacıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. █████/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!