Anahtar kelimeler: Hedeflediklerini Üstlenerek Proje Yazildiği Payların Katip İşleri Kurulmuş Ortaklık Sağlamayı

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... -....DAVALI
: ... - ... ....VEKİLLERİ
: Av. ... -....Av. ... -....Av. ... -....Av. ... -....Av. ... - ....DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında kurulmuş adi ortaklık ilişkisindeki payların %55 oranında davacı şirketin, %45 oranında ise davalı şirketin olduğunu, adi ortaklık olarak tarafların proje işleri üstlenerek gelir sağlamayı hedeflediklerini, ancak davalı şirket tarafından pilot firma konumundaki davacının yetkilerini kullanmasının hukuka aykırı olarak engellendiğini, kendi adına gerçeği yansıtmayan sahte faturalar keserek kazanç sağladığını, adi ortaklık olarak elde edilen kazançların usulsüz olarak kendi hesabına aktardığını, adi ortaklığın üstlendiği projeler için belli hakediş miktarları kazandıklarını, müvekkilinin hakedişlerden haberdar edilmediğini, sonuç olarak adi ortaklığın, dolayısıyla müvekkilinin zararının doğduğundan davanın ikame edilmesi zorunluluğunun söz konusu olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirket yetkilisinin sahte imzası kullanılarak fatura ve IBAN bilgilerinin değiştirildiğini, bu konuda .... sayılı dosyasından soruşturma yürütüldüğünü, müvekkili şirketin ortaklık ilişkisi içerisine girdiği davalı şirketin usulsüz işlemleri nedeniyle müvekkilinin itibar kaybına uğradığını, zor durumda kalıp defalarca vergi cezası ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle manevi zararlarının karşılanması gerektiğini, davalı şirketin ayrıca müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın imzasını taklit etmek suretiyle hazırladığı imza sirküleriyle ortaklığı temsile yetkili olmamasına rağmen vergi daireleri, bankalar ve tüm kurumlar nezdinde kullanarak müvekkilinin temsil hakkının gasp edildiğini, ...'ın karşı tarafları defalarca uyarmasına rağmen ortaklık adına elde edilen kazançların yetkisiz şekilde davalı taraf hesabına yatırıldığını, davalının hakediş miktarlarına göre kendi adına veya başka firmalar için fatura keserek bedellerini kendi hesabına aktardığını, müvekkili şirketin pilot firma olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle tüm kurumlarla kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak borç ve zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkili şirket adına kullanılan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti için imza incelemesi yapılması gerektiğini, imzaların ...'a ait olmaması halinde söz konusu zararların davalı taraftan tahsilinin gerektiğini belirterek, şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın dava açılış tarihi itibariyle işleyecek bankalarca mevduata yüklenecek reeskont ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, davacı şirketin uğramış olduğu manevi zararlar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava açılış tarihi itibariyle işleyecek bankalarca mevduata yüklenecek reeskont ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, davacı pilot firma yetkilisinin gerek imzası taklit edilerek gerekse usulsüz hazırlanmış imza sirküleri ile hukuka aykırı şekilde yapılmış her türlü iş ve işlemden doğan zararlardan davacı şirketin sorumlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin adi ortaklık kapsamında yürütülen işler çerçevesinde yapılan belgelendirmeye, hakediş ödemelerine yada düzenlenen faturalara davacı tarafından ihtirazı kayıt bildirilmediğini, ihtarname çekilmediğini, talebin de zamanaşımına uğradığını, söz konusu itirazların sonradan ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, adi ortaklık olarak üstlenilen tüm işlerde davacının sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle tüm işlerin davalı tarafından yürütülmek zorunda kaldığını, tüm yükün davalı üzerinde kalarak yürütüldüğünü, adi ortaklık ilişkisi içerisinde esas alacaklı olan tarafın davalı olduğunu, davalı tarafından hiçbir usulsüz işlem yapılmadığını, tüm işlemlerin ilgili idarelerin kontrol ve denetimi altında gerçekleştiğini, davacının her işlemden haberdar olduğunu, davalı tarafından ilgili idarelere de bir itirazda bulunulmadığını belirterek davalı şirkete karşı haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Mahkememizce deliller toplanmış, ... kayıtları getirtilmiş, davaya konu vakıalara ilişkin olduğu bildirilen ....sayılı soruşturma dosyası celp olunarak incelenmiş, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır..... sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı şirket ...'ın müşteki, davalı şirket yetkililerinin şüpheli sıfatını haiz olduğu, yapılan soruşturma sonucunda █████/2022 tarihli ve kesinleşen takipsizlik kararı ile sahte olduğu iddia edilen faturaların temini amacıyla yazılan müzekkereye .... verilen █████/2022 tarihli cevapta Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre e-arşiv faturanın elektronik ortamda düzenlendiği, kurumlarına ayrıca kağıt ortamında verilmediğinin bildirildiği, böylelikle belgelerin temin edilemediği için belgeler üzerinde bir inceleme yapılamadığı, yürütülen soruşturma sonucunda müştekinin soyut iddiaları dışında müsnet suçların işlendiğine ilişkin şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeter şüphe ve delil elde edilemediği anlaşılmakla, şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Taraflar arasında ayrıca .... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen tasfiyeye dair bir davanın daha bulunduğu, UYAP sisteminin tetkikinden bu davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği bilirkişilerce tanzim edilen █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacının sahte olduğunu iddia ettiği belgeleri tek tek belirleyerek, sahte olan belgelerin asıllarını dosyaya sunması, usulsüzlük olduğu iddiasındaki işlemleri tek tek belirleyerek dosyaya kazandırılması gereken belgeleri sunması ve/veya celbi gerekiyor ise celbinin sağlanması, davacının adi ortaklığın banka hesapları üzerinde de usulsüzlük iddiası bulunduğundan adi ortaklığın banka hesap numaralarının verilerek, bankadaki adi ortaklık dosyası ile hesap ekstrelerinin dosyaya kazandırılması, davacının yukarıda sayılmayan, ancak iddiaları içerisinde bulunan tüm belgelerin dosyaya kazandırılmasından sonra sahte ve usulsüz olduğunu beyan ettiği tüm belgeler üzerinde teknik inceleme yaptırılarak, belgelerin sıhhatinin açıklığa kavuşturulması, dosyadaki tüm eksikliklerin ikmalinden sonra dosya üzerinde inceleme yapılabileceği" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak, manevi tazminat ve sahte imza kullanılarak yapılan işlemler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.Davacı özetle, taraflar arasında davacının %55 hisse ile pilot ortak olduğu bir adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu ve adi ortaklık olarak çeşitli ihalelere girmek suretiyle faaliyette bulunulduğunu, adi ortaklık olarak girilen işlerde davalının davacı şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle davacının pilot ortaklık yetkilerini kullanmasını engellediğini, hakediş bedellerini tahsil ettiğini, kendi adına usulsüz faturalar düzenleyip fayda sağladığını, müvekkiline hakettiği bedelin ödenmediğini, kazanç kayıpları yanında davacının itibarının da zedenlendiğini, maddi ve manevi zararların tazmini yanında müvekkili şirket yetkilisi adına atılan tüm imzaların incelenerek sahte olanlar yönünden borçlu olmadıklarının tespitinin gerektiğini bildirerek eldeki davayı ikame etmiş; davalı ise özetle, adi ortaklık olarak üstlenilen tüm işlerde davacının sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle tüm yükün davalı üzerinde kaldığını, esas alacaklı olan tarafın davalı olduğunu, davalı tarafından hiçbir usulsüz işlem yapılmadığını, tüm işlemlerin ilgili idarelerin kontrol ve denetimi altında gerçekleştiğini, davacının her işlemden haberdar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” kenar başlıklı 194. maddesinde, dayandıkları vakıaların, ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerekliliği taraflara yüklenmiştir. Somutlaştırma yükü ile taraflardan, dayandıkları delilleri göstermeleri beklendiği gibi hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini de açıkça göstermeleri beklenmektedir. Somutlaştırmak, bir iddiayı, zaman, mekan, kişi, oluş şekli gibi unsurlarıyla algılamaya, tartışmaya, ispata elverişli şekilde ortaya koymaktır (Emsal: ....'nin █████/2014 tarih ve .... sayılı ilamı). Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda bulunmayan bu kural Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilmiş olup madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere; bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanmak durumundadır.Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelindiğinde, davacı vekilince sunulan dilekçeler ile dayanılan deliller kapsamında tahkikatın yürütülmesine olanak bulunmadığı değerlendirildiğinden, Mahkememizce █████/2022 tarihli duruşmada davacı vekiline, dava dilekçesinde dayanılan iddialar çerçevesinde talebine konu vakıaları somutlaştırmak, özellikle davalı tarafından usulsüz düzenlendiği iddia edilen faturaları, davacının zararına gerçekleştirildiği iddia edilen işlemleri, sahtecilik iddiası kapsamında hangi işlemlerin davacı şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek yapıldığını teker teker bildirerek somutlaştırmak, bu iddialarını dava dilekçesinde bildirilen hangi delillerle ilişkilendirildiğini açıklamak, bu kapsamda bilgi ve belgelerini sunmak üzere HMK'nın 31. maddesi gereğince 4 hafta kesin süre verilmiş, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre görülüp karar bağlanacağı davacı vekiline ihtar edilmiştir. Mahkememizce verilen kesin süre nedeniyle davacı vekilince sunulan █████/2022 tarihli dilekçede özetle; dava dilekçesindeki vakıalar tekrarlanarak, tüm evraklara ulaşmalarının olanaklı olmadığı bildirilip tarafların adi ortaklık olarak üstlenmiş olduğu işlere dair ilgili ... nezdindeki kayıtların, hakediş ve faturaların asıllarının getirtilmesi, bankalardaki, vergi dairelerindeki, faturalar, hakedişler, alt yüklenici sözleşmeleri, malzeme alım sözleşmeleri ve benzeri işlemlerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olup olmadığının araştırılması, ait değilse adi ortaklık ilişkisinde mezkur zararların davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Bu bağlamda davacı vekilince sunulan dilekçe içerikleri ile dayanılan deliller kapsamında davacı tarafından dayanılan vakıaların tahkikata elverişli, açık ve somut bir şekilde ortaya konulduğundan bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle mevcut hukuki durum karşısında iddianın ileri sürülüş şekli ile dayanılan deliller kapsamında somutlaştırma yükünü yerine getirmeyen davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan toplam 187,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7,96 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile.... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...E-imzalıHakim ...E-imzalı