Anahtar kelimeler: Kumaşların Yıllara Satımdan Sunmuş İrsaliyeler Satılan Pazarlamasını İthal Yapmakta Yıllardır

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin, ithal ettiği kumaşların, yurt içinde satış ve pazarlamasını yapmakta olduğunu, davalı borçlu ile davacı şirket arasında uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı borçluya satılan ürünlere ilişkin faturalar, irsaliyeler ve diğer belgeler, davacı şirket kayıtlarında bulunduğunu, davalı taraf adına düzenlenen faturaların son yıllara ait olanları dilekçemiz ekinde sunulmakta olup, ticari ilişkinin uzun yıllara dayalı olması sebebiyle faturaların tamamı bilirkişi incelemesi esnasında ibraz edileceğini, davalı borçlu uzun zamandır ödemelerini aksatmakta ve müteaddit uyarılara rağmen borcunu ödemediğini, ödemelerin aksaması üzerine, davalıya yapılan sözlü uyarılardan da bir sonuç alınamadığından, davalı hakkında ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 298.600,00 TL tutarındaki borç bakiyesinin, takip tarihinden itibaren hesaplanacak faiz ve icra giderleri ile ödemesin talep edildiğini, ödeme emri tebliği üzerine davalı borçlu, takip konusu borca, faizine ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, alacağın tahsili amacıyla zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, süreç sonunda anlaşmaya varılamadığını, davalının itirazı tümüyle haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı şirketin alacağı fatura ve irsaliyelerle, mutabakat formları ile, ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, davalının kendi imzasını taşıyan Ba\Bs formları dilekçe ekinde sunulduğunu, elektronik ortamdaki mutabakatlar bilirkişi incelemesinde sunulacağını, davalının ... 1.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan ayrıca takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, dava ve icra masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE
:Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; polyester kumaş satımı nedeniyle cari hesap alacağının icra takibine konu edilmesi üzerine borca itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, cari hesap ekstresi, faturalar, Ba-Bs formları, ilgili Vergi Dairesi kayıtları, müvekkil şirket defter ve kayıtları, müvekkil şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi, arabuluculuk son tutanağı, diğer yasal delil dosyamız arasına alınmıştır.... 1.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 298.600,00-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Dosyanın Tekstil Mühendisi ...ve Mali Müşavir ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli raporunda özetle ; Dava konusunun, davacının davalıdan alacaklı olduğu 298.600,00 TL tutarlı alacaktan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2018-2019-2020-2021-2022-2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil vasfının bulunduğunu, davacının davalıdan █████/2018 Tarihi itibariyle başlayan ticari faaliyetleri davalının davacıya 2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarında toplamda 350.000 TL ödeme yaptığı davacının bu ödemelere mukabil 648.600 TL mal ve hizmet sunduğunu, bu durumda davacının yasal defterlerinin incelemesinde (648.600-350.000) 298.600 TL davalının davacıya defter ve belgelerinde borçlu olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalı adına başlatılan takip tarihi (█████/2023) itibariyle davalının 298.600 TL borcunun bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Her ne kadar davalı taraf, davacı tarafça cari hesap alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş ise de; dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davalının, davacı tarafa takipteki miktar kadar borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği gibi, defterlerini de ibraz etmediği, yine takipteki borcun ödendiğine dair dosyaya makbuz veya dekont da ibraz edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir."Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir.Açıklamalar doğrultusunda, davalı tarafın takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,-Davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 20.397,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.606,35-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 16.791,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 47.776,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 3.606,35-TL Peşin/nisbi Harcı, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.052,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.658,85TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır