Anahtar kelimeler: Davaalacak Davadavacı Mucibince Portföyünde Madeni Yağ Nevi Akdedilen Süreli İlamda

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:█████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile Müvekkili arasında akdedilen 01.12.2014 tarihli ve 30.11.2019 tarihine kadar süreli ...mucibince; Müvekkili Şirketin, Türkiye portföyünde bulunan her nevi madeni yağ, gres ve özel müstahzar ürünlerini davalıya satmayı ve teslim etmeyi, davalının da bu ürünleri münhasıran davacı şirketten satın almayı, teslim almayı, taahhütlerini tam ve zamanında ifa etmeyi, davacıya olan borçlarını gününde ve tam olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, anlaşma gereğince davacı şirket tarafından davalıya iskonto imkânı sağlandığını, anlaşmanın 2 no.lu Ek’inde yazılı ... Protokolü gereğince davalıya verilen 500.000,00 TL tutarındaki kredi mukabilinde davalının, anılan protokolün 2.1.3 maddesindeki “tablo1”de açıklanan ve beher yıl için belirlenen asgari mal alım taahhüdünü eksiksiz olarak yerine getirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, borçlarının teminatı ve asgari mal alım taahhüdünün teminatı olarak anlaşma gereğince davacı şirkete 500.000,00 TL. bedelli banka teminat mektubu verdiğini, daha sonra davalıya ödenecek olan 500.000,00 TL den kalan tutar ve ıskontolar sebebiyle, taraflar arasında 01.12.2016 tarihli Ek Anlaşma aktedilerek; Asıl Anlaşmadaki peşin iş geliştirme desteği, satış ciro primi ve eksik satın alınan mal ücreti konulu hükümler ve davalının satın alma miktarı taahhütlerini içeren tablo revize edildiğini, böylece taraflar arasında 2014 tarihli Asıl Anlaşma mucibince ödenecek olan 500.000,00 TL primden kalan bakiye 402.000,00 TL prim olarak Ek Anlaşmada revize edildiğini, ayrıca 500.000,00 TL'lik teminat mektubu davalıya iade edildiğinden, bu kerre davalıdan, hem bakiye kredinin, hem de sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin, asli ve fer’i tüm borçlarının ve asgari mal alım taahhüdünün teminatı olarak, 300.000,00 TL'lik yeni bir teminat mektubu alındığını,anlaşma gereğince davalının, 2016 yılı itibariyle toplamda 6.486 lt ürün alması gerekirken 6.983 lt, 2017 yılında 34.000 lt ürün alması gerekirken 17.384 lt, 2018 yılında 37.000 lt ürün alması gerekirken 23.613 lt ve 2019 yılında 39.000 lt ürün alması gerekirken hiç ürün almadığını, ayrıca toplamda 274.649,40 TL tutarında mal alımlarından doğan borçlarını da vadelerinde ödemediğini, bunun üzerine davalıya, Beyoğlu ...Noterliğinden 08.05.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, o güne kadar tahakkuk eden 274.649,40 TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmesi ve Anlaşma gereğince davalıya peşin iş geliştirme destek bedeli olarak 500.000,00 TL ödenmesine rağmen beher yıl için taahhüt edilen ürünler satın alınmadığından, eksik kalan ürünlerin alınması için 15 günlük süre tanındığını,, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshi ile 2019 yılına ait eksik alım tonajı ile ilgili olarak hesaplanan ve ödenmesi gereken 246.428,27 TL'nin muaccel hale geleceği ve toplam eksik alımlardan kaynaklanan ödeme mükellefiyetinin ve fatura bedellerinin, işlemiş faizi ile birlikte tahsili için banka teminat mektubunun nakde çevrileceği ve her türlü yasal yola müracaat edileceği ihtar edildiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen satın aldığı mal bedellerinden doğan borcunu ödemediği gibi, eksik alım taahhüdünü de telafi etmediğinden, Beyoğlu ... Noterliğinden keşide edilen 21.06.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile; 274.649,40 TL. tutarındaki mal bedelinden doğan borcunun ve eksik alımları sebebiyle anlaşmanın 4.1 maddesi gereğince hesaplanmak suretiyle tahakkuk eden prim iade borcu olan 246.428,27 TL.nin, işlemiş 84.608,09 TL. faizi ile birlikte toplam 331.036,36 TL. olarak 7 gün içinde ödenmesi, bu borcu karşılayan miktarının teminat mektubundan tahsil edileceği, sözleşmenin feshedildiği ve bakiye alacak ile sözleşmenin süresinden evvel haklı nedenle feshi sebebiyle mahrum kalınan kârın faizi ile birlikte talep ve tahsili için yasal yollara müracaat edileceği ihtar edildiğini, davalının bu ikinci ihtara rağmen ödemesini yapmaması ve eksik ürün alımlarını gerçekleştirmemesi ve aldığı iş geliştirme destek bedelini iade etmemesi üzerine, davacı tarafından 300.000,00 TL bedelli banka teminat mektubu nakde çevrilerek, fatura bedelleri borcunun yanında davalının ödemesi gereken destek bedelinin 25.000,00 TL'sinin tahsil edildiğini, bakiye 305.685,76 TL. tutarındaki iş geliştirme destek primi ile sözleşmenin süresinden evvel haklı nedenle feshi sebebiyle bakiye süre için mahrum kalınan kârın da ödenmediğini, Protokolün 5.1 maddesi gereğince; anlaşmanın feshi durumunda Müvekkili Şirketin, dilerse vermiş olduğu Peşin İş Geliştirme Desteğinin tamamını veya fesih tarihi itibariyle kıstelyevm esasına göre hesaplanarak bulunacak bakiye kısmını geri talep edebileceğinin hüküm altına alındığını, protokolün 6.2 maddesinin 2. Paragrafı gereğince de; anlaşmanın sona ermesi halinde Müvekkilinin, uğrayacağı zarar veya mahrum kalacağı kârı talep hakkının saklı olduğunu, davalının, söz konusu taahhüdünden dolayı Müvekkilinin, doğan haklarını bir veya birden fazla kereler kullanmamış olmasının söz konusu haklardan feragat ettiği şeklinde yorumlanamayacağının da hüküm altına alındığını, Protokol gereğince davalıya 15 gün süre tanındığını ancak davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshetmek mecburiyetinde kaldığını, bu şekilde taraflar arasındaki anlaşmanın, normal hitam süresinden yaklaşık 5 ay 9 gün evvel sona erdiğinden, bakiye 5 ay 9 gün daha davalının işlettiği servise yapacağı madeni yağ ve diğer ürünlerin satışlarından elde edeceği kârdan davacının mahrum kaldığını ancak şimdilik bunun 500,00 TL'lik kısmını talep ettiğini, Arabuluculuk yoluna müracaat edilmiş ise de sonuç alınamadığını beyanla, davalının eksik alımları sebebiyle bakiye 305.685,76 TL iş geliştirme destek bedelinin ve anlaşma süresinin sonuna kadar davalının taahhüdüne göre hesaplanacak olan mahrum kalınan kârın şimdilik 500,00 TL kısmının en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davalı vekilinin bilirkişi raporundan sonra imza inkarında bulunduğu 01.12.2016 tarihli Ek Anlaşma belgesine ilişkin imza incelemesi talebi, cevap süresinden sonra sunulan ve yargılamayı uzatmaya yönelik görülmüş, ayrıca her iki sözleşmedeki imza ve kaşeler benzer görülmüş, davalının savunmasına itibar edilmemiştir...Dava, taraflar arasında madeni yağ satış ve tedarik anlaşması uyarınca davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle davalıya ödenen iş geliştirme destek bedeli ile mahrum kalınan kar dolayısıyla alacak istemine ilişkindir. Davalının süresinde bir cevabı yoktur. Davalının imza inkarı yargılamayı uzatmaya yönelik ve kötü niyetli görülmüş itibar edilmemiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama yöntemine, esas alınan verilere itibar edilmiş ve bilirkişi raporuna göre davacının, 298.306,48TL iş geliştirme için verdiği ödemeden kaynaklı bakiye alacağı kaldığı, ciro kaybı nedeniyle zararının 64.834,54Tl olduğu tespit edilmiştir.Davacı taraf, iadesi gereken iş geliştirme bedeli ve ciro kaybı nedeniyle tazminat talebinde bulunurken faizin başlangıç tarihine belirtmediğinden, mahkememizce dava tarihi esas alınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol, davacı ticari defterleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davalının sözleşme süresinden önce edimini yerine getirmeyi kestiği, ihtara rağmen ürün alımı ve borç ödemesi yapmadığı, bu nedenle davacı tarafça alınan 300.000,00TL bedelli teminat mektubu nakde çevrilerek davalının cari hesabına borç olarak kayıt edildiği, ek protokole göre davacının geri istemeye hakkı olan iş geliştirme bedelinin 298.306,48TL olduğu ve bunun davacıya iadesi gerektiği, ayrıca 2019 yılında eksik alınan ürün nedeniyle davacının mahrum kaldığı karın da sözleşmeye göre hesaplandığında 64.834,54 TL olacağı, ancak davacının bunun 500,00TL'lik kısmını talep ettiği ve fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğu, talebin bu miktarlar yönünden kabulüne, geri kalan kısım yönünden reddine " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi incelendiğinde müvekkili şirket ile davacının █████/2014 tarihli protokol imzaladığını ancak davacının mahkemeye █████/2016 tarihli bir ek protokol daha sunduğunu, müvekkili şirketin imzaladığı yegâne protokol █████/2014 tarihli protokol olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında █████/2014 tarihli protokol dışında müvekkili şirket tarafından imzalanmış başka protokol olmadığını, davacı şirketin ileri sürdüğü █████/2016 ek protokolün müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı durumunun mahkeme nezdinde dikkate alınmadığını ve itirazlarının yargılamayı uzatmaya yönelik olarak değerlendirildiğini, ayrıca mahkemenin bilirkişi raporu talep etmeden bu kararı vermesi müvekkili şirketin hukuki haklarının zedelenmesi sonucunu doğurduğunu, imza incelemesinin mahkemenin yapabileceği bir işlem olmayıp ancak bilirkişi tarafından inceleme yapılabilecek bir durum olduğunu, ayrıca mahkemeye yaptıkları itirazda müvekkili şirket kayıtlarında da belirlendiği üzere davacı şirket ile müvekkili şirket arasında █████/2014 tarihinde imzalanan protokol neticesinde 2017 yılında 29,684 Litre madeni yağ alımı, 2018 yılında 31.420 litre madeni yağ alımı yapıldığını, davacının ileri sürdüğü alım miktarları ise 2017 yılında 17.384 litre madeni yağ alımı, 2018 yılında 25.613 litre madeni yağ alımı olduğunu, müvekkil şirketin satın alma miktarlarını bildirmesine rağmen mahkemenin bu durumu dikkate almadığını, bu durumun müvekkili şirketin zarara uğramasına yol açtığını, açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarala yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, davalının satın alma taahhüdünü ihlal etmek suretiyle taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davrandığından bahisle peşin ödenen iş geliştirme desteği bakiyesinin iadesi ve sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle kalan sürede yapılamayan satışlar nedeniyle uğranılan kar kaybının tazmini taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın bakiye iş geliştirme desteği talebi yönünden kısmen kabulüne, kar payı talebi yönünden kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Taraflar arasında 01.12.2014 tarihli ... Anlaşması imzalanmış olup, sözleşmenin eki niteliğindeki Peşin İş Geliştirme Destekli Yatırım Protokolünün 2.1.3.maddesinde; tablo 1'de belirtilen amortizasyon bedelinin, protokol süresince taahhüt edilen ürün alım miktarının birim miktar başına düşen peşin iş geliştirme desteği anlamına geldiği, bu oranın "satış ciro primi" ve "gerçekleşmeyen satın alma taahhüdüne karşılık yatırımın geri ödenmesi" hesaplamalarına esas olarak alındığı, 3.1.1 maddesinde ...'nin alınan ürünlere karşılık alıcı ...'ne 2.1.2 maddesinde belirtilen her protokol yılı sonunda satış ciro primi vermeyi kabul ettiği, 3.1.2.maddesinde; bu protokolün 2.1.2 maddesinde belirtilen her bir protokol yılı sonunda alıcı tarafından fatura edileceği ve iş bu protokolün konusu olan peşin iş geliştirme desteği taksitlerinden mahsup edileceği, toplam satış ciro primi tutarının, her halükarda TL olarak ödenen peşin iş geliştirme desteği tutarından fazla olamayacağı, 4.1.2.maddesinde; alıcının işbu Madde 4.1.1 de belirtildiği şekilde hesaplanan, gerçekleşmeyen satın alma taahhüdüne karşılık yatırımın geri ödenmesinin, ... tarafından alıcıya yazılı bildirimini takiben 15 (onbeş) gün içerisinde ödemenin yapıldığı tarih ile geri ödemenin yapıldığı tarihler arasında gerçekleşecek toplam kümüle TÜFE+%5 oranında gecikme zammı ile birlikte alıcıdan talep edilmesi hakkını ... 'nin elinde saklı tutacağı, belirtilen süre içerisinde ödenmemesi durumunda ... 'nin iş bu derhal feshetme hakkına sahip olacağı ve protokolü feshetmesi durumunda alıcının, peşin iş geliştirme desteğini işbu protokolün 6.2 maddesinde belirtildiği şekilde hesaplanacağı ve alıcı tarafından ... 'ne geri ödeneceği düzenlenmiştir.Davacı tarafça yukarıda anılan 01.12.2014 tarihli anlaşma haricinde taraflar arasında 01.12.2016 tarihli Ek Anlaşma aktedilerek asıl anlaşmadaki peşin iş geliştirme desteği, satış ciro primi ve eksik satın alınan mal ücreti konulu hükümler ve davalının satın alma miktarı taahhütlerini içeren tablonun ve taraflar arasında 2014 tarihli asıl anlaşma mucibince ödenecek olan 500.000 TL primden kalan bakiyenin 402.000 TL prim olarak revize edildiği , ayrıca 500.000,00 TL'lik teminat mektubu davalıya iade edildiğinden davalıdan 300.000 TL'lik yeni bir teminat mektubu alındığı iddia edilmiş olup, ek anlaşma gereğince davalının 2016 yılı itibariyle toplamda 6.486 lt ürün alması gerekirken 6.983 lt, 2017 yılında 34.000 lt ürün alması gerekirken 17.384 lt, 2018 yılında 37.000 lt ürün alması gerekirken 23.613 lt aldığı ve 2019 yılında 39.000 lt ürün alması gerekirken hiç ürün almadığı belirtilmiştir. Davacının iddiası bu yönde olmakla birlikte dosya kapsamında 01.12.2016 tarihli ek anlaşmaya rastlanmamış olup, mahkemece imza ve kaşelerin benzer olduğu belirtilen davalının imzasının sözleşmelerin hangi sözleşmeler olduğu anlaşılamamıştır. Her ne kadar davalı tarafça süresinde davaya cevap verilmemiş ise de davalı, yalnızca 01.12.2014 tarihli protokolün imzalandığını, davacının ileri sürdüğü 01.12.2016 tarihli ek anlaşmanın davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını ileri sürerek her zaman ileri sürülebilen mutlak def’ilerden olan (Emsal Yargıtay 19.Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. ) sahtelik iddiasında bulunmuş olup, 01.12.2016 tarihli ek anlaşma getirtilip incelenmeden mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir.Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).Somut olayda mahkemece davacının ticarî defterleri üzerinde inceleme yapılmış ise de davalı şirketin mersis adresinin Çankırı olmasına rağmen yargı çevresi dışında bulunan davalıya defterlerini mahkemeye sunması yönünde davetiye tebliğ edilmiştir. Bunun yanında davalıya tebliğ edilen ara karar da HMK 222. Maddesine uygun olmayıp, davalının ticari defterleri incelenmeksizin mahkemece karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yargı çevresi dışında bulunan davalı şirketin ticari defterlerinin mali müşavir ve sektör bilirkişisinden oluşacak heyet tarafından incelenmesi için yerleşim yeri mahkemesine talimat yazılarak davalı vekiline inceleme gün ve saatinin tebliğ edilerek ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesi, ibraz etmemesi halinde HMK'nın 220 ve 222/3. maddeleri uyarınca işlem yapılacağı hususunda ihtarat yapılmak suretiyle kesin süre verilmesinin istenilerek, taraf ve yargı denetimine elverişli rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2025