Anahtar kelimeler: Tazm Quick Cismani Bam Sakarya Geliş Esaskarar Kocaeli Başkan Yazim

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:... (...)
ÜYE
:... (...)
ÜYE
:... (...)
KATİP
:... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 21.11.2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI
: 1 -QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ
: Av...
DAVALI
: 2 -...
VEKİLİ
: Av...
DAVACILAR
: 1-...
2-...
3-...
4-...
VEKİLİ
: Av...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ
: 26.12.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ
: 01.03.2024
KARAR TARİHİ
: 07.03.2025
YAZIM TARİHİ
: 07.03.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...tarafından kullanılan ve sahibi olduğu ... plakalı araç ile yaya olan davacıların annesi ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını beyan ederek; ... için 2.500,00 TL, ... için 2.500,00 TL, ... için 2.500,00 TL, ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan mütelselsilen tahsiline, tazminatlara davalı sigorta şirketi bakımından başvuru tarihinden itibaren 8 işgününün dolduğu tarihten itibaren, diğer davalı bakımından müteveffanın ölüm tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına, ayrıca ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Quick Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 390.000,00 TL olduğunu, ... için 15.098,47 TL ödeme yaptıklarını, destekten yoksun kalan eşin yeniden evlenme olasılığı oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; davacıların ölüm nedeniyle duydukları üzüntüden dolayı talep ettikleri tazminatları kabul etmediklerini, müteveffanın eşi ve oğlu ... ile yaşadığını ve kendisine gelinleri tarafından bakıldığını, kazada kusurlu olanın müteveffa olduğunu, taleplerin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kısmen Kabulü ile, 156.663,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...yönünden müteveffa ...’ın ölüm tarihi olan 26.11.2019, davalı Quick Sigorta A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihi olan 18.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...’a verilmesine (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), davacı ...'ın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin Reddine, Davacılar ..., ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin Reddine, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan 26.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak anılan davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Quick Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 25.05.2023 tarihinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı taraf 01.06.2023 tarihinde harç ikmali yaparak davasının değerini artırdığını, daha sonrasında taraflarınca rapora itiraz edildiğini ve dosya hesaplama yapılmak için tekrardan bilirkişiye tevdi edilerek yeni rapor alındığını, bunun akabinde davacı 17.08.2023 tarihli rapora istinaden tekrardan 04.09.2023 tarihinde harç ikmali yaparak davanın değerini ikinci kez artırdığını, HMK'nun 107. maddesinin gerekçesine göre, alacak belirli hale geldiğinde artırım sadece bir kez yapılabilmekte olup ikinci kez artırım yapılması iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığını, bu sebeple ikinci yapılan talep artırım talebinin reddi gerekirken yerel mahkemenin ikinci talep artırımını da dikkate alarak davanın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kararın hatalı kusur değerlendirmesi dikkate alınarak kurulduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek, davacının kusura ilişkin iddiaları gerçek dışı olup kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerekirken hatalı olarak hazırlanmış tek bilirkişi tarafından düzenlenmiş rapora istinaden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yayanın geçtiği yerde yaya geçidi ve yaya kaldırımı bulunmadığını, KYTK'nun 68b maddesinde yayalar yaya geçitleri ve kavşak giriş ve çıkışları dışından yolun karşısına geçişleri kesinlikle yasakladığını, dosya kapsamında alınan hesap raporunda da davacı ...'ın bakiye ömrünün hatalı olarak tespit edildiğini ve tazminat tutarlarının da fahiş olarak hesaplandığını, davalı şirket tarafından davacılardan ... için toplamda 15.098,47 TL tazminat ödemesi yapılmış olup bu hususta davacı ile 18.04.2020 tarihinde ibralaşıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli inceleme yapılmadan verilen hatalı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destek yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davaya konu, 16.09.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ve diğer davalının sevk ve istikametindeki ... plakalı aracın karıştığı yaya motorlu taşıt çarpması şeklinde gerçekleşen kazada davacılardan ...'ın eşi ve diğer davacıların ise anneleri olan ...'ın bu kaza nedeni ile vefat etmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen Adli Tıp raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, Mahkemece, Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre ve 2918 sayılı KTK 111.maddesine göre ödemenin denetimi sağlanmak suretiyle alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, davacı destekten yararlanan eş ...'ın, TRH 2010 yaşam tablosuna göre 79 yaş 2 ay 8 günlük yaşam süresine göre 6 yıl 4 ay 24 gün bakiye yaşam süresinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Öte yandan, eldeki davanın belirsiz alacak davası yoluyla HMK 107. maddesine göre açıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, belirsiz alacak davası olarak açılan davada başlangıçta sembolik olarak harca esas bir miktar gösterilip; sonrasında hesaplanan alacak yahut tazminata göre tamamlama harcı yatırılarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak davacı tarafın HMK'nun 176.maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Yüksek mahkemenin bu yönde geliştirdiği içtihada göre belirsiz alacak davası yoluyla açılan davada davacı tarafça öncesinde artırım dilekçesi sunulmuş ise sonrasında dava değerinin ıslah ile artırmasına olanak tanınmıştır.
Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilince davacı tarafından dava değerinin iki kez artırım dilekçesi ile artırıldığı ileri sürülmekte ise de davacı tarafça sunulan 04.09.2023 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesine engel olmadığı gibi söz konusu dilekçenin davalı tarafa tebliğ edilerek beyanda bulunmak için de iki hafta süre verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin buna ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.11.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 10.701,69 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.680,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.021,69 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07.03.2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!