Anahtar kelimeler: Gelmekle Otomotiv Kayseri Yazim Satışı Noterliğinin Yevmiye Alanında İlamına Gösteren

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVANIN KONUSU
: Tazminat/alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin inşaat alanında ticari faaliyet gösteren bir işletme olduğunu, davalının ise araç satışı yapan ticari işletme sahibi olduğunu, (... Otomotiv). Taraflar arasında Kayseri 1. Noterliği'nin ... yevmiye ve 14.07.2022 tarihli işlemi ile araç satışı gerçekleştiğini, müvekkiline satılan ... (Yeni plaka ...) plakalı Land Rover marka ... model aracın gizli ayıplı olması nedeniyle eldeki tazminat davasının açıldığını, taraflar arasında satışı gerçekleşen araç için müvekkiline toplamda 2.505.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin aracı aldıktan kısa bir süre sonra herhangi bir kaza vb durum yaşanmaksızın aracın mekanik bölümünde arıza meydana geldiğini, müvekkilinin aracı çekici vasıtası ile tamir atölyesine götürdüğünü ve burada tamirata başlandığını, müvekkilinin, aracında meydana gelen arızaların hangi husustan kaynaklandığını tespit edemediğinden Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak delil tespiti talebinde bulunduğunu, ilgili mahkemece yapılan tespitte bilirkişi tarafından "Tespite konu aracın, turbo sisteminin ve motorunun arızalanmasının aracın tespit isteyen tarafından 109 KM'lik süreçteki kullanımından kaynaklanmasının beklenemeyeceği, dolayısıyla aracın satıl öncesinden kaynaklanan sebeplerden arızanın kaynaklanmış olabileceği, dolayısıyla aracın ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği, tespit isteyenin araçta turbo ve motor arızasının satış öncesinden bilmesinin mümkün olmadığı cihetiyle gizli ayıplı olduğu..." ifadelerine yer verildiğini, henüz 109 KM kullanılmış aracın bu şekilde arıza yapmasıyla aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilmesi gerektiğini, aracın gizli ayıplı olduğunun müvekkilince öğrenilmesinin hemen akabinde Kayseri 13. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 26.09.2022 tarihli işlemiyle davalıya ayıp ihtarı gönderildiğini, gönderilen ihtar ile davalıdan alınan aracın gizli ayıplı olduğu ve zararın giderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafından müvekkilince gönderilen ihtara cevap verildiğini, müvekkilinin, aracın mekanik parçalarının arıza yapması ile birlikte aracını tamir atölyesine götürdüğünü ve burada tamirata başlandığını, aracın tamiri ... Otomotiv ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını ve müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili aracıyla ilgili yapılan tamirat işlemleri sonucunda ilgili firmaya 555.000,92 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından katlanılan zararın davalıdan tahsili gerektiğini, davanın kabulünü, müvekkiline satılan aracın gizli ayıplı olması nedeniyle ödediği tamir bedelinin şimdilik 50,00 TL'sinin ihtar tarihi olan 26.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin aracından tamirat ve parça temini aşamasında mahrum kaldığı süre boyunca oluşan kira zararının şimdilik 50,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin arıza yapan aracını tamir atölyesine götürmek için ödediği çekici bedelinin şimdilik 50,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri (ihtar ve delil tespiti masrafı dahil olmak üzere) vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacı tarafın, müvekkilinden Lande Rover marka ... model ...(Yeni plaka ...) plakalı aracı satın aldığını, davacı tarafın aracı satın almadan önce tüm araştırmasını yaptığını, her türlü hata ve hasarlarını sorgulattığını ve aracı satın aldığını, davacı tarafın aracı aldıktan sonra araçta oluşan motor hasarından dolayı müvekkiline ulaştığını ve müvekkilinin kendisinden kaynaklanan bir durum söz konusu ise ödeyeceğini bildirdiğini, akabinde müvekkili ile birlikte servis ve sanayide araştırmalar yaptığını, yapılan araştırmalar neticesinde araçta oluşan hasarın tamamen sürücü hatasından kaynaklandığı araçta gizli bir ayıbın söz konusu olmadığı sonucuna varıldığını, davacı tarafın durumu bile bile böyle bir dava ikame etmiş olmasının tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, müvekkili ile davacı tarafın birkaç sanayiciden aldıkları bilgiler neticesinde aracın darbe sonucu turbo hortumunun delindiğini ve söz konusu delikten motorun içerisinde ki yağın yavaş yavaş boşaldığını, yağın tamamen boşalmasının akabinde motorun yağsız kalması ile motorun kilitlendiği ve kullanılmaz hale geldiğinin öğrenildiğini, sürücünün tamamen kendi kusuru ve vurdumduymazlığı neticesinde araçta hasar oluştuğunu ve aracın motoru kullanılamaz hale geldiğini, bu hususun davacı tarafın aracını yaptırmış olduğu ... Otomotiv isimli iş yerinde çalışan veyahut ortak olan ... isimli şahıs tarafından müvekkili ve davacının olduğu bir ortamda beyan edildiğini, müvekkilinin aracın arızasından herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafın tamamen kötü niyetli bir şekilde kendi kusurundan dolayı oluşan hasarı müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...somut uyuşmazlığa bakıldığında;dava konusu ...( yeni plaka ...) plakalı, Range Rover marka, 2017 model, SPORT 2.0 SD4(240)SE tipi aracın Kayseri 1. Noterliği'nin █████/2022 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya satıldığı, icra edilen keşif sonrası düzenlenen teknik bilirkişinin raporuna göre motor arızasının gizli ayıplı olduğu, bunun aksinin davalı taraflarca iddia ve ispat olunmadığı dikkate alındığında, davalı satıcı tarafından bu şekilde satımının yapılması, satış sırasında bu konuda davacıya bilgi verilmemesinin TBK'nun 225. maddede düzenlenen "satıcının ağır kusuru"nun sonuçlarını doğurur. Aynı maddede, "ağır kusuru olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek, sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." denilmiştir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı emsal kararı). Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda araçta gizli ayıp olduğu, davalıların bu bedelden sorumlu olduğu ve davacının ayıp nedeni ile onarım hakkı olduğu ile bu bedelin 555.000,92 TL olduğunun belirtildiği görülmüş, bu şekilde satışa konu araçta gizli ayıp olması nedeni ile davacının ayıptan kaynaklı 555.000,92 TL onarım hakkı olduğu ve bu bedelden davalının sorumlu olduğu dava konusu aracın nitelikleri dikkate alınarak piyasa rayiç fiyatları da araştırılmak suretiyle tam olarak dava konusu aracın yerine ikame edilen aracın kiralama süresi konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı emsal kararı) ve 16.250,00 TL ikame araç bedeli ,çekici ücreti talebi yönünden aracın arızayı verdiği yer ile tamir için götürüldüğü yer arasında ve ayıp ile arıza arasında illiyet bağı kurularak aldırılan raporda 1.500,00 TL'nin ( İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı emsal kararı) makul olduğu, raporların denetime elverişli ve hükme esas alınacak nitelikte olması nedeni ile rapora itibar edilmiş, davacı vekilinin █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış, ihtarnameden itibaren hesaplanan █████/2022 tarihi ile taleple bağlı kalınarak dava tarihi 0lan █████/2022 tarihi itibari ile avans faizi uygulanması gerektiğine karar vermek gerekmiş hüküm kurulmuştur.1-Davanın KABULÜNE, a- 555.000,92 TL tamir bedelinin temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-1.500,00-TL çekici ücretinin temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-16.250,00-TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacı yanca araç satın alınmadan önce gerekli kontroller yapıldığını, davacın yanın aracı bilerek ve kabul ederek aldığını, araçta herhangi bir gizli ayıp olması durumunun söz konusu olmadığını, dava konusu aracın satın alındıktan sonra 109 km kullanıldığı bu kadar az mesafede ise ilgili arızanın oluşmayacağının bu nedenle gizli ayıplı olduğu şeklide değerlendirmeye gidildiğini, bu değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, araç satın alındıktan sonra davacı yanın araç ile şehir dışına gittiğini, şehirlerarası yolda yalnızca 109 km kullanılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dosya içerisine giren servis kayıtları ile de aracın satın alındıktan sonra 4.992 km kullanıldığı hususun sabit iken yerel mahkemece bu kayıtlara itibar edilmeksizin, davacı yanın araç ile şehirler arası yolculuk yaptığı gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile karar tesis edilmesinin açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu kararın kabulünün mümkün olmayarak kaldırılması gerektiğini, dava konusu araçta meydana gelen hasarın tamamen davacının kendi kusurundan hatalı kullanımından kaynaklandığını, bu hususa yönelik olarak hiçbir araştırma yapılmadığını, aracı servise getirildiğinde araçla ilgili işlemleri yapan ve müvekkiline hiçbir bağı bulunmayan tanığın beyanlarına itibar edilmediğini, en önemlisi tanığın beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile tesis edilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle kaydıyla mahkemece itirazlarına itibar edilmemesi halinde dahi yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını , hüküm altına alınan tutarların oldukça yüksek olduğunu, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere yerel mahkemece avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, kararın işletilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihleri yönüyle de kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, davalıdan satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK' nın alıcının seçimlik hakları başlıklı 227. Maddesinde;
"(1) Satılanın ayıplardan sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir,
a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
c)Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
ç) İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca yine kanun maddesinde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda davacının talebinin ayıp oranında bedel indirimi mahiyetinde olduğu görülmüştür.Mahkemece her ne kadar yargılama sürecinde bilirkişiden alınan ana ve ek raporlar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu raporlarda Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşik uygulamalarında kabul gören ve nispi metot olarak adlandırılan hesaplama yöntemine uyulmadığından işbu raporların hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda mahkemece ihtilafın çözümünde - dosyaya rapor ibraz eden bilirkişi haricinde- otomotiv alanında uzmanlığı bulunan (2) makine mühendisi ve (1) nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını da karşılar dosyada mevcut raporla arasındaki olası çelişkiyi de giderir şekilde davaya konu araçtaki ayıbın olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılacak bir ayıp olup olmadığı , ayıbın olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılacak nitelikte bir ayıp olmaması halinde Dairemiz ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre nispi metod olarak adlandırılan hesaplama yöntemi kullanılarak ( satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmesi suretiyle) araçtaki mevcut olan gizli ayıp nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği değer kaybı bedelinin ne olacağına ilişkin yeni bir rapor alınarak, dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek,eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Açıklamalar ve 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.,6md. gereğince, KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve ████████E -█████████K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden davalının yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!