Anahtar kelimeler: İbrazına Gizleme Bitimini Yazılan Defter Yazısının Düşme İzleyen Edenin Görüşü
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edilmesinden itibaren, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarih olduğu nazara alındığında; defter ve belge isteme yazısının 04.08.2009 tarihinde tebliğ edilmesi ve ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle, gerekçeli karar başlığında "08.12.2009" şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin, "20.08.2009" olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
    Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Kanun’un 359/a-2. maddesi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında;
    Sanığın müsnet suçu 20.08.2009 tarihinde işlediği, 14.04.2010 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine sanık hakkında verilen 07.05.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.07.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 26.03.2018 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 10.07.2015 ile 26.03.2018 tarihleri arasında (2 yıl 8 ay 16 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 26.03.2018 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ve son olarak 13.09.2023 tarihinde sanık hakkında hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla; zamanaşımının durduğu süreler mahsup edildikten sonra, zamanaşımını kesen son işlem olan bozma öncesi sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 14.04.2010 tarihinden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 13.09.2023 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!