Anahtar kelimeler: Kuyumculuk Dağıtıcısı İkmali Onüçüncü Lisansı Bayilik Petrol Akaryakıt Haricinde Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...KurumuVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Dayanaklı Tüketim Malları Kuyumculuk Petrol ÜrünleriEnerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 125.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda █████/2018-█████/2018 tarihleri arasında sözleşmeli dağıtıcıdan 901.752 litre akaryakıt alımı yapılmasına karşılık aynı dönemde dolum miktarının 2.563,245 litre olduğu, bu şekilde 1.661.493 litre dağıtıcı dışında akaryakıt ikmali yapıldığının dosyada mevcut olan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu durumda, eylemin karşılığı olarak 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca asgari tutar olan 125.000,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı, eylem tarihinde yürürlükte olmayan 5015 sayılı Kanun'daki █████/2019 tarihli değişikliğin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ise de, Kanun değişikliği ile söz konusu ihlâlin müeyyidesi konusunda lehe düzenleme getirildiği görüldüğünden davacının anılan iddiasının geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının cezanın miktarına ilişkin olduğu, belirtilen yükümlülüğün Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyenlere, bu ihlâl nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukukî durum dikkate alındığında, fiilin işlendiği tarihte Kanun'un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlâller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen 19. maddenin 7. fıkrası uyarınca verilecek idari para cezası miktarının, 2019 yılında yapılan Kanun değişikliğiyle getirilen düzenlemeden daha düşük olduğu anlaşıldığından, fiilin işlendiği tarihte uygulanacak idari para cezasından daha ağır idari para cezası getiren sonraki Kanun hükmünün uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacıya ait istasyonda yapılan denetimde otomasyon sistemine yansımayan dolumların olduğu, sözleşmeli dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal edildiğinin anlaşıldığı, dağıtıcı dışında akaryakıt ikmali fiili için işlem tarihinde yürürlükte olan kuralın davacının lehine olduğu dikkate alınarak dava konusu idari para cezasının verildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam...TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.(X) GEREKÇEDE KARŞI OY
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." kuralına yer verilerek, usûli müktesep hak (usûle ilişkin kazanılmış hak) kavramı yasal bir dayanağa kavuşturulmuştur.Söz konusu kural, yargı yerlerince usûli müktesep hak ilkesinin uygulanmasında hukuk devleti ve adîl yargılanma hakkı ilkeleri gereğince içtihat yoluyla istisnai durumlar öngörülebilmesine engel teşkil etmemektedir (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararı).Temyiz mahkemesince bozma kararı verildikten sonra, "maddi olayın tespitinde açık bir hata yapıldığının anlaşılması", "uyuşmazlıkta uygulanan hukuk kuralında değişiklik yapılması", "davanın kabulü", "feragat", "tarafların niteliğinde değişiklik", "uygulanan kuralın Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi" veya "uygulanan kanun hükmünde lehe bir değişiklik olması" gibi yargılama süreci açısından olası bulunmakla birlikte önceden öngörülemeyen istisnai durumlarda usûli müktesep haktan söz edilemeyecektir.5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.Dairemizce; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdarî para cezaları" başlıklı █████/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değişik 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" kuralının, (3) numaralı alt bendindeki "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülerek yapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2016 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun’un, █████/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin; "Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline; iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.Anılan iptal kararı, █████/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak █████/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, kanun koyucu tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden uygulanacak idarî para cezasına yönelik belirtilen tarihe kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmamıştır.Anayasa Mahkemesi'nce, bayilerin dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri hâlinde fiilin haksızlık içeriği, bayilerin kusur durumu dikkate alınmadan, ekonomik büyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusu kuralla ölçülü ve mâkûl olmayan idarî para cezası ile cezalandırılmalarının hukuk devletinin gereği olan "adalet" ve "hakkaniyet" ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, iptal kararının gerekçesine uygun yasal bir düzenleme yapılmadığı gözardı edilerek, davalı idarece 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c-3) bendine göre verilemeyen idarî para cezasının, bu kez anılan maddenin yedinci fıkrası uyarınca verilmesinin, hukukî güvenlik ve hukukî belirlilik ilkeleri açısından kabul edilmesi mümkün değildir.Kanun koyucu tarafından, █████/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile getirilen düzenleme ile madde yeniden düzenlenmiş ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendinde; 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin ihlâli hâlinde sorumlulara uygulanacak idarî para cezası belirlenmiştir.Buna göre, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması yükümlülüğünün ihlâli hâlinde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe girdiği █████/2017 tarihinden, bu konuda gerekli yasal düzenlemenin yapıldığı █████/2019 tarihine kadar olan dönemde bayiler için uygulanacak herhangi bir idarî para cezası bulunmamakta olup, lehe olan bu durumun █████/2019 tarihinden önce söz konusu fiili işleyenlere aynen uygulanması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi'nce, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, █████/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin; "Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden iptal edilmesi ve kanun koyucu tarafından uygulanacak yaptırım konusunda iptal kararında verilen süre içerisinde herhangi bir yasal düzenleme yapılmaması karşısında, █████/2019 tarihinden önce söz konusu fiili işleyenlere lehe olan durumun uygulanmayıp, Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca yapılacak incelemede, uyuşmazlık konusu olayda uygulanacak kuralın Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi üzerine davacı lehine gelişen bu durum istisna oluşturduğundan usûli müktesep haktan bahsedilemeyecek olup, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.