Anahtar kelimeler: Şile Teiaş Modeli Birkaçının Tedaş Onüçüncü Listede Gayri Cumhurbaşkanı Özelleştirme
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: … Büyükşehir Belediyesi
VEKİLİ
: Av. …
DAVALILAR
: 1…
2) … Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. …
DAVANIN KONUSU
: MüIkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2027 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin █████/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararının İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: İstanbul'da doğal ve kırsal alanların korunmasına, iklim krizi ve buna bağlı sorunların çözümüne yönelik olarak farklı ölçek ve kapsamlarda çeşitli programların yürütüldüğü, bu çalışmalardan olan İstanbul Vizyon 2050 Strateji Belgesi kapsamında belirlenen amaçlar içerisinde "doğal değerleri korumak, iyileştirmek ve onarmak, kentin iklim değişikliğine uyum kapasitesini ve yurttaşların iklim krizi mücadelesine katılımı artırmak" hususlarının yer aldığı, bu amaçlar altında öncelikle kuzey ormanları olmak üzere parçalanmış ekosistemlerin bütünleştirilmesi, bütünleşik kıyı alanları yönetimi yaklaşımı ile kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması, yapılaşmış kentsel alan içerisindeki biyo-kültürel alanların korunması, deniz ve kıyılardaki kirliliğin etkin atık yöntemiyle azaltılması hedeflerinin belirlendiği, İstanbul Doğal ve Kırsal Alanları Strateji Belgesi "Koru İstanbul"un tanıtımının █████/2023 tarihinde gerçekleştirildiği, bölge kapsamında vurgulanan ana temalar içinde doğal alanlarda sahip olunan bio çeşitliliği korumak ve yaşatmak, İstanbul'un doğal ve kırsal alanlarını iyileştirmek, tahrip olmuş alanları rehabilite ederek orman kırsal alan bütünlüğüne kazandırmak temalarının bulunduğu, ...'un İstanbul'da bulunan 222 kırsal mahalle arasında bulunduğu ve orman köyü statüsünde yer aldığı, köyden mahalle statüsüne alınan orman köyleri ve kırsal yerleşimlerdeki imar hareketlerinin tehdit ve tahrip unsuru olarak tanımlandığı İstanbul Doğal ve Kırsal Alanları Strateji Belgesi Raporundaki Projelerin Mekansallaştırılması Haritası'nda parselin bulunduğu bölgenin "kırsal nitelikli yerleşmelere yönelik projeler", "orman alanlarına yönelik projeler", "orman köylerine yönelik projeler" olarak tanımlanan özellikli bir ekosistem içerisinde yer aldığı, raporda bölgenin tehdit ve tahrip altında olduğunun vurgulandığı ve Şile kıyılarının özel statülü alanlar ve koruma alanları olarak tanımlandığı, Koru İstanbul kapsamında Şile kıyı alanlarına büyük önem verildiği, büyük kısmı 1. sahil şeridi ve 2. sahil şeridi içerisinde yer alan Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselin içerisinde oluşabilecek tehdit ve tahrip etkenlerinin engellenmesi ve söz konusu parsel ve çevresinin kırsal alan niteliğinin korunması hususlarının gözetilmesi gerektiği, parselin sahil şeridi dışında yer alan kısmında üretilecek plan kararlarının kuzey ormanları üzerinde yapılaşma baskısı oluşturma potansiyeli taşıdığı, İstanbul'un doğal ve kırsal alanlarını iyileştirmek, tahrip olmuş alanları rehabilite ederek orman ve kırsal alan bütünlüğünü kazandırmak amacına aykırı olan kararın gözden geçirilmesi gerektiği, ... Mahallesi ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin 2. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde ve kamusal donatı alanında kaldığı ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI
: Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın dava konusu işleme ve bahsi geçen imar planı hükümlerine ilişkin öngörülen yasal süre içerisinde açılmadığından süre aşımı yönünden reddi gerektiği; davacının hukuki menfaati bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiği; dava dilekçesinde yer alan talepler açık olmadığından, davacıya süre verilerek dava dilekçesinin açıklattırılması, yeterli ve anlaşılabilir bir açıklama yapılmaması halinde ise dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, ilgili mevzuata göre Hazine veya muhtelif kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınabileceği, dava konusu işlemin 4046 sayılı Kanun'a aykırı olmadığı, 4046 sayılı Kanun ile varlık, kurum ve kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınma amacının açıkça belirtildiği, kamu mülkiyetindeki taşınmazlardan boş ve atıl durumda bulunan, çeşitli şahıslarca işgalli olarak yasal olmayan şekilde kullanılan, işlevsiz durumdaki taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak ilgili mevzuata, çevre ve imar bütünlüğüne, arkeolojik ve doğal sit alanı ile korunması gerekli kültür varlıklarına/koruma kurulu/komisyon kararları ve ilke kararlarına, yapılaşma kısıtlamalarına uyularak değerlendirilmesinin amaçlandığı, ... ada, ... parselin orman kadastrosu sınırları içerisinde yer almadığı ve taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde orman vasıflı olmadığının anlaşıldığı, Orman Kanunu gereğince orman vasıflı taşınmazlara yönelik imar planı çalışmasının yürütülemediği ve bu taşınmazların satışa konu edilemediği, bununla birlikte imar planı/değişikliği çalışmalarının ve özelleştirme işlemlerinin her aşamasında, her türlü mevzuat hükümlerinin (Kıyı Kanunu, Mera Kanunu, Çevre Kanunu, Orman Kanunu vb.) dikkate alınmakta ve koruma/kullanma dengesine gerekli hassasiyetin gösterilmekte olduğu, taşınmazın onaylı imar planı sınırları içerisinde kaldığı, alanın imara ve yapılaşmaya açılmasının söz konusu olmadığı, ... Mahallesindeki parsellerin 3. derece doğal sit alanı içerisine kaldığı, parsellerin çeşitli kullanımlarla şahıslar tarafından işgalli olarak kullanıldığı, bölgede özel mülkiyete tanınan imar haklarının Hazine mülkiyetinde kalan kamu arazilerine tanınmayarak kamunun zarara uğratıldığı, dava konusu işlemin 4046 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ
: Dava; mülkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2027 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin █████/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararının İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemi ile açılmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, son fıkrasında, Kanun'da yer verilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usûllerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği; 3. maddesinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurul'un görevleri arasında olduğu kurala bağlanmıştır.
4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kuruluna birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
█████/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile,
"Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların;
1- Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,
2- Satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da bir kaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine,
3- Özelleştirme işlemlerinin █████/2027 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş, ekli listenin 25, 26, 27, 29, 30 ve 32. satırlarında İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi ..., ..., ..., ... ve ... parseller ile Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara yer verilmiştir.
4046 sayılı Kanun'a göre, 1. maddede sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan özelleştirmeye hazırlanmasına, hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan özelleştirme programına alınmasına karar verme ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etme konusunda yetki Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş olup; dava konusu uyuşmazlıkta, herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş olan Hazine taşınmazlarının özelleştirmeye tabi tutulmasında Kanun'un amacına aykırılık bulunmamaktadır.
Anılan Kanun hükümleri ve taşınmazların mevcut durumu dikkate alındığında, dava konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve proğramına alınmasına dair işlemin, 4046 sayılı Kanun'un öngördüğü, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacına ve özelleştirme ilkesine ve anılan mevzuat hükümlerine uygun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ
:
█████/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, "MüIkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların;
1) Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,
2) Satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine,
3) Özelleştirme işlemlerinin █████/2027 tarihine kadar tamamlanmasına" şeklinde karar alınarak ekte 73 taşınmaza yer verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu Cumhurbaşkanı kararının mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
USUL YÖNÜNDEN
:
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN
:
İLGİLİ MEVZUAT
:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.
█████/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "█████/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının █████/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, █████/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
:
Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için █████/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca █████/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.
Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.
Bu itibarla, davacı tarafından söz konusu taşınmazların özelleştirme kapsamında değerlendirilmesinin şehircilik ilke ve esasları, doğal değerleri koruma, iyileştirme ve onarma ile kamu yararı dikkate alındığında hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bakılan dava açılmış ise de, davalı idarelerce ... ada, ... parselin orman kadastrosu sınırları içerisinde yer almadığı ve taşınmazın tapu kaydından orman vasıflı olmadığının anlaşıldığı, Orman Kanunu gereğince orman vasıflı taşınmazlara yönelik imar planı çalışmasının yürütülemediği ve bu taşınmazların satışa konu edilemediği, bununla birlikte imar planı/değişikliği çalışmalarının ve özelleştirme işlemlerinin her aşamasında, her türlü mevzuat hükümlerinin (Kıyı Kanunu, Mera Kanunu, Çevre Kanunu, Orman Kanunu vb.) dikkate alınmakta ve koruma/kullanma dengesine gerekli hassasiyet gösterilmekte olduğu, alanın imara ve yapılaşmaya açılmasının söz konusu olmadığının belirtildiği, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, Kilyos - Demirciköy - ... Koruma Amaçlı 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı sınırları içerisinde kalan sahil şeridi dışındaki alanları "III. Derece Doğal Sit Alanı" içerisinde bulunsa da, bu durumun özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına engel teşkil etmediği, özelleştirme sürecindeki işlemlerin taşınmazların sit alanı özelliği dikkate alınarak yapılacak hukuki ve teknik çalışmalara göre tesis edileceği, taşınmazların kullanımında sit alanları ile ilgili mevzuatın öngördüğü kurallara riayet edilmesi gerektiğinin açık olduğu ve 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulunun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, █████/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir.
703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", █████/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, █████/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, █████/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usûllerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır.
Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Dava dosyasının incelenmesinden, █████/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla müIkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2027 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmesi üzerine söz konusu kararın İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların kapsam ve programa alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararının İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından bu gerekçeyle iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY
:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulunun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, █████/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir.
703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", █████/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, █████/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği █████/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, █████/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usûllerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurulun yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır.
Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Dava dosyasının incelenmesinden, █████/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla müIkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin █████/2027 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmesi üzerine söz konusu kararın İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların kapsam ve programa alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanun'da belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Kanun'un genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadi faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadi teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır.
4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kuruluna birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukuki durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davaya konu Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, Kilyos - Demirciköy - ... Koruma Amaçlı 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı sınırları içerisinde kalan sahil şeridi dışındaki alanların "III. Derece Doğal Sit Alanı" içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazineye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile, idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; III. Derece Doğal Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında koruması gereken taşınmazlarının özelleştirme kapsam ve programına alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığa konu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu █████/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararında bu gerekçelerle hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin anılan gerekçelerle iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!