Anahtar kelimeler: Satımdan Faturaya Esaskarar Yazildiği Kdv Sunduğu Toplamının Katip Borcun Ödenmediğini

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ....KATİP
: ....DAVACI
: ....VEKİLİ
: Av. ....DAVALI
:....VEKİLİ
: Av. ....DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen KDV dahil 110.937,30 TL faturaya konu borcun 86.435,81 TL asıl alacak ve işlemiş faizi kısmının ödenmediğini, bu nedenle .... esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı 86.435,81 TL asıl alacak ve 1.943,62 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının █████/2021 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, davalı aleyhine takip bedelinin % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.CEVAP
: Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya sağlayacağı ham madde halindeki çelik materyale kaynak yapılması, kaynatılması ve temizlenmesi için davacıyla anlaştığını, davacının üstlendiği bu işi eksik, ayıplı şekilde yaptığını, üstlendiği edimi yerine getiremediğini, taraflar arasında düzenlenmiş bir teslim belgesi de olmadığını, müvekkilinin işin ciddi bir kısmını kendisi yapmak zorunda kaldığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, tüm sürece müvekkili şirketin imalat müdürü ...'ın şahit olduğunu ve onu tanık olarak dinletmek istediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, davaya dayanak .... sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyete tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır..... sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde özetle; davacı tarafından fatura alacağına dayalı olarak █████/2021 tarihinde 86.435,81-TL asıl alacak, 1.943,62-TL gecikmiş gün faizi olmak üzere toplam 88.379,43-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, takibin dayanağı faturanın █████/2021 tarihli ve 110.937,70-TL miktarı faturanın olduğu ve takibin, davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; "Sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan ve birbirlerini doğrulayan her iki yana ait ticari defter ve kayıtlarda; 19.11.2021 olan takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 86.435,81-TL tutarında alacak kaydının bulunduğu, tarafların 2021 yılı BA-BS bildirimlerinin de birbirlerini doğruladığı ve davacı şirketin 2021 yılında davalı şirkete düzenlediği toplam 2 adet KDV Hariç 103.192,00-TL tutarındaki satış faturasının bildiriminin yapılmış olduğu, davalı yanın cevap dilekçesinde ayıplı/eksik iş ve işin süresinde teslim edilmediği iddia ve savunmasına yönelik davacı şirkete düzenlemiş olduğu ihtar/ihbar veya tevsik edecek başkaca bir belgenin dosya kapsamında yer almadığı, davacı tarafından yapılmış veya eksik/hatalı yapıldığı iddia edilen imalatların ... dahilindeki davacıya sağlanan ham madde halindeki çelik materyale kaynak yapılması, kaynatılması ve temizlenmesi için davacı ile anlaşılan iş olduğunun davalı tarafından belirtildiği, Hastanenin hizmete açıldığı, yapılan imalatların binanın çelik karkasına (iskeletine) ilişkin işler olduğu ve dışarıdan görülmesi mümkün olmayan imalatlar olduğunun yine davalı tarafından belirtildiği, bu nedenle yapılmış veya eksik/hatalı yapıldığı iddia edilen imalatların mahallinde keşif dahil tespitinin ve parasal durumunun hesaplanmasının mümkün olmadığı" yönünde kanaat bildirilmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı taşeron, davalı yüklenicidir.Davacı özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen fatura bakiyesinin ödenmediğini, davalı ise özetle; davacının üstlendiği işi eksik ve ayıplı yaptığını, kararlaştırılan sürede tamamlayamadığını, davacı tarafından yapılmayan işlerin davalı tarafından giderilmek zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan yüklenici (davacı taşeron); eseri iş sahibine (davalı yükleniciye) teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır (Emsal: .....'nin █████/2014 tarih ve .... sayılı ilamı). Eser sözleşmesinin kurulmasından sonra yapılan işlerin de yüklenici (davacı taşeron) tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir ve bu bağlamda, kural olarak eksik/ayıplı işlerin varlığını iş sahibi (davalı yüklenici), giderildiğini ise yüklenici (davacı taşeron) ispatlamalıdır (....).Tüm bu ilkeler ışığında somut olaya gelindiğinde; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen iş bedeline dayalı fatura, davalı tarafından ticari defterlerine işlenerek, BA formu ile de ... bildirilmiş olup artık söz konusu faturaya konu işin davacı tarafından teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: ....'nin, █████/2017 tarih ve .... sayılı ilamı). Dolayısıyla davacı, teslim olgusunu kanıtlamıştır. Bu bağlamda, davalının itirazı bakımından davacı tarafından ticari defterlerinin kesin süreden sonra sunulmuş olup olmamasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. Eksik ve ayıplı işlerin varlığı ile davalı tarafından giderildiğinin ispat yükü bakımından ise, ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi ve bu nedenle bilirkişi raporunun alınmasını gerektirdiğinden davalı, eksik ve ayıbın varlığı ile niteliğini kanıtlama yükümlülüğü nedeniyle kendisine teslim edilen esere ilişkin bilirkişi incelemesi yapılabilmesini mümkün kılacak şekilde davranmalıdır. Somut olarak, davalının eseri dava sonuçlanana kadar ayıplı haliyle muhafaza etmesini beklemek mümkün değil ise de varlığı iddia olunan eksik ve ayıplar davacı tarafından giderilmiyor ve iddia olunduğu gibi davalı tarafından giderilecek ise, davalının ayıpların varlığına ilişkin delil tespiti yaptırması mümkündür. Ne var ki, davalı tarafından yaptırılmış bir delil tespiti olmadığı gibi varlığı iddia olunan eksik ve ayıplı işlerin, davalı tarafından giderildiği savunulmuş, diğer bir ifadeyle işin ayıplı haliyle mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkememizce teknik inceleme yapılmasına da olanak bulunmamıştır. Davalı tarafından iddia olunan eksik ve ayıplara dair davacıya gönderilmiş bir ihtarnamenin de olmadığı görülmüştür. Davalı tarafından cevap dilekçesinde tanık deliline dayanılmış ise de dosya kapsamına göre ticari defter ve kayıtlarının aksinin ancak yazılı delillerle kanıtlanabileceği ve daha önce delil tespiti yaptırmayan davacının ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesinin teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle iddiasının tanık delili ile de ispatlanamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır (....).Sonuç olarak tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından icra takibe konu faturaya dayalı işin tamamlandığı, ancak davalı tarafından fatura bakiyesi olan 86.435,18-TL'nin ödenmediği, bu nedenle söz konusu miktar kadar asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından takipte işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: .....'nin █████/2014 tarih ve .... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Bu bağlamda somut olarak; davacının talebi ile de bağlı kalınmak suretiyle, davalının .... sayılı takibe vaki itirazın 86.435,18 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 17.287,036 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının .... sayılı takibe vaki itirazın 86.435,18 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına,2-Hükmolunan alacağın %20'si olan 17.287,036 TL davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Alınması gereken 5.904,38 TL harçtan peşin alınan 1.067,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.836,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 1.067,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.126,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 92 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.842,00 TL olan yargılama giderinden davanın kabul ve red oranlarına göre 3.757,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 1.290,96 TL'sinin davalıdan, 29,04 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 13.829,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 1.944,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2023Katip ....¸Hakim ....¸