Anahtar kelimeler: İlinde Bam Esaskarar Yıllardır Fikri Sinaî Sınaî Tasarıma Haklar Uzun

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Maddi ve Manevi TazminatTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, müvekkillerinin Ankara ilinde uzun yıllardır mobilya, tasarım, üretim ve satış iş kolunda faaliyet gösterdiklerini, müvekkilleri adına tescilli ██████████ sayılı tasarımın bulunduğunu, davalının, bu tasarıma tecavüz teşkil eden ürünleri ürettiğini ve satışa arz ettiğini öğrendiklerini, kendisine ait instagram hesabında da bu ürünü paylaştığını, bu durumun Ankara 63. Noterliğinin 00297 yevmiye nolu e-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, ayrıca davalı iş yerinde de mahkeme eliyle tespit yapıldığını ileri sürerek, SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.000,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili, davacıların talebi üzerine yapılan delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, taraf ürünleri arasında benzerlik bulunmadığının açıklandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin 2020 yılından beri ekonomik faaliyette bulunmadığını, tespit tarihinden beri de herhangi bir satışının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, karşılaştırılan her iki ürünün de oturma grubu mobilyalarından 3’lü kanepe olarak tasarlandığı, ilk bakışta ürünlerin birebir aynı ürünler olmadığı, ancak kanepelerde esas anlamda ilk göze çarpan ayırt edici görünüm özelliğinin yan kolçaklar üzerinde yoğunlaştığı, kanepelerin, oturum minderleri ve sırt görünümleri itibariyle çok fazla bir ayırt edici görünüme sahip olmadığı, zira bahse konu bölümlerin kamuya mal olmuş sıradan tüm kanepelerde görülebilen görünümler olduğu, ayak yapıları ile kolçakların birbirini tamamladığı ve dolayısı ile de bilgilenmiş kullanıcı algısı bakımından kolçaklardaki benzerliğin algıda karışıklık yaratacağı, diğer taraftan tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında kolçaklarda kullanılan tasarımsal öğelerin ve çizgilerin tesadüfi olmadığı, mesnet üründe kolçakların yan kısımlarında kullanılan geometrik oluşum ile farklılık oluşturulmaya çalışılmışsa da temelde ki tasarım fikri ya da görsel algı değişmemekte olup instagram hesabı üzerindeki ürün dikkate alınarak kullanılan ayak yapılarının dahi aynı olması nedeniyle kıyaslama yapılan ürünlerin, bilgilenmiş kullanıcı gözünde genel izlenimlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, tasarıma tecavüzden bahsedilebileceği, davalının tasarıma konu üründen kaç adet sattığının tespit edilemediği, davacının davasını TBK 50 maddesi gereğince tazminat kararı verilmesi bakımından ıslah ederek 5.000, TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu, ihlalin niteliği ve tüm dosya kapsamından TBK 50 maddesine göre 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00TL manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tasarımına yaptığı tecavüzün tespiti ile 5.000,00-TL maddi tazminatın 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000,00.-TL manevi tazminatın 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masrafı tecavüz edene ait olmak üzere mahkeme kararının ilanına karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacılar vekili, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu, müvekkilinin davaya konu tecavüz eylemi sonucunda uğradığı manevi tahribatı, zedelenmiş olan piyasadaki imajı ve bilinirliği gözetildiğinde, takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun düşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, müvekkilinin 2020 yılından bu yana ekonomik olarak faaliyet göstermediğini, dosya kapsamı ile bu durum sabit olmasına rağmen müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemesinin hatalı bulunduğunu, İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/5 Değişik İş sayılı dosyasında ürünlerin benzer olmadığının, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açmayacağının tespit edildiğini, bu rapora karşın eldeki davanın açıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise aksi yönde değerlendirmeler yapıldığını ve bu bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporu objektif ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından, hükme esas alınmaması gerektiğini, erişimin engellenmesine karar verilen instagram hesabı ile müvekkilinin bir ilişkisinin bulunmadığını, mahkemece TBK'nın 50. maddesi uyarınca tazminata hükmedildiğini, ancak davacı vekilinin 24.03.2022 tarihli celsede "biz dava dilekçemizi ıslah ediyoruz lisans bedeline göre hesaplama yapılmasını talep ediyoruz ve örnek sözleşme de ibraz ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmasına karşın, 31.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini TBK madde 50/2 kapsamında ıslah ettiğini, davacı tarafın beyanları ile dilekçesi arasında çelişki bulunduğunu ve mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tespit edilen 1 ürün için 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacılar lehinde toplam 25.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de hakkaniyete aykırı bulunduğu gibi müvekkilinin hak arama hürriyetini de engelleyecek nitelik taşıdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, tasarıma tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar adına tasarım tescilli tasarım ile dava konusu ürünün bilgilenmiş kullanıcı algısında genel izlenim itibariyle benzer olduğunun, bilinçli kullanıcı algısında yeni ve farklılık oluşturmadığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği, davalının bu eyleminin tasarıma tecavüz oluşturduğu, TBK'nın 50. maddesi gereğince maddi tazminat takdirinin dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre hakkaniyete uygun olduğu, zira Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesine göre, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği, somut olayda da gerçek zararın tespitinin hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın belirlenmesinin mümkün olamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, █████████ Esas, █████████ Karar ve 25.02.2016 Tarihli kararının da buna işaret ettiği, takdir edilen manevi tazminatın da dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bulunduğu, somut uyuşmazlıkta davaların yığılmasının söz konusu olduğu ve bu itibarla üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,10 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 182,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 501,10 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.