Anahtar kelimeler: Mühlet Esaskarar Konkordato Başvurduğu İik Krediler Cetveline Yazildiği Terkin Sıra

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANANT.C.ANKARA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████...DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın ... ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler gereği davalıya krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile ... Esas sayılı dosyası ile başvurduğu konkordato sürecinde 01.11.2018 kesin mühlet tarihi itibari ile alacaklarının 986.000,00TL nakdi ve 1.350.652,00TL'lik gayrinakdi kısmın kabul edildiğini, anılan mahkemenin 25.02.2020 tarihli kararında alacakları itiraza uğrayan alacaklıların tasdik kararının ilanı tarihinden İİK. 308/b-1 maddesi gereğince 1 ay içinde dava açabileceklerine hükmedildiğini, tasdik kararının 09.03.2020 tarihinde ilan edildiğini ve bu süreçte Covit 19 salgını nedeni ile ivedi sayılacak işler kapsamında kalanlar hariç ilk derece adli mahkemelere ait duruşma müzakere ve keşiflerin ertelenmesine ilişkin 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 15.06.2020 tarihine kadar sürelerin uzatıldığını, 16.06.2020 tarihinde arabuluculuk görüşmelerine başlandığını sonuç alınamadığını, Borçlunun .... Esas sayılı konkordato dosyasında borca ilişkin beyanın eksik olduğunu, İİK 294/2 maddesi gereği kesin mühlet tarihinde rehinle temin edilmemiş alacaklar yönünden faiz işlemesinin duracağını, bu esasa göre kesin mühlet alacağının belirlendiğini, faizli bakiyenin çok daha yüksek olduğunu, Banka hesaplarına göre kesin mühlet tarihi 01.11.2018 itibari ile (fazlaya ilişkin haklar saklıkalmak kaydı ile 1.190.376,41TL nakdi ve 1.370.712,00TL gayrinakdi alacağın bulunduğunu, davalı borçlu tarafından konkordato sürecinde kabul edilmeyerek çekişmeli hale getirilen 205.586,41TL nakdi (1.190.376,41TL-986.000,00TL-204. :376,41TL'ye nakde dönen 1 adet çek yaprağı sorumluluk bedeli 1.210,00TL eklenmesi ile bulunan risk tutarı) ve çek yapraklarından doğan 18.850,00TL gayrinakdi alacağın banka kayıtlarının incelenmesi ile tespit edilebileceğini, kredi faizlerinin ise Banka kredi sözleşmesinin 4.2. maddesine göre belirlendiğini İİK 294/2 maddesine göre kesin mühlet kararına kadar temerrüt faizi işletilebileceğini belirterek kabul edilmeyen alacak tutarı üzerindeki nizanın kaldırılması, alacağın konkordato projesine dahil edilmesini, konkordato koşulları kapsamında tahsil edilmesini talep ve dava ettiği tespit edilmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ....sayılı dosyasında 24.05.2018 tarihinde başvuru ile konkordato davasının başlatıldığını, 01.06.2018 tarihli karar ile İİK'nun 287/1. maddesi gereğince Geçici Mühlet, 30.10.2018 tarihli ara karar ile 01.11.2018 tarihinden itibaren İİK'nun 289/3. maddesi gereğince şirket hakkında 1 yıllık Kesin Mühlet kararı verildiğini, 30.01.2020 tarihinde Konkordato Tasdiki'nin talebi kabul edildiğini, ilgili kararın hüküm metninde açıklandığı üzere, "Davacının konkordato projesinin tasdik talebinin kabulü ile; ....sicil numarasına kayıtlı .... konkordato tasdik projesi kapsamında kalan tüm borçlarının 9635 indirim ve kalan bakiye %65 ana para borçlarının tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz, üçer aylık dönemlerde ve eşit taksitler halinde 3 yılda davacı tarafından olacaklılara ödenmesine," karar verildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin tüm borçlarının yalnızca %65'i oranında ana para borçlarından sorumlu olacağını, İİK'nun 308/c maddesinde belirtildiği üzere konkordato projesinin, yalnızca konkordato projesini kabul eden ya da nisabını yazdıran alacaklılar için değil tüm alacaklılar için bağlayıcı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, çekişmeli alacağın tamamı için pay ayrılmasının kabulünün çekişmeli alacakları çekişmesiz alacaklardan daha avantajlı bir duruma getireceğini, bu durumun alacaklılar arasındaki eşitliğin ihlali anlamına geleceğini, çekişmeli alacağı için açtığı davayı kazanan alacaklının alacağını yine de konkordato ödeme projesi çerçevesinde talep edebileceğini, huzurdaki davanın mahiyetinin de bundan farklı olmadığını, ilgili konkordato davası çerçevesinde kurulan Komiserler Kurulu'nun davacı bankanın alacak başvurusu üzerine 124 numaralı 11.02.2019 tarihli kararında da görüleceği üzere, müvekkili şirketin toplam 5 adet teminat mektubu kaldığını, nakit kredi borcu olduğunu ve hesabın katı ihtarının gelmediğini, toplam 986.000,00 TL tutarında nakit borçlarının bulunduğunu, rehin verildiğini ve değerinin 650.000,00 TL olduğunu beyan ettiğini, Komiserler Kurulu tarafından alınan kararda “Nakit alacak olarak 1.190.376,41 TL istendiği ve Banka tarafından hesap kat ihtarı gönderildiği, 1.034.146,50 TL nakit kredi bulunduğu hususunun kesinleştiği, ihtarın geçici mühletten sonra gönderildiği anlaşıldığından ihtarnamede kesinleşen rakam kadar alacağın kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. ....Nolu bağımsız bölümü üzerinde tesis edilen rehinin toplamda 1.500.000,00 TL bedelli olduğu lakin taşınmazın değerinin 650.000,00 TL olarak kesinleştiği anlaşıldığından bu kısmın tenzili gerekmiştir. Anlatılan nedenlerle; talep eden alacaklının kaydedilmiş alacaklılar bakımından yapılacak oylamada kaydedilmiş alacaklar bakımından yapılacak oylamada 384.146,50 TL nispetinde oy kullanması; Bakiye talepleri için İİK 302/6 gereğince alacaklılar toplanmasına kadar mahkemeden karar getirilmesi halinde nisaba alınması; gerektiği kanaatine oybirliği ile ulaşılmıştır." dendiğini, Davacı bankanın Komiser Heyeti Kararı ile kabul edilen alacak miktarına kararın iptali istemiyle yaptığı itiraz başvurusunun Mahkeme tarafından reddedildiğini, Komiser kurulu kararında yer verildiği üzere müvekkil şirketin ilgili komiserler kararı tarihi itibariyle teminat mektubundan doğan gayri nakdi borçları bulunmakla beraber akışa gelen süre içerisinde teminat mektuplarının bir kısmını davacı bankaya iade ettiğini, kaldı ki işbu davada davacının banka gayri nakdi teminat mektubu meblağına ilişkin herhangi bir talebinin de bulunmadığını, Konkordato hükümleri çerçevesinde, İİK'nun 294/3 maddesi, konkordato projesinin faiz içermemesi durumunda, mühlet kararından itibaren faiz yürütülmesinin duracağını, bu nedenle ana para üzerinden oluşturulan konkordato projesi çerçevesinde alacaklılar lehine mühlet tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, bu doğrultuda davacı tarafın fazla faiz taleplerinin geçersiz olduğunu, kredi kat ihtarının konkordato süreci başlamasından ve geçici mühlet kararından sonra gönderildiğini, müvekkili şirketin konkordato mühleti nedeni ile yönetim yetkisinin geçici olarak kaldırıldığı dönemde ihtarname doğrultusunda ödeme yapmasının kanunen mümkün olmadığını, konkordato ödeme planı içine nakdi kredi meblağından taşınmaz üzerine tesis edilmiş olan rehin tutarı düşülerek kalan kısmın alındığını, çek yasal yükümlülüğünden kaynaklanan 18.850,00.-TL çek alacağının şarta bağlı alacaklar kapsamında olduğunu, çek alacağı olarak talep edilen tüm meblağ için, çek alacaklılarının konkordato dosyasına başvurdukları ve bu alacakların konkordato projesi içerisinde yer aldığını, çek meblağlarının ödeme planı çerçevesinde ödenecek alacaklardan olduğunu, çek bedellerinin yalnızca ödeme planına uygun ödeme yapılmaması halinde ve yalnızca bu çekin alacaklısı konumundaki kimseler tarafından talep edilebilir durumda olduğunu, davacı banka tarafından çek ödeme zorunluluğu çerçevesinde ödeme yapılmış ise, bu bedellerin çek sahiplerinden düşülerek yine konkordato projesi kapsamında davacı bankaya ödeneceğini, gayri nakdi çek yaprak bedelleri riskini konkordato projesine dahil etmesi açıkça mükerrer ödeme ve banka lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini belirterek davanın reddini talep ettiği tesit edilmiştir.GEREKÇE
:Davanın, iik 308/b maddesine göre açılan alacak davası olduğu, davacı tarafça ...esas sayılı konkordato dosyasında kabul edilmeyen 205.586,41 TL nakdi ve 18.850,00 TL çek yapraklarından doğan gayri nakdi kredi alacağının kabul edilmediğini belirterek söz konusu alacağın belirlenmesi için iş bu alacak davasının açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın çek yaprağından kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi alacağının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama sırasında ... Karar sayılı kararı ile iflasına karar verilen müflis ....ait alacakları için davacının iflas dairesine başvuru yaptığı, iflas idaresi tarafından nakdi alacak talebi yönünden kabul kararı verildiği, gayri nakdi 54.400,00-TL alacak yönünden ise ret kararı verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle ; daha önce iflasta reddedilen 54.400,00 TL'Lik gayri nakdi alacak yönünden ... Esas sayılı dosyasından iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar verilerek kesinleştiğini, iflas sıra cetvelinde nakit alacaklarının kabul edildiğini, nakit alacaklar yönünden davanın konusuz kaldığını, reddedilen 54.400,00 TL gayri nakdi alacaklarına ilişkin olarak da ... Esas sayılı dosyasından sıra cetveline kayıt ve kabulüne ilişkin kararın da kesinleşmiş olması sebebiyle tüm alacaklarının masaya kayıt ve kabulünün söz konusu olduğunu, davanın konusuz kaldığı ve işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini , bu sebeple banka aleyhine herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri vb. masrafa hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.Yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin beyan dilekçesi doğrultusunda davacının gayri nakdi alacağı yönünden ...esasında verilen kayıt-kabule ilişkin kararın kesinleştiği, nakit alacak yönünden ise iflas masasına yapılan başvurularının kabul edildiğini belirtmesi karşısında iş bu dava konusuz kaldığı anlaşılmakla, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.Dosya kapsamı ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının nakdi ve gayri nakdi alacağı olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatine varılmakla; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;1-Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 1.128,50 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ...bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025...