Anahtar kelimeler: Kremlerinin Tpmk Davadavacı Distribütörlük Sınıfta Fikrî Gizlilik İstemlimarka İstemli Sinaî

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:███████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ
:█████/2018KARAR TARİHİ
:█████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlere ait TPMK nezdinde 5.sınıfta tescilli ..., ..., ... kremlerinin Türkiye'deki dağıtımı için davalılardan ... AŞ ile önce 10.06.2002 tarihinde Gizlilik Sözleşmesi, 18.10.2002 tarihinde de distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, daha sonra ... adlı kremin ruhsat ve distribütörlüğünün dava dışı... AŞ'ye devredildiğini, ... AŞ'nin de ruhsatnameleri müvekkili ... AŞ'ye devrettiğini, ruhsat devrinden sonra davalıların ... marka ürünün tüm içeriğini haiz olmalarından dolayı ... markasına çok benzer olmalarından dolayı 5.sınıfta ... no'lu... markasını tescil ettirdiklerini, davalıların... markalı ürünlerin üretim ve dağıtımını yaptıklarını, bu durumun müvekkillerinin marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek,..., ..., ..., ..., ..., ... markalarının, davacıya ait ... ve... markaları ile marka ve emtia sınıfları bakımından iktibas ve/veya iltibas oluşturduğunun tespitini, ..., ..., ..., ... markalarının 05 Nice sınıfı, ... ye ...markalarımın ise 03 ve 05 Nice sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinlerini, işbu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu karara yönelik Mahkeme ilamının Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazetede yayın ve ilanını, masrafların davalıdan tahsilini, dava sonuçlanıncaya kadar şirketlerin haklarına tecavüz eder nitelikteki ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve araçlara her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasını, toplatılmasını, satışının durdurulmasını, internet, radyo, televizyon gazete ve sair mecralar üzerinden yapılan reklamlarının durdurulmasını, haksız rekabetin devamını önlemek üzere gerekli tedbirlerin alınmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların tecavüz ve haksız rekabeti dolayısıyla ortaya çıkan maddi zararlar için davacı şirketlerin fiili kaybı, davalıların elde ettiği kazanç miktarı ve davacı şirketlerin yoksun kaldığı kazançlar dikkate alınarak Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde ileride arttırılmak üzere, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her davalı için ayrı ayrı şimdilik 1000'er TL, toplamda 2.000 TL maddi tazminatın, itibar kaybı sebebiyle her bir davalıdan ayrı ayrı 100.000'er TL olmak üzere, toplamda 200.000 TL manevi tazminatın, haksız eylemin gerçekleşmeye başladığı tarihten itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar ile davacılar arasında hukuki ilişkiye ait olarak ... ile davacılardan ... arasında "..., ..." ürünlerinin dağıtım ve pazarlaması için 10.06.2002 tarihinde Gizlilik Sözleşmesi, █████/2002 tarihinde de Distribütörlük Sözleşmesi imzalandığını, ancak bu sözleşmelerin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, sözleşmede adı geçen ürünlerin de hiçbir zaman Türkiye'de pazarlanmadığını, satılmadığını, ... ile davacılar arasında yazılı bir "Distribütörlük Sözleşmesi" olmasa da ..., 2005 yılında aldığı ruhsat ile 2006 yılı Ocak ayından itibaren davacı ürünlerinden ...'i, 11.04.2007 yılında aldığı ruhsat ile 2009 yılı Haziran ayından itibaren ...'i pazarlamaya başladığını, 2009 yılından itibaren de dava dışı..., davacılar tarafından üretilen ... ve ... ürünlerini Türkiye'de ruhsatlandırıp, satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiklerini, davacılar ile ... arasındaki ticari ilişki ... ve ...'e ait ruhsatların 19.02.2009 tarihinde dava dışı...'a devri ile son bulduğunu, ... isimli ürünün üretilmesi ve satılmasının kanunlara aykırı olmadığını, ... ürününün davalı ... tarafından geliştirimi yapıldığını, Sağlık Bakanlığından onaylı ve ruhsatlandırıldığını, ilaç olarak doktor reçetesi ile satılan jenerik (eşdeğer) ürün olduğunu, davalılara ait..., ..., ..., ..., ..., ... marka isimlerinin davacılara ait ... ve ... marka isimlerinden türetildiği iddiasının doğru olmadığını, davacı markaları ile davalı markalarının halk nezdinde iktibas ve iltibas oluşturacağı yönündeki iddianın doğru olmadığını, davacılara ait ... ürününün dava tarihi itibariyle piyasaya sunulmadığını, satışa konu olmadığını,bu nedenle fiili zarar veya yoksun kalınan kazancın bulunmadığını, davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iki farklı heyetten alınan raporlar arasında hükümsüzlük taleplerine ilişkin iddialar bakımından aynı sonuca varılsa da, davalı adına tescilli ..., ... ve... ibareli markalar yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları bakımından hukuki nitelendirmede farklılıklar olduğu dolayısı ile salt bu bakımdan raporlar arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, çelişkilerin giderilmesi mahiyette alınan son █████/2021 tarihli raporda "davalının ... numaralı... numaralı ... ve ... numaralı ... ibareli marka tescillerinin davacıya ait ...,... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı ve haksız rekabet teşkil ettiği" dair görüş ve kanaat bildirdikleri, davalı taraf markası olan “...” ibaresinin davacı markası “...” ile benzer olduğu, taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarının karşılaştırılmasında bire bir örtüşme olduğu, davacı ve davalı tarafın mal ve hizmetlerinin aynı olduğu, SMK md. 6/1 kapsamında, aynı mal ve hizmet sınıfları içerisinde ortalama tüketici kitlesi bakımından karıştırılmaya sebebiyet vermesi gerekçeleri ile davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli..., ... numara ile tescilli alitretin ve ... numara ile tescilli ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, dava dışı... firması ile davacı arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılına kadar sürdüğü, davalı tarafın davacının ... numaralı “...” ve ... numaralı “eritretin” markalarından taraflar arasında imzalanan gizlilik ve distribütörlük sözleşmeleri gereği 2002 yılından beri haberdar olduğu, davacının “...” ibareli markasına “...” ibaresi eklemek suretiyle ...” markasını oluşturduğu, davalının da aynı yöntem ile davacının tescilli “...” markasına “...” ve “...” ibarelerini eklemek suretiyle “...” ve “...” markalarını oluşturduğu, davacının tescilli “...” markasının ilk üç harfini seçmek suretiyle “...” ibaresini tescil ettirdiği, davacı markalarını çağrıştırdığından, mal ve hizmet sınıflarının aynı olması ve ortalama tüketici kitlesi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verebileceğinden davalı adına tescilli ... numaralı..., ... ve ... numaralı ... ibareli marka tescillerinin davacı adına ... numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine kar vermek gerektiği, mali bilirkişi tarafından 2018 yılından bu yana yapılan... ürünü satışlarından yapılan kazanç tutarının toplam 4.010.191,24-TL olarak hesaplandığı, alınan rapora itibar edildiği, davalının davacı markasına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı dikkate alınarak eyleminde kusurlu olduğu, somut olayın özelliğine göre 50.000-TL manevi tazminatın uygun olabileceği, gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalı adına tescilli ... numaralı..., ... ve ... numaralı ... ibareli marka tescillerinin davacı adına ... numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, bu bağlamda tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin kullanıldığı her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasına ve toplatılmasına, satışının durdurulmasına, 4.010.191,24-TL maddi tazminatın dava tarihinden, 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli..., ██████████ numara ile tescilli ...ve ... numara ile tescilli ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ..., ... ve ... ibareli markalar bakımından karar verilmesine yer olmadığına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle karar, anayasanın ve kanunların aradığı hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, davanın sonucuna etkili bu önemli konuların, beyanlarının, açıklamaların, itirazlarının bilinçli bir şekilde dikkate alınmadığını, mahkemenin kararında kanun maddelerini sıralandığını ancak, müvekkillerinin hangi maddeyi hangi fiilleri ile ihlal etmiş olduklarınının somut, net, anlaşılır ve inandırıcı şekilde ortaya koymadığını, bilirkişi raporlarında uzmanlık gerektiren, bilimsel, bir değerlendirme yapılmadığını,Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarının dikkate alınmadığını, sürekli vurguladıkları ilaç, eşdeğer ilaç, etken madde, etken maddeden türetilmiş ilaç markalarının,█████/2013 tarihli davacılar ile müvekkili arasında yapılan transfer anlaşmasının adeta yok sayıldığını, dosyadaki raporların karara esas alınmasının mümkün olmadığını, örnek olarak gösterdikleri etken maddesi etodolak olan etol ve etole markalarının, etken maddesi rifamisin olan ... ve ... markaların,ın etken maddesi sefaklor olan ... ve ... markalarının ilaç olduğu ve etken madde isimlerinden türetilmiş markalar olduğu, son kullanıcılarının uzmanlık sahibi doktor ve eczacılar olduğu için çağrıştırma veya karıştırma durumu yaratmadıklarını belirttiklerini, hükümsüzlük kararının tamamen subjektif, somut gerçeklerin yok sayıldığı, hukuksuz, haksız, kendisinden beklenen adaleti sağlamaktan uzak bir karar olduğunu, Yargıtay, ilaç markalarında son kullanıcının bilinçli, uzman tüketici olduğunu ve ilaç markalarının etken maddeden veya tedavisi amaçlanan hastalık isminden türetildikleri için zayıf markalar olduklarını ve küçük ekleme ve çıkarmalarla farklılaşabildiklerini, jenerik ifadelerle bu ifadelere yakın ibarelerin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağını kabul etmekte olduklarını, eczacılık fakülteleri farmasötik teknoloji anabilim dalından teknolog bir hocanın bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, bu yöndeki taleplerinin dikkate alınmadığını, kararda somut, anlaşılır bir değerlendirilme yapılmak yerine bilinçli bir şekilde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet konuları iç içe karmakarışık bir hale getirildiğini, somut olayla ilgisi anlaşılamayan bir iki açıklama ile tecavüz ve haksız rekabet kararı verildiğini, müvekkillerinin hangi fiilleri ile haksız rekabete yol açtıklarının somut ve açık bir şekilde anlaşılamadığını, kararda tazminat talepleri bakımından yapılan inceleme başlığı altında diğer konularda bilinçli bir şekilde yapılmayan son derece somut, anlaşılır bir değerlendirme yapıldığını ve davacının maddi-manevi tazminat talepleri başta olmak üzere, tüm taleplerinin kabulüne karar verildiğini, ancak müvekkillerinin tescilli, ruhsatlı bir markayı kullanmış olduklarından ve bu kullanım nedeniyle ortada bir tecavüz ve haksız rekabet durumu olmadığından kararın, haksız, hukuka ve adalet duygularına aykırı, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, markaya tecavüzün ve haksın rekabetin tespiti, men'i, refi, maddi ve manevi tazminat ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi taleplerine ilişkindir.İnceleme,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı ile önce davalı ... AŞ ile daha sonra dava dışı... AŞ arasında 2013 yılına kadar devam eden distribütörlük ilişkisi bulunduğu, diğer davalı ...'ün ... AŞ ve... AŞ'nin yetkilisi olduğu, davacının “...” ibareli markasına “...” ibaresi eklemek suretiyle “...” markasını oluşturduğu, davalının da aynı yöntem ile davacının tescilli “...” markasına “...” ve “....” ibarelerini eklemek suretiyle “...” ve “...” markalarını oluşturduğu, davacının tescilli “...” markasının ilk üç harfini seçmek suretiyle “...” ibaresini tescil ettirdiği, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, mal ve hizmet sınıfının aynı olduğu, tarafların ürünlerinin hem reçeteli hem de reçetesiz satılmaları nedeniyle ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, bu nedenlerle ortalama tüketici kitlesi nezdinde markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, taraflar arasındaki ilişki nedeniyle davalının marka tescillerinin kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından iltibas incelemesi yönünden ilk iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin, alınan üçüncü rapor ile giderildiği, somut olayda hükümsüzlük, markaya tecavüz ile maddi ve tazminat koşullarının oluştuğu, SMK’nın 155. maddesi uyarınca, tescilli marka hakkı sahibinin, kendinden önce marka tescil ettiren veya marka başvurusunda bulunmak suretiyle hak sahibi olanların açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sonraki tarihli markasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, davacının patent /marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı, nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████████ E- █████████ K. sayılı kararında, markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığına karar verildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ████████-8625 E-K sayılı kararında da aynı görüş tekrar edilerek 6769 sayılı kanun ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın geçerli olmadığının belirtildiği, bu nedenle haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2023 gün ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a-)Davalı adına tescilli ... numaralı..., ... ve ... numaralı ... ibareli marka tescillerinin davacı adına ... numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, bu bağlamda tecavüz teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin kullanıldığı her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasına ve toplatılmasına, satışının durdurulmasına, b-)4.010.191,24-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, c-)50.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d-) Davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli..., ... numara ile tescilli ... ve ... numara ile tescilli ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ..., ... ve... ibareli markalar bakımından karar verilmesine yer olmadığına, e-)Haksız rekabet talebi yönünden davanın reddine,f-)Hükümsüzlük kararı yönünden hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesine müteakip bir defaya mahsus ilanına, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesaplanan 277.351,66 TL karar harcından, peşin yatırılan (ıslah harcı+peşin harç) 71.899,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 205.452,00 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)Davacılar tarafından yatırılan 3.449,66 TL peşin harç ve 68.450,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 71.899,66 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine, c-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca markaya tecavüz talebi yönünden davacılar lehine hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,ç-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat talebinin kabulü nedeni ile davacılar lehine hesaplanan 464.815,30 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,d-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeni ile davacılar lehine hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, e-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden davacılar lehine hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,f-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesi uyarınca manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeni ile davalılar lehine hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, g-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca haksız rekabet talebinin reddi yönünden davalılar lehine hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, ğ-)Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 591,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.126,90 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7.837,35 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,h)Davalılar tarafından yapılan 1.125,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 40,08 TL'sinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf yargılaması yönünden;a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalılara iadesine,b)İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 179,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 671,00 TL'nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025