Anahtar kelimeler: Doçdr Bam Esaskarar Başkan Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Geçildi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: Doç.Dr. ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2020ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ Esas-███████ KararDAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
:Davacı vekili, müvekkilinin yazılım faaliyetiyle iştigal ettiğini, geliştirilen programda devlet teşviklerini kullanabilmek adına çeşitli başvurularda bulunduklarını, bu amaçla davalı ile 2014 yılında TÜBİTAK hibe desteklerinden faydalanma talebiyle görüşmeler yaptıklarını, bu amaçla dört programın devlet desteğinden faydalanması için davalı ile anlaştıklarını ancak müvekkilinin davacıya dört proje için 08.09.2015 vadeli, 8.000,00 TL bedelli avans çeki verdiğini, müvekkilinin ekonomik yönden sıkıntıya düşmesi nedeniyle vadesinde çeki ödeyemediğini, bu nedenle çekin vadesinin 08.10.2016 olarak değiştirildiğini ve müvekkilinin diğer üç projeden vazgeçtiğini, davalının 30.06.2016 tarihli, 5.900,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, müvekkilinin davalı ile anlaşarak vade farkı da eklenmek suretiyle davalıya toplam 6.000,00 TL ödemek suretiyle keşide edilen 8.000,00 TL bedelli çeki davalıdan geri aldığını, ancak davalının hizmet yükümlülüğünü yerine getirmemesine rağmen müvekkili aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, takip dayanağının ödenen fatura olduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili daha sonra icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldıklarını belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini belirterek icra dosyasına ödenen 8.458,05 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; tarafların toplam dört proje için anlaşmaya vardıklarını, buna rağmen daha sonra davacının üç projeden vazgeçmesi üzerine sadece "..." projesinin hazırlanması için anlaştıklarını, müvekkilinin ilgili proje için başvuru dosyası hazırladığını ve TUBİTAK'a sunulduğunu, projenin onaylandığını, müvekkilinin 29.06.2017 tarihli, 5.900,00 TL bedelli faturayı düzenleyip davacıya ibraz ettiğini, davacının fatura bedelini ödediğine ilişkin bir belge sunmadığını, 8.000,00 TL bedelli çekin faturaya karşılık verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, çeklerin illiyetten mücerret olduğunu, davacının 5.900,00 TL borç için 8.000,00 TL bedelli çek düzenlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
:İlk derece Mahkemesi'nce "Dava taraflar arasındaki danışmanlık hizmeti verilmesine yönelik sözleşmeye dayalı olarak kesilen faturaya dayalı olarak davalı yanca başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talepli olarak açılmış istirdat davasıdır. Davalı yan istirdat isteminin yerinde olmadığına yönelik itirazlarda bulunsa da Yargıtay 19. Hukuk Dairesi █████████ E ve ██████████ K sayılı ilamında da değinildiği üzere menfi tespitten istirdada dönüşen davalarda ıslah talebine ve harç ikmaline gerek bulunmamaktadır.Taraflar arasında ... projesinin hazırlanması ve TÜBİTAK tarafından desteklenmesi için gerekli başvurunun yapılması hususunda sözleşme bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Davalının bu proje gereği edimini ifa ettiği dosya kapsamına kazandırılan Tubitak'ın 21.11.2018 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden anlaşılmaktadır. Davaya konu fatura da bu hizmete ilişkindir. Davacı yan davalıya bu fatura bedeline ilişkin çek verildiği daha sonra çek bedelinin elden ödenmek suretiyle çekin iade alındığını bu şekilde bu bedelin ödenmiş olduğunu iddia etmektedir. Davalı vekili 16.01.2020 tarihli duruşmadaki beyanında davacı yanca düzenlenmiş çekin müvekkiline verildiğini daha sonra bu çekin iade edildiğini beyan etmiştir. Çekin davacı uhdesinde olduğu davalının da kabulündedir. Çekin keşideciye geri dönmesi ödendiğine karinedir. Aksini ispat yükü çek nedeniyle halen alacaklı olduğunu iddia eden taraftadır. Davacı yan kendilerine iade edilen çekin davaya konu sözleşme nedeniyle verildiğini ödeme üzerine iade edildiği iddiasında olup davalı yan çekin illetten mücerret olduğu iddiası ile ödemenin yapılmadığını savunmaktadır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde takibe dayanak fatura dışında bir ticari ilişkileri tespit edilmemiştir. Buna göre çekin davacının dayandığı sözleşmeye istinaden verildiği ve davacıya iade edildiğinin kabulü gerekmiştir. Bu halde davalı yan çeki iade etmekle karinenin aksini yani ödemeyi almadığını ispat yükü altında olup dosya kapsamında aksi yönde delil sunamamıştır. Bu nedenle davanın kabulüne" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının üç talebi olduğunu, hangi talebi için hangi miktarda dava açıldığının belirtilmediğini, harca esas değerin 5.900,00 TL olarak gösterildiğini, davanın daha sonra istirdat davasına dönüştüğünü, davacını dava dilekçesindeki bazı taleplerinin ortada kaldığını, kabul/ret şeklinde hüküm kurulmadığını, çeklerin ibraz tarihinin başlangıçta 08.09.2015 tarihinde avans olarak düzenlendiğini, daha sonra vadenin 08.10.2016 olarak düzeltildiğini, çekin müvekkili tarafından bankaya ibraz edilmediğini, bedelin kabul edilmediğini, kambiyo vasfını yitirdiğini, tahsil kabiliyetini yitiren çekin iade edilmesi için davacının ödeme yapmasının mümkün olmadığını, davacının ödeme için bir makbuz sunmadığını, bankaya da bilgi vermediğini, çekin taraflar arasındaki ilişki için bir ödeme aracı olarak verilmediğini, delil niteliğinde bulunmayan bir evrakın delil olarak kabul edildiğini, çek bedeli ile fatura tutarının birbirini tutmadığını, çekin 8.000,00 TL bedelli, faturanın 5.900,00 TL bedelli olduğunu, çekin vade tarihinde ortada bir fatura bulunmadığını, davacının iddiasına göre çekin vadesinin (1) yıl sonra ödeme yapılacak şekilde değiştirildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.UYUŞMAZLIK
:Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı tarafından yerine getirilen hizmet bedelinin davacı tarafça çek keşide edilmek suretiyle ödenip ödenmediği ve çekin elden ödenmek suretiyle iade alınıp alınmadığı hususlarında toplanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki danışmanlık hizmeti verilmesine yönelik sözleşmeye dayalı olarak kesilen faturaya dayalı olarak davalı yanca başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talepli olarak açılmış istirdat istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
:1-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████E., ███████K. sayılı dava dosyasında verdiği █████/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 155,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 460,00 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,█████/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin dört yüz yetmiş (544.470,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza