Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Fikri Sinaî Sınaî Hükümsüzlük Rekabetin Haklar Layihalar Tecavüz

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.
DAVACI
:
VEKİLLERİ
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi,
Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ███████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2014 yılından bu yana tanınmışlığı olan, 70 ülkede bayilerinin bulunduğu ██████████, ███████████ sayılı ve "... ...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına ise ██████████ sayılı "..." ibareli, ██████████ sayılı "..." ibareli ve ██████████ sayılı "... ..." ibareli markaların tescilli bulunduğunu ve bu markaların müvekkilinin markalarıyla karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin marka haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara el konulmasını, davalı şirket adına 29, 30, 32, 35. sınıflarda tescilli ██████████ nolu, 30. sınıfta tescilli ██████████ ve ██████████ nolu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının tescilinin usule uygun olduğunu, iltibas tehlikesi görülmeyerek yayımlandığını ve herhangi bir itirazın gelmediğini, davacı markasının iddia olunan tanınmışlığından davalının haksız yarar sağlaması, itibarına zarar vermesi ya da ayırt ediciliğini zedelemesi gibi bir durumun olmadığını, markalar arasında gösel, işitsel ve anlamsal olarak iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunmadığını, ''...'' ismini çiçekli bir bitkiden aldığını ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, davacının markasına ek olarak kendi şirket adları gibi ibarelerin de eklenerek tescil ettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait markada yer alan mal ve hizmetlerin dava konusu markalarda aynı/aynı tür olarak bulunduğu, dava konusu markalarda yer alan diğer mal/hizmetlerin davacının redde gerekçe markasında bulunan mal/hizmetler ile benzer/ilişkili olduğu, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu gıda ürünlerini ve gıdayla ilgili hizmetleri satın alırken sahip olduğu seçicilik, algı, dikkat, özen, bilinç seviyesinin ortalama, makul düzeyde olduğu, “..., klasik” gibi unsurların tanımlayıcı ibareler olması, “...” ibaresinin markada tali unsur olarak kalıp, genel izlenimde yeterli ayırt edicilik katmaması nazara alındığında, dava konusu markalar ile davacının markası arasında marka işaretleri bakımından, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu ve bu nedenle dava konusu markalar ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonucuna varıldığı, dosya kapsamında davalı kullanımlarına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından, davalı kullanımlarının tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli ██████████ ve ██████████ sayılı markaların tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, tecavüz ve haksız rekabet ile ilgili taleplerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının cevap dilekçesinde markanın kullanımda olduğunu ikrar ettiğini, söz konusu markanın haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkilinin ülke genelindeki itibar ve tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç elde etme amacını taşıdığını ve bu şekilde markaya tecavüz ettiğinin açık olduğunu, %50 kabul ret oranı sebebiyle karşı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, mahkemece hükümsüzlüğü talep edilen ██████████ başvuru numaralı "... ..." ibareli markaya ilişkin iltibas değerlendirmesinin yapıldığını, ancak hüküm kısmında yer verilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme tarafından eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı tarafın davalının markasını haksız ve kötü niyetli olarak tescil ettiğini bildirse de tescil sürecinde itiraz edilmemesi sebebiyle menfaat yokluğunun bulunduğunu ve bu sebeple davanın reddedilmesinin gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, ek rapor taleplerinin de kabul edilmediğini, tüketicilerin markaların farklı olduğunu anlayabileceğini, iki markanın birbirinin seri markası olmadığını ve her iki markayı sunan kişilerin arasında bir bağ bulunmadığını fark edebilecek bilinçte olduğunu, karıştırılma ihtimaline dayanan incelemenin bir bütün halinde yapılmadığını ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: 1- Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, davalı şirket adına tescilli ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı markaların hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalı adına tescilli ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı markaların hükümsüzlüğü isteminde bulunulmuş, mahkemece kurulan hükmün gerekçe kısmında, davalının hükümsüzlüğü istenen diğer markalarının yanında, ██████████ sayılı markası hakkında "dava konusu diğer marka" ve "..." ibareli marka denilmek suretiyle değerlendirmeler yapılmışsa da anılan markanın hükümsüzlüğü konusunda, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Oysa HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekli olup, mahkemece davalı adına tescilli ██████████ sayılı markaların hükümsüzlüğü istemi yönünden bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
2- Yine dava dilekçesinde davacı vekilince, müvekkili adına tescilli markasının tanınmış olduğu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığı ileri sürülmüş, mahkemece davacı markasının tanınmış olup olmadığı yönünde de herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Oysa davacı markasının tanınmış olması halinde, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca farklı mal veya hizmetler yönünden de tecavüz ve hükümsüzlük nedeni olabileceği tabiidir.
Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda davacının, davalı adına tescilli ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğü istemi yönünden olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesi ve davacı markalarının tanınmış olduğu iddiası yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması nedeniyle, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da davalı vekilince, dava konusu "..." ibaresinin çiçekli bir bitkiden adını alan bir kahve türü olduğu, bu ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, diğer bir deyişle anılan ibarenin kahve ve kahve emteası ile ilişkili mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu, müvekkilinin de dava konusu ibareyi kendi şirket adları gibi ibarelerin eklenmesi suretiyle tescil ettirmek istedikleri bildirilerek, mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazlarda bulunulduğu halde, mahkemece davalı vekilinin bu itirazları da incelenmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, gerekirse yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak davalı vekilinin "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğuna yönelik itirazlarının incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir iltibas değerlendirmesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
4-İstinaf kararının neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2022 gün ve ███████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!