Anahtar kelimeler: Tanıklığında Caddesinde Kayseri Devri Yazim Şahısların İsimli Menfi Sunulan Mahallesi

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve ████████ E - ████████ K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı ... ile 01.04.2017 tarihinde ... Mahallesi ... Caddesinde bulunan '...' isimli ticari işletmenin 120.000.00 TL karşılığında devri için ... ve ... isimli şahısların tanıklığında Ticari İşletmenin Devri sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme kapsamında 70.000.00 TL ödeme aldığını, kalan 50.000.00 TL' lik kısmın ise 12 ay taksitle davalı tarafından müvekkile ödeneceği taraflar arasında kararlaştırıldığını ve ilgili ticari işletme 01.04.2019 tarihinden itibaren davalıya devredildiğini, 08.10.2017 tarihinde devralan davalı ... ilgili ticari işletmede tarihi eser bulmak amacıyla izinsiz kazı gerçekleştirmekteyken göçük altında kaldığını, olayın basına da yansıdığını, olay nedeniyle müvekkilinin Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas/███████ k. Sayılı 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan müvekkilin ibraz ettiği devir sözleşmesine göre suça konu yeri suç tarihinden önce 3. Şahsa devrettiği anlaşıldığından, sanığın müsnet suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi uyarınca BERAATİNE hükmü verildiğini, olay sonrasında davalının 01.04.2019 olan devir tarihini 01.09.2019 olarak 4 rakamını 9 yapmak suretiyle değiştirerek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin taahhüdü ihlalden dolayı Kayseri 2. İcra Ceza Mahkemesi' nin ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla 3 ay tazyik hapsiyle cezalandırıldığını, müvekkiline gönderilen ilamsız takiplere ilişkin ödeme emri Tebligat Kanunu m. 21/2 gereğince █████/2019 tarihinde muhtara teslim edildiğini ve takibin kesinleştirildiğini, müvekkilinin cezaevine giriş tarihinin █████/2019 olduğunu beyan ederek , müvekkilinin 70.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespiti, ihtiyati tedbir kararı verilerek icranın durdurulmasına ve %40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, özel belgede sahtecilik suçundan ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi için şikayet ve itiraz haklarımızı saklı tutulmasını, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davalı kendisini vekille temsil ettirmiş, davalı vekili beyan dilekçesi ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini beyan etmiş, mahkemenin aksi kanaatte bulunması halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkeme kararında; "... Taraflar arasında ... Mahallesi ... Caddesi No:95 Talas/Kayseri adresinde bulunan "..." isimli ticari işletmenin devri için sözleşme imzalandığı hususunun çekişmesiz olduğu, dosyaya sunulan █████/2017 tarihli sözleşmeye göre işletme devir bedelinin 120.000,00-TL olarak belirlendiği, bu ödemenin 70.000,00-TL'sinin peşin, bakiyesinin ise 12 ay vade ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşme gereği davacıya 70.000,00-TL'yi ödediği, ancak sonradan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız takibi ile ödemiş olduğu bu bedelin iadesini talep ettiği, davacının bu takipten kaynaklı olarak menfi tespit istemiyle eldeki davayı açtığı,
Davalının takibe dayanak olarak █████/2017 tarihli sözleşmeye istinaden ödediği 70.000,00-TL'yi gösterdiği, dava dilekçesinin davalıya görevsiz mahkemece █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, █████/2023 tarihli beyan dilekçesinde davacının Talas Belediyesi'nce mühürlenen ve işletme izni bulunmayan işletmeyi iradesini iğfal ederek kendisine devrettiğini, davacı hakkında dolandırıcılık ve hırsızlık suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yaptığını, bu nedenle davacının aldığı bedeli geri ödemesi gerektiğinden bahisle davanın reddi gerektiğini savunduğu, ancak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma ve ██████████ Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yine Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davacı/sanık hakkında suça konu işletmeyi suç tarihinden önce üçüncü şahsa/davalıya devrettiğinden suç işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraat kararı verildiği, davalının cevap dilekçesinin süresinde olmadığı gibi iradesinin sakatlandığına dair dosyada delil bulunmadığı, Talas Belediyesi'nin yazı cevabına göre işletmenin █████/2017 tarihinde mühürlendiği, █████/2017 tarihinde... Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak değiştirildiği, █████/2017 tarihinde No: 79'a taşındığı, ancak işletmeyi devralan davalının belediyeye başvurarak ruhsat çıkartmasına bir engel bulunmadığı, bu hususun davalının yükümlülüğünde olduğu, ayrıca tacir olmasından dolayı basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu ve belediyeye giderek işletmenin ruhsat durumu vs bilgilerini inceleme imkanının bulunduğu, davacının ticari işletme devri sözleşmesi sebebiyle almış olduğu parayı davalıya iade etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmaması nedeniyle açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de icra takibinin kötü niyetle başlatılmış olduğunun ayrıca ispat edilmesi gerekmekte olup bu yönde davacı tarafından sunulan her hangi bir delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmamakla davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararına katılmanın mümkün olmadığını, zira mahkemenin değerlendirmesinin herhangi bir hukuki boyutunun bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğinden bahsedildiğini, ancak daha önce de açıkladıkları üzere müvekkilinin daha önce herhangi bir ticari iş ile meşgul olmadığı gibi somut olayda davacıya akrabalık bağları nedeniyle güvendiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, bu işlemden önce veya sonra herhangi bir ticari işletme işletmediğini, nitekim Kayseri Ticaret Odasının █████/2024 tarihli cevabında da "Müdürlüğümüz kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu şahısların kaydına rastlanmamıştır." denmekle müvekkilinin herhangi bir ticari faaliyeti olmadığının beyan edildiğini, bu durumdan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin tacir olmayıp basiretli tacir gibi davranmasını beklemenin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlelerle dosyada mahkemenin görevine de itiraz ettiklerini, davacının "..." isimli işletmeyi, işletme ve devretme hakkı olmadığının mahkemenin de kabulünde olduğunu, ancak mahkemenin bu noktada kontrollerinin müvekkilinin yapması gerektiğini kabul ettiğini, dairenice de takdir olunacağı üzere müvekkilinin akrabalık ilişkileri ve ticari hayattaki bilgisizliği ve tecrübesizliği nedeniyle böyle bir kontrolünün yapamadığını, TMK'nın 2. maddesine göre; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bu kapsamda davalı dürüst bir insan olarak müvekkiline bu işletme üzerinde kendisinin herhangi bir işletme ve devretme hakkı olmadığını söylemesi gerekirken aksi şeklindeki davranışı nedeniyle dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, bu nedenle yerel mahkemenin buna ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece cevap dilekçesinin süresinde olmadığı ve iradesinin sakatlandığına ilişkin bir delil bulunmadığının iddia edildiğini, yerel mahkemenin bu kabulünün de hatalı olduğunu, zira yerel mahkeme tarafından █████/2024 tarihli tensip zaptı ile dava dilekçesi taraflarına tebliğ edildiğini ve süresi içinde cevap dilekçelerinin mahkemeye sunulduğunu, cevap dilekçesinin süresinde olmadığı kabul edilse dahi HMK'nın 128. maddesine göre; süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığını, davalının inkarı çerçevesinde delillerini ileri sürebilir ve mahkemece bu delillerin toplanması gerektiğini, ayrıca cevap dilekçesi vermemiş olan davalının dava dosyasından anlaşılabilen itirazları ve bunları ispata yarayan delilleri de ileri sürebileceğini, bu kapsamda █████/2024 tarihli dilekçelsinde belirtilen delillerinin inkar kapsamında toplanması gerektiğini, 6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartlarının açıkça sayıldığını ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlemeye göre menfi tespit davalarında da arabuluculuğun dava şartı olduğunu, davanın ticari dava olarak değerlendirilmesi ve Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından karar verilmesi karşısında arabuluculuk hükümlerinin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava açılması aşamasında dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, davacı tarafın 6325 sayılı kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkemeye sunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, yerel mahkemece bu talepleri hakkında herhangi bir gerekçeye yer vermemiş olması nedeniyle müvekkilinin gerekçeli karar hakkının da ihlal edildiğini, davacı ...'nun "..." isimli işletmenin sahibi olduğunu, İstanbul’da bulunan sahiplerinden taşınmazı kiraladığını, yıllardır "..." unvanının kendisine ait olduğunu, dilerse alt kiraya verebileceğini hatta işletmeyi devir edebileceğini, tüm bu hakların kendisinde var olduğunu müvekkil ...’a işletmenin devrine zemin hazırlayarak uzun uzun anlattığını, 01.09.2017 tarihinde, ... Mah. ... Cad. No:95 Talas/KAYSERİ adresli, "..." isimli işletmeyi ekte sunulan sözleşme ile müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin işleten sıfatı ile ilgili işletmeyi devralmış olsa da TTK 18/1 anlamında daha önce hiçbir deneyimi olmadığından davacıya duyulan güven ve akrabalık ilişkileri nedeni ile belgede gösterilen tutar olan 70.000.00 TL'yi ödeyerek ...'yi devralmak sureti ile işletmenin bakım - onarım ve tadilat işlerini yaptırmaya başladığını, müvekkilinin tadilat sırasında çatıdan düşerek bir kaza geçirdiğini ve bu nedenle hastaneye kaldırıldığını, hastanede tedavisini gördüğü sırada tadilat işlerinin devam ettiğini, fakat çevredekilerin tadilat hususunda şikâyeti üzerine Anıtlar Kurulunca ilgili taşınmazın bulunduğu yerin mühürlendiğini, davacının, müvekkilinin hastaneye kaldırılarak tedavi gördüğünü ve işletmenin mühürlendiğini öğrendiğini, müvekkilinin işletmeyi koruyamayacak durumda olmasından istifade ettiğini, işletmenin kapısını kırarak söz konusu taşınmazın içinde bulunan tüm teçhizat, masa, sandalye, sunum ve servis gereçleri ile birlikte kafeteryanın mevcudiyetinde bulunan tüm taşınır eşyaları aldığını ve sattığını, müvekkilinin akrabalık ilişkilerinin olması nedeni ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunmadan önce olayı ve zararını uzlaşma dâhilinde çözmek istemesine karşın sonuç alamadığını, davacının yargılandığı ve davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasına Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca sunulan ... soruşturma ve ... iddianame numaralı iddianamesinde belirtildiği üzere "Talas Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünün █████/2017 tarihinde dava konusu yerde yaptığı incelemede sit alanı içerisinde kalan bölümde izinsiz tadilat çalışmalarının yapılmakta olduğu, buna bağlı olarak çökmeler meydana geldiğinin belirlendiği, ruhsatsız olarak yapılan inşai faaliyetler nedeniyle de aynı tarihli yapı tatil zaptının düzenlendiği, bu belgenin bir örneğinin 3194 sayılı yasanın 32. Maddesi gereği tadilat yapısına asıldığı"nın görüldüğünü, bu durumdan da açıkça anlaşılacağı üzere davacı kendisinin 2017 yılındaki başvurusu sonrası Talas Belediyesince mühürlenen ve işletme izni bulunmayan işletmeyi müvekkilinin ticari tecrübesinin olmamasından da faydalanarak iradesini iğfal ederek müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin mührün kaldırılması amacıyla Talas Belediyesi ve Anıtlar Kurulu'na müracaat etmiş ve bu müracaatı sonucunda Kurul tarafından davacı ...'nun ilgili adreste ve taşınmazda hiçbir şekil ve surette kiracılık hakkı bulunmadığını, Belediye ve Anıtlar Kurulu'nca kendisine ruhsat verilmediğini, kaldı ki böyle bir başvurunun dahi olmadığını, ilgili kişi hakkında şikâyetler olduğunu, daha öncede bu şekilde başkaca kişilere devredildiğini, muhtemelen dolandırılmış olduğunu müvekkilinin yüzüne beyan edildiğini, müvekkilinin bunun üzerine davacı ile görüştüğünü, mağduriyetin giderilmesini talep ettiğini, fakat davacı kaçamak cevaplar vererek talepleri yerine getirmekten kaçındığını, müvekkilinin aldatma ve hile ile iradesininin yanıltıldığını ve bu şekilde müvekkilinin kandırıldığını ve dolandırıldığını anladığını, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucu davacının benzer şekilde 3 kişinin daha iradesini iğfal ettiğini öğrendiğini, müvekkilinin bunun üzerine kendisinden iradesi iğfal edilerek alınan 70.000,00 TL'nin iadesi için Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin ayrıca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyası ile dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının gerekçesi olarak "müştekinin TTK’na uygun olarak basiretli bir tacir olarak davranıp bir iş yerini nasıl devir alacağını bilmesi gerektiği,…müştekinin iddia ettiği dolandırıcılık suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı, müşteki ile şüpheli arasındaki alacak verecek ilişkisinin bu bağlamda hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı.. " gerekçesi ile hatalı olarak davacı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ancak mahkemece de dikkat edileceği üzere müvekkilinin daha önce bir ticari tecrübesi olmadığını, bu hususun Kayseri Ticaret Odasının █████/2024 tarihli cevabında da "Müdürlükleri kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu şahısların kaydına rastlanmamıştır." şeklinde cevabı ile de sabit olduğunu, bu nedenle müvekkilinin basiretli bir tacir gibi hareket etmesini beklemenin hatalı olduğunu, davacının akrabalık ilişkilerini ve müvekkilinin ticari hayattaki bilgisizliği ve tecrübesizliğini kullanarak, işletme ve devretme hakkı olmadığı halde böyle bir hakkı varmış gibi ticari işletmeyi müvekkiline devretmesi nedeniyle müvekkilinden aldığı 70.000,00 TL'yi müvekkiline iade etmesi gerektiğini, aksi yöndeki mahkemenin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava taraflar arasında imzalı iş yeri devir sözleşmesi ve Kayseri Genel İcra Dairesinin ...(Kayseri 6. İcra Dairesi ...) esas sayılı takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılmış menfi tespit davasıdır.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... (Kayseri 6. İcra Dairesi ...) Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından davacı hakkında 70.000 TL asıl 6.576,16 TL faiz olmak üzere toplam 76.576,16 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlattığı takip dayanağı olarak 01.09.2017 tarihli 01.09.2017 tarihli taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden 70.000 TL" olarak gösterdiği görülmüştür.
Taraflar arasında ... isimli işletmenin 120.000 TL karşılığında davalı ...'a devir edildiği, ... tarafından davacıya 70.000 TL ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı devir tarihinin 01.04.2017 tarihi olduğunu Davalının iş yerinde tarihi esen bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak fiilini gerçekleştirdiğini bundan dolayı da iş yerin mühürlendiğini davalı ise devir tarihinin 01.09.2017 Tarihi olduğunu İş yerinin kendisinin devir almadan önceki bir tarihte mühürlendiğini davacının mühürlenen ve işletme izni bulunmayan işletmeyi kendisine devir ettiğini beyan etmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında beraat kararı verilmiş olunup kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile 28.02.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamının gerekçe kısmı incelendiğinde Talas Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünün 11.10.2017 tarihinde dava konusu iş yerinde yaptığı incelemede sit alanı içerisinde kalan bölümde izinsiz tadilat çalışmalarının yapılmakta olduğunun tespit edildiği belirtildiği, Kayseri İcra Dairesinde takibe konu edilen devir sözleşmesine göre suça konu yerin suç tarihinden önce Nisan ayında 3. Şahsa devredildiğinden bahisle davacı hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan "sözleşme beyanı" isimli belge incelendiğinde; "ben ... ... mahallesi ... caddesi no: 95 Talas Kayseri adresinde kiracısı bulunduğum ve ... café ismi ile işletmekte bulunduğun ticarethanemin bütün kiracılık, işletme, devir, onarım ve alım satım haklarının bir herhangi bir hak iddia etmeksizin toplam 120.000 TL bedel ile 70.000 TL peşin ödenmesi karşılığı kalan bedelini 12 aylık vade sözü ile ...'a devretmiş bulunmaktayım." şeklinde ibarelerin bulunduğu sözleşmede ... ve ...'ün şahit olarak imzalarının bulunduğu görülmüştür.
Dosyada yer alan 14.06.2.017 tarihli tutanak incelendiğinde; ...'nun tutanakta işletme sahibi olarak imzasının bulunduğu görülmüştür.
Talas Belediyesi belediye encümeninin 21.6.2017 tarih 149 karar numaralı encümen kararı incelendiğinde; ...'nun işletmeciliğini yaptığı ... mahallesi ... caddesinde bulunan ... isimli iş yerinde yüksek sesle canlı müzik yapıldığı ayrıca iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterildiği tespit edildiğinden iş yerinin kapatılmasına karar verildiği, kararın 22.06.2017 tarihinde ...'a tebliğ edildiği, iş yerinin 30.06.2017 tarihinde mühürlendiği, mühürleme tutanağında davacının imzasının bulunduğu, davacı tarafından Talas Belediye Başkanlığına yazılan 05.07.2017 tarihli dilekçe de İş yerinin 30.06.2017 tarihinde mühürlendiğini 05.7.2017 tarihinden itibaren ... Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak değiştirdiğini iş yerindeki mührün kaldırılmasının talep ettiği, yine belediyeye hitaben yazılan 09.10.2017 tarihli dilekçe ile ... ... Caddesi no: 95 adresinde bulunan... Yardımlaşma Dayanışma Derneğinin 01.10.2017 tarihinde alınan karar ile aynı sokak 79 numaraya taşındığını beyan ettiği görülmüştür.
Davalı devir tarihinin 01.09.2017 Tarihi olduğunu, İş yerinin kendisinin devir almadan önceki bir tarihte mühürlendiğini davacının mühürlenen ve işletme izni bulunmayan işletmeyi kendisine devir ettiğini beyan etmiş olup dosyada yer alan Kolluk kuvvetlerince tutulan tutanaklar ve Talas Belediyesine yazılan dilekçe örnekleri incelendiğinde davacının iş yerinin mühürlenme tarihi olan 30.06.2017 tarihi itibariyle işletme sahibi sıfatıyla imzalarının olduğu görülmüştür.
Bahse konu iş yerinin iş yeri açma çalışma ruhsatı bulunmadığı Talas Belediyesi Belediye Encümeninin 21.6.2017 tarih 149 karar numaralı encümen kararında belirtilmiş olunup gerek 01.04.2017 gerekse 01.09.2017 tarihlerinde yapılan devir sözleşmesinin konusunun hukuka aykırı olduğu, sözleşmenin hukuki sonuçlarını doğurmayacağı bundan dolayı herkesin aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri vermekle yükümlü olduğu davalının davacıya 70.000 TL ödediğinin dosya kapsamından sabit olduğu davalının takipte istediği faiz miktarının doğru hesaplandığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin kabulü ile; "davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükm edilmesine yer olmadığına" şeklinde HMK 353/1-b-2 md uyarınca düzeltilerek esas hakkında yeniden karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2024 tarih ve ████████ E - ████████ K sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre;
3-"1-Davanın Reddine,
2- Koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.195,43 TL harcın mahsubu ile artan 580,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
4-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,"
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 350,00 TL tebligat/ posta gideri ile 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!