Anahtar kelimeler: Emrettiği Ödememiş Sürüncemede Ödemekle Davalıborçlu Fiilden Ödemeyerek Yan Kazada Sebepsiz

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı yan tarafından sigortalı olan ...plakalı araç arasında meydana gelen ... tarihli kaza neticesinde, müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, söz konusu kazada diğer aracın kusurlu olduğunu, Müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin 19.04.2019 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketinin kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödememiş, müvekkilinin haklarını (tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal etmiş olduğunu, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürüncemede bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gitmiş, tahsil etmeleri gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilememiş olduğunu, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizini aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin dava açma zarureti doğduğunu, kazanın çift taraflı olduğunu karşı yanın kusurlu olduğu dikkate alındığında açıkça sigortalısının kusurlu bulunduğunu, Müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, ... tarihinde ...sayılı dosyası ile değer kaybı tazminatı talep edilmiş ... numarasıyla karar verilmiş olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Kararında, "1-Başvuru sahibinin kaybı talebinin tamamen kabulü ile 3.611,72.TL'nin 04.01 -2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte ...A.Ş.'nden tahsil edilerek başvurana ödenmesine,” kesin olarak karar verildiğini, alacağın ... tarihinde icra kanalı ile tahsil edildiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği değer kaybı tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmayacağını, müvekkilinin zarara uğrayacağını beyanla müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıya ödeme yapılmış olduğundan başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, 25.03.2021 tarihinde icra dosyasına ödemenin yapıldığını, davacının aşkın zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının bu ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, salt ülkenin ekonomik koşulların munzam zararın kanıtı olamayacağını, müvekkilinin temerrüdü bulunmadığını, olayın gerçekleşmesinde de kusuru bulunmadığını, yargılamanın uzun sürmesinden dolayı idare aleyhine dava açılabileceğini beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Davacının davası tazminat davasıdır.
Uyuşmazlığın, maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacının aracında meydana gelen değer kaybının tahsili için yapılan başvuru sonucunda sigorta tahkim komisyonu tarafından hükmedilen değer kaybı bedelinin geç ödendiği iddiasına dayanan muzam zararın tahsilinin mümkün olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile -Bilirkişi raporunun incelenmesinde dava konusu munzam zarar talebi dışında farklı bir hesaplama yapıldığı görülmekle dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile , █████/2023 tarihinde bilirkişi ...tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli raporun 4. Sayfasında belirtildiği şekilde 3.611,72 TL'ye temerrüt tarihi olan █████/2021 ile ödeme tarihi olan █████/2021 tarihi arasındaki enflasyon oranı, mevduat ve devlet tahvillerine uygulanan faiz oranları , döviz kurları , asgari ücrete ilişkin değişim verileri ve diğer ekonomik parametreler ışığında munzam zarar koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşması halinde davacının talep edebileceği miktarın ne olabileceği konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi... tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: " 04.01.2021 tarihindeki 3.611,72 TL değerinin beş ayrı ekonomik göstergenin ortalamasından hareketle hesaplanan, 25.03.2021 ödeme tarihi itibariyle güncellenmiş değerinin 3.687,43 TL olduğu, Denkleştirici adalet ilkesine göre; 04.01.2021 tarihindeki 3.611,72 TL nın 25.03.2021 tarihi itibarıyla hesaplanan 3.687,43 TL ortalama güncellenmiş değere göre; davacının 25.03.2021 ödeme tarihi itibarıyla (3.687,43-3.611,72 =) 75,71 TL munzam zararı oluştuğu, " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
İstanbul BAM 43. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında da" Munzam(aşkın) zarar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Dava konusu edilen zararın yasal dayanağını oluşturan Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükmüne göre, borcun ödenmemesi veya geç ödenmesi nedeniyle alacaklı geçmiş günler için öngörülen faizle karşılanamayacak bir zarara uğramış ise, borçlu, geç ödemeden dolayı kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlamadıkça bu zararı da karşılamak zorundadır. Yasa bu hüküm ile alacaklıya temerrüt faizini aşan zararını borçludan isteme olanağı tanımıştır. Ancak bunun için uğranılan zararın varlığı ve miktarının alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir. Zarar kanıtlandığı takdirde borçlu, ödemenin geç yapılmasında kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlaması halinde bu zararı ödeme yükümlülüğünden kurtulabilir. O halde, munzam zararın ödenmesi söz konusu olduğunda kusur, bir unsur olarak yer almaktadır. Kısacası, munzam zarar davasında davacı, zararın varlığını ve miktarını; davalı ise, borcun geç ödenmesinde kusurunun olmadığını kanıtlayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ...gün ve... karar sayılı kararında da değinildiği üzere; bu konuda kanıtlanması gereken, belli paranın gününde ödenmemesinden doğan zarardır. Alacaklı, borcun kendisine geç ödenmesi yüzünden uğradığı zararın ne olduğunu ve miktarını kanıtlamak durumundadır. Doğaldır ki bu zarar paranın zamanında ödenmemesinden dolayı mahrum kalınan olası (muhtemel) kar ya da varsayılan (farz edilen) gelir değildir. Bu zarar davacının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan somut olgular nedeniyle uğramış olduğu zarardır. Hal böyle olunca davada istenen zararı doğuran somut olayın ve bu nedenle uğranılan zararın kanıtlanması gerektiği açıktır.
Munzam zararın tazmini için alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu somut olgulara dayanarak inanılır, kesin ve net bir biçimde kanıtlamak zorundadır. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. davacının enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olguları değil, şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğünü kanıtlaması gerekir. Aksi halde soyut ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen, genel ekonomik gelişmeler TBK'nın 122. maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmez(Yargıtay18. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2015 Tarih, ... E.-... K. Sayılı kararı).
Bunun gibi, borçlunun borcunu ödemede temerrüte düşmesi durumunda, alacaklının başkaca bir hususu kanıtlamadan sadece ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu TBK'nin 122. maddesindeki munzam zararın kanıtı olarak göstermesi ve ekonomik gelişmelerin getirdiği olumsuzluğun gerçek zarar olarak kabulü mümkün değildir. Zira, alacaklının somut olarak herhangi bir zarara uğradığını kanıtlamaksızın salt enflasyon (ya da onun yarattığı diğer olumsuzluklar) oranında bir zarara uğradığının varsayılması, 3095 sayılı Kanunla belirlenen faiz oranlarını mahkeme kararıyla enflasyon oranına çıkaracak niteliktedir. Bu ise mümkün değildir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas ...Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas ... Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas- ...Karar sayılı ilamı
Bu halde TBK'nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan-munzam zararın, Ülkede varlığı kabul edilen genel ekonomik olumsuzlukların (enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri vb. gibi) “malum ve meşhur” olgular olarak kabulü ile değil, bunlar dışında davacının durumuna özgü somut olaylarla kanıtlanması gerekir. Davacı ileri sürdüğü munzam zararını somut olgularla kanıtlamadıkça zarar miktarının saptanması gerçekçi olmayıp varsayımsal kalacaktır."
Somut olayda davacı taraf, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizini aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin iddiasını ispata elverişli deliller ortaya koymadığı zararın ne şekilde oluştuğunu konusunda ispat külfeti üzerinde olan davacının munzam zararın varlığını somut deliler ile ispatlayamadığı her ne kadar bilirkişi raporunda 75,71 TL munzam zararı hesaplaması yapılmış ise de TBK'nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan-munzam zararın, ülkede varlığı kabul edilen genel ekonomik olumsuzlukların (enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri vb. gibi) “malum ve meşhur” olgular olarak kabulü ile değil, bunlar dışında davacının durumuna özgü somut olaylarla kanıtlanması gerekeceği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair tarafların yokluğunda mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!