Anahtar kelimeler: Davatalep Zmms Mezkur Mesuliyet Fiilden Tarafsız Kazaya Usulen Açılmadan Tazmini

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mezkur kaza sonrasında davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapılarak mevcut zararların tazmini talep edildiğini, ancak davalı sigorta şirketince taleplerin karşılanmadığını, dava açılmadan önce zararların tazmini amacıyla sigortaya başvuru şartı usulen yerine getirildiğini, dava konusu olayda kazaya sebebiyet veren ---- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı (ZMMS) davalı -----Olduğunu, davacı ile sigorta şirketi arasında bir tüketici ilişkisi bulunmadığını, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların tazmin talebi, sigorta poliçesi kapsamında olup zarar gören ile sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte bir uyuşmazlık olduğunu, zarar görenin; zarar verenin sigortacısına doğrudan başvuru hakkı, aralarındaki bir sözleşmeye değil, Ticaret Kanunu hükümlerine dayanacağını, bu doğrultuda sigorta şirketinin sorumluluğu ticari bir işten kaynaklanmakta olup Trafik sigortasını yapan şirkete açılacak tazminat davasına bakmaya görevli mahkeme ise Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı-----Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) kapsamında sigortalanmış olan dava dışı ---- ait ve dava dışı---- sevk, idare ve yönetiminde olan ---- plakalı aracın KTK hükümlerine aykırı davranarak müvekkilin sevk ve idaresindeki----plakalı araca çarpması neticesinde bedeni/cismani hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---- plakalı araç sürücüsü gerekli özen ve dikkati göstermediğini, KTK uyarınca öncelikli yol kurallarını hiçe sayarak kazaya sebebiyet verdiğini, yaşanan trafik kazası sonucu davacının beden bütünlüğünde bedeni/cismani zarar meydana geldiğini, işbu kaza davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını araç sürücüsü tarafından tam ve asli kusurlu olarak gerçekleştirilen eylem sonucu meydana geldiğini, mezkur kazada davacının beden bütünlüğünde ağır şekilde yaralandığını, gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının büyük bir acı, ızdırap ve elem içinde bulunduğu açık olduğunu, işbu kaza neticesinde oluşan bedensel zarar sonucu oluşmuş ve halihazırda yapılmış olan ameliyat-tedavi-ilaç-bakıcı masrafları ve tüm sair giderler, alternatif tedavi giderleri, bakıcı giderleri, tedavi sürecindeki ulaşım masrafları, maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, yeme-içme ve benzeri tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarf etmesi gereken fazla çaba veya güçten kaynaklanan zararı, tedavi ve iyileşme sürecindeki kazanç kaybı, geçici ve kalıcı beden-iş gücü kaybı zararından doğan sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik tedavi giderleri, bakıcı giderleri olmak üzere maddi zararının karşılanması gereği hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, meydana gelen trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybına uğrayan müvekkilin uğradığı maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik davacının uğramış olduğu sürekli iş görmezlik için 95.000,00 TL, geçici iş görmezlik için 4.900,00 TL, bakıcı ve tedavi giderleri için 100,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL maddi tazminat bedelinin 07.09.2023 temerrüt tarihinden itibaren avans/ faizi ile davalı sigorta şirketinden külliyen tazminine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının talebinin konusu, trafik kazasından kaynaklanan 6098 sayılı TBK md.54 gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, 6098 Sayılı TBK’nın 50. maddesi hükmü uyarınca, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin ve kusurun varlığı ile oranının belirlenmesi zorunlu olduğunu, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, taraflarınca davacı tarafa 02.10.2023 tarihinde eksik evrak müzekkeresi iletilmiş olsa da davacı tarafından eksik evraklar davalı sigorta şirketine ibraz edilmeden doğrudan dava yoluna gidildiğini, somut olayda kaza ve yaralanmanın 07.09.2023 tarihinde meydana geldiğini, huzurdaki davanın ise 06.08.2024 tarihinde ikame edildiği görülmekle, kaza tarihinden itibaren bir senelik iyileşme süresinin geçirilmemiş olduğu ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca dava tarihi itibariyle davacının henüz iyileşme sürecinin devam ettiği, anlaşıldığını, somut olayda davacı tarafından her ne kadar başvuru öncesinde Sigorta Şirketine müracaat edilmiş ise de, işbu başvurunun Sigorta Şirketince değerlendirilebilmesi için gerekli belgelerden olan ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca başvuru sırasında ibrazı zorunlu kılınan belgelerden olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş geçerli bir maluliyet raporu sunulmamış olduğundan, geçerli bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, huzurdaki dava konusu somut olayda davacı şirkete iyileşme süresi içinde alınmış rapor ile başvurduğundan usulüne uygun evraklarla başvuru yapıldığından söz edilemeyeceğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya kazandırılması sonrasında geçici iş göremezlik süresinde kesintisiz maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar davaya konu kazaya bağlı olarak bir bakıcının bakımına muhtaç kaldığı iddia edilmişse de bir bakıcı tutulduğu ve bakıcıya bir ödeme yapıldığına ilişkin dosya kapsamına somut ve muteber bir delil sunulmadığını, izah edilen ve re’sen nazara alınacak nedenlerle, davacı tarafından Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, davalı şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunularak; doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, davacı iyileşme süresi içerisinde huzurdaki davayı ikamet ettiğinden davanın usulden reddini, aksi halde her halükarda maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, dava konusu kaza, iş kazası olduğundan davacıya maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının taleplerinin reddini, davacı tarafında bakıcı tutulduğu ispatlanamadığından başvurunun reddini, aksi kanaatte olunması durumunda geçici bakıcı giderinin her halükarda net asgari ücretten hesaplanmasını ve aile içi dayanışma nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmasını, faturalandırılmamış tedavi giderlerine yönelik taleplerin reddini, her durumda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının alanında uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesini, her halükarda davacının müterafik kusurunun tazminat hesaplamasında dikkate alınmasını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ölümlü/ Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, Poliçe ve Hasar Dosyası, ---- CBS ---- Soruşturma Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ---- Üniversitesi Hastanesi kayıtları, ---- Hastanesi Kayıtları, ----- SGK Kayıtları, ESD Araştırma Tutanağı, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
:
Dava, Yaralanmalı trafik kazası nedeniyle, 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince; tedavi giderleri (bakıcı), kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar kapsamında açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada, mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda ön inceleme için duruşma açılmıştır.Ne var ki, ön inceleme duruşmasından önce davacı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portalı üzerinden gönderilen █████/2025 tarihinde dilekçeye göre eldeki davadan feragat edildiği anlaşılmıştır.Zira 6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır.6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri taraf vekillerinin beyanları ve dosya kapsamına göre karşılıklı olarak tarafların üzerinde bırakılmıştır. Ancak yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13)maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinden ise; vaki feragat beyanının taraflarca yapılan sulh sözleşmesi ve davalıca yapılan ödemeye dayandığı ve böylece davanın aslında konusuz kaldığı, feragatin doğrudan hakkın özüne ilişkin olmadığının kesin olarak anlaşılması nedeniyle davanın açılmasına davalı sigorta şirketinin sebebiyet verdiği değerlendirilerek davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuş ve bu kapsamda arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (Bkz; Yargıtay ----Hukuk Dairesi’nin ---- Esas ve -----.)
.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına,
4-)492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ön inceleme duruşması yapılmadan önce feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 1/3'ü alınacağından, alınması gereken 205,13 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan (427,60 TL) peşin harcın mahsubu ile bakiye 222,47 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesine göre AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!