Anahtar kelimeler: Satımdan Bam Esaskarar Turizm Başkan Yazim Anonim Limited Katip Sanayi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ... EsasDAVACI
: ... TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİVEKİLİ
: Av.DAVALI
: ... ... İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİVEKİLİ
: Av.DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali -Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında bornoz başta olmak üzere çeşitli nevresim ve havlu fason üretimi konusunda ticari ilişkilerinin devam ettiğini, müvekkili tarafından üzerine düşen tüm edimlerini gereği gibi ve zamanında yerine getirilmiş olsa da takibe ve davaya konu cari hesaptan kaynaklı olarak fason üretim konusu malları teslim almasına rağmen davalı borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasındaki cari hesap farkının reklamasyon ve çizim faturası toplamı olan 168.917,39-TL olduğunu, davalı tarafça bu miktarı aşan tutarın ödenerek reklamasyon ve çizim faturası konusunda yargı yoluna gidilmesi gerekirken tüm cari hesap borcu hatta mailde kabul ettikleri miktar da kötü niyetle ödenmediğini, mail içeriğinden de anlaşıldığı üzere davalı taraf yargılama sürecinin uzatılması ile müvekkili firmayı baskılayarak haksız kazanç sağlama gayesi içerisinde olduğunu, taraflar arasında ihtilaf oluşunca çizim bedelini ödemekten kötü niyetli bir şekilde imtina ettiklerini, ayrıca çizim faturası itirazı gerekçesiyle söz konusu mail ile kabul ettiği borcunu da ödemediğini, davalı şirketin 05.09.2024 tarihi itibariyle müvekkiline 1.716.584,67-TL borçlu olduğunu mutabakat maili ile bildirdiğinden bu miktara eş değerli cari hesap tablosunu ve tabloya dayanak faturaları da kabul etttiğini, müvekkili tarafından cari hesaba dayalı faturalar e-arşiv fatura tanzim edilerek gönderildiği, davalı tarafça da yasal süresi içinde itiraz edilmeyip ticari defterlerine işlendiğini, ancak müvekkili firmanın, davalı şirket aleyhinde başlattığı ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı icra takibine, davalı borçlu tarafından borcu bulunmadığı iddiasıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, izah olunan sebeplere binaen, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, öncelikle teminat aranmaksızın ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, davalı borçlu adına kayıtlı taşınır, taşınmaz malvarlıkları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, itirazın iptali davalarının kabulü ile davalı borçlunun ... İcra Dairesi'nin ... e. sayılı icra takibine vaki kötü niyetli itirazının kısmi dava niteliğinde 1.431.933-tl yönünden iptaline, alacak davası yönünden; toplam 284.650-TL'nin alacağın hakkın doğumundan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararında, davacı tarafın mutabakat maili ve e-faturalara dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının rehinle temin edilmemiş muaccel alacağının varlığını kesin olmasa da mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan e-fatura ve e-posta yazışmaları dikkate alındığında talep edenin ihtiyati haciz talebinin konusu alacağının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bir miktar alacağa ilişkin olarak kendisi tarafından tek taraflı düzenlenen faturanın davacının muaccel alacağı olup olmadığını ve alacağın miktarını ispat hususunda yeterli olmadığını, ibraz olunan e-mail cari hesap mutabakatından tarafların hangi tarihte ne tutarda ödeme yapılması konusunda mutabakata vardıkları anlaşılamadığı, talebe konu alacağın yargılamayı gerektirdiğini, tarafların alacak konusunda mutabık olduğunu gösterir mutakabat belgesinin bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerekçesi ile ihtiyati haciz müessesinin getiriliş amacının birbiri ile çeliştiğini, ihtiyati haczin uygulanabilirlik alanını ortadan kaldırdığını, dava dilekçesinde belirtildiği ve sunulduğu üzere borçlu ile müvekkili şirket arasında bornoz başta olmak üzere çeşitli nevresim ve havlu fason üretimi konusunda ticari ilişkilerinin devam ettiğini, müvekkili firma tarafından davalı yana ilişkin tüm edimlerini gereği gibi yerine getirdiğini, davalının müvekkili şirkete gönderdiği mail ile kötü niyetli hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, ilgili mevzuat gereği ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, dosyaya sundukları mail yazışmalarından açıkça anlaşılacağı üzere davalı şirketin 05.09.2024 tarihi itibariyle müvekkiline 1.716.584,67 TL borçlu olduğunu, dosya kapsamında sunulmuş olan delillerden davalı borçlunun kötü niyetli olarak hareket etmekte olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilmiş olan ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararın müvekkil şirketi haksız zarara uğratmaktan başkaca bir sonuca sebep olmayacağının açıkça ortada olup Bölge Adliye Mahkemesince aksi kanaat hasıl olması halinde verilecek olan kararın hukuka ve vicdana aykırılık teşkil edeceğini, izah edildiği üzere dosya kapsamında İhtiyati Haciz kararının verilebilmesi için İİK'nın 257.madde hükmündeki şart ve koşulların sağlandığının açık olduğunu, telafisi imkansız zararların doğma ve müvekkilin alacağının tahsilinin imkansız hale gelme tehlikesine neden olacak yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararı dosyası ve tüm dosya kapsamı.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali ve alacak davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.Davacı vekilinin dava dilekçesi ile başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali ile davalının vadesi gelmediği iddia edilen faturalar yönünden alacağın tahsili ve ihtiyati hacze karar verilmesi talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince 23.10.2024 günlü ara kararla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, işbu ara karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz, İİK'nin 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK'nin 257. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği", 258. maddesinde "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği" hükmüne yer verilmiş, 265. maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.İİK’nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür.Somut olayda, davacı vekilince, taraflar arasında bornoz, nevresim ve havlu fason üretimi konusunda ticari ilişkin devam ettiği, davacının tüm edimlerini gereği gibi yerine getirdiği, ürünlerin fason üretiminin yapılarak ayıpsız ve süresinde teslim edildiği, cari hesaba konu fatura ve ödemelerin tarafların ticari defterlerine işlendiği, taraflar arasında reklamasyon ve çizim faturasından kaynaklı cari hesap farkının bulunduğu, davalı tarafça reklasyon ve çizim faturasından kaynaklı miktar dışında kalan tutarın ödemesi gerekirken kötü niyetle ödenmediği, davalı tarafça mailde borcu olduğunun kabul edildiği iddiasıyla açılan itirazın iptali ve alacak davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilmiş ise de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının rehinle temin edilmemiş muaccel alacağının varlığını kesin olmasa da mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamı itibariyle ihtiyati haciz talep edenin karşı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın iddiası ve dayandıkları deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 md. gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.█████/2025Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır