Anahtar kelimeler: Madencilik Davacibirleşen Bam Davalisi Esaskarar Davacisi Turizm Kayyım Başkan Yazim

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... ESAS
DAVACI-BİRLEŞEN
DOSYA DAVALISI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI - BİRLEŞEN
DOSYA DAVACISI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
ANA DOSYA VE BİRLEŞEN
DOSYA DAVALISI
: ... YAPI MÜHENDİSLİK İNŞAAT TURİZM MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Ticari Şirkete Kayyım Atanması
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı ... ile birlikte diğer davalı şirketin hissedarı olduğunu, buna göre davalı ...'in %51 hisse sahibi olup müvekkilinin %49 hisse sahibi olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin hissedarı olduğu dava konusu şirketin her iki ortağın tek başlarına atacakları imza ile temsil edildiğini, her ortağın tek başına borçlanma yetkisi bulunduğunu, dava konusu şirkette, davalı ortak ...'in kendisini ve %100 hissedarı olduğu ... Mimarlık şirketini alacaklı göstermek kaydı ile ... Yapı şirketi hakkında icra takipleri başlattığını, işbu davanın açıldığı tarihte haberdar olunan icra takiplerine karşı itiraz ve dava haklarının saklı olduğunu, davalı ...'in işbu haksız takipleri, müvekkili şirkette olmadığı bir dönemde gerçekleştirmiş olup ilamsız takiplere itiraz etmeden kesinleştirmiş olduğunu, sözde alacaklı görünen ... Şirketi ile müvekkili şirket adreslerinin aynı olması da tebligatta yapılan usulsüzlüğü çok net şekilde ortaya koyduğunu, şirketi tek başına kontrolü altına alan davalının 2014 yılından bu yana Genel Kurul yapmadığını, Genel Kurul'un tüzel kişiliğin özelliklerinden biri olan organ yapısının temel taşlarını oluşturmakta olduğunu, davalı Genel Kurul yapmayarak şirket organlarını işlevsiz hale getirdiğini, şirket organlarını işlevsiz hale getirmekle birlikte tek başına temsil yetkisini kötüye kullandığını, şirketi kendisine ve %100 hissedarı olduğu dava dışı şirkete yüklü miktarlarda borçlandırdığını, başlatılan icra takiplerine kasıtlı olarak itiraz etmediğini, şirketi kendi lehine zarara uğratmış olduğunu, kendi lehine hareket ettiği aşikar olan davalının şirketi temsile devam etmesi halinde şirketin uğrayacağı zararın telafisinin mümkün olmayacağını, bu nedenlerle TTK 636 alınacak önlemler kapsamında TTK 235 uyarınca davalının temsil yetkisinin elinden alınarak müvekkilinin tek başına şirketi temsile yetkili kılınmasını, bu talep kabul görmediği takdirde şirket organlarının yeniden işlevli hale gelinceye kadar da tüm temsil ve yönetim yetkisinin mahkemece atanacak bir kayyıma bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı-Birleşen Dosya Davacısı ... vekili Av. ... sunmuş olduğu 14.10.2024 tarihli dilekçesi ile, mahkemenin 04.10.2024 tarihli duruşma ara kararı 4 nolu bent ile önceki raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, ancak önceki raporu düzenleyen bilirkişilerin Adana Bilirkişilik Bölge Kuruluna ve Mali Müşavirler Odasına şikayet ettiklerini, davalı - birleşen dosya davacısı ... ile aralarında bu şikayet nedeniyle husumet bulunan bilirkişi heyetinin rapor düzenlemesinin doğru olmayacağını mahkemenin 04.10.2024 tarihli duruşma ara kararı 4 nolu bendin bir kısmından dönülerek dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdini talep etmişti.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; bilirkişiler hakkında, Adana Bilirkişilik Bölge Kuruluna, 30.09.2024 tarihinde şikayette bulunulduğu, bilirkişiler hakkında bir karar verildiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığından şikayet konusunda incelemenin halen devam ettiği ve HMK'da "bilirkişinin şikayet edilmesi nedeniyle görevden alınması gerektiğine dair bir düzenleme olmadığı, önceki bilirkişilerden ek bilirkişi rapor alınması yönünde verilen kararın değiştirilmesini gerektirecek herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesi ile davalı-birleşen dosya davacısı ...'ın ara kararından kısmen dönülerek dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı-birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 04.10.2024 tarihli 4 nolu ara kararında aynı heyetten ek-bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişilerin Adana Bölge Bilirkişilik Kurulu ve mali müşavirler odasına şikayet edildiğini, müvekkili ile aralarında husumet bulunan bilirkişi heyetinin rapor tanzim etmesi doğru olamayacağından, tarafça 14.10.2024 tarihli dilekçe ile '04.10.2024 tarihli 4 nolu ara kararın bir kısmından dönülerek başka bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ' talep edilmiş olup, yerel mahkemece talebin 17.10.2024 tarihli ara karar ile reddedildiğini, bilirkişi raporunun eksik ,yanlı inceleme ile yazıldığını, bilirkişi heyeti bilirkişilik yönetmeliğine aykırı olarak görüş ve kanaat bildirmiş olup ,bilirkişi heyeti adana bilirkişi kuruluna ve mali müşavirler odasına müvekkil tarafından şikayet edildiğini, HMK 36 VE HMK 272 maddeleri gereğince talebin kabul edilmesi gerektiği halde, talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte, taraflar arasında husumet olduğunun açıkça belli olup ,sayın mahkemece bu husus göz önüne alınmaksızın talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, şikayetten sonra bilirkişi heyetinin tarafsız bir rapor tanziminin mümkün olmadığının açık olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada 17.10.2024 tarihli ara karara itirazların kabulü ile istinafen incelenerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
:
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas sayılı ara karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf konusu uyuşmazlık davalı- birleşen dosya davacısının "dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdine dair " talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 17.10.2024 tarihli ara karar ile davalı- birleşen dosya davacı vekilinin ara karardan kısmen dönülerek dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi talebinin reddine karar verildiği, davalı-birleşen dosya davacı vekilince işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara yönelik istinaf yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda davalı-birleşen dosya davacı vekilince rapor düzenleyen bilirkişilerin şikayet edilmesi nedeniyle ara karardan dönülerek dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi talep edilmiş olup, ara karardan dönülmesi ve dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdii talebinin reddine ilişkin ara kararın HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf yasa yoluna tabi bir karar olmadığı, bu haliyle istinafa tabi bir karar mevcut olmadığından davalı- birleşen dosya davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, istinafa tabi bir karar bulunmadığından davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/1 ve 352/1-ç. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341. maddesi ve 352/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2)-İstinaf eden davalı- birleşen dosya davacısı tarafından yatırılan 427,60 .TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı- birleşen dosya davacısına İADESİNE,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı- birleşen dosya davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı-birleşen dosya davacısı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,
5)-6100 sayılı HMK'nın 330. Maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 341, 346 ve 352/1-b maddeleri gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!