Anahtar kelimeler: Bam Başkan Yazim Kimlik Katip Yöneticilerinin Adana Üye Birleşen Şirket

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ... - TC Kimlik No: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... - TC Kimlik No:... ...
DAVA
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
Birleşen Dosya ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar :
DAVACI
: ... - TC Kimlik No:...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALI
: ... - TC Kimlik No: ... -
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVA
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan
Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 2. 3. Ve 7. Maddelerin iptali ile, şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamında şirkete verilen zarardan dolayı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 50.000TL'nin davalı ...'dan tazmini ile şirkete ödemesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca; bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat (bu iki dava türü 01.09.2023 tarihinden itibaren) davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Asıl dosya ve birleşen dosya davacılar vekiline mahkememizce verilen ihtara rağmen zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair son tutanağı sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen tutanak sunulmamıştır. Bu nedenlerle 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerin davacıların aynı davalıya karşı birden fazla bağımsız asli talebini aralarında derecelendirme yapmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesinin davaların yığılması olarak nitelendirildiğini, genel kurul kararlarının iptali istenen maddeleri ile ortaya çıkan şirket zararının da paralel olduğunun açık olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
:
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Asıl ve birleşen dava, şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen ihtara rağmen asıl ve birleşen davacılar vekilince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair son tutanak sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davanın konusunun birden fazla olması, yani, HMK'nun 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK'nun 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2020 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı, 17.02.2020 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı, 10.07.2023 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamları).
Somut olayda başlangıçta asıl ve birleşen davacı taraf, bir nispi ticari dava olarak, şirkete verilen zarardan dolayı şirket yöneticisi olan davalıdan tazminat talepleri yanında, şirket genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali talebini bir arada ileri sürülmüş ve bu haliyle talep yığılmasının sözkonusu olduğu, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak arabuluculuğa tabi olmadığı nazara alınarak işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince tefrik edildikten sonra tefrik edilen işbu tazminat davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle tefrik edilen davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl ve birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davanın arabuluculuğa tabi olmadığı, asıl ve birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, mahkemece asıl ve birleşen davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve dosyanın esas hakkında bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin KABULÜNE,
2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60-TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde asıl ve birleşen davacılara İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince, asıl ve birleşen davacılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince █████/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!