Anahtar kelimeler: Akçesi Çıkma Bam Talepli Başkan Kar Yazim Ayrılma Limited Katip

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2020
NUMARASI
: ... ESAS ... KARAR
DAVACI
: ... -...
VEKİLLERİ
: Av. .
DAVALI
: ...- ...
VEKİLİ
:Av. .
DAVANIN KONUSU
: Alacak ( Limited Şirket Ortaklıktan Çıkma, Kar Payı ve Ayrılma Akçesi Talepli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, davalı limited şirketin hisseleri müvekkili ve şirketin diğer ortağı ... tarafından .... Noterliği'nin █████/2011 tarihli işlemi ile devir satın aldığını, şirketin ve hisselerin bedeli 735.000,00.TL olarak kararlaştırıldığını, devir olma bu rakam üzerinden gerçekleştirildiğini, davacı ...'nun şirketteki pay oranı %15 şirketin diğer ortağı ...'ün pay oranı ise %85 olduğunu, davalı şirketin işlettiği ve yukarıda belirtilen adreste bulanan ... ... adlı bir eğlence mekanı mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından işletilen bu mekan ... genelinde bilinen yüksek miktarda hava paralarının ödendiği iş yapan bir bölgede olan ve kazancı iyi olan bir işletme olduğunu, davalı şirketin diğer ortağı ... █████/2012 tarihinden itibaren halen davalı şirkette %15 oranında pay sahibi olan davacıyı şirkete yaklaştırmadığını, davacının söz karar imza ve temsil hak ve yetkisini kullanmasına engel olduğunu, şirketin gerçek ve net gelir ve gider durumunu ticari defter ve belgelerini incelemesine engel olduğunu ve davacıyı şirketin kararından mahrum bıraktığını, davacı █████/2012 tarihinden itibaren şirketle ilgili hiçbir hukuki gelişmeden ortaklar kurulu toplantılarından kar payı dağıtımlarından şirketin gerçek ve net gelir ve gider durumundan ticari defter ve belgelerin usulüne uygun bir şekilde tutulup tutulmadığından, vergi ve diğer borçlarının ödenip ödenmediğinden haberdar edilmediğini, davacı █████/2012 tarihinden itibaren şirketin karından mahrum bırakıldığını, davalı şirketin defterlerinin ve belgelerinin usulüne uygun bir şekilde tutulmaması veya vergi ve diğer borçların ödenmemesi sebebiyle, kendisinin hukuki ve cezai sorumluluğunun doğabiliceğini, davacının █████/2012 tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde ne kadar kar payı ödenmesi gerektiğinin tespitini, dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla adı geçen döneme ilişkin 10.000,00.TL kar payının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle beraber davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesini, davacının ...nin ortaklığından çıkmasını, davacının ...nin ortaklığından çıkmasına karar verildiği takdirde, 10.000,00.TL ayrılma akçesinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle beraber davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesini, dava süresince davacının ortaklıktan doğan borçlarının tümünün dondurulmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, davacı yanın ortaklıktan çıkma yönünde haklı bir nedeni bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine şirketimizin zararda olduğunu, davacı taraf şirket ortağı olarak tüm hak ve borçlardan sorumluluğu olduğundan şirket ortaklığından çıkma talebininde buna bağlı olarak şirketin uğradığı zarar ve borçlardan kaçma amacına yönelik olduğunu, davalı müvekkilinin şirket hali hazırda ciddi anlamda zararları bulunan davacı tarafından iddia olunduğunun aksine kazanç anlamında sıkıntılar yaşayan bir şirket olduğunu, davacı tarafından fiilen müdürlük davacı tarafça 2012 yılı itibari ile bırakılmasına rağmen ortaklıktan çıkmak için huzurdaki dava 2015 yılında ikame olunduğunu, geçen bu süre zarfında şirketin ortağı bulunan ve müdür sıfatına haiz basiretli bir tacir olarak kabulü gereken davacı hak ve yetkilerini kullanabilmek adına işbu süre zarfında hiç bir hukuki yolu başvurmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ve iddialarının gerçeği yansıtmadığının aşikar olduğunu, yüksek kazanç sağladığını iddia etiği şirketten 3 yıl sonra ayrılmak istemesininde hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz, karar, imza ve temsil hak ve yetkisini kullanmasına engel olduğunu belgeleri dahi incelemekten alıkonulduğuna dair hiçbir somut hususa da dava dilekçesinde yer verilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davalı şirketin, 2009, 2010 ve 2012 yıllarında zarar ettiği, 2013 yılında ise 34.362,90.TL kar elde etmiş olduğu tespit edilmiştir. Kar payı dağıtılabilmesi için şirket genel kurulunda kar payı dağıtımı hususunda karar alınması gerekmektedir. Ancak şirket genel kurulunda kar payı dağıtımı kararı alındığına ilişkin bir belge mevcut değildir. Dolayısıyla davacının kar payı alacağı bulunmamaktadır. Davacının ortaklıktan çıkma talebi haksız görüldüğünden, davacının ayrılma akçesi alacağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının davasının reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı şirketteki pay oranı % 15 şirketin diğer ortağı ...'ün pay oranı % 80 olarak belirlendiğini, davalı şirket tarafından mevcut adreste ... adlı bir eğlence mekanı işletildiğini, bu mekan ... genelinde bilinen yüksek miktarda hava paralarının ödendiği iş yapan bir bölgede ve kazancı iyi olan bir işletme olduğunu, ... adlı mekan şirketin kurulduğu günden itibaren faal olduğunu, davacı müvekkilinin adı geçen şirketin birkaç ay kadar fiilen müdürlüğünü yaptığını, █████/2012 tarihinden itibaren müvekkilini şirkete yaklaşmasının engellendiğini, şirketin gerçek ve net gelir ve gider durumunu ticari defterler ve belgelerini incelemesine engel olduğunu, müvekkili şirketin kararından mahrum bıraktığını, müvekkilinin █████/2012 tarihinden itibaren şirketle ilgili hiçbir hukuki gelişmeden haberdar edilmediğini, ilk derece mahkemesine sunmuş oldukları belgelerin ve tanık anlatımlarının değerlendirmeye alınmadan karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, Limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, kar payı ve ayrılma akçesi talepli alacak davasıdır.
Davacı tarafından, davalı şirketin %15 hisse ile ortaklarından olduğu, şirketin diğer ortağı ...'ün pay oranının ise %85 olduğu, davalı şirketin ... ... adlı, kazancı iyi olan bir eğlence mekanı işlettiği, şirketin birkaç ay kadar fiilen müdürlüğünü yaptığı, ancak, diğer şirket ortağının █████/2012 tarihinden beri kendisini şirkete yaklaştırmadığı, şirketteki söz, karar, imza, temsil hak ve yetkisini kullanmasına, şirketin ticari defter ve belgelerini incelemesine engel olduğu, █████/2012 tarihinden itibaren şirketin karından mahrum bırakıldığı, şirket defterlerinin ve belgelerinin usulüne uygun bir şekilde tutulmaması veya vergi ve diğer borçların ödenmemesi sebebiyle, kendisinin hukuki ve cezai sorumluluğunun doğabileceği iddia edilerek, 10.000,00.TL kar payının ödenmesi ve 10.000,00.TL ayrılma akçesi karşılığında şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi talep edilmiş, davalı ise, ortaklıktan çıkma yönünde haklı bir nedenin bulunmadığını, şirketin zararda olduğunu, davacının, şirket ortağı olarak, şirketin uğradığı zarar ve borçlardan kaçma amacıyla bu davayı açtığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nin 638/2. maddesinde de; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan haklı nedenlerle çıkma davası açılabilmesi için, davacı ortağın haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendilerinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla çıkmaya dayanak gösterilen haklı nedenlerin kendisinden kaynaklanmayan nedenler olduğunun da kanıtlanması gerekir.
Limited şirket ortaklığından çıkmak için geçerli haklı sebep kavramının ne olduğu konusunda yasada açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin uygulamalarında, haklı sebep kavramı; ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortaklık ilişkisini sürdürmesinin ortaktan beklenemeyeceği haller olarak kabul edilmiştir. (Bkz. Çamoğlu, Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku 2017, s.428) Haklı sebep kavramının her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekmekle birlikte, ortaya konulan haklı sebebin nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2017 tarih █████████ E., █████████ K. sayılı kararı)
Somut olayda; Davacı tarafından, diğer şirket ortağının, şirketteki söz, karar, imza, temsil hak ve yetkisini kullanmasına, şirketin ticari defter ve belgelerini incelemesine engel olduğu, █████/2012 tarihinden itibaren şirketin karından mahrum bırakıldığı ve şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması, vergi ve diğer borçların ödenmemesi sebebiyle, kendisinin hukuki ve cezai sorumluluğunun doğabileceği iddia edilerek, şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik arzetmesi halinde davacının, TTK'nun 614. maddesi gereğince, şirket işleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı mevcut olup, davacının şirket defterlerini inceleme talebinin davalı tarafından ret edildiğine dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığı, TTK'nun 616/1-e maddesi gereğince limited şirketlerde kar payı dağıtımı konusunda münhasır yetkili organın, limited şirket ortaklar kurulu olduğu, şirketin kar elde etmiş olmasının, ortaklara doğrudan kar payı talep etme yetkisi vermeyeceği, kar payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklara kar payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerektiği, somut olayda, kar payı dağıtılması yönünde davalı şirket genel kurulunca alınmış bir kararın bulunmadığı, davacının genel kuruldan kar payı dağıtılmasını talep ettiği ve talebinin ret edildiğine dair bir delilin de sunulmadığı, davacı tarafından, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıkların, şirket ortaklığının devamını çekilmez hale getirdiği, bu hususta açılmış alacak davası bulunduğu ileri sürülmüş ise de, iki ortak arasındaki alacak dava dosyasının, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği hususunda yeterli olmadığı gibi, ilk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanlarının da, davacının bu husustaki iddiasını desteklemediği, davalı şirketin zarar etmesi ve faal durumda olmamasının TTK'nun 638/2. maddesi kapsamında ortaklıktan çıkma için haklı neden oluşturmayacağı, tüm bu nedenlerle, mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
█████/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!