Anahtar kelimeler: Tanıtması Söylemesi Sistemlerinin İlişkili Edenin Görüşü Oluşa Kurumlarının İnanç Suçlar

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E. ████████ K.SUÇLAR
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;1. Sanığın telefon ile katılanı arayarak kendisini Emniyet Amiri Hakan olarak tanıtmak suretiyle, katılanı T.C. kimlik numarası kullanılarak dolandırıcılık yapıldığına ikna etmesi akabinde katılanın PTT/ ATM cihazından .... nolu alıcı hesap numarasına 1.500,00 TL yatırmasını sağlayarak menfaat temin şeklindeki olayda; bankanın maddi varlığının kullanılmaması karşısında eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen suça vücut vermeyeceği; sanığın kendisini komiser olarak tanıtması karşısında eylemin aynı Kanunnu 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu, ancak suç tarihi itibarı ile bu maddenin henüz yürürlükte olmaması sebebiyle uyarlama yargılaması yapılarak sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu şeklinde hüküm kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülmek sureti ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (L) bendleri uygulanmak sureti ile hüküm kurulması,2. Kabule göre de;Sanığın bozma kararından önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı halde sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilmeksizin,5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun 326/son maddesine aykırı davranılması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.