Anahtar kelimeler: Davatalep Karışmış Eylemden Tarafsız Kasko Vade Araçta Tazmin Genişletilmiş Poliçe

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ----ait ---- plakalı araç, ----- poliçe numaralı ve █████/2020 - █████/2021 vade tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davacı .... tarafından teminat altına alındığını, --- plakalı sigortalı araç ile davalı ...' trafik sigortacısı olduğu ---- plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar davacı şirket tarafından tazmin edildiğini, söz konusu tazminat bedelinin davalı .... ve araç maliki---- rücuen tahsili amacıyla ---. İcra Müdürlüğü'nün ----. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ----- bakımından takibin kesinleştiğini, davalı .... tarafından ise takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın iptali için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmaya varılamaması neticesinde işbu itirazın iptali davası ikame edildiğini, --- plakalı aracın firari sürücüsü kazanın oluşumunda asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu, █████/2020 tarihi saat 16:15 sıralarında kaza yerinden ayrılan ve tespit edilemeyen sürücü ---- ili---plakalı araç ile seyir halindeyken ----- karşısına geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla önünde seyreden sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı sigortalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü ---- ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru ya da kural ihlali bulunmadığını, dolayısıyla----- plakalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle 10.860,10 TL ödeme yapıldığını, dava dışı sigortalı --- ait ---- plakalı aracın maddi hasarının tespiti adına davacı şirket nezdinde ----- numaralı hasar dosyası açıldığını, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda, ----- plakalı aracın 8.078,47 TL yedek parça, 1.125,00 TL işçilik bedeli ve 1.656,62 TL KDV dahil olmak üzere toplam 10.860,10 TL' ye onarımının sağlanacağı tespit edilmiş olup; tespit edilen 10.860,10 TL'lik tutar sigortalıya ödendiğini, işbu davayla birlikte davacı şirket tarafından ---- plakalı sigortalı araca ilişkin olarak ödenen 10.860,10 TL'nin --- plakalı aracın trafik sigortacısı---- tahsili talep edildiğini, davalı -----plakalı aracın trafik sigortacısı olduğundan zarardan sorumlu olduğunu, --- plakalı araç ---- poliçe numaralı, █████/2020 - █████/2021 vade tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile davalı ... tarafından teminat altına alındığını, bir kaza sonrasında meydana gelen zararlardan araç sahibinin, araç sürücüsünün ve trafik sigortacısının müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta sözleşmesi yoluyla bu zararları teminat altına almasından kaynaklanacağını, böylece şirket kaza sonucu sigortalısının kusuruyla meydana getirmiş olduğu zararları verilen teminat kapsamı ve limitleri dahilinde tazmin etmek zorundadır.---- plakalı aracın sürücüsü %100 oranında kusurludur. Bu sebeple davalı ... meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, ---- plakalı sigortalı araçta meydana gelen hasar, eksper raporu ile birlikte detaylı bir şekilde ele alınıp incelenmiş ve müvekkil şirket tarafından da bu doğrultuda sigortalısına ödeme yapıldığını, davalı likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz ettiğini, davacının alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini, işbu kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine alacak değerinin 20%'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklamış oldukları ve resen dikkate alınacak nedenlerle; davanın kabulüne, davalı/ borçlunun takibe, borca ve faize ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı takibinin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Mahkeme huzurundaki dava sigorta şirketinin sigortalısının halefi sıfatı ile açılmış olup uyuşmazlığın sigortalının tabi olduğu mahkemede çözümlenmesi gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiil ilişkisine dayandığından yerleşik içtihatlar gereği uyuşmazlığın çözümünde konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin uyuşmazlık mevcut olduğundan TTK gereği asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğunu, Kanun gereği, davacının uyuşmazlığın çözümlenmesi için gerekli belgelerle birlikte davalı şirkete yazılı olarak başvurması gerektiğini, Kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebi; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, işbu davada hasar █████/2020 tarihinde gerçekleştiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı olarak taraf olan davalı şirket nezdinde ----- numaralı ZMMS Poliçesi ile █████/2020 █████/2021 vadesi boyunca teminat altına alındığını, davaya konu poliçe teminatları işbu dilekçe içeriğinde de belirtildiğini, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, belirtmek gerekir ki, davalı ... bakımından sigorta poliçesi ile verilen teminat bedeli sınırlı olup bu hususun herhangi bir kabul anlamı taşımamak kaydı ile Mahkemece göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, maddi zararlardan ötürü sigortacı, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının, sigortalının kusurlu olduğu yönündeki iddiası kabul edilemez nitelikte olduğunu, zira kusur konusu ancak uzman bir bilirkişinin incelemesi neticesinde anlaşılabileceğini, davacının kusurla ilgili iddialarını kabul etmediklerini, herhangi bir kabul anlamı taşımamak kaydı ile dilekçenin poliçe teminatlarına ilişkin detaylarının aktarıldığı bölümde de yer verdikleri üzere davalının bakımından sorumluluk limit ile sınırlı olduğunu, ilgili hasarda kusurun tam olarak ortaya konulması adına oranların objektif değerlendirme ve doğru tespiti için alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, anlatılan nedenlerden; esasa ilişkin cevap ve delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğini, davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
:Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----. İcra Dairesinin --- Esas sayılı dosyası, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, Ekspertiz Raporu, Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, ZMMS poliçesi, Fatura, Taahhüt Belgesi, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı ... şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı ... şirketinden tahsili için başlatılan --- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalıca yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince görevsizlik kararı sorucunda mahkememizce gelen işbu davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek mevcut ve toplanan deliller nezdinde tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin tahkikata ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre de ; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK'nin 61.maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı ... tarafından---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu sigorta şirketi ve dava dışı ---- hakkında dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın davalı sigortalısı araç sürücüsünün kusuru gereği rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da maddi hasarlı trafik kazasında kusur, hasar ve hasar onarım bedeli üzerinden çözülmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösterilen tüm deliller ve olaya özgü bilgi belgeler toplanmıştır. Olayın temeli dosyada bulunan maddi hasarlı kaza tespit tutanağına ve diğer delillere göre █████/2020 tarihinde -----merkezi istikametinde davacı ... şirketine █████/2020-2021 başlanğıç bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ---- adına kayıtlı ve sevk ve idaresindeki---- plakalı hususi otomobil ile ---- adına kayıtlı, sürücüsünün olay yerini terk ettiği davalı ... şirketine █████/2021-2022 tarihli araç başına 41.000 TL limitli ZMMS sigortalı ---- plaka sayılı hususi nitelikteki araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazasına dayanmaktadır. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesi gereğince ----- Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre vaki kazada kusurun, KTK'nin 56/1-c maddesi gereğince Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar hükmünün ihlali nedeniyle sigortalı araç sürücüsünde olduğu, sürücünün de kaza yerini terk ettiği anlaşılmıştır. Bu tutanak içeriğine ve kaza ve kazalı araç fotoğraflarına göre kusur konusunda herhangi bir tartışma bulunmadığı kazada kusurun açıkça KTK Madde 52 - Sürücüler:
b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.
KTK Madde 56/c
- Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar.
c) Araçlar arasındaki mesafe
:
Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek
orundadırlar. KTK Madde 84 - Araç sürücüleri trafik kazalarında;
d) Arkadan çarpma halinde asli kusurlu sayılırlar hükümleri gereğince işbu hükümleri ihlal eden davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, Yargıtay ----.HD.----- Buna göre Somut olayda davacı ... tarafından ekspertiz raporuna göre sigortalısının zararı giderilmiş ve kusura göre davalıya rücu edilmiştir. Davacı ... şirketinin ödemesi Sigortacılık Kanunu gereği delil niteliğindeki ekspertiz raporuna dayanmakta olup, ödenen miktar işin niteliği ve meydana gelen hasara göre piyasa koşullarına göre de makul ve maruf olduğundan gerçek zararı yansıttığı ve sonuçta işbu miktarın davalının sorumluluğu bakımından her halde poliçe limitinde kaldığı tespit edilmiştir. Davacı ... şirketinin TTK'nin 1472/1 maddesi gereği sigortalısının halefi sıfatıyla zararını davalıdan isteyebileceği, somut olayın özellikleri, usul ekonomisi ilkesi ve taraf menfaatleri birlikte değerlendirildiğinde tahkikatı gerektirir bir husus olmadığı, özellikle bilirkişi raporu alınmasının yargılamayı uzatmaktan ve gereksiz gider yapılmasından başka bir katkı sağlamayacağı işin hakimlik bilgi ve tecrübesi kapsamında çözülebileceği açıkça anlaşılmıştır. (HMK,146,187,266,) Binaenaleyh; yukarıda ayrıntılı olarak yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere davacının yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilen davasının kabulü ile; davalı-borçlunun ----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (10.860,10 TL) yasal faiz uygulanmak suretiyle (davalı ... şirketinin ise araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu tutulması kaydıyla) aynen devamına, karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3,83, 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, TBK, 49, 50/1,51/1, 61,62,162,166, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, █████, █████ TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 ,1472, 1483 vd, HMK, 25,27, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190,194,196, 198, 266,)
2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın yaptırım amacına göre yapılan inceleme sonucunda davaya konu olayın temelinin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----.İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (10.860,10 TL) yasal faiz uygulanmak suretiyle (davalı ... şirketinin ise araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu tutulması kaydıyla) aynen devamına
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 799,14 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 371,54 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 200,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.116,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen toplam 11.698,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden ( 11.698,78 TL< 40.000,00 TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!