Anahtar kelimeler: Portrelerini Portrelerin Portreleri Popülerleşmiş Mecralarda Formatında Bağdaştırılmış Refi Dijital Film

T.C.
İSTANBUL3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: 2022/4KARAR NO
: 2025/2DAVA
: İZİNSİZ KULLANIMIN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan İzinsiz Kullanımın Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkilinin, ...'nın oğlu olduğunu ve ...'nın mirası üzerinde FSEK kapsamında mali ve manevi hakları kullanma yetkisinin sahibi olduğunu, mirasçılık belgesini sunduklarını, davalının; tanınmış kişilerin, popülerleşmiş film ve dizi karakterlerinin dijital portrelerini hazırladığı eserler sayesinde gelir elde ettiğini, davalının, meydana getirdiği portrelerin ... (...) formatında internet üzerinden dijital mecralarda satışını yaptığı ve fiziksel olarak portreleri sergilerinde satışa çıkardığını, davalının, ...'nın kişiliğiyle bağdaştırılmış bir fotoğrafını kullanmak suretiyle portresini çizdiğini, umuma arz ettiği ve ...'de bulunan ...'de satışa çıkardığını ve dijital portresini ... formatında oluşturduğu "..." isimli dijital platformda ... isimli şirket aracılığıyla sergilediği ve satışa çıkardığının anlaşıldığını, portrenin davalı tarafından izinsiz ve hukuka aykırı kullanımları sebebiyle, bilirkişi incelemesi suretiyle tespit edilmesi neticesinde talep bedelinin artması ve müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, ilgili ödemenin herhangi bir şekilde davalıya bir kullanım hakkı tanınmasına izin verilmemesi kaydıyla FSEK 67, 84, 86, TMK 24, 25, 26, TBK 57, 58 ve TTK 54 maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat ve FSEK 68 maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL bedelin davalı tarafından haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, dava sonunda hukuka aykırı kullanımlara son verilmesine, fiziksel ve dijital sergi alanlarından kaldırılmasına, umuma iletiminin önlenmesine, davalının portreyi kullanımının men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Davacının davadaki taleplerinin, 5846 sayılı FSEK çerçevesinde doğan bir hakka dayanmadığını, öncelikle davacının, davaya konu ... dijital portresi üzerinde eser sahibi veya eser sahibi mirasçısı olmadığından, portre üzerinde FSEK uyarınca düzenlenen herhangi bir mali veya manevi hakka sahip olmadığını, davanın konusunun, FSEK’ten doğan mali ve manevi hakların ihlali olmadığını, diğer yandan davaya konu kullanıma ilişkin FSEK 86 maddesi düzenlemesinin de uygulanmasının mümkün olmayacağını, davaya konu dijital portrenin, ... portresi olduğunu, ...'nın 2004 yılında vefat ettiğini, vefatı üzerinden 10 yıl geçtiğini, bu sebeple ... portresi ile ilgili olarak FSEK 86 maddesinin uygulanamayacağını, ...'nın; Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerden olduğu için, ... portresi açısından FSEK 86 maddesinin uygulanamayacağını, bu çerçevede herhangi bir şekilde hukuka aykırılık olduğu kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının taleplerinin ancak TMK 24 maddesi uyarınca incelenebilmesinin mümkün olduğunu, TMK 24 maddesi kapsamındaki bir talebi incelemenin ise mahkemenin görev alanı içinde olmadığını, özetle; davaya konu dijital portrenin kullanılması sebebiyle herhangi bir FSEK düzenlemesine aykırılık oluşmadığından ve davanın konusu FSEK’te düzenlenen haklarla ilgili olmadığından, mahkemenin görevli olmadığının açık olduğu, davacının huzurdaki davayı tek başına açabilmesinin mümkün olmadığını, dosyaya sunulan veraset ilamı uyarınca, ...'nın davacı yanında başka mirasçısının olduğunun görüldüğünü, bu durumda davanın tek başına davacı tarafından açılabilmesi ve uğradığı zararın tazminini talep edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dolayısıyla davanın, davacının davayı açmaya ilişkin taraf ehliyeti bulunmaması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacı, davaya konu ... dijital portresine ilişkin olarak eser sahibi veya eser sahibinin mirasçısı olmadığından, FSEK uyarınca herhangi bir mali veya manevi hakka sahip olabilmesinin mümkün olmadığını, davada FSEK kapsamındaki herhangi bir mali veya manevi hakkın ihlali söz konusu olmadığından, davacının FSEK 67 maddesi uyarınca manevi tazminat ve FSEK 68 maddesi uyarınca maddi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ...'nın dijital portresinin yapılması, FSEK 86 maddesi düzenlemesi uyarınca hukuka aykırılık oluşturmadığını, aksine FSEK 86 maddesi uyarınca, müvekkilinin davacıdan herhangi bir izin alınmaksızın söz konusu portreyi yapabilmesine izin verildiğini, FSEK 86/1 maddesi uyarınca, ölümü üzerinden 10 yıl geçen kişilerin portrelerinin, bu kişilerin mirasçılarından herhangi bir izin alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlendiğini, ...'nın Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerden olduğu için de, müvekkilinin ...'nın portresini yapabilmek için davacıdan izin almasına gerek bulunmadığının açık olduğunu, özetlemek gerekirse; FSEK 86/1 ve 86/2 maddelerinin açık düzenlemeleri uyarınca, müvekkili tarafından ...'nın dijital portresinin yapılmasının herhangi bir hukuka aykırılık oluşturmadığını, bunun için davacıdan izin alınmasının da gerekmediğini, bu sebeple davacının herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağını, müvekkili tarafından hukuka uygun bir şekilde meydana getirilmiş dijital portrenin, bir sanat eserinin satışa çıkarılması kapsamında, fiziki olarak veya ... formatında satışlarının yapılması açısından da hiçbir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, hukuka uygun bir şekilde yapılan portrenin, müvekkili tarafından bir sanat eseri olarak satışa çıkarılmasının ticari bir kullanım da olamayacağı tartışmasız olduğundan, ortada herhangi bir hukuka aykırılık olamayacağını, nitekim kanun düzenlemesi uyarınca, bu şekilde portre yapılmasına yani sanat eseri üretilmesine izin verilmiş olmasının, bu portrenin her türlü biçim/formatta satışının yapılmasına da izin verildiğini gösterdiğini, müvekkili tarafından üretilen dijital portrenin, fiziki olarak veya ... formatında satışa sunulmasında da hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, ayrıca, eserin .. olarak satımının tecavüz oluşturduğu iddiası var ise, öncelikle müvekkilinin anılan fiili gerçekleştirmiş olması gerektiğini, buna karşın davacının bu yönde hiçbir delili bulunmadığını, bu çerçevede, davaya konu müvekkiline ait dijital eseri, ... olarak Opensea platformuna yükleyen ve satışa arz eden müvekkilli olmadığından, bu yönde yasal bir sorumluluğu da bulunmadığını, ancak, müvekkiline ait eserin ... olarak satışa sunulmasının, davacının hiçbir hakkını ihlal edebilmesinin hukuken olası bulunmadığından davacının kötüniyetli ve hukuka aykırı iddialarına ayrıntılı olarak cevap verildiğini, dijital portrenin ... olarak satışa sunulmasının, ticari veya reklam amaçlı bir kullanım olmadığını, bunun, portrenin diğer şekillerde satışından (teknik hususlar haricinde) herhangi bir farkı bulunmadığını, davacının, davaya konu dijital portrenin ... haline getirilerek satışa sunulmasının ticari amaçlı bir kullanım olduğunu ve hukuka aykırılık oluşturduğunu iddia ettiğini, oysa müvekkilinin FSEK 86 maddesi uyarınca hukuka uygun bir şekilde dijital portreyi meydana getirmiş olduğundan, bunun her türlü formatta satılmasının da hukuka uygun olacağını, bir sanatçının, hukuka uygun bir şekilde ürettiği eserinin ... olarak satışa arz edilmesinin ticari amaçlı bir kullanım olduğu söylenemeyeceğini, bir eserin... olarak satışa sunulması ile, bunun fiziki nüsha veya dijital resim dosyası olarak satışa sunulması arasında hukuki açıdan bir fark bulunmadığını, her halikarda eserin sanatçı tarafından herhangi bir ticari faaliyete/ticari projeye konu edilmeksizin, sanatsal faaliyetler içerisinde satışa sunulmasının söz konusu olduğunu, ...'in sadece satın alanlara farklı teknik özellikler sağlamakta olup, bu özelliklerin hukuki nitelendirme açısından bir önemi olmadığını, bütün bu kullanımların ortak noktasının, sadece üretilmiş bir eserin satışa arz edilmesinden ibaret olmayan, eserin üçüncü kişilerle anlaşılarak ve ticari amaç güdülerek bir reklam çalışmasına/ticari projeye konu edildiği kullanımlar olduğunu, bu kullanımların reklam/ticari amaçlı olduğu açık olduğunu, bir eserin ... şeklinde satışının ise bu şekilde bir kullanım olmadığı, dolayısıyla ticari veya reklam amaçlı olmadığının ise tartışmasız olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından sunulan Yargıtay içtihatları doğrultusunda da, söz konusu kullanımın ticari/reklam amaçlı olmadığının açıkça anlaşılabileceğini, söz konusu dijital portrenin ... olarak satışa arz edilmesinin hukuka aykırılık oluşturmamakla birlikte, bunu internet üzerinde ... olarak satışa sunan müvekkilinden bağımsız bir üçüncü kişi hesabı olduğunu, konuya TMK açısından bakıldığında da, herhangi bir kişilik hakkı ihlalinin söz konusu olmadığını, bu madde doğrultusunda da manevi tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, kişinin kişilik hakları ve bu kapsamda yer alan görünümüne dair haklarının ölümle birlikte sona erdiğini, bu hakların ölüm sonrası mirasçıya geçmediğini, ... vefat ettiğinden kişilik haklarının sona erdiğini, bunların ...'nın mirasçısı olan davacıya geçmediğini, dolayısıyla her sanatçının, ...'nın portresini, ...'nın mirasçılarının kişilik hakları yönünden muvafakati gerekmeksizin yapabileceği ve yaptığı portreyi satışa sunabileceğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen kullanıma FSEK 86/2 maddesi uyarınca izin verildiğini, yani müvekkilinin kanunun verdiği izin/yetki doğrultusunda bu kullanımı gerçekleştirdiğini, dolayısıyla davaya konu kullanım açısından TMK uyarınca herhangi bir kişilik hakkı ihlali olamadığının açık olduğunu, müvekkili dahil olmak üzere, her hangi bir sanatçının, kamuya malolmuş bir kişinin portresini yapması ve keza bu portreyi satmasını/kullanmasını engelleyecek bir düzenlemenin, ne ülkemizde ne de dünyanın her hangi bir yerinde mevcut olmadığını, Anayasamızın 27. maddesi, ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, uluslararası sözleşmelere de uygun olarak, sanat üretme ve yayma özgürlüğünü herkese bir anayasal hak olarak tanındığı, sanatsal faaliyetler sonucunda doğal olarak belirli bir gelir elde edilebilecek olması, bu sanatsal faaliyetlerin reklam veya ticari amaçlı yapıldığı şekilde yorumlanamayacağını, böyle bir görüşün kabulü halinde, dünya üzerindeki bütün sanatsal faaliyetleri ticaret veya reklam, bütün sanatçıları da tacir veya reklamcı olarak yorumlamak gerekir ki, bunun ne kadar hatalı bir yorum olacağının ortada olduğunu, dava konusu kullanımın zaten FSEK 86 maddesi kapsamında açıkça serbest bırakılan bir kullanım olduğunu, dolayısıyla müvekkili tarafından gerçekleştirilen fiilin, yani bir sanatçı olarak, davacının murisinin görüntüsünün kendi üslubu ile bir esere dönüştürülmesi ve bu eserin satılmasının hukuka aykırılığının hiçbir şekilde iddia edilemeyeceği bir fiil olduğunu, açıkladıkları sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: 27.01.2022 tarihinde internet üstünden yapılan bilişim yönünden inceleme sonucunda; ...incelemesinde; internet sayfasının "..." adlı kullanıcıya ait olduğu, internet sayfasında "..." adıyla dijital çizimin yayınlanmış ve yayınlanmakta olduğu, ... incelemesinde; sosyal medya sayfasının "..." adlı kullanıcıya ait olduğu, incelenen sosyal medya sayfasında "..." olarak başlayan açıklama ile 10.10.2021 tarihinde davaya konu çizimin basılı olarak sergilendiği fotoğrafın yayınlanmış olduğu, incelenen sosyal medya sayfasında "#..." etiketi ile 16.09.2021 tarihinde davaya konu çizimin yayınlanmış olduğu, ... İncelemesinde; sosyal medya sayfasının "..." adlı kullanıcıya ait olduğu, sosyal medya sayfasında "Geçmişteki günlerde yeniden buluşuruz ..." olarak başlayan açıklama ile ve "#..." etiketi ile 10.10.2021 tarihinde davaya konu çizimin basılı olarak sergilendiği fotoğrafın yayınlanmış olduğu, sosyal medya sayfasında 01.10.2021 tarihinde davaya konu çizimin yayınlanmış olduğunun tespit edildiği, davacının murisinin dış görünümünün ticari amaçlı portreleştirilip ... yolu ile satışa arz edilmesinin FSEK 86. ve TMK 24 maddeleri çerçevesinde kişilik hakkının ihlali sayılacağı, mahkemece görevlendirme kararında tazminat hesabına ilişkin bir görev verilmediğinden, bu hususta değerlendirme yapılmadığı bildirilmiştir.█████/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacının murisinin dış görünümünün ticari amaçlı portreleştirilip ... yolu ile satışa arz edilmesinin FSEK 86 ve TMK 24 çerçevesinde kişilik hakkının ihlali sayılacağı, davacının murisine ait görüntünün ... olarak satışının davacı murisinin görüntüsü üzerindeki kişilik hakkına aykırılık oluşturması ve manevi değerler üzerinde objektif azalmanın söz konusu olacağı, bu çerçevede davacının manevi tazminat talep etme koşullarının gerçekleştiği, davacının maddi tazminat olarak talep edebileceği miktarın, davalının tek edisyon olarak satışa arz ettiği rakam olan 35.000 TL olmasının ihlalin gerçekleştiği zaman, ihlal şekli ve türü dikkate alındığında sektörel duruma da uygun düştüğü, davacının 35.000 TL talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava
: Davacının murisi ...'ya ait portrenin, davalı tarafından izinsiz ve hukuka aykırı kullanıldığının tespiti, men'i, ref'i, izinsiz ve hukuka aykırı kullanımlar sebebiyle FSEK, TMK ve TBK uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat, FSEK 68.maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili, ...'ya ait portrenin fiziksel ve dijital sergi alanlarından kaldırılması, umuma iletiminin önlenmesi ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Davacı vekili, █████/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 35.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir.FSEK hükümleri, bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması" ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.Davaya konu uyuşmazlık
: Davacının murisinin dış görünüşü baz alınarak, izinsiz portresinin yapılmasına ilişkindir.Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporunda belirtildiği üzere: Davaya konu olayda eser vasfi, eser sahipliği ve FSEK 68 maddeye dayalı tazminat talep edilemeyecektir. Uyuşmazlık; fikri bir ürünün korunmasından ziyade, davacı murisinin kişilik hakkının korunması ile ilgidir, bu nedenle FSEK 86 ve TMK'nın 24. maddesi uygulanacaktır. Kişilik hakkının FSEK'te düzenlenmesinin sebebi fotoğrafta, resimde görüntüsü yer alan kimsenin şahsiyet haklarının, eser sahibi tarafından yaratılan resim ve fotoğraf üzerindeki haklarını belli bir ölçüde de olsa sınırlandırmasıdır. Davaya konu olayda, davacının eser sahipliğini doğuracak bir yaratımına dayalı uyuşmazlık söz konusu olmadığından, FSEK 68 ve FSEK 70 maddeleri hükümleri de uygulanamayacaktır.Bir kimsenin dış görünüşü üzerinde kişilik hakkı vardır. Dış görünüşün yansıması ve tekrarı demek olan resim üzerinde de kişilik hakkı bulunmaktadır, bu nedenle resim ve portreler öncelikle kişilik hakkı olarak Medeni Kanun tarafından korunur. FSEK 86 maddede ise resim ve portreler özel bir hükümle korunmuştur. Kişinin fotoğrafı üzerindeki hak Medeni Kanun ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince kişilik hakkı kapsamında herkese karşı ileri sürülebilen mutlak haklardandır. FSEK 86/l maddesi: "Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19. maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, feşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez" hükmünü içermektedir.Resim ve portreler, bir kimsenin dış görünüşünü teşhis etmeye elverecek şekilde yansıtan yüzey ve cisimlerdir. FSEK 86 maddesi hükmü gereği, bir şahsın fotoğrafı, yağlı boya, karakalem portresi, resimleri, büstü vs. onun izni olmaksızın teşhir veya diğer bir şekilde umuma arz edilemez ve herhangi bir tarzda (bir ilanda, bir banknotun üstünde, ilgisiz bir haberde, bir değerlendirme yazısında, bir vitrinde veya bilboardda), bir reklam filminde, bir afişte, kullanılamaz. FSEK 86/1 maddesindeki,"eser mahiyetinde olmasalar bile" tabirinden de anlaşıldığı üzere kişinin fotoğrafı, resmi ve portresi vs. FSEK anlamında eser olmasa bile korunur.FSEK 86/II. maddesine göre; memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri örneğin, milletvekilleri, sinema oyuncuları, tiyatro oyuncuları, şarkıcılar gibi kimselerin resimleri izin alınmadan yayınlanabilir. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler ile günlük hadiselere müteallik resimler, radyo ve film haberleri için muvafakatin alınmasına gerek yoktur, ancak bu hallerde, resimlerin kamuya sunulmaları haber verme amacı içinde kalmalıdır. Örneğin, ticari amaçlarla, reklam için çekilen resimlerde, fotoğrafa dahil olanların rızaları alınmadan bunların kamuya sunulması söz konusu olamaz. Örneğin bir banka için çekilen reklam filminin fotoğrafında yer alan kimsenin resmi rızası dışında kullanılamaz, yine ünlü bir sanatçının isminin ve resimlerinin rızası olmadan ticari amaçla kullanılması, örneğin video klipte gösterilmesi kişilik haklarına saldırı oluşturur. Yine, bir siyasi partinin ya da derneğin tanıtım afişlerinde bir şahsın fotoğraflarının izin alınmadan kullanılması da kişilik haklarına aykırılık oluşturur. Toplum hayatının gerekleri, toplumun haber alma ihtiyacı, resmin ve portrenin korunmasına bazı sınırlar getirilmesini gerekli kılmıştır, ancak resimlerin kamuya sunuluşu haber verme amaçları içinde olmalıdır. Bunların reklam araçları için ya da ticari amaçla kamuya sunulması caiz değildir.Davaya konu olayda
: Davacının murisinin dış görünümünün ticari amaçlı portreleştirilip ... yolu ile satışa arz edilmesinin, FSEK 86 ve TMK 24 maddeleri çerçevesinde kişilik hakkının ihlali sayılacağı kanaatine varıldığından, "... PORTRESİNİN", davalı tarafından izinsiz kullanıldığının tespitine, men'ine karar verilmiştir.MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:FSEK 68. maddesi hükmüne göre
: (Değişik: 23/1/200S-████████ md.) "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir."FSEK 68.maddesi kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir. Yargıtay İçtihatlarına göre; "...Eser sahibinin mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır..." Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.Dava; davacı murisinin kişilik hakkının korunması ile ilgidir, bu nedenle FSEK 68. maddeye dayalı tazminat talep edilemeyecektir.Davacının murisinin dış görünümünün ticari amaçlı portreleştirilip ... yolu ile satışının FSEK 86 ve TMK 24 maddeleri çerçevesinde kişilik hakkının ihlali sayılacağı, bu nedenle davacının maddi tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığından, ihlalin şekli, türü ve sektörel durum dikkate alındığında, maddi tazminat talebinin kabulüne; 35.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacının murisine ait görüntünün ... olarak satışının, kişilik hakkına aykırılık oluşturacağı, bu nedenle davacının manevi tazminat talep etme hakkı olduğu kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,1-Dava konusu "... ", davalı tarafından izinsiz kullanıldığının tespitine, men'ine2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 35.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3- Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,4-FSEK 68.maddesi gereğince talep edilen maddi tazminatın reddine,5-Mahkememizin █████/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına,6- Alınması gereken 4.440,15 TL ilam harcından, peşin harç ve tamamlama harcının mahsubu ile eksik 2.952,12 TL harcın davalıdan tahsiline,7-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 35.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Reddedilen Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-FSEK 68. maddesi kapsamında talep edilen tazminatın reddi nedeniyle; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,12-Davacı tarafından yatırılan; 80,70 TL başvuru harcı, 888,03 TL peşin harç, 600,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.568,73 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,13-Davacı tarafın yaptığı; 426,50 TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.426,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul/red oranına göre 4.857,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,14- Davalı tarafın yaptığı; 190,00 TL posta/tebligat yargılama giderinden, davanın kabul/red oranına göre 46,50 TL' sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,15-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır