Anahtar kelimeler: Açmaksızın Sayıldığı Verebileceği Hallerin Görüşü İzmir Neticesinde Sınırlı İstemi Hükmüne

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, ...6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 143. maddelerinin uygulanması talebi ile kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı verilmeden, aynı Kanun'un 142/1-a maddesi uygulanarak savunma hakkının sınırlandırılmış olmasının ve suçtan zarar görenin kamu kurum ve kuruluşu olduğu kabul edildiği halde, ilgili kamu kurumunun araştırılıp belirlenmesi yerine ...Belediyesi Liman işletmeleri müdürü olduğunu beyan eden ...'in katılan sıfatıyla kabulüne karar verildiği, teslim tutanağında botun ...Belediyesi Turizm İnşaat Gıda Enerji Tic. San. A.Ş.'ye ait olduğu bilgisinin yer aldığı, müşteki ...'in beyanında zararın Belediye Gıda A.Ş. tarafından giderildiğinin belirtildiği, ancak ...'in ...Belediyesi Turizm İnşaat Gıda Enerji Tic. San. A.Ş.'yi yasal temsil yetkilisi olup olmadığı ya da bu şirketin aynı zamanda liman işletip işletmediğinin belirsiz olduğu, dava konusu botun kamu kurum ve kuruluşuna ait olup olmadığı, hangi kamu kuruluşuna ait olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olmamasına rağmen kamu kurum ve kuruluşlarında bulunup bulunmadığı veya kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğinin tereddüte mahal vermeyecek delil ve belgelerle belirlenmesi gerekirken, kararın belirtilen hususlarda kesin delil ve belgelere dayalı değerlendirme ve gerekçe içermemesinin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g,h maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 289/1-g,h maddesinde belirtilen "Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi" ve "Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" kesin hukuka aykırılık hallerinin mevcut olduğundan bahisle istinaf merciince bozma kararı verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen ve yukarıda sayılan hukuka aykırılıkların hiç birisinin bu bent kapsamına girmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine ...6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.