Anahtar kelimeler: Gkarar Çeklere Talepli Konkordato Konkordatodan Asıllarının Denizli Devrettikleri Başkan İik

T.C.
DENİZLİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ....TARİHİ
: ...NUMARASI
: ...DAVACILAR
: ...VEKİLLERİ
:...ASLİ MÜDAHİL
:..VEKİLLERİ
: ...DAVANIN KONUSU
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))G.KARAR YAZIM TARİHİ
: ...İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik asli müdahil ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asli müdahil ... vekili ihtiyati tedbir talepli █████/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından bankalara devrettikleri çek asıllarının iadesi ile tahsil edilen çeklere ilişkin tutarların hesaplarına yatırılmasının talep edildiğini, mahkemece de █████/2024 tarihli ara karar ile "1-Davacılar vekilinin davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan ve tahsil edilmemiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesi talebinin reddine, aşağıda listesi bulunan çek bedellerinin tahsili halinde; Tahsil edilen çek berdellerinin davacı ... adına ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere açılan ... Şubesi'nin ... nolu hesabına komiserlerin bilgisinde, denetiminde ve gözetiminde ödeme yapılması talebinin kabulüne," karar verildiğini, mahkemenin işbu kararına karşı █████/2024 tarihli dilekçeleriyle itiraz edilmiş olmasına karşın █████/2024 tarihli ara kararı ile ara karardan rücu taleplerinin reddine karar verildiğini, bankalarınca daha sonrasında istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, konkordato süresince verilen tedbir kararlarına karşı istinaf kanun yolunun kapalı olması gerekçe gösterilerek istinaf taleplerinin reddine karar verildiğini, her ne kadar mahkemece ara karardan rücu taleplerinin reddine karar verilmiş olsa da diğer bankalar tarafından teminat sunulması karşılığında mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararında ''Asli müdahil vekilinin bankada bulunan davacıya ait çeklerin %15'i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerini ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulması talebinin, davacı şirket tarafından asli müdahil bankaya çeklerin hangi sebeple verildiği, çekler üzerindeki mülkiyet hakkının kime ait olduğu hususlarında taraflarca eldeki konkordato dosyası dışında açılacak dava neticesinde sonuca ulaşılacağından talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;.......2-Asli müdahil ... vekilinin bankada bulunan davacı tarafa ait çeklerin %15'i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin komiser gözetim ve denetimindeki hesaba iade edilmesinin tedbiren durdurulması talebinin kabulüne..... '' şeklinde karar verilerek çek bedellerinin komiser gözetim ve denetimindeki hesaba iade edilmesinin tedbiren durdurulması talebinin kabulüne karar verildiğini, işbu nedenlerle; HMK madde 395/1; "Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir." hükmünü düzenlediğini, mahkemenin █████/2024 tarihli "Tahsil edilen çek bedellerinin davacı ... adına ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere açılan ... Şubesi'nin ... nolu hesabına komiserlerin bilgisinde, denetiminde ve gözetiminde ödeme yapılması talebinin kabulüne" dair ara kararının mahkemece uygun görülecek miktarda verilecek teminat mektubu karşılığında işbu dava sonuçlanıncaya kadar talep edilen çek bedellerinin komiser gözetim ve denetimindeki hesaba iade edilmesinin tedbiren durdurulması ve borçlu uhdesinde bırakılmadan bankaca mahsup edilmesinin sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında; mahkemece yapılan değerlendirmede İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen tedbir kararlarının borçlunun mal varlığının korunmasına yönelik kararlar olduğu, yani muhafaza tedbirleri olduğu, bu kapsamda da İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen tedbirlerin muhafaza tedbiri olduğundan bu kararlara karşı Kanun yoluna başvurulamayacağı ancak borçlular vekili tarafından talep edilen diğer tedbirlerin ise bir muhafaza tedbiri olmadığından yani geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbir olduğundan mahkemece verilecek bu kararlara karşı Kanun yolunun açık olduğu mahkemece kabul edilerek değerlendirme yapıldığını ve davacılar vekili tarafından talep edilen İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenmeyen (muhafaza tedbirleri dışında kalan ) diğer tedbir talepleri yönünden bu kapsamda değerlendirilerek, kabul edilen tedbirler yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ve devamı maddeleri uyarınca itiraz yasa yolu, reddedilen tedbirler yönünden istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği gerekçesiyle, asli müdahil ... Vekilinin mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararı uyarınca verilen çek bedellerinin iadesinin tedbiren teminat karşılığında durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.Asli müdahil ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararı ile "1-Davacılar vekilinin davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan ve tahsil edilmemiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesi talebinin reddine, aşağıda listesi bulunan çek bedellerinin tahsili halinde; Tahsil edilen çek berdellerinin davacı ... adına ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere açılan ... Şubesi'nin ... nolu hesabına komiserlerin bilgisinde, denetiminde ve gözetiminde ödeme yapılması talebinin kabulüne," denilerek esasen tüm alacaklıları etkiler nitelikte maddi hukuktan kaynaklanan haklarını engelleyici bir ara karar verildiğini, mahkemece teminat mektubu sunulması taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, bahse konu kararın davacıların müvekkili bankaya borçlu olması nedeniyle müvekkili bankanın maddi hukuktan kaynaklanan haklarını kullanılmaz hale getirir, telafisi imkansız zararların doğmasına sebep olur nitelikte olduğunu, hukuka ve kanuna aykırı olan bu ara karara karşı itiraz ettiklerini, davacılar tarafından bankalara devrettikleri çek asıllarının iadesi ile tahsil edilen çeklere ilişkin tutarların hesaplarına yatırılmasının talep edildiğini, mahkemece "1-Davacılar vekilinin davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan ve tahsil edilmemiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesi talebinin reddine, aşağıda listesi bulunan çek bedellerinin tahsili halinde; Tahsil edilen çek berdellerinin davacı ... adına ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere açılan ... Şubesi'nin ... nolu hesabına komiserlerin bilgisinde, denetiminde ve gözetiminde ödeme yapılması talebinin kabulüne," karar verildiğini, HMK madde 395/1; "Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir." hükmünü düzenlediğini, bu karara karşı █████/2024 havale tarihli talep dilekçeleri ile mahkemenin belirleyeceği teminat oranında teminat mektubu sunularak çek bedellerinin iade işleminin durdurulmasının talep edildiğini, mahkemece gerekçe gösterilmeksizin teminat mektubu sunulması taleplerinin reddedildiğini, ancak aynı konuya ilişkin bir başka bankanın talebine karşılık mahkemece █████/2024 tarihli ara karar ile çek bedellerinin komiser gözetim ve denetimindeki hesaba iade edilmesinin tedbiren durdurulması talebinin kabulüne karar verildiğini, bu hususun açıkça konkordato süresince olması gereken alacaklılar arasında eşitlik kuralını ihlal eder nitelikte olduğunu, mahkemece teminat mektubu sunulması taleplerinin gerekçesiz olarak ve daha önce başka banka talebinin kabul edildiği hususu gözetilmeksizin reddedildiğini, bu kararın kaldırılarak teminat mektubu sunulması taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki mahkemece söz konusu çekler üzerindeki ihtiyati haciz kararının da hukuka aykırı olarak verildiğini, bahse konu ara kararın müvekkili kurumun maddi hukuktan kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, konkordato yargılaması yapan mahkemenin yetkisinin davacı firmanın malvarlıklarına ilişkin olup, müvekkili kurum mülkiyetindeki çekler yönünden karar verme yetkisinin bulunmadığını, bahse konu çeklerin, davacı firma tarafından huzurdaki dava tarihinden önce tahsil edildiğinde kredi borcundan düşülmek üzere müvekkili kuruma verilen ileri tarihli çekler olup, bahse konu çeklerin geçici mühlet tarihinden önce cirolanarak, senedin zilyetliğinin bankalarına devredildiği davacı firma tarafından da kabul ve ikrar edildiğini, bahse konu çeklerin, kanunda aranan tüm yasal şartları sağlayarak, konkordato mühletinden önce müvekkili bankaya ciro edildiğini ve zilyetliği teslim edilerek bankalarının mülkiyetine geçtiğini, bu nedenle, söz konusu çekler nedeni ile hak sahibi ve yasal ve yetkili hamil sıfatı müvekkili bankalarına ait olup, mahkemece bankalarının mülkiyet hakkının ihlali niteliğindeki işbu yerel mahkemece verilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, mahkemenin ara kararının alacaklıların yasadan ve kredi sözleşmesinden kaynaklanan haklarını engelleyerek telafisi imkansız zararlara yol açacak nitelikte olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.HMK'nun, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır....Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun █████/2011 tarihinde kabul edildiği ve █████/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise █████/2018 tarihinde kabul edilerek █████/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. █████████ Esas - █████████ Karar, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamları)Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-... Mahkemesi'nin ... tarih,... Esas sayılı ara kararına karşı asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-Asli müdahil ... tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,3-Asli müdahil ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ......Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.