Anahtar kelimeler: Mapeg İşlemiyle Sahası Hudutlarında Tabii Nakliyat Ünvan İhalesinin Onüçüncü Petrol
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü (...)
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
(Eski ünvan
: ... Malzemeleri Nakliyat Petrol
Sanayi Ticaret Ltd. Şti.)
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: MAPEG tarafından █████/2019 tarihinde gerçekleştirilen Siirt ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı II. Grup maden sahası ihalesinin ... tarih ve ... sayılı MAPEG işlemiyle bildirilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonunca (Taşınmaz Komisyonu) uygun bulunmaması durumunun tekrar incelenerek ruhsat düzenlenmesi talebiyle yapılan █████/2020 tarihli başvurunun Elektronik Madencilik İşlemleri Yönetim Bilgi Sistemi (e-Maden) üzerinden reddine ilişkin █████/2020 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece, dava konusu işlemde herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin sadece talebin uygun olmadığının belirtildiği, dava dosyasına sunulmuş olan savunma dilekçelerinde de işin teknik boyutuna ilişkin mahallinde yapılmış inceleme ve değerlendirmeye dayalı somut bir bilgi ve belgenin ortaya koyulmadığı ve davacı şirket talebinin salt Taşınmaz Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda uygun olmadığına dair verilen karara atıf yapılmak suretiyle savunma yapıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemin gerekçesinin somut bir şekilde açıklanmadığı, davalı idarece dava konusu işlemin sebep unsurunun ortaya konulamadığı;
Öte yandan, maden işletme ruhsatı ve izni başvuruları ile temdit başvurusunun, 3213 sayılı Maden Kanunu'nda açıkça düzenlendiği, bu hususa ilişkin görev ve yetkilerin, genelge ile devrinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla 2018/8 sayılı Genelge kapsamında işleme ekli listede ayrıntısı verilen talebin uygun olmadığına ilişkin hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen davacının işletme ruhsatı düzenlenmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca dava konusu işlemin iptaline ilişkin işbu kararın, davacıya doğrudan maden işletme ruhsatı verileceği sonucunu doğurmayacağı, ilgili mevzuat uyarınca davacının gerekli şartları sağlayıp sağlamadığının davalı idarece değerlendirilmesi neticesinde yeniden gerekçeli olarak bir işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu ihalenin davacı şirketin üzerinde bırakıldığı, davacı şirketin süresi içerisinde ihale bedelini yatırdığı ve diğer yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak anılan ihalenin █████/2020 tarihli Taşınmaz Komisyonu kararı ile uygun bulunmadığı, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca işlem tesis edilmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra █████/2024 tarihli ara kararı cevabının geldiği görülerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
USUL YÖNÜNDEN
:
MADDİ OLAY
:
MAPEG tarafından █████/2019 tarihinde Siirt ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı II. Grup maden sahası ihalesi gerçekleştirilmiş, söz konusu ihale davacı şirketin üzerinde bırakılmış, davacı şirket ruhsat başvurusunda bulunmuştur.
İhale komisyonunun ihaleyi sonuçlandıran kararı, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Taşınmaz Komisyonuna sunulmuş, ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Komisyonu kararı ile dava konusu ihalenin uygun bulunmadığına karar verilmiştir.
İhale onayının uygun bulunmamasına yönelik Taşınmaz Komisyonu kararı ... tarih ve ... sayılı MAPEG işlemiyle davacıya bildirilmiş, davacı, şirket yönetim ve ortaklık payları değiştiğinden ihalenin uygun bulunmaması durumunun tekrar değerlendirilmesi talebiyle █████/2020 tarihinde MAPEG'e başvurmuştur.
Davacının başvurusu üzerine uyuşmazlığa konu ihale yeniden değerlendirilmiş ve ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Komisyonu kararı ile ikinci kez ihalenin uygun olmadığına karar verilmiş, bu durum ... tarih ve ... sayılı MAPEG işlemiyle davacı şirkete bildirilmiştir.
Davacı şirket, ... tarih ve ... sayılı MAPEG işlemiyle uyuşmazlığa konu ihalenin uygun bulunmadığı bildirilmiş ise de şirketlerinin üzerinde bırakılan bir başka maden sahası ihalesinin uygun bulunduğu belirtilerek uyuşmazlığa konu ihalenin uygun bulunmaması durumunun tekrar incelenerek şirketleri adına ruhsat düzenlenmesi istemiyle █████/2020 tarihinde tekrar davalı idareye başvurmuştur.
Davacının anılan başvurusu, söz konusu başvuruyla ilgili daha önce Taşınmaz Komisyonunca değerlendirme yapıldığından bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığından bahisle █████/2020 tarihinde e-Maden sistemi üzerinden reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın yetki yönünden reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 8. fıkrasında, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı kuralları yer almıştır.
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kurallarına yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, ilk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanların diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabileceği, kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanların ihale yoluyla aramalara açılacağı, bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanunla düzenleneceği; "İlk müracaat ve ruhsatlandırma'' başlıklı 16. maddesinin beşinci fıkrasında, I. Grup (b) bendi madenlerde 50 hektarı, II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerde 100 hektarı geçmeyecek şekilde doğrudan işletme ruhsatı; II. Grup (b) bendi madenlerde 100 hektarı, III. Grup madenlerde 500 hektarı, IV. Grup madenlerde 2.000 hektarı geçmeyecek şekilde ve tamamı denizlerde verilen III. ve IV. Grup madenlerde 50.000 hektarı geçmeyecek şekilde, V. Grup madenlerde 1.000 hektarı geçmeyecek şekilde arama ruhsatı düzenleneceği; yedinci fıkrasında, ihale yolu ile hak sağlanan sahaların ihale bedelinin yatırılmasını müteakip iki ay içinde ön inceleme raporu ile arama dönemi faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli olan mali yeterliliği de içeren maden arama projesinin verilmesi ve ruhsat bedelinin yatırılması halinde arama ruhsatı verileceği, ruhsat bedelinin yatırılmaması ve bu belgelerin tamamlanmaması durumunda bu alanların başka bir işleme gerek kalmaksızın ihalelik saha konumuna geleceği kuralları yer almıştır.
█████/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde, "Kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler ve il özel idareleri hariç) ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketler, kendi mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarıyla ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşları, vakıf, dernek veya bunların şirketlerine, gerçek veya tüzel kişilere; satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa yönelik işlemlerini, bakanlıklar ile bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarında bakan yardımcısı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında üst yönetici başkanlığında teşkil ettirilen komisyonlar vasıtasıyla yapacaklardır. Söz konusu komisyonlarca izin başvuru ve sonuçları Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında Cumhurbaşkanlığına bildirilecektir. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından █████/2019 tarih ve 1295 sayılı Bakan Olur'u ile Bakan Yardımcısı Başkanlığında, Müsteşar Yardımcısı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı'ndan oluşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonu oluşturulmuş; Taşınmaz Komisyonuna ihale komisyonunun ihaleyi sonuçlandıran kararlarının uygunluğunu değerlendirme görevi verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
a) Dava konusunun tespiti yönünden yapılan incelemede;
Maden sahası arama ruhsatına hak kazananların ihale yöntemiyle belirleneceği kanunla düzenlenmiş; ihale onay süreci hakkında kanunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiş; 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile, kamu kurumlarının mülkiyetinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarının satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa yönelik işlemlerinin bakan yardımcısı başkanlığında teşkil ettirilen komisyonlar vasıtasıyla yerine getirilmesi öngörülmüş; maden sahalarına yönelik arama ruhsat ihalelerinin sonuçlandırılması 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamındaki tasarruflar arasında değerlendirilerek ihale komisyonu tarafından sonuçlandırılan ihalelerin uygunluğunu değerlendirme yetkisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Olur'u ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonuna verilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, uyuşmazlığa konu ihalenin davacı şirketin üzerinde bırakılması üzerine mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler yerine getirilerek işletme ruhsatı düzenlenmesi talebiyle davalı idareye başvurulduğu, ancak söz konusu başvurunun (işletme ruhsatı talebinin) ihalenin █████/2020 tarihli Taşınmaz Komisyonu kararı ile uygun bulunmadığından bahisle █████/2020 tarihli davalı idare işlemiyle reddedildiği, söz konusu başvurunun yeniden gözden geçirilerek işletme ruhsatı verilmesi talebiyle █████/2020 tarihinde davalı idareye yeniden yapılan başvurunun e-Maden sistemi üzerinden █████/2020 tarihinde reddedildiği belirtilerek █████/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin █████/2020 tarihli işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden ise, uyuşmazlığa konu ihalenin davacı şirketin üzerinde bırakıldığı, ihale komisyonunun ihaleyi sonuçlandıran kararının, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Taşınmaz Komisyonuna sunulduğu ve ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Komisyonu kararı ile ihalenin uygun bulunmadığı, bu durumun davalı idarenin ... tarih ve E... sayılı işlemiyle davacı şirkete bildirilmesi üzerine davacının ihalenin yeniden değerlendirilmesini talep ettiği, yeniden yapılan değerlendirme neticesinde ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Komisyonu kararı ile ikinci kez ihalenin uygun bulunmadığına karar verildiği, anılan Taşınmaz Komisyonu kararının davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacı şirkete bildirildiği, davacı şirket tarafından ihalenin yeniden incelenerek ruhsat düzenlenmesi istemiyle █████/2020 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, söz konusu başvuruyla ilgili daha önce Taşınmaz Komisyonunca değerlendirme yapıldığından bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığından bahisle █████/2020 tarihli başvurunun, █████/2020 tarihinde e-Maden sistemi üzerinden reddedildiği görülmüştür.
Bu durumda, her ne kadar davacı şirket tarafından, uyuşmazlık ruhsat başvurusunun reddi olarak nitelendirilmiş ise de yukarıda aktarılan hususlar birlikte dikkate alındığında uyuşmazlığın maden sahası ihalesinin Taşınmaz Komisyonunca uygun bulunmamasından kaynaklandığı, █████/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin █████/2020 tarihli dava konusu işlemin ihalenin uygun bulunmamasına ilişkin Taşınmaz Komisyonu kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
b) Yetkili yargı yeri yönünden yapılan incelemede;
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiş olup 32. maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun'un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idari dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idari davalar değil; "idari uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlal eden" idari işlemleri konu edinen idari davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2017, Ankara, s.929).
Bu durumda, idari dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı halinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, MAPEG tarafından gerçekleştirilen maden sahası ihalesinin uygun bulunmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Komisyonu kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine yönelik olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idari merci olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki ... İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu, uyuşmazlığın ... İdare Mahkemesince çözümlenmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.
c) Yargılama usulü yönünden yapılan incelemede;
Aktarılan düzenlemelere göre ivedi yargılama usulüne tabi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak █████/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır.
Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olup olmadığının tespiti zorunludur. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İhale işlemlerine ilişkin idari usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İhale" başlıklı 30. maddesinde, herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş alanlar ile II. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler dışındaki yeni alanların ihale yoluyla ruhsatlandırılacağı kurala bağlanmış olup bu kanuni tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tabi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.
Dosyanın incelenmesinden, MAPEG tarafından █████/2019 tarihinde gerçekleştirilen Siirt ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı II. Grup maden sahası ihalesinin ... tarih ve ... sayılı MAPEG işlemiyle bildirilen Taşınmaz Komisyonunca uygun bulunmaması durumun tekrar incelenmesi talebiyle yapılan █████/2020 tarihli başvurunun e-Maden üzerinden reddine ilişkin █████/2020 tarihli işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, ihale sürecindeki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ivedi yargılama usulü uygulanacağından uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü uygulanarak çözümlenmesi gerektiği, İdare Mahkemesince verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulü kuralları gereğince doğrudan temyize tabi olduğu, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda anılan Kanun'un 45/8. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında, "█████/2019 tarihinde gerçekleştirilen Siirt ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı II. Grup maden sahası ihalesinin ... tarih ve ... sayılı MAPEG işlemiyle bildirilen Taşınmaz Komisyonunca uygun bulunmaması durumun tekrar incelenmesi talebiyle yapılan █████/2020 tarihli başvurunun e-Maden üzerinden reddine ilişkin █████/2020 tarihli işlem"in iptali istemi hakkında yetkili mahkemece 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulü kuralları uygulanarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının ... İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak Mahkemesine iadesi gerekirken esasın incelenmesi suretiyle verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!