Anahtar kelimeler: Soru Markayı Sinai İbareli Sayıda Unvanının Sınıflarında Unsurunu Yayın Markanın

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari unvanının asli unsurunu oluşturan "...” ibareli çok sayıda markanın adına tescilli olduğunu, "... YAYINLARI" markasının da ... tescil numarası ile 16 ve 41 nolu hizmet sınıflarında tescilli olduğunu, davacının yayın kuruluşu olarak "...” ibareli markayı tüm konu anlatımlı ve soru bankalarında, yaprak testlerinden uygulamalarına kadar tüm ürünlerinde kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, davalıya ait görünen “...”ın ise ... tescil numarasıyla davacı ile aynı 41 nolu mal-hizmet sınıfında tescil edildiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı ... escil nolu "... - ..." markanın hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden silinmesine, mümkün değilse markadan "..." ibarelerinin çıkarılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... -... markasının tartışmasız davalının hizmetlerini akla getireceğini ve herhangi bir iltibasa neden olamayacağını, davacının HIZ markasının tanınmış olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki, markanın kullanımının ... olmadığını, ... şeklinde olduğunu, ... markası dışındaki markalarının aktif şekilde kullanılmadığını, ...- ... markasına ait özel bir logosu bulunduğunu, bu farklılığın dahi markaların tek başına ayırt edilebilmelerini sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... YAYINLARI İBARELİ ... no'lu markasının 16 ve 41.sınıfta, davalının ise ... ibareli ... no'lu markasının 41.sınıfta tescilli olduğu, tarafların ortak olarak eğitim öğretim sektöründe faaliyet gösterdiği fakat davacı şirketin dosya kapsamına göre yayıncılık faaliyetinin daha yoğun olduğu, bu yönüyle taraf markalarının sınıfsal kullanım ve tescil bakımından örtüştüğü iltibas yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı markasında yer alan "..." ibaresi ile davalı markasında yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı mahiyette olup markaların esas unsurunun ... ibaresi olduğu ve ortalama tüketici nezdinde hız ibaresi yönünde ilişkilendirmeye sebebiyet vereceği bu sebeple taraf markalarını gören ortalama tüketicinin hangi kaynaktan geldiğini zannedebileceği bu sebeple karıştırılma ihtimali olabileceği, ayrıca davalı markasında yer alan ... ibaresinin de markada çok küçük bir şekilde yer alıp slogan şeklinde olup markayı davacı markasından farklılaştırmaya yetmediği, davacı markasının tanınmış olduğuna dair bir veri ya da bir delil sunulmadığından, tanınmışlık sebebiyle hükümsüzlük talebinin kabul görmediği fakat markalar arasındaki iltibas bulunduğu gerekçesiyle, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; taraf markaları arasında iltibas iddiasının hem marka hukuku ilkelerine hem de ortalama tüketici gözüyle bakıldığında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her iki marka açısından kelimelerinin benzerliğinin bulunmadığını, müvekkil delillerinin neredeyse yok sayılarak, logolardan bahsedilmediğini, bilirkişi raporunun dava dilekçesinin kopyası şeklinde, hukuki dayanağı olmayan tamamen subjektif yorumlarla oluşturulduğunu, rapor hiçbir şartta hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli ...+ŞEKİL ibareli marka ile, davalı adına tescilli ...-...+ŞEKİL ibareli markadaki esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davacı markasında yer alan "..." ibaresi ile davalı markasında yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı mahiyette olduğu, davalı markasında slogan şeklinde altta küçük şekilde yer alan ... ibaresinin ve davalı markasındaki şeklin de davacı markasından farklılaştırmaya yetmediği, markaların ortak sınıfta tescilli olduğu, davalı markasının ortalama tüketici nezdinde davacı markası ile iltibasa neden olabileceği, somut olayda iltibas nedeniyle hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karra verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!