Anahtar kelimeler: Davatalep Hedefi Kaliteli Genelinde Lisansı Eylemden Yürüttüğünü Tarafsız Piyasası Enerji

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ----elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olup, sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda yürüttüğünü, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12.09.2012 tarih ve 4019 sayılı Kararı uyarınca, Elektrik Piyasası’nda dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verildiğini ve anılan tarih itibariyle davacı şirket --- ve dava dışı -----. olarak hukuki ayrışma, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. Ve 20. Maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 159 ve devamı maddelerinde yer alan kısmi bölünme yöntemi ile ve külli halefiyet ilkesi uyarınca sağlandığını, dava dışı ----. elektrik perakende satış hizmeti sunmakla, davacı şirket ----- ise kendi coğrafi bölgesinde elektrik şebekesinin kurulması ve işletilmesi ve bu minvalde elektrik dağıtım hizmeti sağlamakla yükümlü olduğunu, davalı, ---- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olup, davacı şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının dava dışı ---- ile karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile tarihinde kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiği ve sayacın mühürlendiği tutanakta davalının, perakende satış sözleşmesi ihlilali anlaşma olmadan tüketim yaptığı tespit edildiğini, davalı Kaçak Elektrik Enerjisi Kullandığını ve Düzenlenen Faturayı Süresinde İfa Etmediğini, davacı şirket tarafından mevzuat yükümlülüklerine uygun şekilde, kaçak elektrik enerjisi tespit tutanakları, mühürleme belgeleri düzenlenerek kullanım yerinin elektriği kesildiğini, ancak ne var ki davalı tarafından herhangi bir mücbir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi müvekkil şirketin izni dışında açılarak kullanılması nedeniyle, kaçak elektrik enerjisi tespit tutanaklarının düzenlenmesine ve kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesine sebep olunduğunu, davalıca bahse konu faturalar, süresinde ifa edilmediğinden faturalar bedelinin tahsili maksadıyla aleyhine işbu dava konu icra takibi ikame edildiğini, davacı şirketin işbu davaya konu itirazın yapıldığı icra takibi ile amacı; kaçak elektrik tüketimi sebebiyle borçlu davalıya tahakkuk edilen faturalardan doğan alacakların tahsil edilmesi olduğunu, söz konusu faturalardan doğan alacakların hepsi muaccel olduğu gibi aynı zamanda davalı tarafından bilinen, belirli ve belirlenebilir alacaklar olduğunu, arz ve izah edilen ve mahkemece resen göz önünde bulunduracağı sebeplerle, huzurdaki davanın kabul edilerek davalı tarafça --- İcra Dairesi’nin ----- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı █████/2005 tarihli duruşmada; Ben 2022 yılı içinde ---- işi yapan bir işletmeyi devir alıp işletmeye başlamıştım, bu işletme AVM gibi bir taşınmaz içerisindeydi burada bodrum katta imalathane üzeride ise satış yapılıyordu, ben aslında bu yerin sadece satış yapılan üst katını devralmıştım, bodrum kat ise benim devraldığım kişiye aitti, devraldığım kişi kullanmaya devam ediyordu, ben sadece devir aldığım üst kat için sözleşme imzaladım ve oranın faturalarını ödedim, ancak ---- bodrum katta kullanılan elektrik için bana tutanak tuttular, orada abonelik yoktu, bu yerle benim herhangi bir alakam yoktu, giriş-çıkışı da farklıydı, benim bura ile herhangi bir kira sözleşmem de yoktu, ben üretim yapmayacağım için bodrum katın devrini almamıştım, sanırım orada benim devraldığım ---- isimli kişi adına abonelik bulunuyordu, yetkili kişi benden ---- beyin TC sini istemişti, ben kendisine TC sini hatırlamadığım için kendi TC mi vermek zorunda kaldım, zira bana herhangi birşey yapılmayacağını söylemişti, bir süre sonra bana bu yerle ilgili kayıp kaçak gerekçesi ile faturalar geldi ve ben de haksız olduğu için ödemedim, icraya verdiler ve bu dava açıldı, ben ----- buna ilişkin itirazlarımı yazılı olarak bildirmiştim, dolayısıyla açılan dava tamamen haksızdır, davanın reddine karar verilsin, demiştir.
DELİLLER
: ----.İcra Dairesinin ---- esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, --- ve ---- Kayıtları, Kaçak Elektrik Tespit Fotoğrafları, Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları, Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesap Detayı, Faturalar, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince; itirazın İptali , takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi zorunlu arabuluculuk başta olmak üzere dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalının tahkikata ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ---.İcra Dairesinin---- esas sayılı UYAP sistemi üzerinden işbu dosyaya eklenmiş ve bir örneği çıkartılarak dosyaya alınıp incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Ayrıca davalının nüfus kayıtları çıkartılarak dosyaya konulmuş ve uyuşmazlığa ilişkin tüm deliller toplanmıştır.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ----.İcra Dairesinin ---- esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında kaçak elektrik tüketimi nedeniyle düzenlenen tutanaklar nedeniyle tahakkuk eden alacağa dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,gönderilen ödeme emri üzerine yasal süresi içinde icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, temelde faturalar kapsamında çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak yukarıda açıklanan genel ilkeler doğrultusunda işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, ilgili yerlerden getirtilmesi gereken tüm bilgi ve belgeler celbedilmiş ve dosya, alacağın varlığı ve varsa miktarı hakkında bilirkişi raporu düzenlenmesi için ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen bir Elektrik-Elektronik Mühendisi bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Elektrik Mühendisi ----- tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan █████/2024 tarihli raporda özetle;1. Davacı elektrik kurumu görevlileri tarafından davalı ... adına ----- numaralı tesisat için düzenlenmiş yukarıda detayları yazılı Kaçak /Usulsüz Elektrik Tespit Tutanaklarının ve dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde mahalde abonelik sözleşmesi olmadan elektrik kullanımı yapıldığı, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası kanunu ile kurulan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunca (EPDK) hazırlanarak █████/2018 tarihli EPTHY Madde 42/1-a bendi gereğince abonelik sözleşmesi olmadan elektrik kullanımının kaçak kullanım olduğu, mükerrer kaçak zabıtları düzenlenmiş olduğundan 2 katı cezalı hesaplama yapılması gerektiği, 2. Dosyasında yapılan incelemede ----- adreste bulunan işyerindeki elektrik tüketimlerinin davalı ...’a ait olduğunu gösteren herhangi bir belge görülemediğinden mahaldeki tüketimlerin davalıya ait olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 3. Davacı elektrik dağıtım şirketinin, Lisans Sahibi Elektrik Dağıtım Şirketleri tarafından uyulması gereken Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun (EPDK) açıkladığı Ticarethane Abone Grubu Kullanıcıları elektrik enerjisi tüketim tahakkukları için uygulanacak elektrik enerjisi tüketim tarifesine göre, 30.06.2022, 03.08.2022 ve 19.08.2022 tarihli kaçak tutanakları kapsamında toplam asıl alacak bedelinin 6.558,05 TL+11.823,53 TL+5.515,38 = 23.896,95 TL olduğu 4. ----. İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosya kapsamında yapılan işlemiş faiz hesaplaması neticesinde; davacı elektrik dağıtım şirketinin Toplam 23.896,95 TL Asıl Alacak + 1.397,95 TL Gecikme Faizi + 251,63 TL Faizin % 18 KDV’si = 25.546,54 TL alacağı olduğunun hesaplandığı ancak davacı tarafın toplam alacak talebi 25.504,69 TL olduğundan davacıya talep miktarının ödenmesi gerektiği yönünde tespit, hesap ve görüş beyan edilmiştir. Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; ancak dosyaya herhangi bir itiraz yansımamıştır. Böylece davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden kesinleşmiş ve kesinleşen işbu rapor hakimi de bağlar hale gelmiştir. (Yargıtay ---HD. █████/2017 tarih ----) (HMK,266,281,282) Mahkememizce bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede; davalının duruşmadaki beyanları ile kaçak tüketim olgusunu esasen ikrar ettiği, işin niteliği ve olayların gerçekleşme biçimi, üst üste kaçak elektrik tespit tutanakları tutulmuş olmasına göre, tacir olan davalını basiretli davranma yükümlülüğü gereği aynı iş yerinin bodrum katının kira sözleşmesi dışında tutulması ve buranın kiraya veren tarafından kullanılmaya devam edildiğine ilişkin savunmasının itibar edilemeyeceği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise icra takibine konu borç hesabının sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak yapıldığı, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esasen takibe dayanak tutanak ve tahakkuklara konu alacağın sabit olduğu, takibe konu borcun halihazırda ödenmediği ve sonuçta borca itirazın yersiz ve haksız olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasının; yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, fotoğraflar, kaçak elektrik tespit tutanak ve tahakkukları ile özelilkle taraflar yönünden kesinleştiği için mahkememiz açısından da bağlayıcı hale gelen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esastan açıkça ispatlandığı sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile; davalı-borçlunun ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın tümüyle iptali ile icra takibinin aynen devamına, karar verilmiştir.
2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu vakıanın temelinin haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanması ve buna göre davalının sorumluluğunun tespiti ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılama ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun -----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın tümüyle iptali ile icra takibinin aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.742,23 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 427,60 TL harcın ve icra dosyasından alınan 127,52 TL harcın mahsubuyla bakiye 797,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 466,00 TL posta masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 4.882‬,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 25.504,69 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin ve davalı gerçek kişinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (25.504,69 TL<40.000,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!