Anahtar kelimeler: Davamuraazanın Davatespit Davadavacılar Makinenin Bilahare Hissesine Ortağı Şart Cezai Tanzim

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2022
NUMARASI
:████████ Esas - ███████ Karar
DAVA
:Muraazanın Önlenmesi
Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin
████████ Esas ████████ Karar Sayılı Dosyası;
DAVA
:Tespit, Cezai Şart Alacağı
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025
Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
:Davacılar vekili; müvekkili ...'ın davalı şirketin %50 hissesine sahip olduğunu, diğer müvekkili ...’ın ise ...’ın hakim ortağı olduğu şirket olduğunu,müvekkili ile davalılar ... ve ... Makine’nin 07.08.2008 tarihinde bir protokol tanzim ettiklerini, tarafların bilahare 08.10.2008 tarihinde 1 no'lu, 11.10.2008 tarihinde 2 no'lu ve nihayet 21.12.2008 tarihinde 3 no'lu ek protokolü imzaladıklarını, 07.08.2008 tarihli protokolün amacının; ... Makina’nın ortakları ... ile ...’ın şirketle ilgili olarak protokolde belirlenen konular çerçevesinde ayrılmasını ve ortakların bundan böyle kendi işlerini geliştirme, iş verimliliğini arttırma ve sağladıkları gelirleri istedikleri gibi değerlendirmelerine olanak sağlamak olduğunu, tarafların, protokolün ihlali halinde ihlale maruz kalan tarafın zararının doğmuş olacağını ve tazmin edilmesi gerektiğini ve diğer yaptırımlar yanında kayıtsız şartsız ve itirazda bulunmaksızın 5 milyon USD ödeneceğini kabul ettiklerini, işbu protokol hükümlerinin uygulandığını, ek protokol 1 ile tarafların kendilerine ait halen faal bulunan şirketlerden ...'in ...'ın, ... İnşaat'ın (yeni ünvan: ... Makine) ise ...'ın devir alacağını belirleyerek, söz konusu şirketlerdeki hisselerini birbirlerine devrettiklerini, ... Makinenin mal varlığının eşit olarak paylaşılması hususunda mutabakata vardıklarını, ek protokol 2 ile, ... Makina'ya ait olan gayrimenkullerin paylaşımının kura çekimi yapılarak gerçekleştirildiğini ve ...'a 2 ve 4 numaralı binaların, müvekkiline ise 1 ve 3 numaralı binaların tahsis edildiğini, ayrıca şirket telefonlarının tahsisinin de gerçekleştirildiğini, ek protokol 3 ile, ısıl işlem fırını ünitesi ve eklenti makinelerinin paylaşımının da tamamlandığını, kalan makine ve teçhizatı toplam değerleri üzerinden taraflar arasında pazarlık yapılarak taraflardan birinin alması konusunda mutabakata varıldığını, böylece işbu protokol ve ekleri çerçevesinde paylaşımın tamamlandığını, ancak davalı ...'ın, 16.11.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile protokolün 9. maddesi uyarınca ... Makine'nin temsil ve ilzamının müştereken gerçekleştirileceğine ilişkin karar alınmasına rağmen, bu kararın ticaret siciline tescilinden kaçındığını, davalının ortaklar kurulu kararının tescilini önleyerek, münferit imza yetkisinin sicil nezdinde görünüşte devam etmesinden yararlanarak, ... Makine'ya ait İstanbul Şişli'de bulunan ... ada, ... parselde kain ... Blok ... no'lu bağımsız bölümü müvekkilinden habersiz olarak devrettiğini, devir sözleşmesine göre tahsil ettiğini beyan ettiği gayrimenkul bedelini de uhdesinde bıraktığını, şirketin gayrimenkullerini teminat göstererek bankalardan kredi talebi girişiminde bulunduğunu, 28.04.2011 tarih ve ... sayılı fatura ile davalı şirkete ait parke taşı makinasını müvekkilinden habersiz olarak davalının şirketi olan ... AŞ'ye devrettiğini, müvekkiline veya davalı ... Makine'ye herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının, davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde kullanılmak üzere şirkete teslim edilen çekleri, muhasebe kayıtlarında usulsüzlük yaparak üçüncü kişilere devrettiğini, kayıtlara çeklerin alınmaması nedeniyle müvekkilinin ve davalı şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, protokolün 18. maddesine göre davalı ...'ın “... Makina” ibaresini kullanması yasak olmasına rağmen, “... A.Ş.” markasının tescili için TPE'ye başvuruda bulunduğunu, davalının protokole de aykırı biçimde Beyoğlu ... Noterliği'nin 14.01.2014 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin şirketteki hisselerini almaya talip olduğunu, müvekkili tarafından kabul edilmemesi halinde şirketin feshini ve tasfiyesini talep edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin cevaben Kadıköy ... Noterliği'nin 11.02.2014 tarihli ihtarname ile davalının hisselerini müvekkiline devretmesi talebinde bulunmuş ise de buna olumlu bir cevap alınamadığını, davalının kötü niyetli olarak Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açtığını, davalının davalı şirketin feshini talep etmekle protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, protokolün 9. maddesinde ... Makina şirketinin marka değerinin bulunması sebebiyle üretim faaliyetine son verilmekle birlikte, zamanla sadece kira geliri olan bir şirket şekline dönüşeceği peşinen kabul edilmesine rağmen, davalının fesih ve tasfiye davası açarak ahde vefa ilkesine uyulmuş olmasını şirketin haklı sebeple feshi gerekçesi olarak gösterdiğini, davalıların, protokol ve ekleri çerçevesinde paylaşımı yapılan gayrimenkullerin davalı şirketten kiralanmak suretiyle müvekkillerinin ticari faaliyetini sürdürmesini sağlama mükellefiyetini yüklenmesine rağmen, protokole aykırı davranarak müvekkillerinin büyük zarara uğramasına yol açtıklarını, taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesi imzalanmış olmasa da Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında ... tarafından ikame edilen fesih ve tasfiye davası sırasında, daha önce imzalanan protokollere göre tarafların uyuşan iradelerini ortaya koyduğunu ve zaten sulh protokolünün konusunu oluşturan aynen taksimin, fiili olarak taraflar arasında uygulanmış olmakla, protokollerde yer alan davalıların müvekkillerine tahsis edilen bağımsız bölümleri kullandırma mükellefiyetinin aynen ifasını talep hakkı bulunduğu gibi, ayrıca zaten uygulanmış olan sulh sözleşmesi hükümleri çerçevesinde paylaşımın yapılmasına ilişkin edimlerin aynen ifasını da talep hakkının müvekkilleri yönünden doğduğunu belirterek, davalıların protokol ve ek protokolleri aynen ifa ederek müvekkillerine tahsis edilen alanları kullandırması yükümlülüğünü yerine getirmesine, bu suretle davalıların oluşturduğu protokol ve ek protokollere dayalı muarazanın önlenmesine, sulh sözleşmesinin konusunu oluşturan taraflara tahsis edilen alanların protokollerde belirtildiği gibi ilgili tarafın mülkiyetine geçirilmesi ve böylece taraflar arasındaki protokollerden kaynaklanan edimlerin aynen ifasına, böylece ... Makine'ye ait olan ve sulh sözleşmesinde ... payına düşen gayrimenkullerin ... Makine'de bırakılarak, ... Makine'ya ait olup da fiilen ...'ın şirketine tahsis edilen gayrimenkullerin ise ... AŞ'ye devredilmesi karşılığında müvekkili ...'a aidiyetine ve böylece taraflar arasındaki protokollerden kaynaklanan ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı ... vekili; 07.08.2008 protokol tarihinde davacı ... ile davalı ...'ın diğer davalı ... Makine'nin temsil ve ilzama yetkili ortakları olduğunu,protokolün ... ve ... arasında düzenlendiğini , alışkanlıkla şirket kaşesinin kullanılmasının protokolü 3 taraflı duruma getirmeyeceğini, protokolün ... Makina açısından bağlayıcı olmadığını, davacılar ile herhangi bir sulh sözleşmesi yapılmadığını, davalı ... Makina'nın fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, ayrıca bu davanın konusunun kalmadığını, protokolün 9. maddesine göre ortakların 31.12.2008 tarihinden itibaren tüm kararları birlikte alacaklarını, şirketle ilgili tüm işlemlerin çift imzalı olacağını, bu düzenlemeye rağmen davacının ortak bir karar olmadan ve tek imza ile faaliyetini durdurdukları ... Makina adına, 26.06.2009 tarihinde şirketin ...bank ... Şubesi'ndeki kredi hesabından 300.000-TL kredi kullandığını ve kredinin 299.000-TL'sinin davacı ...'a ait diğer davacı ... Makine şirketine havale edildiğini, kredinin ...'ın şirketi tarafından faizleri ile birlikte geri ödendiğini, fakat 14.008,43-TL tutarındaki kredi faizinin, ... Makina kayıtlarında ...'ın şirketi davacı ...Makine şirketinin borcundan tenzil edildiğini, dolayısıyla davacının faaliyetini durdurdukları ... Makina üzerinden üzerinden çekip kendi şirketine kullandırdığı kredinin faizini davalı ... Makina'ya ödettiğini, böylece şirketi 14.008,43-TL zarara soktuğunu, şirketin ortakların birlikte atacakları imza ile temsil ve ilzam edileceğine ilişkin olarak 16.11.2009 tarihinde ortaklar kurulu kararı alındığını, müvekkilinin 18.11.2009 tarihinde noterde imza beyannamesi düzenlettiğini, kararın tescil ve ilân edilmek üzere aynı gün Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderildiğini, fakat ortaklar kurulu kararının 1. maddesinde anasözleşme değişikliğini gerektiren iştigal konusu ile ilgili hususlar bulunması nedeniyle Ticaret Sicili Memurluğunun kararı tescil etmediğini, dolayısıyla müvekkilinden kaynaklanan bir engellemenin söz konusu olmadığını, 2009 yılının son çeyreğinde ... Makina'nın ödemesi gereken çekleri, kredi borçları, elektrik borçları, ecrimisil taksidi vs. borçlarının olduğunu, şirkette para olmadığını, şirketin muhasebecisi ...'ın davacıya faks çekerek durumu bildirdiğini, ancak davacının "param yok ve bunların açıklamasını gelip bana yap lütfen, hepsi protesto olsun 2 ay sonra öderiz" diyerek ödemelerin yapılmamasının, kredilerin geri çağrılmasına, icra takiplerinin başlamasına ve sonuçta şirketin marka değerinin zarar görmesine neden olacağını, bunun üzerine davalı ...'ın şirketin mülkiyetindeki ...'daki dükkânı 17.12.2009 tarihinde 950.000-TL bedelle sattığını, bu para ile şirketin acil ödemelerinden kalan paranın da şirketin hesabına yatırıldığını, satış bedelinin bir kısmının Euro olarak alınması nedeniyle satış bedelinin 959.831,69-TL olduğunu, satış ve ödemeler ile ilgili olarak da her aşamada davacının bilgilendirildiğini, davacının müvekkilinin şirketin gayrimenkullerini teminat göstererek bankalardan kredi talebi girişiminde bulunduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, parke taşı makinesinin müvekkili ...'ın şirketine satıldığının doğru olduğunu, satışın davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, fabrika binası içinde ... Makina'nın kullandığı alanı kullanan davacının bilgisi dışında bir satışın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını,Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dava dosyasında verilen 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporunun 23. sayfasında, makinenin 123.900-TL olan satış bedelinin şirket kayıtlarında ...'ın borcuna ilave edildiğinin belirtildiğini, aynı raporda 30.06.2015 tarihi itibariyle müvekkili ...'ın şirketten 136.981,07-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla gerekli ödeme ya da mahsuplaşmanın yapıldığını, ... şirketi tarafından ... lehine...'dan keşide edilmiş her biri 25.000-TL bedelli toplam 100.000-TL tutarındaki dört adet çekin ... yetkilileri tarafından davacıya teslim edildiğini, davacının çekleri müvekkiline gönderdiğini, zamanında ödenmeyen ve peyderpey tahsil edilen bu çeklerin bedelinin, ... Makina şirketinin üç çalışanının işçilik alacaklarını ödeyen ... A.Ş.'nin alacağına mahsup edildiğini, başka bir anlatımla o çeklerin bedeli ile ... Makina'nın üç çalışanının işçilik haklarının ödendiğini,çekleri teslim alan davacı olduğuna göre,muhasebeleştirme sorumluluğunun da kendisine ait olduğunu, marka başvurusunu yapanın ... değil, ... Grup Makine olduğunu, davacı ... Makine'nin bu marka başvurusunun protokole aykırı olduğu iddiasını Ankara 1. FSH Hukuk Mahkemesinde açtığı ███████ esas sayılı davada ileri sürdüğünü, davanın reddedildiğini, aynı iddianın davacılar tarafından ... Grup Makine'nin unvanından "Grup Makine” ibaresinin çıkarılması talebi ile İstanbul Anadolu 7. ATM'nde açtıkları █████████ esas sayılı davada da ileri sürüldüğünü, o davanın da reddedildiğini,Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında verilen 28.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, şu an için taşınmazlarda kat mülkiyeti kurulması ve bu şekilde ortaklar arasında paylaşılmasının mümkün görünmediğini, bu nedenle davacının muarazanın giderilmesi için önerdiği yöntemin uygulanmasının mümkün olmadığını, kaldı ki Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında davalı kusurlu bulunarak davalı ... Makina'nın fesih ve tasfiyesine karar verildiğinden bu davanın konusuz kaldığını, davacı ... Kalıp Makine şirketinin protokol ve ek protokollerde taraf olmadığını, diğer davacı ...'ın da protokollere üçüncü kişi davacı şirket yararına bir edim koydurmadığını, dolayısıyla davacı ... Kalıp Makine'nin davada aktif husumet ehliyetinin olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Makine vekili; müvekkilinin davacı ... ile davalı ...'ın ortak oldukları bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ortaklarının şirketin sevk ve idaresinde anlaşamamaları nedeni ile mahkemece atanmış kayyım tarafından idare edildiğini, ortakların aralarında bir protokol imza ederek ticari faaliyetlerini ayırma kararı aldıklarını, müvekkili şirketin gayrimenkullerinin kullanımını protokol ile pay ederek kendilerine kalan kısımda faaliyete başladıklarını, yine protokol ile menkul malları da paylaştıklarını, müvekkili şirketin protokolün uygulanmasına veya uygulanmamasına dahli olmadığını, davacının dilekçesinde protokole aykırı olduğu iddia olunan hareketlerin tamamının diğer davalı ... tarafından yapıldığı iddia olunan hareketler olup, bu hareketlerin ayrı bir tüzel kişiliğe haiz müvekkili şirketi bağlayıcı bir yönü bulunmadığını, diğer davalı ...'ın Bakırköy 5. ATM'nde açtığı ████████ esas sayılı davada mahkemece müvekkili şirketin tasfiyesine karar verildiğini ancak kesinleşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
:Davacı vekili; dava dilekçesinde aynı sebebler ile ;protokolün 18. maddesine göre davalının “... Makina” ibaresini kullanması yasak olmasına rağmen, “... A.Ş.” markasının tescili için ...'ye başvuruda bulunduğunu, davalının protokole de aykırı biçimde Beyoğlu ... Noterliği'nin 14.01.2014 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin şirketteki hisselerini almaya talip olduğunu, müvekkilinin cevaben 11.02.2014 tarihli ihtarname ile davalının hisselerini müvekkiline devretmesi talebinde bulunmuş ise de buna olumlu bir cevap alınamadığını, davalının kötü niyetli olarak Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açtığını, davalının davalı şirketin feshini talep etmekle protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalıların protokole aykırı davranarak müvekkillerinin zarara uğramasına yol açtıklarını, protokol hükümlerinin ihlali nedeniyle müvekkili zarara uğramamış olsa dahi 5.000.000-USD cezai şartın ödenmesi gerektiğini belirterek, şimdilik 100.000-USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
:Davalı... vekili; protokolün düzenlendiği 07.08.2008 tarihinde davacı ... ile davalı ...'ın diğer davalı ... Makine'nin temsil ve ilzama yetkili ortakları olduğunu, 07.08.2008 tarihli protokolün ... Makina açısından bağlayıcı olmadığını, protokolün 9. maddesine göre ortakların 31.12.2008 tarihinden itibaren tüm kararları birlikte alacaklarını, şirketle ilgili yapılacak ve yaptırılacak tüm işlemlerin çift imzalı olacağını, bu düzenlemeye rağmen davacının tek imza ile faaliyetini durdurmuş oldukları ... Makina adına, 26.06.2009 tarihinde 300.000-TL kredi kullandığını ve kredinin 299.000-TL'sinin davacı ...'a ait ...Makine şirketine havale edildiğini, kredinin ...'ın davacı şirketi tarafından faizleri ile birlikte geri ödendiğini, fakat 14.008,43-TL tutarındaki kredi faizinin, ... Makina kayıtlarında ...'ın şirketi davacı ...Makine şirketinin borcundan tenzil edildiğini, dolayısıyla davacının faaliyetini durdurdukları ... Makina üzerinden kredi çekip kendi şirketine kullandırdığı kredinin faizini davalı ... Makina'ya ödettiğini, böylece şirketi 14.008,43-TL zarara soktuğunu, şirketin ortakların birlikte atacakları imza ile temsil ve ilzam edileceğine ilişkin olarak 16.11.2009 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararının, ortaklar kurulu kararının 1. maddesinde anasözleşme değişikliğini gerektiren iştigal konusu ile ilgili hususlar bulunması nedeniyle Ticaret Sicili Memurluğunca tescil edilmediğini, 2009 yılının son çeyreğinde ... Makina'nın ödemesi gereken çekleri, kredi borçları, elektrik borçları, ecrimisil taksidi vs.borçlarının olduğunu, şirkette para olmadığını, şirketin muhasebecisi ...'ın davacıya faks çekerek durumu bildirdiğini, ancak davacının ödeme konusunda bir şey yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin şirkete ait ...'daki dükkânı 17.12.2009 tarihinde 950.000-TL bedelle sattığını, bu para ile şirketin acil ödemeleri yapıldıktan sonra kalan paranın da şirketin hesabına yatırıldığını, satış ve ödemeler ile ilgili olarak da her aşamada davacının bilgilendirildiğini, parke taşı makinesinin müvekkili ...'ın şirketine satıldığının doğru olduğunu, satışın davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dava dosyasında verilen 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporunun 23. sayfasında, makinenin 123.900-TL olan satış bedelinin şirket kayıtlarında ...'ın borcuna ilave edilmiş olduğunun ve herhangi bir kimsenin hak kaybının söz konusu olmadığının belirtildiğini, aynı raporda 30.06.2015 tarihi itibariyle müvekkili ...'ın şirketten 136.981,07-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla gerekli ödeme ya da mahsuplaşmanın yapıldığını, ... şirketi tarafından Meka İnşaat lehine ...'dan keşide edilmiş her biri 25.000-TL bedelli toplam 100.000-TL tutarındaki dört adet çekin ... yetkilileri tarafından davacıya teslim edildiğini, davacının çekleri müvekkiline gönderdiğini, zamanında ödenmeyen ve peyderpey tahsil edilen bu çeklerin bedelinin, ... Makina şirketinin üç çalışanının işçilik alacaklarını ödeyen ... A.Ş.'nin alacağına mahsup edildiğini, müvekkilinin, şirketi aracılığı ile ortaklık hesabından işçilerin ödemelerini yaptığını, şirketin ve dolayısıyla davacının bir zararının olmadığını, davacının, marka başvurusunun protokole aykırı olduğu iddiasını Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açtığı ███████ esas sayılı davada ileri sürdüğünü, davanın reddedildiğini, aynı iddianın davacı tarafından ... Grup Makine'nin unvanından "...” ibaresinin çıkarılması talebi ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları █████████ esas sayılı davada da ileri sürüldüğünü, o davanın da reddedildiğini, dolayısıyla protokolün ihlâlinin söz konusu olmadığını, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesi nedeniyle müvekkilinin şirketteki payını almak veya şirketi tasfiye etmek istediğini, davacının, müvekkilinin payını almak gibi bir karşı teklifi olmadığını, davacının, kendisinin ve hakimiyetindeki ... şirketinin ... Makine'ye olan borçlarını usulsüz muhasebe işlemleri ile kapattırdığını, müvekkilinin şirketten olan 763.543,74-TL alacağını sıfırlattırdığını, ayrıca şirkete olan 617.331,74-TL borcunu 310.081,87-TL'ye indirmek için müvekkilini şirkete borçlandırdığını, dolayısıyla protokolü ihlal edenin davacı olduğunu, protokolde yer alan cezai şartın TBK'nın 179/1 maddesinde düzenlenen cezai şart olduğunu, davacının aynen ifa ve cezanın ifası konusunda seçimlik hakka sahip olup davacının bu hakkını ifa yönünde kullandığını, bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceğini, ayrıca cezai şartın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Makine vekili; müvekkilinin davacı ... ile davalı ...'ın ortak oldukları bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ortaklarının şirketin sevk ve idaresinde anlaşamamaları nedeni ile mahkemece atanmış kayyım tarafından idare edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, sahip olduğu taşınmazların protokol çerçevesinde davacı ve diğer davalı tarafından kullanıldığını, kayyım tarafından da protokolü ihlal edecek bir işlem yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; davacı ... ile davalı...’ın protokoldeki amacının; %50’şer hissesine sahip ortakları oldukları davalı ...Makine’nin mallarının fiilen paylaşımı, şirketin kira geliri olan bir şirkete dönüştürülerek marka değerinin korunması olduğu, nitekim bu protokol uyarınca üç ayrı ek protokol yaparak malları fiilen paylaşmış oldukları, davalının ise şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesini talep ettiği, davalı...’ın bu talebinin protokolün 9. maddesine aykırı olduğu, yine protokolün 5. maddesinde ... Makina üzerine kayıtlı fabrika binalarını ve arsalarını bir başka kişi ya da kuruma devretmeyecektir denilmiş olmasına rağmen, davalının şirketin mülkiyetindeki ...'daki dükkânı 17.12.2009 tarihinde sattığı, aynı şekilde parke taşı makinesinin satışının davacının bilgisi dahilinde yapıldığı kabul edilse dahi, malların fiilen bölüştürülmüş olması nedeniyle makinanın bedelinin yarısının davacıya verilmesi gerekirken, davalının ödemelerin de cari hesaba mahsuben yapıldığı yönündeki savunmasının ve mahsuplaşmanın da taraflar arasındaki protokol hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğu, ayrıca protokol’ün 18. maddesinde “Taraflardan hiçbiri yeni yapılanmada “...Makina” ismini kullanmayacaktır” denilmiş olmasına rağmen, davalı ...’a ait... A.Ş. tarafından bu ismin kendi adına tescili için başvuruda bulunulduğu, bilirkişi raporunun mali inceleme bölümünde, davalı şirkete ait dükkanın satışından resmi
olarak davalı şirket banka hesaplarına 290.000-TL geldiğinin, açıktan alındığı ikrar edilen 669.831,69-TL’nin 484.460,28-TL’sinin ... A.Ş.’den gelmiş gibi alacak kayıt edildiğinin, 185.371,41-TL'nin ise hiç hesaplara dahi girmediğinin, kalan 185.371,41-TL’nin içinde... A.Ş.’ye borç ödemesi olduğu iddia edilen 110.551-TL’lik kısmın mahsup edildiği düşünülse de, ticari defterlerde ... A.Ş. borcundan düşüldüğünün tespit edilemediğinin, harcama tablosunda ... Bankasında kalan bakiye olarak 85.702-TL yazıyor ise de, bankaya yatırılmadan banka hesabında olan bir bedelin harcama/gider olarak kabul edilmesinin zaten söz konusu olmadığının, dolayısıyla davalı şirketin dükkan satışından tabloda yazılı 959.831,69-TL’lik harcamalarında kullandığı bedelin sadece 290.000-TL olarak tespit edildiğinin, harcamalarda kullanılan diğer bedellerin ... A.Ş.’den giriş gibi gösterilen bedel ve banka hesaplarında zaten var olan bedelden karşılandığının tespit edildiği ve bu tespitin de varılan sonucu teyit ettiği, davalı ... Makine tarafından ...bank hesabından 26.06.2009 tarihinde 300.000-TL tutarında kredi kullanıldığı, aynı tarihte kullanılan kredinin 299.000- TL’sinin ... A.Ş.’ye gönderildiği, kullanılan kredi ...’a gönderildiğinden 299.000-TL'nin ...’a borç kaydedildiği, .. kredi ödemelerini yaptığında da ...’a alacak kaydedildiği, ancak söz konusu kredi için ne kadar faiz ödendiği ve faiz tutarının ... Kalıp’a fatura edilip edilmediğinin tespit edilemediği, davacının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde aynen taksim talebini ileri sürmesine karşılık bu talebinin reddedilmiş olması, verilen ret kararının HMK 204/1 hükmü uyarınca kesin delil niteliği taşıması, anılan mahkeme kararıyla ayrıca şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olması, dolayısıyla şirketin malvarlığının tasfiye kuralları uyarınca bölünmesinin gerekmesi, binalarda kat mülkiyetinin ve dolayısıyla da bağımsız bölümlerin olmaması nedeniyle, protokol hükümleri uyarınca fiilen taksim edilen yerlerin davacı adına hükmen tescil edilmesinin hukuken mümkün olmaması ve en önemlisi de protokolün ihlali durumunda cezai şart ödeneceğine ilişkin hüküm bulunması nedenleriyle, davacının sözleşme uyarınca fiilen taksim edilen malların kendi adına tescil edilmesi yönündeki talebi yerinde görülmediğinden asıl davanın reddinin gerektiği; birleşen dava yönünden ise, protokolün 21. maddesinin, “Taraflar, bu protokole mutlak olarak uyacaklar, aksini iddia etmeyecekler, bu Protokol taraflar için mutlak bağlayıcıdır. Bu
Protokol’e uymayan, aksine davranan taraf, diğer tarafa, kayıtsız şartsız, herhangi bir itirazda bulunmaksızın 5 milyon ABD Doları tazminat ödeyecektir” şeklinde olduğu, ancak aradaki ihtilafın şirket tasfiyesi yoluyla ve şirketler hukuku çerçevesinde çözümlenmesi ve tasfiye edilmesi gerektiğine dair kesin hüküm, şirketin feshine karar verilmiş olması, binalarda kat mülkiyetinin ve bağımsız bölümlerin yokluğu, protokol hükümleri uyarınca fiilen taksim edilen yerlerin davacı adına
hükmen tescil edilmesinin hukuken mümkün olmaması karşısında, asıl sözleşmenin geçersiz olduğu, dolayısıyla fer’i bir hak niteliğinde olan protokoldeki cezai şart hükmünün de geçersiz olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; mahkemece alınan 09.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalının şirketin tasfiyesine yönelik talebinin taraflar arasındaki protokolün 9. maddesine aykırılık teşkil ettiği, protokolün 5. maddesinde ... Makina üzerinde kayıtlı fabrika binaların ve arsaların bir başka kişi ya da kuruma devredilmeyeceği belirtilmesine rağmen davalının şirketin mülkiyetindeki ...‘daki dükkanı 17.12.2009 tarihinde sattığı, parke taşı makinesinin satışının davacının bilgisi dahilinde yapıldığı kabul edilse dahi fiilen malların paylaşılmış olması nedeniyle makina bedelinin yarısının davacıya verilmesi gerekirken davalının cari hesaba mahsup ettiği yönündeki savunmasının protokol hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğu, ayrıca protokolün 18. maddesinde taraflardan hiç birinin yeni yapılanmada ... Makina ismini kullanmayacağı belirtilmiş olmasına rağmen, davalıya ait ... Makina tarafından bu ismin kendi adına tescili için başvuruda bulunulduğu tespit edilerek davalının protokol hükümlerini ihlal ettiği ettiğinin belirtildiğini, ancak hukukçu bilirkişiler tarafından raporun sonuç kısmında protokolde yer alan cezai şartın talep edilemeyeceğine kanaat getirildiğini, bu tespitin kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece de bu yönde hüküm kurulduğunu, söz konusu bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu ve hukuki görüş beyan ettiğini, bilirkişilerin yetkilerinin dışına çıkarak hukuki tespitlerde bulunduklarını, bu nedenle gerçeği yansıtmayan ve hukuki görüş barındıran bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası kapsamında şirketin tasfiyesine karar verilmesinin, protokolünün ve cezai şartın geçersiz olmasına neden olamayacağını, söz konusu tasfiye davasının protokol hükümlerinin ihlal edilmesinden 6 yıl sonra açıldığını, protokolde ise şirketin tasfiye edilmeyerek kira toplayan bir şirket haline geleceğinin belirtildiğini, protokoldeki bu hükme rağmen mahkemece hukuka aykırı şekilde şirketin tasfiyesine karar verildiğini, ancak bu kararın protokol hükmünü ve cezai şartı ortadan kaldırmayacağını belirterek, kararını kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; davacılardan ... şirketinin 07.08.2008 tarihli protokole taraf olmadığını, bu nedenle bu davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı ...'ın bu davadaki tüm taleplerinin fesih ve tasfiye davasında ileri sürüldüğünü ve talepleri reddedilerek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilerek kararın kesinleştiğini, bu yüzden davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, birleşen dava bakımından ise davacının kusurlu olduğunun fesih ve tasfiye davasında kabul edilerek kesinleştiğini, bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceğini, protokoldeki hükmün cezai şart olmayıp götürü tazminat niteliğinde olduğunu, hükmün cezai şart olarak kabulünde de davacının aynen ifayı talep etmesi nedeniyle artık cezai şart isteyemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Asıl dava, taraflarca akdedilmiş olan protokol hükümleri doğrultusunda protokole konu şirkete ait olup taraflara tahsis edilen taşınmazların ilgili tarafın mülkiyetine geçirilmesi ve ortaklığın giderilmesi suretiyle muarazanın giderilmesi; birleşen dava ise protokol hükümlerine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda;davacı ... ile davalı ...'ın davalı ... Makina şirketinin %50'şer hissesine sahip ortakları olduğu, taraflar arasında ortağı bulundukları ... Makina şirketinin mallarının fiilen paylaşılması, şirketin kira geliri olan bir şirkete dönüştürülerek marka değerinin korunması amacıyla 07.08.2008 tarihli protokol düzenlendiği, taraflarca ayrıca diğer iki şirketin hisselerinin karşılıklı olarak taraflara devrine ilişkin 08.10.2008 tarihli 1 no'lu, şirkete ait binaların kura ile taraflara tahsisine ilişkin 11.10.2008 tarihli 2 no'lu ve şirkete ait ısıl işlem fırını ve eklentilerinin paylaşılmasına ilişkin 21.12.2008 tarihli 3 no'lu ek protokolün imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça; davalının protokole aykırı olarak 16.11.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile protokolün 9. maddesi uyarınca ... Makine'nin temsil ve ilzamının müştereken gerçekleştirileceğine ilişkin karar alınmış olmasına rağmen, bu kararın ticaret siciline tescilinden kaçındığı, şirkete ait Şişli'de bulunan taşınmazı 3. kişiye devrederek devir bedelini şirkete ödemediği, şirkete ait parke taşı makinesini 28.04.2011 tarihinde kendisine ait ... İnşaat Makinaları şirketine devrettiği ve devir bedelini ödemediği, şirkete teslim edilmiş çekleri muhasebe kayıtlarında usulsüzlük yaparak üçüncü kişilere devrettiği, protokolün 18. maddesine göre “... Makina” ibaresini kullanması yasak olmasına rağmen, “... A.Ş.” markasının tescili için TPE'ye başvuruda bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesi için Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında dava açtığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafından Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında protokol konusu ... Makine şirketinin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ortaklığı yürütemeyecek derecede husumet bulunduğu, mevcut durumda şirket ortağı olan asli müdahil ...'ın kusurlu taraf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve karar temyiz incelemesinden geçerek 05.11.2020 tarihinde kesinleşmiştir Davalıya ait ...Makine tarafından... ibaresinin kullanılması için TPE'ye başvuru yapıldığı, davacıya ait ... kalıp şirketince yapılan TPE'ye yapılan itirazın reddi üzerine bu kararın iptali istemiyle Ankara 1. FSH Hukuk Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece verilen ret kararının istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine ise Yargıtay 11. HD'nin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verildiği, yine davacı ... ve ...Makine tarafından davalılar ... ve ... Grup Makine aleyhine, davalının protokole aykırı unvan kullanımı nedeniyle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemiyle İstanbul Anadolu 7. ATMnin █████████ esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddedildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin ████████ esas █████████ karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir. Taraflarca akdedilmiş olan 07.08.2008 tarihli protokolün konusu, tarafların ortağı bulunduğu şirketin mallarının ve ekipmanlarının fiilen paylaşımı ve taşınmazlarının da taraf ortakların hakim ortağı bulundukları şirketlere tahsisine ilişkin olup, protokol ve 3 adet ek protokol kapsamında şirket hisse devirlerinin ve taşınmazların kullanım tahsislerinin yapıldığı, şirkete ait ısıl işlem fırını ve eklentilerinin de paylaşıldığı tarafların kabulündedir. Asıl davanın konusu, protokole konu şirkete ait taşınmazların aidiyetinin tespiti ve protokoldeki tahsise göre ilgili tarafın mülkiyetine geçirilmesi istemine ilişkindir. Ancak protokol konusu şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin Bakırköy 5. ATM 'nin ████████ esas sayılı dosyasında açılan davada verilen fesih ve tasfiye kararı 05.11.2020 tarihinde kesinleşmiş olmakla, asıl dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle asıl dava bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.Birleşen dava, protokol hükümlerine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Protokolün 21. maddesinde, protokole uymayan, aksine davranan tarafın diğer tarafa 5.000.000-USD tazminat ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. Protokol bir gayrimenkul satışını öngörmediğinden, resmi şekilde yapılması zorunlu değildir. Bu nedenle protokol ve buna bağlı olarak cezai şart hükmü geçerli olup, mahkemenin aksi yöndeki tespiti hatalıdır. Ancak davalı tarafından Bakırköy 5. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında protokol konusu ... Makine şirketinin fesih ve tasfiyesi istemiyle açılmış olan davada, mahkemece şirket ortağı olan dosya davacısı ...'ın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda kusurlu olduğu kesinleşen hükümle tespit edilen davacının, kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesi, bu bağlamda taraflar arasında imzalanan protokole dayalı olarak cezai şart talep edebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece birleşen davanın, protokoldeki cezai şart hükmünün geçersiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi de doğru değildir. Açıklanan nedenlerle; asıl davanın konusuz kalmasına rağmen reddine karar verilmesi, birleşen davanın ise hatalı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekili ile davalı vekilinin asıl ve birleşen davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "konusuz kalan asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine, dava açıldığı tarihte asıl davada davacı dava açmakta haklı olmadığından, HMK'nın 331/1 maddesi gereğince davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına" karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Asıl ve birleşen davada davacı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Asıl davada konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen davanın reddine"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Asıl davada; Alınması gereken 615,40-TL harcın, mahkeme veznesine peşin yatırılan 35,90-TL harçtan mahsubu ile kalan 579,5‬0-TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına, davalı ... tarafından yapılan 7,50-TL yargı giderinin davacılardan alınarak davalı ...'a ödenmesine, Davalılar vekilleri için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalılara ödenmesine,Birleşen davada; Alınması gereken 615,40-TL harcın, mahkeme veznesine peşin yatırılan 6.491,33-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 5.875,93‬-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalılar vekili için takdir olunan 35.057,70-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalılara ödenmesine, "Taraflarca yatırılan (davacılar: 161,4‬0-TL, davalı ...: 161,4‬0-TL) peşin istinaf karar harçlarının istek halinde yatıran tarafa iadesine,Taraflar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!