Anahtar kelimeler: İnfaza Yolunun İtiraza Cezasıyla Durdurulmasına İnfazın İnfazının Fatura Sahte Tedbirlerinin
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Sahte fatura kullanma
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    A. Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde:
    Katılan vekilinin temyiz talebinin, sanık hakkındaki infazın durdurulmasına dair 29.01.2024 tarihli ek karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
    Mahkemenin 05.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına dair 29.01.2024 tarihli ek kararın, infaza ilişkin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi uyarınca verilmiş kararlardan olup temyizinin mümkün bulunmadığı ve aynı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, 5271 sayılı CMK'nin 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma hâlinin başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla katılan vekilinin talebinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek, itiraz mercisince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
    B. Sanık müdafiinin temyizinin incelenmesinde:
    Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın 22.09.2022 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve bu tebligat işlemi esas alınarak mahkûmiyet hükmünün kesinleştirilip infaza verildiği anlaşılmış ise de, tebligat yapılan adrese önceden yapılmış usulüne uygun tebligat bulunmaması nedeniyle, 22.09.2022 tebliğ işleminin usulsüz olduğu belirlenerek ve bu nedenle öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
    Sanık hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davalarında, suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılmaları nedeniyle, kullanılan faturaların tarihlerine göre, suç tarihlerinin 25.09.2009, 25.03.2010, 25.01.2012 ve 25.07.2012 olduğu nazara alındığında; sanığın yargılama konusu eylemleri için, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b. maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!