Anahtar kelimeler: Adlî Düşme Edenin Görüşü Resmî Göreve Başlama İlan Şekli Edilecek

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E. ████████ K.SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Düşme, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-███████ md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında incelemeye konu edilen hükmün, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş ve bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra kurulmuş hüküm olması nedeniyle kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin mercisince incelenmesi için dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenGaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine hükmedildiği, bu karara karşı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz talebinde bulunmadığı, temyiz talebinde bulunan sanıklar yönünden mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ve bozma kararının sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'e de sirayet ettirilmesine karar verildiği, aynı Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerini ilk hükme yönelik temyiz talebi olmayan katılan vekilinin temyiz ettiği anlaşılmakla;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2020 tarihli ve ███████-39 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sirayet kurumunun, koşulları oluştuğu takdirde, hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan, temyiz yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya temyize başvurmakla beraber başvurusu kabul edilmeyen sanıkların da yararlanmalarının sağlanması suretiyle, bu kişilerin temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini giderme amacını taşıması ve bozmanın sirayetinde, yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmayıp sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılması karşısında, hukuki kesinlik ilkesi ve sanığın kendisinin dahi sirayet nedeniyle hakkında yeniden kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı hususu dikkate alınarak, katılan vekilinin lehe bozmanın sonucundan yararlanan sanıklar hakkında kurulan ve temyiz edilemez nitelikteki ikinci hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,3. Sanıklar ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (1961 doğumlu), ... (1985 doğumlu), ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve hükümden önce öldüğü tespit edilen sanıklar ... (1961 doğumlu), ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,4)Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 11.09.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanığın vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64 ve 5271 sayılı TCK'nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.