Anahtar kelimeler: Davatalep Aitplaka Kavşağı Hasarlı Tarafsız Kazanın Sevk Sürücü Kazası Anadolu

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat ((Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı))
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
DAVA
: Tazminat (( Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı))
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14.09.2022 tarihinde ---- Kavşağı ---- adresinde sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan --- plakalı araç ile ---- sevk ve idaresinde bulunan müvekkiline ait-----plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen 14.09.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde---- plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, -----plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusuru sebebiyle meydana gelen kaza neticesinde davacı müvekkile ait -----plaka sayılı araçta birçok maddi hasar ve hasar nedeniyle değer kaybının meydana geldiğini, giderilen hasar bedelinin 68.720,00- TL ve işçilik bedelinin ise 15.800,00- TL olarak hesaplanıp faturalandırıldığını, ayrıca davacı müvekkiline ait --- plaka sayılı araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar dışında herhangi bir hasar kaydı bulunmadığını, bahsi geçen aracın ---- model ---- bir araç olduğunu, 12.09.2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle aracının bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirilmiş, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarıldığını, müvekkiline ait aracın , kapsamlı onarım (parça değişimi, tamir, boya) ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının açıkça ortada olduğunu, tüm bunlara istinaden, 14.09.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına tam kusuru ile sebebiyet veren sürücü--- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı aracın kaza tarihinde ---- şirketi bünyesinde ---- Acente Numarası ve ---- Poliçe Numarası ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kaza sonucu müvekkiline ait ---- plaka sayılı aracın hasar ve değer kaybına uğradığını ve araçta birçok parçanın değiştiği 25.10.2022 tarihli eksper raporu ile de sabit olduğundan, araçta meydana gelen hasar sonucu oluşan değer kaybından doğan zarardan hukuki sorumluluğu üstlenen ---- poliçe limiti dahilinde sorumluluğu bulunmakta iken dava konusu zararın tazmini sağlamak amacıyla taraflarınca 02.11.2022 tarihinde ---- başvuru yapıldığı halde davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, talepleri doğrultusunda bir ödeme de yapılmadığını, taraflarınca ikame edilen davada, dava şartı olan arabuluculuk yoluna 02.11.2022 tarihinde başvurulduğunu, ancak davalı şirket ile değer kaybının tazmini hususunda anlaşmaya varılamadığından 28.11.2022 tarihinde düzenlenen son tutanağın akabinde eldeki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davacı müvekkiline ait aracın mezkur kaza sebebiyle hasar gördüğünü ve hasar onarım sonucunda değer kaybına uğradığı hususunun gerekli evrakların celbinin sağlanmasıyla usul ekonomisi açısından tensip ile birlikte değer kaybının tespiti için bilirkişiye tevdi edilmesini, değer kaybına ilişkin olarak şimdilik 100,00 -TL tutarındaki tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
CEVAP /TALEP
:
Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından ---- poliçe numarasıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ---- plakalı ---- ait aracın 14.09.2022 tarihinde saat 12:00 sularında araç sahibinin sevk ve idaresindeyken --- plakalı, ----- sevk ve idaresindeki araç ile çarpışmaları neticesinde kaza vuku bulduğunu, kaza sonucu kaza mahalline gelen polisler tarafından Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı tutulduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili tarafından sigortalanan ---- plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağı göz önünde bulundurulduğunda ---- plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı iddia ediliyor olsa da kazada hangi tarafın yüzde kaç kususrlu olduğunun nihai tespitinin gerektiği, davacı tarafından beyan edilen kusur oranını kabul etmediklerini, bu kapsamda kaza ile ilgili kusur bilirkişisinden tapor alınmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, davacı değer kaybına ilişkin belirsiz alacak davası ikame etmiş olsa da, ancak alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, nitekim başvuran taraf eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirebileceği halde, başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih----sayılı kararında da yer verildiği üzere, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde TBK madde 50 ve madde 51 uyarınca, davacının kusuru doğrultusunda tazminat miktarında indirime gidilmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, müvekkil şirket oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini, bu poliçedeki maddi zararalara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 50,000.00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bununla birlikte değer kaybı talep edilen aracın, kaza tarihi itibariyle kilometre, daha önce kazası bulunup buşunmadığı hususlarının da dikkate alınması gerektiğini, hesaplama yapılırken, trafik sigortası genel şartları ek-1 'de yer alan değer kaybı hesaplama yönergelerinin kullanılması gerektiğini, bu kapsamda ayrıca, .----- ilgili araç için ZMSS kapsamında ödemiş olduğu meblağların şirketten sorulmasını, davadan önce ödenen bedelin yasal faiz güncellemesi yapılmaksızın kaza tarihindeki poliçe limitinden (araç başı 50,000.00 TL ) indirilmek suretiyle bakiye poliçe limitinin tespit edilerek bu sonuca göre karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davacıya ait aracın kullanılmışlık katsayısı, hasar boyutu katsayısı ve araç baz değeri göz önüne alındığında değer kaybı taleplerinin ve davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, değer kaybı talep edilen aracın eski tarihli kaza kayıtlarının tramerden sorgulanmasına, kusur konusunda kusur bilirkişi tarafından kusur incelemesi yapılmasına, kazanın meydana gelmesindeki kusur ile araçtaki hasar tutarının ve değer kaybının Genel Şartlarla belirlenen kriterlere ve ---- yazılacak müzekkereye gelecek cevaba göre yapılan ödemeler göz önünde tutularak hesaplanmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması ve tüm taleplerinin reddi halinde, poliçedeki maddi zararalara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 50,000.00 TL olduğu husus dikkate alınarak hüküm kurulmasına, dava açılmasına müvekkili şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
---.ATM'NİN ----. SAYILI BİRLEŞEN DAVADA;
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde davacı müvekkili---- ait --- plaka sayılı araç ile davalı araç maliki ve sürücüsü --- sevk ve idaresinde bulunan ve aynı zamanda davalı ----- bünyesinde sigortalı bulunan ---- plaka sayılı aracın karıştığı iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu maddi hasarlı trafik kazasında kaza mahallinde trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı tutulduğunu, tutulan tutanakta müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmediği, kazanın meydana gelmesinde --- bünyesinde sigortalı bulunan--- plaka sayılı araç sürücüsü davalı ---- tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ---- şirketi bünyesinde sigortalı bulunan aracın tam kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacı müvekkile ait ----plaka sayılı ağır hasar aldığını, araçta bir çok parçada onarım - değişim meydana geldiğini, meydana gelen hasarın tespiti ve fiyatlandırılması için eksper görevlendirildiğini, eksper tarafından araçtaki hasarların tespit edilerek raporlandığını, eksper raporuna bakıldığında; ekspertiz çalışmalarında parça toplam bedelinin 68.720,00 TL olduğu devamında işçilik toplamının da 15.800,00 TL olduğu ve toplamda 84.520,00 TL %18 KDV ile birlikte toplam hasar tutarının 99. 733,60 TL olduğunun sabit olduğu, █████/2022 tarihli eksper raporu doğrultusunda davacı müvekkile ait aracın anlaşmalı serviste onarılmaya başlanıldığını, görevlendirilmiş Eksper tarafından tespit edilmiş hasarlar ile ilgili onarım ve işçilik bedeli olarak fatura düzenlendiğini, eksper raporuna uygun olarak yapılan onarım ile ilgili █████/2022 tarihli 99.733,60 TL hasar onarım ve yedek parça faturası düzenlendiğini, müvekkile ait aracın hasar onarımı yapıldıktan sonra onarıma ilişkin 213 Sayılı Kanunun 230. Maddesine uygun olarak düzenlenen onarım faturası sorumlu ---- şirketine gerekli evraklarla birlikte iletildiğini, davalı sigorta şirketinin faturaya konu hasar onarım bedelini haklı bir sebep olmaksızın 8 iş günü içerisinde ödemediği gibi faturaya yönelik bir itirazda da bulunmadığını, dava konusu kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararlardan araç maliki ve sürücüsü davalı --- birlikte davalı ---- Şirketinin de poliçe limiti dahilinde sorumluluğu olduğu davalı sigorta şirketinin, █████/2022 tarihli 99.733,60 - TL tutarındaki faturayı haklı bir sebep olmaksızın ödememesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı yanca sigortalı bulunan aracın tam kusuru ile sebebiyet verdiği kazada müvekkilin aracında meydana gelen hasarın, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; █████/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacı müvekkile ait ---- plaka sayılı araçta meydana gelen hasar onarım bedeli için şimdilik 100-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek Temerrüt faizi ile birlikte davalı --- ile birlikte araç maliki ve sürücüsü davalı ---- müştereken ve müteselsilen tahsiline, taleplerimiz doğrultusunda davamızın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
:
Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi ile sigortalanan --- plakalı ---- ait aracın 14.09.2022 tarihinde sahibinin sevk ve idaresindeyken --- plakalı, ----- sevk ve idaresindeki araç ile çarpışmaları neticesinde kaza olduğunu, kaza sonucu kaza mahalline gelen polisler tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının hasarının müvekkili şirkete zamanında ihbar etmemesi nedeni ile ödenecek tazminatta veya bedelde meydana gelen artış oranında hükmedilecek tazminattan indirim yoluna gidilmesi gerektiğini, Her ne kadar dava dilekçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili tarafından sigortalanan ---- plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağı göz önünde bulundurulduğunda ---- plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı iddia ediliyor olsa da kazada hangi tarafın yüzde kaç kusurlu olduğunun nihai tespitinin gerektiğini, davacı tarafından beyan edilen kusur oranının kabul edilmediğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, müvekkil şirketin oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketin bu poliçede maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 50,000.00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ---- ilgili araç için ZMSS kapsamında ödemiş olduğu meblağların şirketten sorulmasını, davadan önce ödenen bedelin yasal faiz güncellemesi yapılmaksızın kaza tarihindeki poliçe limitinden (araç başı 50,000.00 TL ) indirilmek suretiyle bakiye poliçe limitinin tespit edilerek bu sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, davacının değer kaybı tazminatının ödenmesi için ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyası ile dava yoluna gittiğini, ilgili davanın kabulü halinde hükmedilecek değer kaybı tazminatı miktarı ile eldeki dava ile kurulacak hükümdeki sorumluluk limitinin belirleneceğini, ----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan dava sonucunun, eldeki davanın sonucunu etkileyeceği açık olduğundan değer kaybı tazminatının ödenmesi konulu dosyanın eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle Hasar tazminatı taleplerinin ve davanın reddine, müvekkil şirketin poliçede maddi zararlara ilişkin teminat limiti, ödeyeceği değer kaybı tazminatı dahil olmak üzere kaza tarihi itibariyle araç başına 50,000.00 - TL' olduğundan bu hususun dikkate alınarak hüküm verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı --- tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir. Adı geçen davalı duruşmalara katılmamış; kendilerini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER
:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanakları, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS Poliçesi, Başvuru Belgeleri Ve Hasar Dosyası, Faturalar, Kaza Ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz raporu, Bilirkişi Raporları, ATK Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
ASIL DAVA , maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketinden; BİRLEŞEN DAVA ise yine aynı kaza nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketinden ve 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü sıfatıyla davalı gerçek kişi tarafından müteselsilen tazmin edilmes edilmesi istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu asıl davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve sigorta yönünden ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep, süreç ve sonuçları açıklarak tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif edilmesine karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Birleşen dosya yönünden ise birleştirme kararı veren mahkeme tarafından usulüne uygun olarak ön inceme duruşması yapıldığı anlaşılmakla birleştirme kararından itibaren yargılama ortak yürütülmüş olup aşağıdaki açıklamalar her iki dava aynı trafik kazasından kaynaklandığından her iki dosyaya ilişkin yapılacak olup , yeri geldiğinde farklı hususlar açıklanıp vurgulanacaktır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ---.HD'ni ---- sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; █████/2022 tarihinde saat 12.00 sularında ---- ili, ----- ilçesi, ---- Mahallesi, ----- kavşağında davacının maliki/ işleteni olduğu, dava dışı sürücü--- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı hususi otomobil ile birleşen dosyada davalı gerçek---- malik- işleteni ve sürücü olduğu ---- plakalı hususi otomobillerin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. Kazaya sebep olduğu öne sürülen---- plaka sayılı otomobil kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine █████/2022-█████/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 50.000,00 TL limitli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda ----- Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş; kazada kusurun KTK'nin 47-c maddesini ihlal etmesi nedeniyle davalı sürücüde olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine yapılan başvuru gereği davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celbedilmiş olup davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre somut olayda uyuşmazlıkların temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar onarım bedeli ve değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespitine bağlı olarak, kazaya bağlı hasar onarım maliyetinin ve değer kaybının ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Mahkememizce; haksız fiil sorumluluğu kusurun ispatına bağlı olması, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun da kusura dayalı olması, kusurun ve zararın ispatı da davacıya ait olmasına göre HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektiğinden dosya alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı, hasar onarım bedeli ve değer kaybına ilişkin rapor düzenlenmesi istenmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli raporda özetle ; ---- plakalı araca, ---. tarafından ----- numaralı Z.M.S.S. Poliçesi ile sigortalı ---- plaka sayılı aracın sağ yandan çarparak hasar görmesine neden olduğu, kazada ----- plaka sayılı araç sürücüsünün yukarıda açıklanan şekilde Karayolları Trafik Kanunu 47-c maddesini ihlal ettiği ve sürücülere ait asli kusurlardan 84-h kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kusurunu işlediği ve %100 (8/8) oranında asli kusurlu olduğu, ---- plakalı aracın hasarlı fotoğrafları ve hasar dosyası ekspertiz raporundaki bilgilerinin kaza tutanağı ve kazanın oluş şekliyle örtüştüğü ve uyumlu olduğu, ekspertiz raporunda parça değişim ve işçilikler için belirlenen bedellerin belirlendikleri tarih itibariyle ayrı ayrı her kalem ve toplam KDV dahil 99.733,60-TL bedelinin kadri maruf olduğu, --- plakalı ----- model ----- marka ve modelde otomobilin serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haliyle 2. el rayiç değerinin 300.000,00-TL, kaza tarihi itibariyle onarımı yapıldıktan sonra aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri ise 294.870,00-TL olduğu, buna istinaden ---- plakalı araçtaki değer kaybının aradaki fark alınarak 5.130,00-TL olarak hesap edilebileceği görüş ve kanaatine yönelik rapor verilmiştir. Mahkememizce rapor taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı zararına yönelik yazılı olarak yaptığı şedit itirazları üzerine işbu itirazlar haklı görülerek ıslah için verilen ara kararlardan rücu edilmiş ve ara karar ile dosyanın farklı bir bilirkişi verilerek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bu kez ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Makine Mühendisi Bilirkişi---- tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli raporda ise özetle ; A-) Sürücü---- sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, belirtilen uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU BULUNMADIĞI C-) 14.09.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’ hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde----plakalı, ---- marka, ---- tipi, ----- model araçta oluşan Hasar Bedeli, Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 99.733,60 TL DEĞER KAYBI BEDELİ = 48.000,00 TL olduğu ,dosya içeriğinde yapılan incelemelerde davalı tarafından yapılmış bir ödemenin mevcut olmadığı yönünde tespit ve görüşlere yer verilmiştir. Bu raporun tebliği üzerine davacı vekili tarafından itiraz öne sürülmemiş bu sefer davalı vekili tarafından raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması istenmiştir. Mahkememizce iki rapor arasında değer kaybına ilişkin oluşan bariz fark nedeniyle dosya ATK Trafik ihtisas Dairesine gönderilerek değer kaybı için çelişkileri giderecek şekilde rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bunun üzerine ATK tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda değer kaybının 35.000,00 TL olduğu yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Bu rapor içeriğine de davalı vekilinin itiraz ettiği görülmüştür. Bu sırada birleşen dosya yönünden hasar onarım bedeli konusunda rapor alınması zorunluluğu doğduğundan hasara ilişkin rapor istenmiştir. Bilirkişi ---- tarafından █████/2024 tarihli raporda hasar onarım bedelinin değer kaybı için önceki raporda da belirlendiği üzere 99.733,60 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu rapora itiraz edilmemiştir. Davalı vekili tarafından yine itiraz edilmiştir. Mahkememizce itirazlar yerinde görülmeyerek asıl ve birleşen dava HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmi dava olarak açıldığından ve talep üzerine davaların ıslahı için davacı vekiline süre verilmiştir. Buna ilişkin yasal sürecin tamamlandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce olay sonrasında trafik ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağı ve mevcut kusura ilişkin bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği, kazada davalı- davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak asli kuralını ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu eylem olduğu ve kazada davalı sürücünün her halde ve şartta tam (% 100) kusurlu olduğu tespit, tayin ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK,266 vd, ----, Yargıtay ----.HD.----- Bu tespitlere bağlı olarak maddi tazminat taleplerinine gelince; her iki bilirkişi raporunda hasar onarım için belirlenen miktarın ayrı olduğu, ekspertiz raporun da benzer bir rakamı öngördüğünden esasen tartışılacak bir durum bulunmadığı birleşen dosyaya konu hasar onarım bedelinin piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Asıl dosya yönünden değer kaybına ilişkin oluşan çelişkinin ise ATK raporu ile giderildiği ve belirlenen rakamın kazaya, hasara, hasar onarım bedeline ve serbest piyasa koşullarına göre uygun ve yerinde olduğu, ülkemizdeki ikince el araç piyasasındaki sürekli değişimler nazarında önceki ve sonraki değerini günün piyasa koşullarının belirlediğinden değer kaybına ilişkin gerçek zararın tespitinin zorluğu bilinmekle birlikte davalının kazadaki ağır ve tam kusuru ve kazanın tüm sonuçları itibarıyla 35.00,00 TL değer kaybı miktarın har halükarda makul olduğu ve gerçek zararı yansıttığı, davalı sigorta şirketi vekilinin özellikle belrilenen değer kaybına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davalarını dosyalarda mukim bilcümle delil ile özellikle gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için genelde benimsenen hasar onarım bedeli yönünden makine mühendisi bilirkişi raporları, değer kaybına ilişkin ise hukuki olarak yerinde görülen ATK raporu gereğince TBK'nin 49, 50/1,51, KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiğinin tespitiyle beraber, sigortalı aracın hususi niteliği gereği yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, poliçe limiti ve vaki ıslah işlemi ve taleple bağlılık ilkesi temelinde eldeki olayda dava kısmi dava olarak açılsa da olay haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından esasen zararın tamamı için davalı gerçek kişi için kaza tarihinde, davalı sigorta şirketi yönünden ise başvuruya bağlı olarak sekiz gün sonrasında oluşan temerrüt olgusu gibi hususlar tek tek denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının asıl ve birleşen dosya yönünden kabulü ile; asıl davada 35.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada 99.733,60 TL hasar onarım bedeli tazminatının, dava dilekçesindeki açık taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin hükmedilen işbu miktarın asıl davada hükmedilen kısım dikkate alınarak yalnızca poliçe limitinden kalan 65.000,00 TL miktardan ve her halde araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51,52/1, 74, 117/2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, █████, █████, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 107, 146, 187/1-2, 190, 194, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinin tamamından 326/1 maddesi gereğince davalı sigorta şirketi; birleşen dosya yönünden ise 326/1-3 maddesi gereğince yapılan yargılama giderlerinin aynı kazaya dayanması ve ortak oluşuna göre poliçe limiti gözetilerek davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu davalar KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası) nitekim ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına ve diğer sorumlulara karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça her iki dosya için ayrı ayrı arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin ve diğer davalı kişinin arabuluculuk ücretlerinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; Yargıtay ---- Bu kapsamda davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk sürecinden ve ücretlerinden ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince her bir dosya yönünden ayrı ayrı aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
MAHKEMEMİZİN ---- ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-)Davanın kabulü ile; 35.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,85 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.300,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 10,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.300,00 TL ıslah harcı, 597,50 TL posta masrafı, 3.275,00 TL Adli Tıp Kurumu Fatura Ücreti ve 3.500,00 TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 9.845,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen toplam 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )BİRLEŞEN ---ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ----. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-)Davanın kabulü ile; 99.733,60 TL hasar onarım bedeli tazminatının, dava tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin hükmedilen işbu miktarın yalnızca 65.000,00 TL kısmından ve her halde araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.812,80 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 6.632,90 TL karar ve ilam harcının davalılardan ( davalı sigorta şirketinin 4.322,66 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 92,50 TL posta masrafı ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.477,90 TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı sigorta şirketinin 2.266,55 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen toplam 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin ( davalı sigorta şirketinin 19.551,00 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin, asıl ve birleşen dosya davalısı sigorta şirketi vekilinin yüzlerine karşı, birleşen dosyada davalı ---- ise yokluğunda ; asıl dosya yönünden 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden ( 35.000,00 TL < 40.000,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin; birleşen dosya yönünden ise, 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen kararlar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!