Anahtar kelimeler: Grkryzmtarihi Geride Sahasında Esaskarar İik Cetveline Müşavir İnşaatın Firma Sıra

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
...
DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GR.KR.YZM.TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı yüklenici ile müvekkili arasında █████/2013 tarih ve ██████████ ihale kayıt numaralı ... Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca inşaatın yer tesliminin yapıldığını, müşavir firma tarafından mahallinde yapılan denetimde inşaat sahasında yeterli çalışma olmadığı, işin iş programına göre geride kaldığının tutunakla tespit edildiğini, tutanağa istinaden davalı yüklenicinin ihtar edildiğini, onaylı iş programına göre █████/2015 tarihinde kümülatif imalat tutarının 58.751.736,67-TL ve fiziki gerçekleşmesinin de %84,56 seviyesinde olması gerektiği halde, imalat seviyesinin %47,07 oranında geride kaldığı, █████/2015 tarihinden itibaren şantiyede hiçbir çalışmanın olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle de █████/2015 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve kamu ihale sözleşmeleri kanunu gereğince idarenin uğradığı zarar ve ziyandan yüklenicinin sorumlu olduğunu, ilk ihalede kaçırılan fırsat ile ikinci ihalede oluşan ihade bedeli arasındaki fark, KDV hariç 33.191.769,82-TL olarak hesaplandığını belirterek oluşan menfi zararın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından iflas masasına alacak başvurusunda bulunmadan doğrudan dava açılmasının usule aykırı olduğunu, İİK.nun 194. maddesine göre ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar yargılamanın durdurulması gerektiğini, davalı şirket tarafından davacı idare aleyhine ... esas sayılı dosyası ile açılan dava ile bu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini belirterek TBK.nun 27. maddesine göre taraflar arasındaki sözleşmenin kesin olarak hükümsüz olup hükümsüz sözleşmeye dayalı olarak menfi zarar talep edilemeyeceğini, davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, feshin hukuka aykırı olduğunu belirterek açılan davanın reddine ve birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Karar sayılı dosyaya mübrez █████/2016 tarihli bilirkişi raporunda yazışmalar belirtilmiştir. Bu yazılar:
(Davalı...nin 18 mart 2015 tarih ve... nolu yazısına karşılık olarak yazdığı 25.03.2015 tarihli yazı.
Davalı... ye hitaben yazılan 09.04.2015 tarihli ve 02.06.2015 tarihli yazılar
... sayılı Başkanlık Olur'u ile fesh edilmiştir.)
... Karar sayılı dosyasına mübrez █████/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tarafların imzalayarak onayladığı, kabullendiği ve ödemesinin de yapıldığı 14 nolu hak edişte yer alan imalatların fiilen yapılmış olduğu; işlerin yapımı sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflardan, mahallinde heyet olarak yapılan keşif çalışmaları sırasında tespit edilen bulgulardan ve 14 nolu hakedişin iş mahallinde taraflarca incelenip, hazırlanıp, imzalanması ve ödemesinin yapılması hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu hakkedişteki imalatların tam olarak yapıldığı, keza tarafların teknik elemanlarınca yapılan ancak idare tarafından onaylanıp ödemesi yapılmadığı görülen ve dosyaya sunulan 15 nolu hakkediş' in incelenmesi sonucunda ise; yine işlerin yapımı sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflar ile yapılan inceleme ve çektikleri fotoğrafların karşılaştırılması ile mahallinde heyet olarak yapılan keşif çalışmaları sırasında tespit edilen hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 15 nolu hakkedişte yer alan işlerin yapılmış olduğu, bu işlerin ödemesinin yapılmadığı, bu hakkedişten sonra da bazı imalat kalemlerinde metraj artışı şeklinde az miktarda imalat yapıldığı görüldüğü, fiilen yapılmış olduğu; gerek işlerin yapımı sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflardan, gerek tarafların imzalayarak ödemesinin yapıldığı 14 nolu hakkedişte yer almasından ve gerekse mahallinde yaptıkları keşif çalışmaları sırasında tespit edilen emarelerden bariz şekilde anlaşılan, bazı imalat ve ihzarat malzemelerinin ise; hırsızlık ve talan suretiyle yok edildiği, eksiltildiği, zarara uğratıldığı, taraflarca imzalanarak ödemesi yapılan 14 nolu hakkedişteki durumlarının bir kısmının da tespit tarihi itibariyle tam olarak mahallinde görülemediği, yapılan imalatların bir kısmının, Bölgedeki genel asayiş zafiyeti sonucunda oluşan, hırsızlık ve talan suretiyle yok edilmesi, eksiltilmesinin, şantiye iç güvenliği ile izah edilebilecek bir durum olmadığı, bu durumun işin fiilen yapılmasını devamını engelleyebileceği, davacı tarafından dosyaya sunulan yazışma, tutanak, CD ve gazete kupürlerinden değerlendirildiği, Şantiyeye getirilerek inşaatta kullanıldığı, yapım sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflardan ve mahallinde yaptıkları keşif çalışmaları sırasında tespit edilen emarelerden ve firmanın sunduğu fatura, irsaliye gibi dokümanlardan anlaşılan ve bu kapsamdaki bir inşaatın yapımı için gerekli olan Beton santrali, Vinç, Jeneratör, gibi makine ve ekipmanlarında tespitleri esnasında şantiyede görülmediğini ancak, şantiyede bulunması zorunlu söz konusu ekipmanların, akıbetinin ne olduğunun taraflarınca bilinmesinin mümkün bulunmadığı, İdare teknik elemanları ve idarenin müşavir firması elemanları ile yüklenici tarafından hazırlanan ve imzalanan 10.01.2015 tarihli 14 nolu hakkediş 14.01.2015 tarihinde idare tarafından onaylandığı, bu hakkedişte yapılan imalatların toplam tutarının 26.050.323,85TL olarak taraflarca kabul edildiği, sözü edilen 14.01.2015 tarihinden sonra İdare teknik elemanları ve idarenin müşavir firması elemanları ile yüklenici tarafından imalatlar dikkate alınarak 10.02.2015 tarihli 27.199.631,49TL tutarındaki 15 nolu hakkediş hazırlandığı ve sözü edilen elemanlar tarafından imzalandığı, ancak idarenin onay merciince onaylanmadığının görüldüğü, davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği hususların incelenmesi amacıyla oluşturulan bilirkişi kurullarının, Mahkeme heyetiyle birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşifte; idarenin müşavir firmasının kontrol teşkilatı elemanlarının da onayından geçmiş olan 15 nolu hakkedişte yer alan imalatların yapılmış olduğunun görüldüğü, bu imalatların bir kısmının sökülmüş veya tahrip edilmiş olduğu, İşin yapımı sırasında peyderpey çekilmiş olan fotoğrafların, keşif esnasındaki tespitleri ile kıyaslanması sonucunda belirlendiği, bahse konu 10.02.2015 tarihli 27.199.631,49TL tutarındaki 15 nolu hakkedişten sonra da inşaata yönelik bazı imalatların yapılmış olduğunun tespit edildiği, bu hususun idarenin müşavir firmasının kontrol teşkilatı elemanlarının ve davacı firma yetkililerinin keşif mahallindeki beyanlarında da ortaya konulduğu, buna yönelik imalatlar birlikte tespit edildiği, bu tespitlere göre; İdare teknik elemanları ve yüklenici elemanları tarafından imza altına alınmış olan inşaat kalemi imalatlarına devam edilerek; .... mahallerinde imalatlara devam edilmiş olduğunun görüldüğü, gerek işlerin yapımı sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflardan, gerek tarafların imzalayarak ödemesinin yapıldığı 14 nolu hak edişte yer almasından, gerek taraflarca imzalanan ancak idare tarafından onaylanarak ödeme işlemleri yapılmayan 15 nolu hakkedişte de yer almasından ve gerekse mahallinde yaptıkları keşif çalışmaları sırasındaki tespitleri ile firmanın dosyasına sunduğu fatura, irsaliye gibi dokümanların incelenip değerlendirilmesi sonucunda; kurullarınca hazırlanan ve rapor ekinde sunulan 15 nolu kesin hesaptaki imalat miktarı ve rapor ekinde sunulan Kesin hesaptakı imalat miktarının
İnşaat işleri
: 26.954.054,78-TL
Mekanik Tesisat İşleri
: 264.991,95-TL
Elektrik Tesisatı İşleri
: 451.446,97-TL
Elektronik işleri
: 3.315, 87-TL olmak üzere
Toplam
: 27.673.809,57-TL. olarak hesaplandığı, söz konusu imalatlar dikkate alınarak yapılan fiyat farkı ve diğer unsurların da hesaplanması sonucunda, oluşan 15 kesin nolu hakkediş tutarından, ödemesi yapılmış olan 14 nolu hakedişin tenzili sonucunda ise davacı alacağının 1.983.160,52TL olarak hesaplandığı, davaya konu ... yapılan keşifte elde edilen bulgular ile dava dosyasına sunulan iddia, hak edişler, sözleşme, projeler, fatura, irsaliye, işin yapımı sırasında çekilmiş fotoğraf, belge ve bilgilerin, incelenip değerlendirilmesi sonucunda; davacı şirket alacağının 1.983.160,52TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda iş bu dava olan birleşen dava ile ilgili olarak da incelemeler yapıldığı, raporda; 06.12.2016 tarihli Raporun 24. sayfasında; “Fatura ve İrsaliyeler” başlığı attında harcandığı belirtilen KDV dahil 1.407.809,64 TL tutarında bir liste yer almadığı, anılan listenin 15 nolu (son) hakedişin hesaplanmasında kullanıldığı ve yüklenicinin davalıdan 1.983.160,52 TL tutarında tasfiye hakediş alacağının bulunduğunun belirtildiği, götürü bedelli sözleşmelerde çeşitli fatura ve/veya irsaliyeye dayanılarak yüklenici lehine alacak hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. vd. maddeleri hükmü ve ... yerleşik kararlarına göre, götürü bedele göre yapılan eser sözleşmelerinde, yüklenicinin alacağının inşaatın getirildiği seviye itibariyle gerçekleşen fiziki oranına göre belirlenmesi gerektiği, kaldı ki; dava dilekçesi ekinde EK-9 olarak bizzat davacı şirket tarafından delil olarak sunulan ve tek sayfadan oluşan 15 nolu imzasız-onaysız hakediş delilinde dahi idareden 942.674,35 TL talep edildiği, kural olarak yapılan işlerin cins ve miktarları ile işlerin teslim edildiğinin ispat külfetinin davacı- yüklenici üzerinde olduğu, davacı şirket tarafından 15 noluhakediş olarak adlandırılan ve tek sayfadan oluşan bu delilin ekinde metrajların (Yeşil Defterin) dosyasına sunulmamış olması ve aynı zamanda 14 nolu hakediş eki “Yeşil Defter (metraj)” sayfalarının dosyada bulunmaması ve delilin bu haliyle denetime elverişli bulunmaması nedeniyle kurullarınca herhangi bir değerlendirme ve karşılaştırma yapılmadığı, davacının dava dilekçesi EK-9'da sunmuş olduğu deliline ve denetime elverişli olmayan önceki bilirkişi raporunda tespit edilen alacak tutarına itibar edilmediği, son olarak düzenlenen ve itiraz edilmeyen 10.01.2015 tarih ve 14 nolu ara hakedişte yapılan imalatların fiziki seviyesi % 37,49 olarak belirlendiği ara hakedişlerde hesaplanan tahakkuk tutarlarının davacı yükleniciye eksiksiz ödendiğinin tartışmasız olduğu, yüklenicinin, 11.01.2015 ile 20.03.2015 tarihleri arasında kış koşullarında gerçekleştirdiğini iddia ettiği imalatlara ilişkin somut herhangi bir delili dosyasına sunmadığı, Kurullarınca 14 nolu onaylı ara hakediş, fesih (veya tasfiye) hakedişi olarak değerlendirilmiş olup davacının yaptığı işlerden dolayı davalı İdareden alacağının bulunmadığı kanaati oluştuğu, kaldı ki dava dilekçesinde (sayfa 9/son); önceki yönetici ortakların imzaladığı ve müşavir firmanın onay verdiği hakedişlerde ihata duvarı gibi yapılmamış bir kısım imalatların da dahil edildiği ve böylece fazladan ödemeler alındığının ikrar edildiği, teminatların iade edilip edilmeyeceği hususunun değerlendirilmesinde ise yüklenici şirketin sözleşme aşamasında 4.600.000 TL tutarında Kesin Teminat mektubunu idareye verdiği ve işin yapımı esnasında düzenlenen 14 nolu ara hakkedişe (dahil) kadar ayrıca fiyat fark dahil imalat tutarının 63,00'ü oranında toplam 853.333 TL nakit teminat kesildiği fesih nedeniyle (4.600.000 TL + 853.333 TL ) 5.453.333 TL teminatın kamu ihale mevzuatı gereğince irat kaydedildiği, kurum , yüklenici şirketin 20.03.2015 tarihinde işleri tümüyle durdurduğunu, şantiyeyi terk ettiğini, terk tarihi itibariyle inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesinin % 37,49 oranında bulunduğunu (14 nolu hakediş verisi), bu aşamada işi yapmama nedeni olarak Yapı Ruhsatının öne sürülemeyeceğini, şantiyede çalışmaya engel olabilecek fiili bir hususun bulunmadığını, yüklenicinin çalıştırdığı taşeronlarına borcu nedeniyle şantiyede bir kısım yağma olaylarının yaşandığını, bu hususta kendilerine atfı bir kusurun bulunmadığını, çeşitli tarihlerde yükleniciye yapılan uyarılardan ve verilen mehilden de sonuç alınamayınca sözleşmeyi 14.10.2015 tarihi itibariyle haklı nedenlerle fesih ettiklerini ve mevzuat gereğince teminatları irat kaydettiklerini belirttiklerini, Yüklenicinin Sözleşme konusu İnşaatın “Yapı Ruhsatının” bulunmadığını, süreç içerisinde idareden talep etmelerine karşın ruhsatın alınmadığını, işe ruhsatsız olarak devam edilmesinin kendisinden yasal olarak istenemeyeceğini, davalı Kurumun yüklenicinin 20.03.2015 tarihinde işleri tümüyle durdurduğunu, şantiyeyi terk ettiğini, terk tarihi itibariyle inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesinin % 37,49 oranında bulunduğunu (14 nolu hakediş verisi), bu aşamada işi yapmama nedeni olarak Yapı Ruhsatının öne sürülemeyeceğini, şantiyede çalışmaya engel olabilecek fiili bir hususun bulunmadığı, yüklenicinin çalıştırdığı taşeronlarına borcu nedeniyle şantiyede bir kısım yağma olaylarının yaşandığı, bu hususta kendilerine atfı bir kusurun bulunmadığını, çeşitli tarihlerde yükleniciye yapılan uyarılardan ve verilen mehilden de sonuç alınamayınca sözleşmeyi 14.10.2015 tarihi itibariyle haklı nedenlerle feshettiklerini ve mevzuat gereğince teminatları irat kaydettiklerini belirttikleri, Davacı şirketin ...ili kırsalında terör olaylarının arttığı, Proje Müdürü ve şantiye personelinin tehdit edildiğini, can ve mal emniyetinin sağlanamadığını, emniyetin sağlanmasının idarenin işi olduğunu, gerek ruhsatın alınmaması gerekse de emniyetin sağlanmaması nedenleriyle sözleşmeyi 20.07.2015 tarihinde fesih ettiklerini ve işin “tasfiye” edilmesini ve tüm teminatlarının iade edilmesi gerektiğini belirttiğini, Bu bağlamda; Yapı (İnşaat) Ruhsatı hususu: ... Başkanlığına” göndermiş olduğu 28.10.2013 tarih ve 4932 sayılı yazısında ... Yapım İşine ilişkin olarak (.... sayılı İmar Yasasının 26. maddesi gereğince Yapı Ruhsatı alımı için müracaatta bulunduğu, Kurumun görevlendirdiği ..... Ortaklığının (Müşavir firmanın)davalı kuruma iletmiş olduğu 29.01.2015 tarih ve 67 sayılı yazısında; .....Belediyesince halen İnşaat Ruhsatının düzenlenmediği, uygulamada yasal sorumluluğuna gidilmesi bakımından 3194 sayılı İmar Kanununun 26. maddesi kapsamında inşaat ruhsatının düzenlenmesi için ilgili belediyenin uyarılması gerektiğinin belirtildiği, .... gönderilen 10.05.2017 tarih ve ... sayılı yazısında; .... Binasının fesih sonrası oluşan eksikliklerinin yaptırılması işine ilişkin olarak İmar Kanunu'nun 26. maddesi hükmü çerçevesinde Yapı (İnşaat) Ruhsatı müracaatında bulunulduğu, ruhsat işlemlerinin takip işlerinin ikmal inşaatı işini alan ... Mahkemeye göndermiş olduğu 19.04.2019 tarih ve 223 sayılı yazısında; Sözleşme konusu 21 adet binaya ilişkin olarak ....numaralı Yapı Ruhsatlarının, Adalet Bakanlığı'nın müracaatı üzerine 28.12.2017 tarihinde düzenlendiği ve yüklenici .... şirketi yetkilisine teslim edildiği müzekkereye cevaben bildirildiği, sözleşme, yer teslimi ve de fesih tarihi itibariyle dava konusu binaların yapı ruhsatlarının bulunmadığı, işlere ruhsatsız olarak başlandığı, ...Birleşen davada davacı Adalet Bakanlığı vekilinin 03.09.2018 tarihli beyanında; "Davalı şirketin iflasının .... E. sayılı dosyasında 2015 yılından itibaren görüldüğü halde, yüklenici (davalı) şirketin iflas konulu davadan (davacı) Bakanlığı bilgilendirmediği”nin belirtildiği öte yandan; şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ....ın “Alacaklı” sıfatı ile ... yapım İşi” şantiyesindeki imalata girmiş olan muhtelif malzemeler üzerine 14.04.2015 tarihinde 10.000.000 TL bedelle Haciz işlemi yaptığı, ancak Adalet Bakanlığı'nın Savcılığa göndermiş olduğu 22.04.2015 tarih ve 1896 sayılı yazı ile haczi işlemine konu malzeme bedellerinin ara hakkedişlerle ... şirketine ödemesinin yapılması nedeniyle haciz işleminin durdurulması için gerekli işlemlerin yapılmasının istendiği, birleşen davada davacı Adalet Bakanlığının, sözleşmeyi fesihte haklı olması durumunda davalı şirketten menfi zararını talep edebileceği ancak kaçırılan fırsata dayalı olarak eksikliklerin giderilmesi gerektiği, ömek olarak; 2015 tarihli Fesih Kabul Tutanağında (Mavi Klasördeki belgeler.) Binalarda yalnızca Elektrik tesisatı borulama işlerinin yapılmış olduğu tutanağa geçirilmiş iken, mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen önceki Bilirkişi Raporunda binalardaki elektrik kablolarının kesilerek çalındığının belirtildiği, menfi zararın bedelinin hesaplanabilmesi için bu ve buna benzer birçok belirsizliğin kurumca giderilmesinin gerektiği, diğer yandan idarece düzenlenen 2015 tarihli Fesih Kabulüne Esas Yapılan İmalatlara ait Seviye Tespit Tutanağında (Mavi Klasördeki saha çalışmaları)"Yapıldı” olarak gösterilen işlerin ve/veya iş gruplarının sözleşme bedeli karşılıklarının da davacı Kurumca dosyaya sunulması gerektiği,... Esas sayılı asıl (kök) davada, 1. Götürü bedelli sözleşme konusu yapım işinin, % 37,49 fiziki gerçekleşme seviyesinde feshedildiği, davacı şirketin Yapı Ruhsatının verilmemesi ve şantiyenin bulunduğu kırsal kesimdeki olası terör faaliyetlerini ve tehditleri öne sürerek feshin haklı olmadığını öne sürdüğün Feshin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı veya fesihte “Ortak Kusurun” bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olması nedeniyle, kamu ihale mevzuatı gereğince fesih nedeniyle irat kaydedilen 5.453.333 TL tutarındaki teminatlarının davacı şirkete faizi ile birlikte aynen iadesinin gerekip gerekmediği hususunda kurullarınca değerlendirme yapılmadığı, davacı şirketin işin tasfiyesinden dolayı 15 nolu (son) hakediş bedeli olarak davalı Kurumdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, İdareye teslim edildiği iddia edilen ancak süreç içinde henüz kullanılmaması nedeniyle hakedişlere girmeyen malzeme (bu talepte “İhzarat” malzemesi kast edildiğinin anlaşıldığı.) bedellerinin ödenmesi talebinin somut delillere dayandırılmadığı ve idarece faydalanıldığının ispat edilememesi nedeniyle talebin yerinde olmadığı, ... E. sayılı “BİRLEŞEN” Davasında; Az yukarıda dosyasına katılmasını talep ettiğimiz eksik evrakların (özellikle her iki ihaleye dayanak alınan “Yaklaşık Maliyet” tablolarının) ve her iki ihaledeki “Kalan İşlerin” ve ikinci ihalenin yapılması gerektiği makul süre olan 2015 yılı itibariyle güncellenmiş “Kalan İş” bedellerinin nelerden ibaret olduğunun denetime elverişli listeler halinde aynı sıra numarasıyla sunulması durumunda menfi zararın hesap edilebileceği belirtilmiştir.
... Konu tarafından düzenlenen bilirkişi kurulunun █████/2020 tarihli ek raporunda özetle Rapor tarihinden sonra dosyaya yeni katılan belgelerin incelenmesi sonucunda, ....E. Sayılı “ASIL (Kök)” Davada, Dosyaya yeni sunulan hakediş belgelerinin incelenmesi sonucunda; Götürü Bedelli Sözleşme konusu Yapım işinin 638,02 fiziki gerçekleşme seviyesinde feshedildiği, yüklenici firmanın mevzuat gereğince “Yapı Ruhsatının” alınmaması ve şantiyenin bulunduğu bölgede artan “Terör Riskini” ve teknik personeline yöneltilen tehditler nedeniyle işi yapamadığını, feshin haklı olmadığını ve işin “Tasfiye” edilmesi gerektiğini öne sürdüğü, .... ise yüklenicinin “İş programının” % 47,07 oranında gerisinde kalması, yüklenicinin şantiyeyi 20.03.2015 tarihinde terk etmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı sebeplerle fesih ettiğini belirttiği, sözleşmenin feshi hususunda yapmış oldukları değerlendirmede; davalı İdarenin 23.10.2013 tarih ve 4932 sayılı yazıyla... alımı için “Mimari Proje” ile başvurduğu ancak belediyeden olumlu/olumsuz cevap alamadığı, Yönetmelik gereğince davalının 2 ayın sonunda (23.10.2013 + 2 ay — 23.12.2013) ... ruhsat başvurusu yapıp yapmadığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyasında bulunmadığı, davalı İdarenin kusurunun Sözleşme tarihinden önce 01.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğin “Yapı Ruhsat” alımı ile ilgili (Yönetmeliğin 44. Maddesi ile Tip İmar Yönetmeliğinin '59. Maddesinde' yapılan değişikliğe ilişkin hüküm.) sonuna kadar kullanmayarak “Yapı Ruhsatı" alımı hususundaki ihmal ve ihlalinden (ifa etmeme) kaynaklandığı, diğer yandan; İdarenin 10 no.lu hakkedişten sonra İnşaat işlerinin saha kontrolünü ihale ettiği “Müşavir firma” ile yapmış olduğu 04.09.2014 tarihli “Hizmet Sözleşmesinin” 18.2. maddesi hükmünde; Sözleşmenin ifasına ilişkin Ruhsat, İzin gibi nedenlerdeki gecikmeler İdareden kaynaklanan ve süre uzatımını gerektiren haller kapsamına alındığının görüldüğü, Mevzuat gereğince “Yapı Ruhsatının” alınması hususunda kurumun İhmali davranışının söz konusu olması nedeniyle sözleşmenin feshinde tarafların “Ortak Kusurlu” olduğu kanaati oluştuğu, diğer yandan kamuoyunda barış süreci olarak bilinen görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle bölgede 2015-2016 yıllarında yaşanan “Terör olgusunun” “Mücbir sebep” olarak kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, “Yapı Ruhsatı” alımını düzenleyen mevzuat hükümlerinin idarece ifa dilmemesi hususunun, davacının fesih tarihinden önce “mali acz” içinde bulunduğunun anlaşılması nedeniyle, davacı şirketin yapı ruhsatı alınmamasıyla ilgili savında hakkın kötüye kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu, irat kaydedilen 4.600.000 TL tutarındaki teminat bedelinin yükleniciye irat tarihi itibariyle işleyecek faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği, teminatın irat tarihi hususunda dosyada bilgi bulunmadığı, dosyaya yeni sunulan hakediş belgelerinin incelenmesi sonucunda; yüklenici şirketin işin tasfiyesinden dolayı “Kesin Hesap” alacağının Fiyat Farkı ve KDV dahil 4909.806,30 TL olarak hesaplandığı, ayrıca yüklenicinin 01-14 no.lu hakedişlerinden % 3'ü oranında kesilen nakit 853.333,00 TL'nin “Kesin Hesaba” eklenmesi durumunda davacı şirketin davalı kurumdan toplamda 1.353.140,00 TL tutarında alacağının bulunduğu, 14 no.lu hakedişin ekinde bulunan 31.12.2014 tarihli belgeye göre an itibariyle yüklenici şirketin ... ya muaccel hale gelmiş prim borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, % 3 nakit teminata ilişkin olarak 853.333,00 TL” nin yükleniciye iadesi hususunun davalı kurumun da kabulünde olduğu, (Bkz. İdarenin “Kesin Hesap Raporu”) İdareye teslim edildiği iddia edilen ancak süreç İçinde henüz kullanılmaması nedeniyle hakedişlere girmeyen malzeme (bu talepte “ihzarat” malzemesi kast edildiği anlaşılmaktadır.) bedellerinin ödenmesi talebinin somut delillere dayandırılmadığı ve idaresince faydalanıldığının ve/veya kabul edildiğinin ispat edilememesi nedeniyle talebin yerinde olmadığı ve önceki Heyet Raporunun “Fatura ve İrsaliyeler” başlıklı 24. sayfasında hesaplanan KDV dahil 1.407.809,64 TL bedelin Adalet Bakanlığından talep edilemeyeceği, “BİRLEŞEN”... Esas. Sayılı Davada; davacı İdarenin sözleşmenin feshinde haklı. menfi zararı (Kaçırılan fırsat bedeli) olarak 3.998.298,00 TL talep edebileceği, Tazminat isteyen tarafın kusursuz olması gerektiği, menfi zarara ilişkin değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
... istinaf incelemesi sonrası ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle, Dosya içerisindeki belgelerde yüklenicinin ... yazdığı tarihsiz yazıda ; “ Şantiyede çalışanların ve aşağıda isimlerini belirttiğimiz (...) bazı taşeronların haksız kazanç elde etmek için ….. şantiyeyi yağmalama konusunda haricen duyum aldıklarını bu konuda önlem alınmasını “ talep ettikleri; inşaatın durdurulmasının terörle bir ilgisinin olmadığı, yüklenicinin taşeronları ile arasındaki ticari ilişki kaynaklı çekişmelerden kaynaklı olduğu, ek süre verilmesinin en önemli şartının keşif artışından kaynaklı verilecek süreler olduğu, dava konusu olayda iş artışına yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı (Mukayeseli keşif ve iş artış oluru ) dosyadaki tutanaklardan ve yükleniciye yapılan bildirimlerde şantiyede çalışma olmadığının ihtar edildiğinin görüldüğü, yükleniciye fesih öncesi yapılan 14 Nolu hakkedişte kümülatif olarak 26.050.323,85.-TL tutarlı ödeme yapıldığı, yüklenicinin itiraz koymadan hakkedişi imzaladığı, yine dosya içerisindeki 13.03.2015 tarihli fotoğraflarda (Kontrol mühendisi ve Yüklenici tarafından imzalı ) binaların karkasının tamamlandığı, çatısının kapatıldığı ,başkaca ince işlere yönelik herhangi bir imalatın olmadığı, Sonuç olarak inşaat seviyesinin genel kabulde olduğu gibi % 25-30 seviyelerinde olduğu, İşin bedelinin 69.483.000,00.-TL Yer teslim tarihinin 01.10.2013, İşin süresinin 900 gün, İş bitim tarihinin 15.03.2016 olduğu, bu bilgilere göre günlük yapılması gereken imalat tutarının 69.483.000,00.-TL/ 900 gün = 77.203,33.-TL aylık imalat tutarının 2.316.100,00.TL olması gerektiği, 01.01.2015 tarihinde düzenlenen 14 no'lu hakkedişte 26.050.323,85.-TL lik iş yapıldığı buna göre 26.050.323,85 .-TL/ 15 ay = 1.736.688,00.TL /ay iş yapıldığı 2.316.100,00TL - 1.736.688,00.TL = 597.412,00.-TL/ay yaklaşık aylık 600.000,00.-TL eksik iş yapıldığı tespit edildiği, başka bir anlatımla % 25 oranında ayda eksik imalat yapılıp iş programın gerisinde kaldığı, inşaatın % 70 seviyesinde eksik olduğu ,tamamlanması gereken işlerin büyük bölümün ince işler olarak tabir edilen imalatlar olması nedeniyle işin süresinde bitirilmesinin mümkün olmadığı imalatı yapacak olan yüklenici olup kusur sadece eksik imalat yapan yüklenicinin olduğu, Sözleşme dışı imalat varsa bedelinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi 22 ve 23. Maddelerine göre belirlenmesi; işin Anahtar teslimi götürü bedel olarak ihale edildiği, Sözleşme dışı imalat olduğuna dair her hangi bir tespitin olmadığı, davacının inşaat sahasında kaldığını belirttiği malzemeler bakımından inşaat sahasında kalan malzemelerin hangi tarihte zarara uğradıklarının tespiti, sözleşmenin fesih tarihine kadar sözleşme ve eklerine göre inşaat sahasında kalan malzemelerin korunmasından kimin sorumlu olduğunun tespiti ve yükleniciye ait inşaat sahasında kalan malzemelerin ne zaman zarara uğradığını kurullarınca tespitinin mümkün olmadığı, sözleşmenin feshinden önce de fesihten sonra da kendisine ait malzemeleri korumak yüklenicinin sorumluluğunda olduğu, Sözleşme feshedildiğine göre yüklenicinin ihzarata girmemiş dolayısıyla bedeli ödenmemiş malzemeleri şantiye dışına çıkarmasında bir engel olmadığı belirtilmiştir
Bilirkişiler ... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; yapı ruhsatı alınması görevinin Yapı Denetim Kuruluşu ve Yükleniciye ait olduğunun anlaşıldığını, yapının fen ve sanat kurallarına göre yapılmasından sorumlu olanların ruhsat almaktan da yapıyı onaylı projeye uygun olarak yapmaktan da yüklenici ve yapı Denetim Kuruluşunun müştereken sorumlu olduğunu, işin devamını engelleyecek ve Kamu İhale yasasına göre mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilebilecek hallerin doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı, gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller olduğunu, bu sebepler arasında açıkça terörün yer almadığını “Gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller.” başlığı altında olaya bakılabileceğini, dosya içerisindeki belgelerde yüklenicinin ... bazı taşeronların haksız kazanç elde etmek için ….. şantiyeyi yağmalama konusunda haricen duyum aldıklarını bu konuda önlem alınmasını" talep ettiklerinin görüldüğü, inşaatın durdurulmasının terörle bir ilgisinin olmadığı, dava konusu işin Götürü Bedel ihale edildiği, yüklenici teklifini ihale şartlarındaki proje bilgi ve detaylarına göre yaptığını, dolayısıyla herhangi bir proje değişikliği yapılmadan iş artışının söz konusu olmadığı, götürü bedel işlerde ihalede yer alan proje esas teklif fiyatın dışında imalat yaptırılamayacağını, fazla iş yapılması için proje tadilatı yapılmış olmasının gerektiğini, ek süre verilmesinin en önemli şartının keşif artışından kaynaklı verilecek süreler olduğunu, dava konusu olayda iş artışına yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığını, ayrıca dosyadaki tutanaklardan ve yükleniciye yapılan bildirimlerde şantiyede çalışma olmadığının ihtar edildiğinin görüldüğü, yükleniciye fesih öncesi yapılan 14 no'lu hakkedişte kümülatif olarak 26.050.323,85-TL tutarlı ödeme yapıldığı, yüklenicinin itiraz koymadan hakkedişi imzaladığını, yine dosya içerisindeki 13.03.2015 tarihli fotoğraflarda binaların karkasının tamamlandığını, çatısının kapatıldığını, başkaca ince işlere yönelik herhangi bir imalatın olmadığının görüldüğü, sonuç olarak inşaat seviyesinin genel kabulde olduğu gibi % 25-30 seviyelerinde olduğu, işin bedelinin 69.483.000,00-TL, yer teslim tarihinin 01.10.2013, işin süresinin 900 gün, işin bitim tarihinin 15.03.2016 olduğunu, bu bilgilere göre; günlük yapılması gereken imalat tutarının 69.483.000,00.-TL/ 900 gün = 77.203,33.-TL, aylık imalat tutarının = 2.316.100,00.TL olması gerektiğini, 01.01.2015 tarihinde düzenlenen 14 no'lu hakedişte 26.050.323,85.-TL'lik iş yapıldığı ve buna göre 26.050.323,85.-TL/15 ay = 1.736.688,00.TL/ay iş yapıldığını, 2.316.100,00.-TL - 1.736.688,00.TL = 597.412,00.-TL/ay, yaklaşık aylık 600.000,00.-TL eksik iş yapıldığının tespit edildiği, başka bir anlatımla % 25 oranında ayda eksik imalat yapılıp iş programın gerisinde kaldığı, inşaatın %70 seviyesinde eksik olduğu, tamamlanması gereken işlerin büyük bölümün ince işler olarak tabir edilen imalatlar olması nedeniyle işin süresinde bitirilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, imalatı yapacak olanın yüklenici olup kusurun sadece eksik imalat yapan yüklenicide olduğunu, işin Anahtar teslimi götürü bedel olarak ihale edilip sözleşme dışı imalat olduğuna dair her hangi bir tespitin olmadığını, yapı ruhsatı alınması görevinin Yapı Denetim Kuruluşu ve Yükleniciye ait olduğunu, yüklenicinin itirazsız imzaladığı ve 15 aylık imalata karşılık hazırlanan 14 Nolu hakkedişte 26.050.323,85-TL tutarında imalat yaptığını, bu imalatın aylık ortalama 1.736.688,00.TL'ye karşılık olduğunu, oysa işin süresinde bitirilebilmesi ve iş programına göre aylık ortalama 2.316.100,00.-TL tutarında imalat yapılması gerektiğini, sözleşme dahili işler bitmediği gibi sözleşme dışı imalatın da olmadığını, kurullarının dosya içerisindeki belge ve bilgilerden hareketle rapor düzenlediğini, dolayısıyla yükleniciye ait inşaat sahasında kalan malzemelerin ne zaman zarara uğradığını kurullarının tespitinin mümkün olmadığını, İdarenin fesih işleminden sonra işi 4734 sayılı Kanunda öngörülen usullerden herhangi biri ile ihale etmekte serbest olduğunu, geri kalan işlerin başka bir yükleniciye ihalesinden dolayı, yüklenicinin hiçbir hak iddiasında bulunamayacağını, bundan başka işin durmaması için, idare yüklenicinin tesisleri, malzeme ocakları, ihzaratı, araç ve makinelerinden gerekli gördüklerine el koymak yetkisine de sahip olduğunu, son 14 hakedişte yükleniciye 26.050.323,85-TL ödendiğini, teklif fiyatının 69.483.000-TL, yapılmayan iş bedelinin 69.483.000-TL - 26.050.323,85-TL= 43.432.676,15-TL, yapılmayan işin toplam işe oranının % 62,51, 2. ihale bedelinin 91.870.000,00-TL, bu şekilde davacı kurumun menfi zarar tutarının 91.870.000,00 – 43.432.676,15 = 48.437.323,85-TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacısı ... Sözleşmesi'' gereğince ödenmeyen hakediş tutarlarının, malzeme bedeli ve iade edilmeyen teminat bedelinin iadesine ilişkin alacak talebinde bulunulduğu, birleşen davada ise davacının davalı ile arasında imzalanan sözleşmeyi haklı feshi sebebiyle ilk ihalede kaçırılan fırsat ile ikinci ihalede oluşan bedel arasındaki farka ilişkin menfi zararın davalıdan tazmininin talep edildiği, dosyada öncelikle mahal mahkemesine talimat yazılarak keşif icra edildiği, yapılan incelemeler neticesinde bilirkişi heyetince 06.02.2016 tarihli tespit raporunun düzenlenerek dosyaya sunulduğu, ancak sözleşme kapsamına ve ihale kayıtlarına ilişkin tüm kayıtların bu raporda incelenip değerlendirilmediğinin görüldüğü, bu sebeple dosya yeniden alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor tanzimi istenildiği, bilirkişi heyetince gerek eksiklikleri tespit eden ve gerekse de uyuşmazlığa ilişki tespitleri yapan 31.10.2019 ve 10.08.2020 tarihli kök ve ek raporlarda özetle; asıl davada, dosyaya sunulan hakediş belgelerinin incelenmesi sonucunda götürü bedelli sözleşme konusu yapım işinin %38,02 oranında fiziki gerçekleşme seviyesinde fesih edildiği, davalı idarenin 23.10.2013 tarih ve 4932 sayılı yazıyla Batman ili, Beşiri ilçe belediyesine ruhsat alımı için ''mimari proje'' ile başvuru yaptığı, ancak belediyeden olumlu veya olumsuz bir cevap alamadığı, yönetmelik gereğince davalının 2 ayın sonunda Batman Valiliği'ne ruhsat başvurusu yapıp yapmadığına ilişkin dosyada herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığı, davalı idarenin kusurunun, sözleşme tarihinden önce 01.06.2013 tarihinde yürürlüğe gire yönetmeliğin (Tip İmar Yönetmeliği'nin 59. maddesi) ''yapı ruhsat'' alımı ile ilgili hükmünü sonuna kadar uygulamayarak ''yapı ruhsatı'' alımı hususundaki ihmal ve ihlalinden (ifa etmeme) kaynaklandığı, diğer yandan, davalı idarenin 10 no.lu hakedişten sonra inşaat işlerinin saha kontrolünü ihale ettiği ''müşavir firma'' ile yapmış olduğu 04.09.2014 tarihli ''Hizmet Sözleşmesi''nin 18.2. Maddesinde; sözleşmenin ifasına ilişkin ruhsat, izin gibi nedenlerdeki gecikmeler idareden kaynaklanan ve süre uzatımını gerektiren haller kapsamına alındığı, davalı idarenin yapı ruhsatı alımında 01.06.2013 tarihli Yönetmelik gereğince kendisine düşen sorumluluğu tam olarak yerine getirmediği, bölgedeki terör olayları veya belirgin terör riskinin fiili olarak ifaya engel olan ''umulmayan hal'' olarak değerlendirilebileceği, ancak aynı zamanda yüklenicinin 2014 yılı için ''ekonomik (mali) acz'' hali içine girdiği, hacizlerin karşılıksız kalması nedeniyle söz konusu inşaat işinin fesih tarihi itibariyle programının epey gerisinde kaldığı, bu durumda mevzuat gereğince yapı ruhsatını almayan ve işi ruhsatsız olarak devam ettiren davalı idarenin kusurlu olabileceği, ancak terör olaylarındaki artışın başlamasından önceki dönemde davacı yüklenicinin ''mali acz'' içine girmesi ve inşaatın durması nedeniyle, ruhsat alınması halinde dahi işin tamamlanamayacağının belirgin olduğu, davacının 2014-2015 yıllarında mali acz içine girdiğinin sabit olması sebebiyle fesihte tarafların ortak kusurlu oldukları, detaylı olarak açıklandığı üzere mevzuat gereğince ''yapı ruhsatının'' alınması hususunda davalı kurumun ihmali davranışının söz konusu olması nedeniyle sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu oldukları, tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduklarının kabulü halinde davalı tarafça irat kaydedilen 4.600.000,00-TL tutarındaki teminat bedelinin davacı yükleniciye iade edilmesinin gerektiği, davacı şirketin işin tasfiyesinden dolayı ''kesin hesap'' alacağının fiyat farkı ve KDV dahil olarak 499.806,30-TL olarak hesaplandığı, ayrıca davacı yüklenicinin 01-14 no.lu hakedişlerinden %3 oranında kesilen nakit 853.333,00-TL'nin kesin hesaba eklenmesi durumunda davacının davalı kurumdan toplamda 1.353.140,00-TL tutarında alacağının bulunduğu, an itibariyle yüklenici şirketin ...'ya muaccel hale gelmiş prim borcunun bulunmadığı, %3 nakit teminata ilişkin olarak 853.333,00-TL'nin yükleniciye iadesi hususunun davalı kurumun da kabulünde olduğu, idareye teslim edildiği belirtilen ancak süreç içinde henüz kullanılmaması sebebiyle hakedişlere girmeyen malzeme bedellerinin ödenmesi talebinin somut delillere dayandırılmadığı ve idaresince faydalanıldığının ve/veya kabul edildiğinin ispat edilememesi sebebiyle talebin yerinde olmadığı ve önceki heyet raporunda hesaplanan kdv dahil 1.407.809,64-TL bedelin davalı kurumdan talep edilemeyeceğinin tespit edildiği, birleşen davada; davacı idarenin sözleşmenin feshinde haklı görülmesi durumunda, oluşan menfi zararı (kaçırılan fırsat bedeli) olarak davalı yükleniciden 3.998.298,00-TL talep edebileceği, tazminat isteyen tarafın kusursuz olması gerektiği, davacı idarenin menfi zarara dair tazminata hak kazanıp kazanmayacağı ve fesih konusundaki nihai değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları, yapılan hesaplamaların mahkememizce de uygun bulunduğu, teminat mektubunun paraya çevrilme tarihinin yazılan müzekkereler ile 23.10.2015 tarihi olarak tespit edildiği, tarafların ihale yapım işi sözleşmesinin sonra ermesinde, gerek davacının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemesi ve gerekse davalının mali acziyet hali içinde bulunması sebebiyle işi tamamlayacak ekonomik yeterliliğe sahip olmaması sebebiyle tarafların ortak kusurlu olduklarının değerlendirildiği, sözleşme hukuku ilkeleri ve dava konusu eser yapım işi kapsamı itibariyle tarafların kusursuz sorumluluklarının bulunmadığının görüldüğü, bu sebeple bilirkişi heyeti ek raporundaki kusurun bulunması halinde tazminata hak kazanılmayacağı görüşünün uygun bulunmadığı ve mahkememizce benimsenmediği, nitekim tarafların kusurların oranında ve yapılan işin mahiyeti ve kapsamına göre fesih tarihindeki tamamlanma oranına göre zarar talebinde bulunabilecekleri, bu bağlamda davalı idarenin de kaçırılan fırsat bedeli olarak menfi zarar talep edebileceğinin anlaşıldığı, davacı şirketin malzeme bedeline ilişkin alacak talebinin ispatlanamadığı, dava tarihinden önce temerrüt halinin mevcut olmadığı belirtilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
... Karar sayılı kararı ile "taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan █████/2013 tarihli sözleşme, düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2.1 maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekleri arasında sayılmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesinde geçici hakediş raporları, 41. maddesinde de kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi düzenlenmiştir. Sözü edilen şartnamenin 40. maddesine göre yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazî kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılacak düzeltmelere bir itirazı olursa bu itirazını hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde dilekçeyle idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Şartnamenin bu hükmü sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, tarafları bağlar. Hakim tarafından da re'sen dikkate alınması gerekir (...). Somut olayda Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olup taraflarca imzalanan hak edişler yönünden davacı yüklenicinin ihtirazi kaydının bulunup bulunmadığının tartışılması ve ara hak edişlerin İdare yönünden kesinleşmeyeceği dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken bu hususu tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Sözleşmenin feshi halinde fesihte kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın yüklenici, gerçekleştirdiği imalat bedeline hak kazanır. Davacı yüklenicinin hak ettiği iş bedeli için feshin haklı olup olmadığının bir önemi bulunmamaktadır. Yüklenici, hak ettiği imalat bedelini fesihte idare haklı olsa dahi isteyebilecektir (...Karar). Yine davacı yükleniciye ait teminatların hangi hallerde İdare tarafından gelir kaydedileceği sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile 4735 sayılı kanunda düzenlenmiştir. Bu talep yönünden de kusur tespiti önemlidir. O halde Mahkemece yapılacak işlem; HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca konusunda uzman bilirkişilerden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak sözleşmenin feshi konusunda tarafların kusurlu olup olmadıklarının tespit bakımından, yüklenicinin yapı ruhsatı olmadan inşaata başlamasının Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 14. maddesinde düzenlenen yüklenicinin özel ihbar yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi, sözleşme ve ekleri hükümlerine göre yapı ruhsatı alma görevinin hangi tarafa ait olduğunun belirlenmesi, bölgede yaşandığı belirtilen terör olaylarının davacı tarafından ileri sürülen sebepler de denetlenerek sözleşme ve eklerine göre inşaatın durdurulması için haklı veya yeterli olup olmadığının tartışılması, sözleşme fesih tarihi itibariyle varsa sözleşme dışı fazla iş ve verilmesi gereken ilave süreler de dikkate alınarak yüklenicinin iş programının gerisinde olup olmadığı, kalan sürede işin tamamlanmasının mümkün olup olmadığının tartışılması; bu ve benzeri durumlar dikkate alınarak kusur durumunun belirlenmesi; sözleşme dışı imalat varsa bedelinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi 22 ve 23. maddelerine göre belirlenmesi; davacının inşaat sahasında kaldığını belirttiği malzemeler bakımından inşaat sahasında kalan malzemelerin hangi tarihte zarara uğradıklarının tespiti; sözleşmenin fesih tarihine kadar sözleşme ve eklerine göre inşaat sahasında kalan malzemelerin korunmasından kimin sorumlu olduğunun tespiti; bu şekilde ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır." gerekçesi ile ortadan kaldırılmıştır.
Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (... .... Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur.
Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. ...Karar sayılı kararı).
Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (...Karar sayılı kararı).
Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir.
Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir.
TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur (...).
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (... Karar).
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir.
... Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları ...
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;
“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (...). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (....
Taraflar arasında imzalanan 13.09.2013 tarihli sözleşmenin ilgili maddeleri şu şekildedir. İhale tarihi: 22.04.2013 İhale bedeli: 69.483.000,00TL İşyeri teslim ve işe başlama tarihi: 01.10.2013 Sözleşmeye göre işin süresi: 900 gün 2.4. Taraflar, yazılı tebligatı daha sonra süresi içinde yapmak kaydıyla, kurye, faks veya elektronik posta gibi diğer yollarla da bildirim yapabilirler. Batman ilinde Ceza İnfaz Kurumu ve Müştemilatı Yaptırılacaktır.
Madde 3 - İşin adı, yapılma yeri, niteliği, türü ve miktarı 3.1, İşin adıBatman Ceza İnfaz Kurumu Yapım İşi 3.2, İşin yapılma yeri Batman İli 3.3.İşin niteliği, türü ve miktarı Batman ilinde Ceza İnfaz Kurumu ve Müştemilatı yaptırılacaktır.
Madde 4 - Sözleşmenin diii 4.1. Sözleşmenin dili Türkçe'dir.
Madde 5 - Tanımlar
5.1.Bu Sözleşmenin uygulanmasında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinde ve ihale dokümanında oluşturan diğer belgelerde yer alan tanımlar geçerlidir.
Madde 6 - Sözleşmenin türü ve bedeli
6.1.Bu Sözleşme, anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olup, ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 69.483.000,00 TL (Altmış Dokuz Milyon Dört Yüz Seksen Üç Bin Türk Lirası) toplam bedel üzerinden akdedilmiştir.
6.2. Yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, yüklenicinin teklif ettiği toplam bedel esas alınır.
Madde 7 - Sözleşme bedeline dahil olan giderler
7.1.Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi giderleri vb giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildir, İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi sözleşme bedeline dahil olmayıp, idare tarafından Yükleniciye ödenir.
Madde 8 Sözleşmenin ekleri 8.1.Sözleşme, ekindeki ihale dokümanı ve diğer belgelerle bir bütündür, İdareyi ve Yükleniciyi bağlar. Ancak, Sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde, ihale dokümanında yer alan hükümler esas alınır. 8.2.İhale dokümanını oluşturan belgeler 8.2.1. İhale dokümanım oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması aşağıdaki gibidir 1. — Yapım İşleri Genel Şartnamesi, 2. İdari Şartname, 3.Anahtar Teslimi Götürü Bedel Yapım Sözleşme Tasarısı, 4 Uygulama Projesi,
Madde 12 - İş programı
12.1. Yüklenici, iş programım yer tesliminin yapıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde, sözleşme bedeli üzerinden bir günde yapılması gereken iş tutarını hesaplayarak, ödeneklerin yıllara göre dağılım esasları ile varsa işin kısımları ile bitirme tarihlerini de dikkate alarak İdarece verilen örneklere uygun olarak hazırlar. Bu programda ayrıca; iş kalemlerini ve iş gruplarının, aylık imalatı ve iş miktarlarını, yıllık ödenek dilimleri ve bunların aylara dağılımı gösterilir ve iş programı en az dört nüsha hazırlanarak onaylanmak üzere İdareye teslim edilir. 12.2.İdare, iş programını verildiği tarihten başlamak üzere 15 gün içinde onaylar. 12.3.İş programının hazırlanması ve uygulanması ile ilgili diğer hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesine göre, tüm yapılar için belediyeden ruhsat alınması zorunludur. Aynı Kanun'un 26. maddesinde de kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak ruhsat verilmesi usulü düzenlenmiştir.
█████/2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları başlıklı 5. maddesinde (1)Yapı denetim kuruluşu, Kanunun 2’nci maddesinde belirtilen görevleri, Kanun ile belirlenmiş süreler içinde, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara, yürürlükteki mevzuata ve mesleki ahlak kurallarına uygun ve tam olarak yerine getirmek zorundadır. (2) Yapı denetim kuruluşu proje denetimi safhasında; a) Yapının inşa edileceği parseli ilgilendiren imar durumu belgesi, aplikasyon krokisi, tapu kaydı örneği, zemin etüdü raporu ile gerekli diğer belgelerin mevzuata uygun olup olmadığını kontrol ederek kopyalarını dosyasında muhafaza eder. b) (Değişik:...) Proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler aracılığıyla, proje müelliflerince hazırlanan uygulama projelerinin ve hesaplarının, mühendislik ve mimarlık proje düzenleme esaslarına, imar planına, imar yönetmeliklerine ve diğer mevzuata, şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol eder, proje müelliflerinin ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ile mesleki kısıtlılığının olmadığına dair taahhütnamesinin olup olmadığını kontrol eder. İdareler sorumluluk alan mimar ve mühendislerin yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili meslek odalarına bildirir. c) (Değişik:...) Yapı ruhsatı vermeye yetkili idarelerin dışındaki kurumlar tarafından onaylanması gereken elektrik, telefon ve doğalgaz tesisat projelerini ilgili mevzuata göre inceler, zamanında ve usulüne uygun olarak onaylanmasını temin eder...
(3) Yapı denetim kuruluşu yapı ruhsatı alınması safhasında;
a) Denetimini üstleneceği yapı ile alâkalı bilgileri ek-4’te gösterilen form-2’ye uygun şekilde düzenleyip Bakanlığa bildirir. b) (Değişik:...) Yapıya ilişkin bilgi formunu, yapının denetimini üstlendiği konusunda ek-5’te gösterilen form-3’e uygun taahhütnameyi, yapı denetim kuruluşunun yapı sahibi ile imzaladığı ek-6’da gösterilen form-4’e uygun sözleşmeyi ve projelerdeki eksikliklerin giderildiğini gösterir proje kontrol formunu ilgili idareye verir. Bu belgelerde noter tasdiki aranmaz.c) (Mülga...)öncesi hüküm: Projelerin ilgili idarece onaylanmasından sonra, yapı ruhsatının yapı denetim kuruluşu ile ilgili bölümünün, kuruluşu temsilen, ortakları veya kuruluşça yetkili kılınmış inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi veya mimar olan personeli tarafından imzalanmasını sağlar.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2.1 maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekleri arasında sayılmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesinde geçici hakediş raporları, 41. maddesinde de kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi düzenlenmiştir. Sözü edilen şartnamenin 40. maddesine göre yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazî kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılacak düzeltmelere bir itirazı olursa bu itirazını hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde dilekçeyle idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Şartnamenin bu hükmü sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, tarafları bağlar. Hakim tarafından da re'sen dikkate alınması gerekir (... Karar sayılı içtihadı). (Yargıtay (kapatılan) 1....Karar).
İddia, savunma, .... Esas sayılı dosyası, tarafların ihtarname ve yazışmalar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'ne gereğince, yapı ruhsatı alınması görevinin Yapı Denetim Kuruluşu ve Yükleniciye ait olduğu, yapının fen ve sanat kurallarına göre yapılmasından sorumlu olanların ruhsat almaktan da yapıyı onaylı projeye uygun olarak yapmaktan da yüklenici ve yapı Denetim Kuruluşunun müştereken sorumlu olduğu, işin devamını engelleyecek ve Kamu İhale Kanunu'na göre mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilebilecek hallerin doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı ve gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller olduğu, bu sebepler arasında açıkça terörün yer almadığı, keza yüklenicinin ... yazdığı tarihsiz yazıda "Şantiyede çalışanların ve aşağıda isimlerini belirttiğimiz (.... İnşaat) bazı taşeronların haksız kazanç elde etmek için ….. şantiyeyi yağmalama konusunda haricen duyum aldıklarını bu konuda önlem alınmasını" talep ettikleri görülmekle inşaatın durdurulmasını gerektirecek bir terör olayı olmadığı, dava konusu işin Götürü Bedel ihale edildiği, yüklenici teklifini ihale şartlarındaki proje bilgi ve detaylarına göre yaptığı, dolayısıyla herhangi bir proje değişikliği yapılmadan iş artışının olmadığı, götürü bedel işlerde ihalede yer alan proje esas teklif fiyatın dışında imalat yaptırılamayacağı ve fazla iş yapılması için proje tadilatı yapılmış olmasının gerektiği, ek süre verilmesinin en önemli şartının keşif artışından kaynaklı verilecek süreler olduğu, dava konusu olayda iş artışına yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı, dosyadaki tutanaklardan ve yükleniciye yapılan bildirimlerde şantiyede çalışma olmadığının ihtar edildiği, davalı yüklenici şirkete fesih öncesi yapılan 14 nolu hakedişte kümülatif olarak 26.050.323,85-TL tutarlı ödeme yapıldığı, yüklenici şirketin itiraz ve ihtirazi kayıt koymadan hakedişi imzaladığı, dosya içerisindeki 13.03.2015 tarihli fotoğraflarda binaların karkasının tamamlandığı, çatısının kapatıldığı, başkaca ince işlere yönelik herhangi bir imalatın olmadığı, inşaat seviyesinin genel kabulde olduğu gibi % 25-30 seviyelerinde olduğu, işin bedelinin 69.483.000,00-TL, yer teslim tarihinin 01.10.2013, işin süresinin 900 gün, işin bitim tarihinin 15.03.2016 olduğu, bu bilgilere göre; günlük yapılması gereken imalat tutarının 69.483.000,00.-TL/ 900 gün = 77.203,33.-TL, aylık imalat tutarının = 2.316.100,00.TL olması gerektiği, 01.01.2015 tarihinde düzenlenen 14 nolu hakedişte 26.050.323,85.-TL'lik iş yapıldığı ve buna göre 26.050.323,85.-TL/15 ay = 1.736.688,00.TL/ay iş yapıldığı, 2.316.100,00.-TL - 1.736.688,00.TL = 597.412,00.-TL/ay, yaklaşık aylık 600.000,00.-TL eksik iş yapıldığı ve ayda % 25 oranında eksik imalat yapılıp iş programın gerisinde kalındığı, inşaatın %70 seviyesinde eksik olduğu, tamamlanması gereken işlerin büyük bölümün ince işler olarak tabir edilen imalatlar olması nedeniyle işin süresinde bitirilmesinin mümkün olmadığı, imalatı yapacak olanın yüklenici olup kusurun sadece eksik imalat yapan yüklenicide olduğu, işin anahtar teslimi götürü bedel olarak ihale edilip sözleşme dışı imalat olduğuna dair her hangi bir tespitin olmadığı, yüklenicinin itirazsız imzaladığı ve 15 aylık imalata karşılık hazırlanan 14 nolu hakedişte 26.050.323,85-TL tutarında imalat yaptığı, bu imalatın aylık ortalama 1.736.688,00.TL'ye tekabül ettiği, oysa işin süresinde bitirilebilmesi ve iş programına göre aylık ortalama 2.316.100,00.-TL tutarında imalat yapılması gerektiği, idarenin fesih işleminden sonra işi 4734 sayılı Kanunda öngörülen usullerden herhangi biri ile ihale etmekte serbest olduğu, işin durmaması için idare tarafından yüklenicinin usulüne göre tesisleri, malzeme ocakları, ihzaratı, araç ve makinelerinden gerekli gördüklerine el koymak yetkisine de sahip olduğu, geri kalan işlerin başka bir yükleniciye ihalesinden dolayı, yüklenicinin hak iddiasında bulunamayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek; son 14 hakedişte yükleniciye 26.050.323,85-TL ödendiği ve teklif fiyatının 69.483.000-TL olduğu, teklif fiyatından ödenen miktar mahsup edildiğinde (69.483.000-TL - 26.050.323,85-TL) 43.432.676,15-TL, yapılmayan işin bedeli alacağının söz konusu olduğu, bu miktarın ise toplam işe oranının % 62,51 olduğu, 2. ihale bedelinin ise 91.870.000,00-TL olduğu, bu durumda davacı kurumun menfi zarar tutarının ihale bedelinden yapılmayan iş bedeli alacağı mahsup edildiğinde 91.870.000,00- 43.432.676,15 = 48.437.323,85-TL alacağının olduğunun kabulü gerekmekle birlikte HMK m. 26 hükmündeki taleple bağlılık ilkesi gereğince talep gibi 33.191.769,82 TL alacağın, Ankara İflas Dairesi'nin ███████ iflas sayılı dosyasındaki müflis davalı şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE
33.191.769,82 TL alacağın, ...iflas sayılı dosyasındaki müflis davalı şirketin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.00,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 12.592,80-TL (tebligat ve posta gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!