Anahtar kelimeler: Usûlden Tekirdağ Uğranılan Başkan Yazim Katip Tazminine Feshi Üye Şartı

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ..... Esas - ... KararDAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLLERİ
:DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali ( Hizmet Sözleşmesinin Haksız Feshi Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazminine İlişkin Alacak İçin)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine" dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ
:Davacı vekili █████/2022 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Davacının, davalı firma ile yaptıkları anlaşma gereği, davalı firmanın ...... de bulunan fabrikasının tüm personelini günde üç vardiya şeklinde işe getirmek hizmetini, █████/2015 tarihinde bildirimsiz ve neden gösterilmeksizin yapılan feshe kadar 17 yıl boyunca kesintisiz yerine getirdiğini, söz konusu fabrika .... tarafından işletilirken 2011 yılında davalı firma devir alındığını, davacı taşıyıcının devreden firma ile kurduğu hizmet ilişkisi davalı tarafından da devam ettirildiğini, davacı davalıya ait personeli 2 adet 17 kişilik, 3 adet 27 kişilik personel taşıma kapasitesine sahip midibüsler haftanın 7 günü 3 vardiya esasına göre fabrika- .... arasında getirip götürdüğünü ve davalının da kesilen faturalara göre ödemelerini yaptığını, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinin her yıl başında maliyetler güncellenerek şifahi olarak yenilenerek devam ettiğini, davalı firmanın █████/2015 tarihinde ortada hiç bir geçerli neden olmadığı hâde müvekkile sözleşmeyi feshettiklerini,taşıyıcı olarak başka bir firmayla anlaştıklarını bildirerek hizmet ilişkisini sonlandırdığını, davalının ihbarsız ve ani feshi nedeniyle davacının zor durumda kaldığını, davalı firmaya yolcu taşımak için banka kredisi ile satın aldığı araçların kredi borçlarını ödeyemez hale geldiğinden araçların (..... ve .....) alacaklılar tarafından haciz edilerek yediemin otoparkına çekilmiş, yedi yıl boyunca otoparkta kaldığını, taşınmazlarının icra yoluyla satıldığını ve davacının iflasın eşiğine geldiğini, davacının hizmet sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğradığı zarar olarak tespit ettiği 200.000TL tutarındaki alacak için .... 4. icra Müdürlüğü .... esas dosyasında borçlu hakkında takip başlattığını ancak davalının takipte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, her ne kadar borçlu ..... icra daireleri ve mahkemelerinin yetkisiz olduğunu şirketin genel merkezinin ..... olduğununu olduğunu iddia etmişse dedavalı firmanın ..... şubesinin █████/2011 tarihli ..... sayılı ticaret sicil gazetesi ilanıyla faaliyete başladığını, davacının hizmet ifa ettiği yer şube olduğu gibi sözleşmenin de şubenin olduğu yerde yapıldığını ve ifa edildiğini, HMK'nin 14. Maddesinde bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiğini, borçlunun itirazında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul etmekle birlikte şifahi sözleşmenin .... tarihinde sözleşmenin feshedildiği iddia edilmekteyse de taraflar arasındaki sözleşmenin her yıl başında yenilenmekte olduğunu, kaldı ki feshin bildirimsiz tek taraflı irade açıklaması yapılması nedeniyle davacının zararıoluştuğunu, Borçlu alacağın TBK'nin 147. maddesi gereği beş yıllık sürede talep edilmediğinden zamanaşımına uğradığını iddia etmişse de davacının uğradığı zararın tazminine ilişkin icra takibi 147. madde de tahdidi olarak yazılı olan alacaklardan olmadığından 146. madde gereğini on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Davacı 2. Sınıf tüccar sıfatı ile işletme esasında defter tuttuğundan ve VUK 177'deki 1 ve 3. Maddedeki sınırları aşmadığından davacının tacir sıfatı bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve kısmî dava olmak üzere davalının .... 4. icra Müdürlüğünin ...... esas sayılı icra takibine vaki itirazının100.000TL kısmı için iptali ile, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.B) DAVALININ SAVUNMASI
:Davalı, eldeki davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, davacının dilekesinde bahsettiği arabuluculuk tutanağının ..... tarihli olduğunu, hakbuki davacı tarafından dava konusu yapılan icra takibinin ..... tarihli olduğunu, ve dilekçe ekinde sunulan arabuluculuk tutanağına konu uyuşmazlığın dava konusu uyuşmazlıkla bir ilgisi bulunmadığını, para alacağına dayanan itirazın iptali davalarında arabulucuya müracaat edilmesinin dava şartı olduğunu, davacı işbu itirazın iptali davasını açmadan önce arabulucuya başvurmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, eldeki davanı İİK 67. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, öyle ki █████/2020 tarihinde icra takibine itiraz edildiği hâlde eldeki davanın █████/2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, yine davacının yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tüm taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığından sözleşmenin haksız feshinin söz konusu olamayacağını, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonrasında özellikle taşıma ücreti konusunda anlaşma sağlanamadığından sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, müvekkili şirketin tek taraflı feshinin söz konusu olmadığını, davacının aralarındaki şifahi sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine ilişkin bir belge sunmadığını, ayrıca uğradığını iddia ettiği zararar ilişkin de bir belge sunamadığını, bir an için taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği düşünülse dahii uzun yıllardır servis taşımacılığı yaptığını iddia eden davacının başka firmalara hizmet vermesine bir engel bulunmadığını, ayrıca uzun yıllardır servis taşımacışığı yapan davacının, iş için gerekl olan araçları sırf müvekkili şirket içim aldığını iddia etmesinin de dayanaksız olduğunu,, davacının daha çok ticari kazanç elde etmekiçin aldığı risklerden ve borçlardan müvekkilini sorumlu tutmasının haksız kazanç elde etmeye yönelik kötü niyetli bir davranış olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmemesi nedeniyle uğradığı zarara katlanması gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığı halde temerrüt faizi istenmesinin de yasal dayanağı bulunmadığını, talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş ve davacının dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:..... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ve E......, K.... sayılı kararı ile;"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi “(1) ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.6102 Sayılı T.T.K.'nın 5/A-1 maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir. 6325 sayılı yasanın 18/A-2. maddesinde, "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacının ....... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali isteminde bulunduğu, davalı tarafın davanın reddini savunduğu, konu itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, icra takip tarihinin ..... olduğu, davanın .... tarihinde açıldığı, dosyada mevcut olan arabuluculuk son tutanak tarihinin icra takip tarihinden önce █████/2019 tarihinde olduğu, uyuşmazlık konusunun "sözleşmeden kaynaklı alacak" olduğu ve takip ve itiraz tarihinden önce yapılmış olduğundan dava konusu uyuşmazlığı kapsamadığı, mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dava konusu uyuşmazlıkla ilgiliolarak arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı konusunda beyanda bulunulması, başvurulmuş olması halinde son tutanağın aslının veya onaylı suretinin dosyaya sunulması için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafın celse arasında .... tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve ..... tarihli arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunduğu anlaşılmakla; dava konusu itirazın iptali istemine ilişkin olarak dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve bunun tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay HGK ███████-2695 E.-████████ K.) kanaatine varılarak dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine"2-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının peşin alınan 253,07 TL'den mahsubu ile bakiye 174,53 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca hesaplanan 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. Maddesi ve 30196 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten ve karardan sonra sarfedilecek giderler düşüldükten sonra davacının yatırmış olduğu gider avansından artan kısmın, davacı tarafından hesap numarası bildirildiği takdirde iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT merkez veya iş yeri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, karar verilmiştir.D) İSTİNAF NEDENLERİ
:Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; Mahkemenin dayanak aldığı Yargıtay HGK'nin █████/2020 tarih ve E.███████-2695, K.███████ sayılı kararının eldeki dosya kapsamı ile uyumlu olmadığını, zira ilgili kararda sigortalılığın tespiti için dava açmadan önce SGK’ya başvuru şartının, tamamlanabilir bir dava şartı olduğunun içtihat edildiğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesindeki düzenlemeye uyulmaksızın arabuluculuk başvuru şartını yerine getirilmeden dava açılması davanın usulden reddini gerektirir ise de, eldeki itirazın iptali davasında, dava ve icra takibi açılmadan önce arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, başvurusu yapılan alacağın tahsiline yönelik genel nitelikteki alacak davası için yapılan arabuluculuk başvurusunun özelleştirilmiş hali olan dava açılmadan öncealacağın icra takibi ile tahsilinin amaçlandığını, .....'ya göre itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu, normal bir alacak (eda) davası olduğunu, esasen itirazın iptali davasında alacağın varlığının ispatı gerektiğini, davacının █████/2019 tarihinde ..... Arabuluculuk Bürosunun .... numarası ile ticari satımdan kaynaklanan arabuluculuk başvurusu yaptığını, anlaşamama ile sonuçlanan son tutanağı dava dilekçesi ekine sunarak eldeki davayı açtığını, Mahkemece yapılan yargılamada dosyada bulunan alacağın tahsili için yapılmış arabuluculuk tutanağına rağmen ara karar ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurusu ile ilgili beyanda bulunulmasının istenmesi üzerine taraflarınca Arabuluculuk Daire Başkanlığı ..... numaralı dosyasında itirazın iptali için Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının dosyaya sunulduğunu, aynı mahkemenin heyet ile görülen ve taraf vekili olduğu .... esas sayılı dosyada .... tarihli celse de benzer şekilde mahkemece arabuluculuğa başvuru için süre verilerek eksikliğin giderilmesinin temin edildiğini, yine mahkemenin ..... esas sayılı dosyasında da mahkemece benzernitelikte karar verildiğini, mahkeme uygulamaları arasında tekdüzelik, tüm taraflara eşit işlem yükümlülüğü gereği dava şartı arabuluculuk şartının yerine getirilmiş olmasına rağmen davanın █████/2022 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında üç yıla yakın yargılamanın sonunda dava açılışı sırasında gözetilmesi gereken dava şartının bulunmadığından bahisle davanın usulden reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın dava şartı yokluğundan reddine dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.E) DELİLLER
:.... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası kapsamı.F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı şirket ile, davalı şirkete ait fabrika personelinin taşınması konusunda anlaşma bulunduğunu, ancak davacının bu sözleşmeyi ...... tarihinde hiçbir geçerli neden olmaksızın tek taraflı olarak feshettiğini, davacının ihbarsız, ani ve haksız feshi nedeniyle uğradığı zarara karşılık 200.000 TL alacağın tahsili için .... 4. İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibine davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının ..... 4. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiş; davalı, davanın reddini savunmuştur. ..... Asliye Hukuk Mahkemelerinezdinde açılan davada, ..... 1. ASHM'nin █████/2023 tarih ve E....., K.... sayılı kararı ile, 'davacı ve davalının tacir oldukları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğu, davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesinde olduğu' gerekçesi ile davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş; anılan karar taraflarca istinaf edilmeyerek █████/2024 tarihinde kesinleşmesi ve davacının yasal süre içerisinde yaptığı talep üzerine dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sırasına kaydedilen dosyada yapılan yargılama sonunda, "davacının dava konusu itirazın iptali istemine ilişkin olarak dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmediği" gerekçesi ile "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine" karar verilmiş; karara karşı davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılması gerekmektedir.Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında, hükmü veren Mahkemenin (.... Asliye Ticaret Mahkemesi) adının yazıldığı kısma "1 nolu kalem" ifadesinin yazılması ve yine karar başlığında davacı vekilinin adresinin, davalının adresinin ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliklerin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususları eleştirmekle yetinmiştir.Eldeki itirazın iptali davasının konusu ..... 4. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, takip alacaklısı (davacı) ...... tarafından, takip borçlusu ...... aleyhine 200.000 TL asıl alacak+ 90.936,98 TL işlemiş faiz olmak üzere topla 290.936,98 TL alacağın tahsili istemi ile █████/2020 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinde borç sebebinin 'Hizmet sözleşmesi dolayısıyla haksız fesihten kaynaklanan alacak" davası olarak gösterildiği, ödeme emrini █████/2020 tarihinde tebliğ alan takip borçlusu adına vekilinin yasal süre içerisinde █████/2020 tarihinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğu, davalı takip borçlusu vekilinin takibe itirazında; yetkili icra dairesininmüvekkili şirketin merkezinin bulunduğu ...... İcra Dairesi olduğunu, müvekkili şirketin, alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını' ifade ederek icra müdürlüğünün yetkisine, takibe, borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği anlaşılmıştır.Takip borçlusunun itirazı davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediğinden eldeki █████/2022 tarihinde açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmektedir.Davacı, dava dilekçesi ekinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile sonuçlandığına dair .... Arabuluculuk Bürosunun ..... arabuluculuk nolu ve ...... büro nolu █████/2019 tarihli son tutanağını sunmuştur. Sözü edilen arabuluculuk dosyası incelendiğinde, arbuluculuk görüşmesine konu edilen uyuşmazlığın "Ticari Satımdan kaynaklanan tazminat" olarak gösterildiği görülmüştür.Mahkemece █████/2024 tarihli celsede davacı yani itirazın iptali davası konusunda dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı konusunda beyanda bulunmak ve başvurulmuş olması hâlinde son tutanak aslını ya da onaylı suretini dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş; davacı tarafın, █████/2024 tarihinde, ...... Arabuluculuk Bürosunun ..... arabuluculuk nolu ve .... büro nolu - arabuluculuk başvuru tarihi █████/2024 olan- █████/2024 tarihli son tutanağını sunduğu ve aynı gün yapılan duruşmada da; "davacı alacak yönünden arabuluculuğa başvurmuş, çözüm bulamadığı için icra takibi başlatmıştur. Bu alacak icra dosyasındaki itirazın iptalini kapsamaktadır. En fazla icra inkar tazminatına karar verilmeyebilir, ancak dava şartı eksikliğinden davanın reddine karar verilemez" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.6102 sayılı TTK'ye █████/2018 tarihli 7155 sayılı yasa 20. Maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ((2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmünü içeren "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesi eklenmiş; anılan hüküm █████/2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. █████/2023 gün ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı yasa 5/A. Maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştirTTK'nin 5/A maddesinde belirtilen uyuşmazlıklar hakkında tarafların serbestçe tasarruf etme imkanına sahip olduğu gözetilerek bu uyuşmazlıkları bir alternatif çözüm yöntemi olarak arabuluculuk yoluyla çözmeyi amaçladığı, bu şekilde daha az zaman, daha az emel ve masrafla alacağın tahsili amacına ve tarafların alacak miktarı üzerinde serbestçe anlaşabilmelerine ve tasarrufta bulunabilmelerine imkân sağlamak istediği gözetildiğinde, ticari dava niteliğindeki itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olacağı kuşkusuzdur ( Yargıtay 23. HD'nin █████/2020 tarih ve E.█████████, K.█████████ sayılı kararı da bu yöndedir.)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 18/A maddesinin 2. Fıkrasında ise; "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.Eldeki davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve arabuluculuk dava şartına tabi olduğu hususları istinaf konusu değildir.Davacının istinafına konu uyuşmazlık, eldeki itirazın iptali davasının konusu icra takibi başlatılmadan evvel yapılan -ve anlaşamama ile sonuçlandığına ilişkin, arabuluculuk bürosu son tutanağı dosyaya sunulan- arabuluculuk başvurusu ile eldeki dava yönünden arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.Her ne kadar itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olmakla birlikte, bir miktar alacağın ödenmesi konusunda uzlaşma sağlanması amacı ile icra takibinden evvel yapılan arabuculuk başvurusu ile, -takip borçlusunun, takip alacaklısı tarafından hakkında yapılan icra takibine itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesi ile çözüme kavuşması lazım gelen ve icra takibinin devamını sağlamayı hedefleyen; takip alacaklısı davacının talebi hâlinde ve koşulları oluştuğu taktirde takip borçlusu davalının İİK 67/2. Maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesinin mümkün olduğu, bu yönleriyle alacak davasından ayrılarak, hukuk aleminde kendine özgü bir dava türü olarak tanımlanan- eldeki "itirazın iptali" konulu dava yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği söylenemez.Hâl böyle olunca; Mahkemece, davacının zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden evvel eldeki davayı açtığı kabul edilerek davanın usûlden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını değerlendiren Dairemiz, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görmemiştir.Bu itibarla, davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-)Davacı vekilinin, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-) İstinaf edenden alınması gereken istinaf karar ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,6-) Dairemizce kesin olarak verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkane-imzalıÜyee-imzalıÜyee-imzalıKatipe-imzalı* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*