Anahtar kelimeler: Eksperden Özetidavacı Eksper Nakli Yük Aracında Hasarlandığını Kasko Kdv Amaçla

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi’ne ... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmış olan müvekkiline ait ... plakalı yük nakli- ticari amaçla kullanılan araç █████/2023 tarihinde karıştığı kaza sonucu hasarlandığını, söz konusu kaza sonucu müvekkili davacının aracında hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar miktarı taraflarınca bağımsız eksperden alınan eksper raporunda KDV dahil toplam 35.945,24-TL olarak tespit edildiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen gerçek hasar bedelinin, ikame araç bedelinin ve ekspertiz ücretinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete █████/2023 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını, ancak davalı şirket, ihtarnamede belirtilen süre içinde ödeme yapmadığını, davalı sigorta şirketinden ihtarnameye istinaden taraflarına gönderilen cevap yazısında ödeme yapmayacağını belirtmiş hukuka aykırı olarak reddettiğini, mevcut kaza sonucunda müvekkili maddi kayba uğradığını, bu sebeple müvekkili davacının aracında meydana gelen hasar kaybının ve bunun tespiti için ekspere ödenen ücretin davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği açık olduğunu, müvekkili davacıya ait araçta hasar tespiti ilk olarak davalı sigorta şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını, düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçalar eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatları düşük hesaplandığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak müvekkilinin fazlaca mağdur edildiğini, öyle ki müvekkilinin orijinal parça ile değişim yapılmasını talep etme hakkı bulunduğunu, ancak müvekkili davacıya orijinal parça hakkı tanınmaksızın araçta meydana gelen hasar eşdeğer ya da yan sanayi ürünlerle onarıldığını, ancak müvekkilini aracında hasara uğrayan parçalar orijinal olduğunu, onarımın ancak orijinal parça üzerinden yapılması gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin uğramış olduğu gerçek zarar davalı sigorta şirketince tazmin edilmediğini, hasar tazminatının ödenmesinde hasar gören orijinal parçanın öncelikle orijinal parça ile değiştirilmesi gerektiğini, ayrıca hasarlı araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanması kabul edilemeyeceğini, asıl olan gerçek zararın tazmin edilmesi, davalının servis ile anlaşması müvekkilini bağlamamadığını, bu anlaşma sebebiyle gerçek zarar üzerinden indirim yapılması açıkça müvekkilinin hakkının gasp edilmesi olduğunu, bu sebeple davalının hasar bedelini iskontosuz haliyle tazmin etmesi gerekeceğini, davalı tarafın asıl yükümlülüğü Kasko poliçesi kapsamında meydana gelen gerçek zararı tazmin ettiğini, kasko sigortası sigortalının aracında meydana gelen zararı gidermek üzere yapıldığını, bu kapsamda zarar sigortası olarak değerlendirilmesi gerekeceğini, ve asıl olan gerçek zararın tespit edilerek sigortacı tarafça ödenmesi gerektiğini. bu sebeple aracın ne kadar maliyetle onarıldığı önem taşımadığını, asıl olan aracın onarılması değil, zararın giderilmesi olduğunu, bu kapsamda herhangi bir fatura ibrazına da gerek bulunmadığını, araçta meydana gelen gerçek zararın tespit edilmesinde aracın onarım görüp görmediği önem arz etmediğini, araç sahibi hasarlanan aracını istediği serviste onarım yaptırma dilerse orijinal olarak hasarlanan parçaların eşdeğer yahut yan sanayi olarak değiştirilmesini talep etme hakkına sahip olduğu gibi hiçbir onarım yaptırmadan aracını hasarlı halde muhafaza etme hakkına da sahip olduğunu, bu nedenden dolayıdır ki aracın onarım maliyetinin buna göre değişme imkânı bulunduğunu, ancak sigorta şirketinin zarar tazmin yükümlülüğü gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, rizikonun gerçekleşmesi ile bu yükümlülüğü yerine getirme borcu doğduğunu, bu sebeple üzerinde gerçek zarar tespiti yapılmış bir aracın eksper raporunda öngörülenden başka türlü onarılmış olması gerçek zarar bedelini değiştirmediğini, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle davanın kabulüne, tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 10,00-TL hasar bedelinin, 10,00-TL araç mahrumiyet bedelinin ve 724,06-TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, işbu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemleri açıkça yer aldığını, davacının gerçek kişi olduğunu, aynı zamanda davalı müvekkili sigorta şirketinin kasko poliçesi müşterisi olduğunu, tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmeleri de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, ihtilaf konusu ticari bir iş değil tüketici işlemi söz konusu olduğunu, tüketici hukuku kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu, bu nedenle tüketici hukuku gereğince tüketici hakem heyeti görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dava konusu talebin kısmi başvuru ya da belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, usulden ret kararı verilmemesi durumunda ise dava dilekçesiyle dava değeri 10 TL olarak gösterilmiş olmakla birlikte, bir kabul beyanı olmamak kaydıyla dava dilekçesinin ekinde sunulan ekspertiz raporu ile uyuşmazlık miktarı talep belirli olduğunu, bu nedenle HMK 107/2 gereğince belirsiz alacağın söz konusu olmadığını, ayrıca olası bir kabul kararı durumunda gerçekleştirilecek ödemenin rücu durumunun olması nedeniyle davanın ... Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesine ve dava dilekçesinin tebliğine karar verilmesini ayrıca talep ettiklerini, başvuruya ilişkin taleplere dair cevapları sunmadan önce yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan "sözleşmenin" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin incelenmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde ... vade tarihli ... numaralı “Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı ... plaka sayılı araç maliki ..., 11.01.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ... sayılı hasar dosyası açıldığını, poliçede karşılıklı kabul görmüş maddelere istinaden eksper raporu doğrultusunda 24.02.2023 tarihinde toplam 5.800 TL ödeme sigortalı davacı hesabına, tedarik işlemlerini gerçekleştiren firma olan ... Tic. Ltd. Şti.'ne 22.02.2023 tarihinde 10.571,68 TL ödeme fatura karşılığında KDV dahil olarak yapıldığını, Sigortalı hesabına yapılan ödeme ise, işçilik ücreti olarak yapıldığını, KDV hariç ödeme yapıldığını, sigortalı tarafından ne müvekkil şirkete ne de dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiş bulunan bir fatura, bu faturanın ödendiğine dair ödeme belgesi sunulmadığını, başvuru öncesi yapılan ödemeler davacı tarafından bildirilmediğini, oysaki tüm zarar müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davacı tarafından ödemenin yetersiz olduğuna dair dosyaya hiçbir kanıt da sunmadığını, sigortalı kazaya karışan aracını kendi iradesiyle anlaşmasız servise teslim ettiğini, 13.01.2023 tarihinde yapılan ihbara istinaden eksper ataması müvekkili şirket tarafından yapıldığını, eksper tarafından bizzat araç üzerinde inceleme gerçekleştirildiğini, sigortalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan sözleşmenin davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin incelenmesi gerektiğini, hukuki olarak da değerlendirmenin ve bilirkişi incelemesinin de bu maddeler çerçevesinde yapılması gerektiğini, çünkü talebe konu poliçe Zorunlu Trafik Poliçesi olmadığını, özel ve tarafların karşılıklı anlaşmasına tabi olan sözleşme maddeleriyle bağlı Kasko Poliçesi olduğunu, sigortalı aracın yapılan ekspertizinde sağ yan panel, sağ srügülü kapı,motor kaputu ve sol yan alt panel adlı parçaların bir başka hadiseden dolayı eski hasarlı oldukları tespit edildiğini, ikame araç ile ilgili olarak poliçe klozu bulunmadığını, davacının ilgili poliçe gereğince olay başı en fazla 7 gün ikame araç hizmeti alma hakkı bulunmadığını, başvuran tarafça yapılan ekspertiz masrafı, TTK'nun 1426. maddesi kapsamında iyiniyetli ve makul bir gider olarak değerlendirilebilmesi mümkün değilken bu talebin kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket KDV’den sorumlu olmadığını, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle TKHK md. 68 gereği özel dava şartı yokluğundan, 6100 s.lı HMK md.115 kapsamında davanın usulden reddine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemleri açıkça yer aldığını, davacı gerçek kişi olduğunu ve aynı zamanda davalı müvekkili sigorta şirketinin kasko poliçesi müşterisi olduğunu, tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmeleri de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, ihtilaf konusu ticari bir iş değil tüketici işlemi söz konusu olduğunu, Tüketici Hukuku kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu, bu nedenle Tüketici Hukuku gereğince tüketici hakem heyeti görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, usulden red kararı verilmemesi halinde ve bir kabul beyanı olmamak kaydıyla dava konusu talebin belirsiz bir alacak davası - kısmi dava olmadığını beyanla, dava konusu ekli rapor ile tevsik edilmiş bulunan tutarın HMK 107/2 hükmü ve 492 sayılı Harçlar Kanunu madde 32 gereğince "Yargı işlemlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe mütaakip işlemler yapılmaz. ...." hükmü gereğince harca esas değerin arttırılması suretiyle harcın davacı tarafça tamamlattırılmasına, ayrıca olası bir kabul kararı durumunda gerçekleştirilecek ödemenin rücu durumunun olması nedeniyle davanın ...Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesine ve dava dilekçesinin tebliğine karar verilmesini, belirtilen taleplerinin kabul görmemesi halinde ise delilleri ve beyanları doğrultusunda, yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalısı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Davalı şirketten gelen davaya konu hasar dosyası,
2-Bilirkişi raporu,
3-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası, kasko sigortası ile davacının aracını sigortalayan davalı sigorta şirketine karşı açılan hasar bedeli, araç mahrumiyet bedelinden oluşan maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasında davacıya ait ... plaka numaralı aracın davalı tarafından kasko sigortası poliçesi kapsamında sigortalandığı, davacının aracının karıştığı 11.01.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile hasara uğradığı, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle davacının davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu hususundadır.
Davalı tarafından tanzim edilmiş hasar dosyası celp edilmiş ve uyuşmazlığa ilişkin sigorta uzmanı ile otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda araçtaki sağ yan panel, sağ sürgülü kapı, motor kaputu ve sol yan alt panel parçalarındaki hasarın kaza ile ilgili olmadığı, davacının talep edebileceği hasar bedeli ile teminat kapsamında olmadığından araç mahrumiyet bedelinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Her ne kadar davacının aracındaki hasar ile davaya dayanak kazanın uyumlu olmadığı bildirilmiş ise de, davalı tarafından kaza ile hasarın uyumlu olduğu kabul edilerek davacıya kısmi ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın orjinal parça kullanılmaması ve parça bedeline KDV tutarının eklenmemesine ilişkin olduğu anlaşıldığından makine mühendisi bilirkişisinin kaza ile hasarın uyumlu olmadığına dair görüşüne Mahkememizce itibar edilmemiştir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve ... E. - ...K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. (6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih ... E. ... K., 28.03.2016 tarih... E. ... K., 04.04.2016 tarih... E. ...K., 17.03.2014 tarih ... E. ... K.)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda davalı tarafından sigortalanan araçta meydana gelen hasarın giderilmesi sırasında değiştirilmesi gereken parçaların orjinal olması gerektiği, davacının zararının KDV dahil ve iskontosuz 30.616,15 TL olduğu, KDV'den davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme mahsup edildiğinden davacının talep edebileceği bakiye zararının 5.352,48 TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin teminat kapsamında olmadığı anlaşılmakla davacının ıslah dilekçesi nazara alınarak davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-5.352,48 TL maddi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL karar harcından, 269,85 TL peşin harç ve 91,25 TL ıslah harcı toplamı yatırılan 361,10 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 254,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.352,48 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 734,06 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 9.365,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 8.236,21 TL yargılama gideri ile 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ve 91,25 TL ıslah harcı toplamı TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.407,04 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 192,96 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLMAK ÜZERE üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç
: 269,85 TL
Karar Harcı
: 615,40 TL
Islah Harcı
: 91,25 TL
Noksan Harç
: 254,30 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans
: 9.500,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans
: 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti
:8.000,00 TL
Posta Giderleri
: 1.360,75 TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!