Anahtar kelimeler: Tekssan Ticaşden Kumaşı Davaalacak Türkmenistan Türkmenistanda Menşeili Perde Kumaş Ticltdşti

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:█████████DAVA
:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2024Mahkememizde görülen Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde
: Müvekkili, Türkmenistan menşeili firma olduğunu, ... Tic. A.Ş. ... Kumaş, ... Tic.A.Ş’den perde kumaş malzemeleri, ... Teks.San ve Tic.Ltd.Şti firmasından perde kumaşı ve parçaları aldığını, söz konusu eşyaların taşıma işi ile ilgili olarak davalı firmalarla anlaştıklarını, taşımacılardan davalı ... ....San Ltd.Şti. fiili taşıyan olduğunu, taşımaya konu mallar █████/2021 tarihinde İstanbul yükleme işlemi yapıldığını, █████/2021 tarihinde söz konusu taşıma işini yapan araç Türkmenistan’da teslim yerine ulaşmadan oto yolda araçta çıkan yangın nedeniyle zayi olduğunu, tamamen kullanılamaz hale geldiğini, yangın nedeniyle tüm emtia kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu yangının çıkmasında fiili taşıyıcı yüzde yüz kusurlu olduğunu, malların tamamen yanması ve kullanılamaz hale gelmesinden her iki davalının da sorumlu olduğunu, fiili taşıyıcı firma taşıma işini yaptığı aracın gerekli bakım ve yola elverişlilik yönünden gerekli özen ve hassasiyeti göstermediğini, aracın teknik olarak sefere hazır olmamasına sefere çıkması neticesinde yangın oluştuğunu, ekspertiz raporu ve Türkmenistan İçişleri Bakanlığı ... ili Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen ... nolu yangın tutanağında ... nolu römork zemindeki kahverengi suntaların zeminin demir yapılarına bağlanmadığı , yük yüklemesinde onların dikkate alınmaması nedeniyle römork harekete geçtiğinde sağ tarafın ikinci tahtasının eni 50 cm olan kahverengi zemin yük ağırlığıyla aşağı sallanarak römork hareket ettiğinde sürtünme meydana gelerek hızlı sürtünme nedeniyle ısı meydana gelerek kıvılcım oluşması ve kartonların yanması sonucu yangının meydana gelme durumunun olduğu tespiti yapıldığını, fiili taşıyan aracın teknik açıdan taşımaya hazır olmamasına rağmen gerekli bakım onarımı yapmadan taşıma işini yapması sonucu yangına sebebiyet verdiğini, eksper raporlarında görüleceği üzere taşıyıcının yedek lastikleri dahi kullanmaya elverişli olmadığını, muayene işleminden de kaçırıldığı açık olduğunu, yangın sonrası aracın muayene bilgilerinin talep edildiğini, aracın yeni alındığı beyan edilerek muayene bilgileri verilmediğini, yedek lastiğin tamamen aşındığı 5.sahifede resimlendiği üzere açıkça görüldüğünü, araç yolda bir kaç sefer yangın tehlikesi geçirmiş olabileceğini, lastiğin bu şekilde araçtaki kusur nedeniyle aşınması taşıyıcı tarafından bilinmekte olduğunu, bir kaç sefer lastik değişimi yapmadan bu şekilde Türkmenistan’a ulaşmasının mümkün olmadığını, yangının lastiğin römorkun kırık zemin suntasına sürtüğü ve yola bu şekilde devam edilmesi üzerine aşırı ısınmadan dolayı yangına sebebiyet verdiği eksper raporu ile sabit olduğunu, davalılar fiili taşıyan firma yükleme yapılan römorkundaki hatayı bilmemesi mümkün olmadığını, zemin kısmındaki eşyanın konulduğu ahşabın kırık olduğunu bilerek gerekli tamirat ve bakım işlemini yapmadan yükleme yaptırdığını, ihmalin ötesinde bir durum sergileyerek yola çıktığını, yedek lastiklerde de aşınma söz konusu olup sefere elverişli olmadığı kesin olarak kanıtlandığını, taşıma işi uluslararası taşımacılık olup bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR konvansiyonunun öncelikli uygulanması gerektiğini, CMR 17/1 gereği; taşıyıcı eşyayı teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğunu, TTK madde 875 hükmüne göre; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından ,hasarından ve teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur, dendiğini, CMR 29 ve 32. maddesinde taşıyıcın kendi kötü hareketi veya isteyerek kötü hareket ifadelerine yer verdiğini, 29.maddede "hasar, taşıyıcın kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşıyıcı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutda kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz dendiğini, hüküm taşıyıcının kendisi veya vekil ve çalışanları açısından da geçerli olduğunu, davalı fiili taşıyan; aracın sefere her yönüyle teknik açıdan da hazır olmadığını başlangıçtan itibaren bilmekte ve basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek zararın meydana gelebileceği, araç lastiklerini sefere uygun olmadığını bile bile taşıma işini yapmaya kalkışmış olup, taşıyıcının buradaki kusuru ihmal derecesindedir ve CMR ilgili maddelerinde belirtilen bilerek kötü hareket niteliğinde olduğunu, taşıyıcının ihmali; İhmal, hareketin hukuka aykırı sonucunu gören veya görmesi gereken kişinin, hukuka aykırı sonucu istememesine karşın, bu sonucun önlenmesi için gereken tedbirleri almaması ve gereken özeni göstermemesi durumu olduğunu, taşıyıcı, ziya, hasar ve gecikmeyi istememekle beraber gerekli tedbirleri almamak suretiyle zarar verdiği takdirde ihmalin var olduğunu, davaya konu olayda aracın sefere her yönüyle ve teknik açıdan hazır olmadığını, aşınmış ve kullanıma uygun olmayan lastikler ve araç römorkundaki (dorse) zemin kısmında tekerleğin üzerine denk gelen bölümdeki kırık zemini bilmesine rağmen o şekilde yola çıkması açıkçası kasta yakın bir ihmal olduğunu, taşımacıların ağır kusurunun da göstergesi olduğunu, her iki davalının da zarardan sorumlu olduğunu, müvekkili meydana gelen olay nedeniyle 64.022,43 USD zarara uğradığını, davalılar bu bedeli davacıya ödemediğini, yapılan arabulucuk görüşmeleride menfi sonuçlandığını, her türlü dava ve talep haklar saklı kalmak kaydı ile davalıların emtianın taşınmasında ağır kusurundan kaynaklı meydana gelen zarar nedeniyle 64.022,43 USD zararın dava tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faizi ile birlikte ödeme günündeki kur üzerinden geçerli olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesini, bu mümkün olmaması halinde alacağın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığına dava tarihinden itibaren yürütülmek üzere avans faizi ile birlikte asıl alacağın davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Ulus.Taş. ve Tic. San. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde: Davacı, dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, taşıma CMR Konvansiyonu gereğince yapıldığını, CMR Konvansiyonu 32. Madde gereğince bu davanın bir yıl içinde açılmasının gerektiğini, dava konusu uluslararası taşıma olduğunu, CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, taşımanın hangi teslim şekli (incoterms) ile yapıldığını tespit edemediklerini, mülkiyetin hangi aşamada geçmiş olduğunun tespiti ise bu belgelerin mahkemeye sunulması ile mümkün olduğunu, davacının dava hakkını ispat etmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini, hasar miktarı yüksek olduğunu, ispatlanmasının gerektiğini, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emtianın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamadığını, mallar gönderici firma elamanlarınca yüklendiğini, müvekkili şirketin sadece taşıyıcı olduğunu, CMR 17.4 c maddesine göre “Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılmasından kaynaklı hasar durumunda taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir.” Dendiğini, dava konusu yük gönderici tarafından istiflendiğini, taşınan emtialar, dorseye uygun, ağırlığı tüm dorsenin içine dağıtan bir şekilde yüklenmediği için hasarın oluşumuna gönderici şirket yetkilileri neden olduğunu, müvekkili şirketin oluşan hasardan herhangi bir sorumluluğu olmadığını, taşıyıcının sorumluluğu TTK 876 madde ve CMR 17.2’e açıkça düzenlendiğini, taşıyıcının yükü teslim almasından varma yerine teslim etmesine kadar geçen süre içinde meydana gelen, yükün hasar ve ziyaından sorumlu olduğu doğrudur. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nda ki taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen hükümde: TTK madde 876- (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. CMR Konvansiyonu 17.2 md” Şayet kayıp, hasar veya gecikme taşıyıcının önlemesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir” dendiğini, yasada sorumsuzluğu düzenleyen açık hükümler olduğunu, dava konusu olayda çıkan yangın müvekkilin önlemesine imkan olmayan bir nedenle meydana geldiğini, emtialar mücbir sebep nedeniyle oluşan kaza/yangın nedeniyle hasar meydana geldiğini, müvekkilinin önleyebileceği bir durum olmadığını, olayın mücbir sebep olduğunu, ... araç muayene raporu incelendiğinde aracın yıllık muayenesinin yapıldığını, araç yola çıkmadan düzenli bakımları yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi araç bakımsız olmadığını, hasarın nedeni aracın bakımsızlığı değil, emtianın araç içine yola uygun bir şekilde istif ve ambalajının yapılmamasından kaynaklandığını, kötü ambalaj ve istif hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, CMR Konvansiyonu 17.madde 4/b-ye göre kötü ambalajdan, istifleme ve mal kalitesinden doğacak hasarlardan taşıyıcı sorumlu olmadığını, ambalaj ve yükleme gönderici tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, CMR Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olduğunu, bu sorumluluk CMR Konvansiyonu Fasıl IV (Taşıyıcının mesuliyeti) madde 23/3 de belirlendiğini, Buna göre “İş bu anlaşmanın hükümleri gereğince bir taşıyıcı, malların kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle mükellef tutulduğunda, bu tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına hesabın 8,33 SDR birimini aşmayacaktır” dendiğini, hasara, kusura ve hasar miktarına itiraz ettiklerini, sovtaj bedeli hasar bedelinden düşülmesinin gerektiğini, davacı taşınan malın ne kadarının hasarlı olduğunu ispat etmesinin gerektiğini, sovtaj bedelinin hasar bedelinden düşülmesi gerekli olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, husumet itirazımızın kabulü ile davanın husumetten reddini, haksız, yasal dayanağı olmayan ve müvekkilinin kusuru bulunmayan fahiş talep ve faiz tutarını havi davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunanlar ... ve ... Ltd. Şti vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: Her iki müvekkilinin de, davada ihbar edilen konumunda olduğu için aleyhe hüküm tesis edilemeyeceğini, müvekkili ... Sigorta acentesi olduğunu, sigorta şirketi olmadığını, bu nedenle poliçe teminatına ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket sigorta acentesi olduğunu, dava konusu poliçeye teminat veren ... Sigorta A.Ş olduğunu, müvekkili sigorta acentesi olarak sadece poliçenin düzenlenmesine ve satılmasına aracılık etmiş olup poliçe teminatı ... Sigorta A.Ş tarafından verildiğini, müvekkili şirketin dava konusu hasar nedeniyle hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin taraf ehliyeti bulunmadığını, usulüne uygun bir ihbar yapılmadığını, HMK Madde 62- (1) İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerektiğini, bu hususa itiraz ettiklerini, dava konusu uluslararası kara yoluyla yapılan bir taşıma olduğunu, CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, dava konusu taşıma uluslararası karayolu ile yapılan bir taşıma olduğunu, CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanmasının gerektiğini, davacının öncelikle dava hakkını ispat etmesinin gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını, açılan davanın zamanaşımı yönünden reddini, hasar miktarı yüksek olduğunu, ispatlanmasının gerektiğini, hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emtianın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamadığını, dava konusu olayda çıkan yangın davalı müvekkilin önlemesine imkan olmayan bir nedenle meydana geldiğini, emtialar mücbir sebep nedeniyle oluşan kaza / yangın nedeniyle hasar meydana geldiğini, müvekkilin önleyebileceği bir durum olmadığını, olay mücbir sebep olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, ek ekspertiz raporunda hasar söz konusu yangının nedeni, aracın arka sağ lastiğinin araç dorsesine bir şekilde sürtmesi ile kızışması ve yangının başladığını, istisna olmakla birlikte bazen bu tür yangınlar meydana geldiğini, aracın arka sağ kısmında bilindiği üzere 2 adet lastik bulunduğunu, eğer fren sıkışması ile lastik tutuşacak olsa lastik önce iç kısımdan tutuşur ve bir lastiği değil her 2 lastiği birden yakar ve bu sırada iki lastiğin yanmasından çok büyük bir enerji ortaya çıkar ki bu tırın komple yanması ile sonuçlandığını, raporda dış lastiklerden biri yanmadığını, stepne olarak kullanıldığını, ilaveten yangın fren sıkışmasından dolayı çıkmış olsaydı tutuşan lastik dönme esnasında fan etkisi yaratacağından alev tam lastiğin üzerindeki döşemeyi değil lastikten geriye doğru 50 cm ile 1 metre arasındaki arka kısımdaki döşemeyi yakacağını, iç lastiğin tam üstündeki döşemenin yanması yalnızca sürtünme ile meydana geldiğini, eğer bakımsızlık nedeniyle aracın teker üstündeki tahtası itfaiye raporunda belirtildiği gibi yükleme öncesi boşta olsaydı araç 100 km bile gitmeden lastiğe sürtünme sonucu kızışmış olması gerektiğini, araç 4.000km yol yaptıktan sonra yangın meydana geldiğini, bu şekilde sürtmesi için daha önce lastik üzerindeki tahtanın görülmeyecek şekilde çatlak olması ve 4.300 km’lik yol boyunca bu kısma gelen kilit olmayan bir ağırlığın sürekli titreşimiyle bu çatlağı büyütüp bir şekilde tahtayı kırması ve söz konusu yangının olası nedeni olduğunu, bu çatlak yükleme öncesinde görülmüş olsaydı ürünler araca yüklenmeyecekti veya aracın ... muayenesinde tespit edileceğini, aracın bakımsız olmadığı görüşünde olduklarını, bu görüşlerinin başka dayanağı ise aracın ... muayene raporunun olması ve ilgili raporda araç ile ilgili olumsuz bir bilginin yer almadığını, davalı taşıyıcı şirkete ait aracın muayenesi ve bakımı süresi içerisinde yapıldığını, mallar gönderici firma personelince yüklendiğini, müvekkili şirket sadece taşıyıcı olduğunu, taşınan emtialar, dorseye uygun, ağırlığı tüm dorsenin içine dağıtan bir şekilde yüklenmediği için hasarın oluşumuna gönderici şirket yetkilileri neden olduğunu, müvekkili sigortalı şirketin oluşan hasardan herhangi bir sorumluluğu olmadığını, sigortalının hasardan sorumlu olmadığı noktada ihbar olunan müvekkili şirketlerin de hiçbir sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkili şirketin herhangi bir ağır kusuru olmadığını, müvekkili şirket basiretli bir tacir gibi tüm önlemleri almış, sefere ve yola uygun bir şekilde taşıma yaptığını, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmamaktadır aksine istif ve ambalaj yüke-yola uygun yapılmadığını, müvekkili şirketler bakımından hasar miktarını, kusuru ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili taşıyıcının nezaret yükümlülüğünden sorumluluğunun fahiş ve Yargıtay kararlarına aykırı şekilde tespit edildiğinin açık olduğunu, taşıyıcının nezaret yükümlülüğünden doğan sorumluluğun maksimum %20-25 olduğuna ilişkin emsal Yargıtay kararı yer aldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında : " .... CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca, taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsadığı, yükleme ve istiflemenin ayrıca üstlenilmediği sürece taşıyıcının görevi kapsamında olmadığı, ancak bu durumda dahi taşıyıcının yüklemeye nezaret görevi bulunduğu gözetilerek, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taşıyıcıya nezaret sorumluluğunun ihlali sebebiyle %25 oranında kusur izafe edilmek suretiyle bir hüküm oluşturulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir....davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE...hükmün BOZULMASINA, ..." şeklinde karar olduğunu, kötü ambalaj ve istif hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, CMR Konvansiyonu 17.madde 4/b-ye göre kötü ambalajdan, istifleme ve mal kalitesinden doğacak hasarlardan taşıyıcı sorumlu olmadığını, ambalaj ve yükleme gönderici tarafından yapıldığını, müvekkili sigortalının herhangi bir müdahalesinin olmadığını, CMR Konvansiyonuna göre malın ambalajının kötü olduğu durumlarda taşıyıcının bir sorumluluğu olmadığını, CMR 17.madde 4/b’ya göre“Malların ambalajlanmadıkları veya fena ambalajlandıkları zaman, mahiyetleri icabı fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yahut da hatalı ambalajlanmış olması,” hallerinde taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir dendiğini, bu nedenle ihbar olunan şirketlere hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini, davacı yanın haksız ve mesnetsiz iddialarına itiraz ettiklerini, müvekkili ... Sigorta A.Ş Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket ... sigorta A.Ş, davalı .... Ul. Taş. Ve Tic. San. Ltd. Şti.'ne ... numaralı 01.11.2020-01.11.2021 vadeli Ciro CMR Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, poliçe teminat kapsamında olmayan taleplerden müvekkili şirketin bir sorumluluğu olmadığını, davalı sigortalının hukuken sorumlu olmadığı durumlarda müvekkili sigorta şirketinin de davada hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketler ihbar edilen konumunda olduğu için aleyhe hüküm tesis edilemeyeceğini, usulü itirazlarının kabulü ile öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddini, mahkeme aksi kanatte ise haksız, yasal dayanağı olmayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...ne dava dilekçesi dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, karayolu taşımacılığı sebebi ile oluşan zararın tazminine ilişkin olup, taraflar arasındaki ihtilafın taşıma ilişkisine konu malların taşındığı araçta █████/2021 tarihinde Türkmenistan’da teslim yerine ulaşmadan oto yolda iken çıkan yangın nedeniyle taşımaya konu emtiadan kaynaklı zarar talebine ilişkin olarak davalıların kusur durumlarının ne olduğu, davalıların talep edilen tazminatlardan sorumlu olup olmadıkları, davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmıştır.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava █████/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda: "Dava dosyasında taşımacılık açısından yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda taşıma aracının taşıma öncesinde mi yoksa taşıma sırasında mı kusurlu olduğunun tespit edilmesinin mümkün olmadığı, araç kusurunun zaman tespiti tam yapılamadığından davacı ...'ın davalı ...'in ihmal ve ağır kusur iddiasının ispat edilemediği, davalı ...'nin emtia zararından sorumlu olduğunu mahkeme takdir ederse tazmin sınırının CMR Madde 23 Fıkra 3 üst sınırlı olması gerektiği, dosya ekine sunulu ekspertiz raporu, gümrük beyannameleri ve eki fatura ve çeki listeleri irdelendiğinde; ekspertiz raporunda tespit edilen hasar değerinin eki fatura içeriği emtia miktarı, cinsi ve piyasa birim fiyatları bakımından uyumlu olduğu, dava dışı ... Sigorta A.Ş tarafından davalı ... adına sigortacı sıfatı ile tanzim edilen ... numaralı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesinin dosya kapsamına eklenmesine ihtiyaç duyulduğu, davacının masraf, vekalet ücreti, faiz ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerin değerlendirilmesine ilişkin taktirin mahkemeye ait olduğu” şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememiz █████/2024 tarihli celse ara kararında: alınan rapor ile İstanbul 14.Asliye Ticaret mahkemesi dosyasında alınan raporlar arasındaki çelişkili durum, taraf vekillerinin itiraz ve talepleri dikkate alınarak yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli raporda" Davaya konu taşımacılık: Türkiye-Türkmenistan arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe uygunsuzlukta ilgili bir rezerv notu düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup, CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcıların müştereken ve müteselsilen CMR m17/1 gereği sorumluluğu olduğu, davaya konu CMR Konvansiyonunda yapılan taşımacılığın parsiyel taşımacılık olması nedeniyle: CMR Madde 17/1 ve M.17/4 ile sayılan sebepler ve bunların zarar oluşumunda katkısı bakımından ortak eylem veya karşılıklı fiiller söz konusu olmadığından CMR m.17/1 kapsamında hasar oluştuğundan davalıların oluşan hasardan % 100 sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, dava konusu yurtdışı karayolu taşıma faaliyetinde; yükün taşıyıcıya teslimi ile dava açma tarihi arasında bir yıldan daha az süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma şirketlerine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğramadığı, zaman aşım süresinin dolmadığı kanaatine varıldığı, davaya konu taşımacılık işinde meydana elen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29.madesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesinden yararlanabileceğin, hasarlanan emtianın 8.883,80 kg ağırlığında olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan sorumluluk limitinin (105.236,10 USD) davacı tarafından talep edilen (64.022,43 USD) tazminat miktarının üzerinde olduğu tespit edildiğinden: somut olayda sınırlı sorumluluk uygulamasına yer bulunmadığı kanaatine varıldığı, taktiri mahkemeye ait olmak üzere davacı firmanın davalı taşıma şirketlerinden yaşanan yangın olayından dolayı hasar gören emtianın CMR m.23 gereği taşınan yükün alındığı yer ve zamandaki kıymeti ile sınırlı sorumlu olan davalıların somut olayda tazmin sorumluluğunun 64.022,43 USD olması gerektiği kanaatine varıldığı, davacı tarafın davalı taşıma şirketlerinden CMR m. 27 gereği % 5 faiz talep edebileceği kanaatine varıldığı, taşınan eşyanın Emtia Sigortalı olmadığı ancak davalı taşıyıcılardan ... .... San Ltd. Şti’nin dava dışı ... Sigorta A.Ş nezdinde CMR Sorumluluk Sigortasının bulunduğu ve bu sigorta uyarınca sigorta hasar dosyası açılarak ekspertiz incelemesi yapıldığı ve neticede sigortacının hasar talebi red ettiği” yönündeki uzmanlık alanlarına ilişkin inceleme ve tespitleri, hukuki değerlendirme ve kanaat taktiri mahkemeye ait olmak üzere ek rapor sunulmuştur.Yapılan yargılama sonucunda
:Davacı ...; Türkiye’de farklı firmalardan perde kumaşı ve parçaları almış ve bu malların Türkiye’den Türkmenistan’a karayolundan taşınma işini davalı ... firması üstlenmiştir. ... asıl taşıyıcı olup, taşıma faaliyetini fiili taşıyıcı olarak davalı ... firması gerçekleştirmiştir. Davaya konu taşımacılık; Türkiye – Türkmenistan arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olduğundan öncelikli olarak CMR Konvansiyonu(Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri uygulanacaktır.Davaya konu hasarla ilgili olarak ... Ltd. Şti. tarafından 21.12.2021 tarihinde TK-██████ numaralı “CMR Sigorta Poliçesi Ekspertiz Raporunda 17.08.2021 tarihinde İstanbul/Türkiye’den çıkan aracın varış noktasına ulaşamadan 26.08.2021 tarihinde ... Karayolu’nda emtianın nakliyesi sırasında yaşanan yangın nedeniyle emtianın alıcısına ulaştırılıp teslim edilemediği belirtilmiştir.Mahkememizce yeni heyet olarak alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu hasarla ilgili hazırlanan ekspertiz raporu incelendiğinde taşımacılık faaliyetinin parsiyel taşımacılık olduğu tespit edilmiş, CMR Konvansiyonunda araç yüklenmesi, istiflenmesi ve araç içi sabitleme işlemlerinin kim tarafından yapılacağı hüküm altına alınmamakla birlikte piyasa uygulamalarında parsiyel taşımacılıkta tüm ürünlerin araca yüklenmesi, istiflenmesi ve araç içi sabitleme işlemleri taşıyıcı firma deposunda veya birkaç farklı noktada araç yüklemesi yapılıyorsa taşıyıcı firma tarafından yapılacağı açıklanmış, davaya konu taşımacılığın parsiyel taşımacılık olması nedeniyle; CMR m.17/1 ve m.17/4 ile sayılan sebepler ve bunların zarar oluşumunda katkısı bakımından ortak eylem veya karşılıklı fiiller söz konusu olmaması sebebi ile CMR m.17/1 kapsamında hasar oluştuğundan davalı taşıma şirketinin oluşan hasardan %100 sorumlu olduğu, davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerine ulaştırılıp alıcısına teslim edilemeyen emtiada oluşan hasardan taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varılmıştır.Yine bahsi geçen raporda yapılan tespitlerde de belirtildiği üzere emtianın hasar görmesine neden olan araç yangını sırasında, aracın herhangi bir trafik kazasına karışmasının söz konusu olmadığı, aracın seyri sırasında sürücünün kontrolunu kaybederek aracın devrilmesine neden olmadığı, daha önceden bilinen ve tespit edilen bir teknik arızanın olaya neden olmadığı hususları sabittir. Yangına neden olduğu tespit edilen lastiğin römork gövdesine sürtünmesi, aracın seyri sırasında ortaya çıkan, İstanbul’dan başlayan seferin başında tespit edilememiş ve varma ülkesine ulaştıktan sonra araç kaynaklı olarak meydana gelen yangın sonrasında yapılan incelemede ortaya çıkan bir teknik arıza sonucu meydana gelmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.CMR Konvansiyonu - II. Bölüm - Taşımacının Sorumlu Olduğu Kişiler başlıklı Madde 3' e göre Bu Sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır. Bu bağlamda fiili taşıyıcı ... ... Ltd. Şti. yangın olayından meydana gelen hasardan sorumlu olup, diğer davalı asıl taşıyıcı da CMR madde 3 gereği fiili taşıyıcı ile birlikte meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.Davacı tarafın talep ettiği tazminat kalemleri Tam hasar gören emtia bedeli 61.169,58 USD, Yangın sonucu aktarma masrafları 2.015,94 USD ve İmha masrafları 836,91 USD olmak üzere toplam 64.022,43 USD olduğu görülmüştür.Bilirkişilerce taşıyıcının sınırlı sorumluluk Üst Tutarı: Hasarlı ürün, brüt ağırlığı X 8,33 SDR formülü ile hesaplanmış ve toplam hasar gören emtia (3 ayrı CMR taşıma senedinde) brüt ağırlığı: 8.883,80 kg olduğundan taşıyıcının sınırlı sorumluluk Üst Tutarı: 8.883,80 kg * 8,33 SDR: 74.002,05 SDR olarak bulunmuş ve TCMB'nin, davalı firmanın emtiayı teslim aldığı 17.08.2021 tarihide belirlediği SDR/USD değeri 1,42207 USD) üzerinden taşıyıcının sınırlı sorumluluk Üst Tutarı: 74.002,05 SDR x 1,42207 = 105.236,10 USD olarak hesap edilmiştir.CMR m.23 ve 29 maddelerinin değerlendirilmesi neticesinde davaya konu taşımacılık faaliyetinde meydana gelen yangın olayında davalı fiili taşıyıcının bilerek kötü hareket veya buna eş değer ağır kusur içinde olduklarının kanıtlanamadığı kanaatine ulaşılmış olup hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı kanaatine varılarak davalı taşıyıcıların taşınan yükün alındığı yer ve zamandaki kıymeti ile sınırlı sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmış olup, buna göre davacı tarafın davalı taşıyıcılardan talep edebileceği toplam emtia bedeli: 61.169,58 USD olarak belirlenmiş ve mahkememizce de hükme esas alınmaya elverişli olarak görülen █████/2024 tarihli rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 61.169,58 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 5 faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Karar harcı 75.881,45 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 19.855,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.026,34 TL harcın davalılardan tahsili ile hazine adına irat kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 19.855,11 TL peşin harca ilişkin yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 1.203,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 22.000,00 TL (6 farklı bilirkişi) bilirkişi rapor ücretleri olmak üzere toplam 23.203,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 22.169,07 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı ... tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 6,68 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile adı geçen davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ... ve ihbar olunan şirketler tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 167.517,54 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,10-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 71,30 TL'sinin davacı taraftan, 1.528,70 TL'sinin davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2024Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır