Anahtar kelimeler: Borsada Minimum Fırsatı Uğraşmasından Havaleleriyle İşiyle Limitinin Tanıdığı Sanığı Vererek

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Katılanın sanığı sigortacılık işiyle uğraşmasından dolayı önceden tanıdığı, sanığa bir miktar para vererek borsada yatırım yapmasını istediği, sanığın da katılanın parasını borsada değerlendirerek kazancı ile birlikte katılana iade ettiği, daha sonra katılanın sanığa yatırım fırsatı olduğunu söyleyerek 29.07.2013 tarihli banka havaleleriyle 75.000,00 Türk lirası aldığı ve 19.08.2013 tarihinde ise şirketler için yatırım limitinin minimum 100.000,00 Türk lirası olduğunu belirterek, aynı tarihli banka havalesiyle 25.000,00 Türk lirası daha aldığı ancak, sanığın bu defa katılana ait parayla herhangi bir yatırım yapmayıp, aldığı meblağı da iade etmeyerek uhdesinde tuttuğu iddia olunan olayda;1. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren "güveni kötüye kullanma" suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve ███████ Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,2. Kabule göre de; Aynı suç işleme kararı ile katılandan birden fazla kez menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.