Anahtar kelimeler: Usûlüne Düşme Yüzüne Müdafilerinin Maliye Görüşü Bakırköy Ret Tefhim Kurumu

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Düşme, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaBakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 12.05.2022 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının, Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili, Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:A. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz talepleri yönünden;Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı 12.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 15.06.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, sanık ... müdafiinin yokluğunda verilen ve 31.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.06.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Katılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekillerinin resmi belgede sahtecilik suçundan temyiz talepleri yönünden;Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında 27.05.2007 şeklinde gösterilen suç tarihinin, eylemin gerçekleştirildiği son tarih olan 23.09.2005 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 23.09.2005 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,C. Katılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekillerinin nitelikli dolandırıcılık suçundan temyiz talepleri yönünden;Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1.Sanık ... yönünden kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;Gerekçeli karar başlığında 27.05.2007 şeklinde gösterilen suç tarihinin, eylemin gerçekleştirildiği son tarih olan 23.09.2005 tarihi şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.Mahkemece sanıkların savunması ile dosya kapsamından suça konu eczanenin fiilen işletmesini diplomasını kiralamak suretiyle diğer sanıklara devir eden sanık ...'un üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine veyahut suça iştirak ettiğine dair, mahkumiyetine yeterli, kesin delil olmaması gerekçesine dayanan beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre;yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2.Sanık ..., ... ile ... yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde ;1. Sanık ...'un İstanbul Çapa semtinde faaliyet gösteren Gaye Eczanesi sahibi ve mesul müdürü olduğu, bu eczanenin fiilen işletmesini diplomasını kiralamak suretiyle sanık ... ile ...'a devrettiği, sanık ... ile ...'ın ekonomik sıkıntılar nedeni ile eczanenin işletmesini önceden tanıdıkları diğer sanık ...'na devrettikleri ve eczaneyi işleten sanık ...'nın yönetiminde kalfa olarak çalışmaya devam ettikleri, ancak 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 2. maddesi gereğince eczacılık yapmak için eczacı mektep veya fakültelerinden diplomalı olma zorunluluğu bulunduğundan sanık ...'un ismi altında faaliyetine devam ettiği, fiilen sanık ...'in sahibi olduğu ve diğer sanıklar Metin ve Ferdi'nin kalfa olarak çalıştığı dönem içerisinde Gaye Eczanesinde ana dava dosyası kapsamında; Defterdarlık Muhasebe Denetmenleri Bürosu Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 21.04.2006 tarihli inceleme raporuna göre;Gaye Eczanesi tarafından Bakırköy Mal Müdürlüğüne sunulan tahakkuk fişleri ve ekleri reçeteler incelendiğinde tahakkuk fişlerine ekli reçeteleri hekim dışında sonradan ilaç ilavesi yapıldığı, bu eklemelerin reçeteleri yazan doktorlar tarafından yapılmadığı ve yazılmadığı, reçeteleri yazan doktorların ifadelerine ve tahakkuk fişlerine ekli reçetelerin asılları ile tanık ...'in sağlık karnesinde kalan 2.nüshanın karşılaştırılmasından anlaşıldığı ve onlar tarafından düzenlenmiş gibi hazırlanan sahte reçeteleri kuruma ibraz ederek bedellerini tahsil etmek, haksız kazanç elde ederek kurumun zararına sebebiyet verdiklerinin iddia edilmesi ve Gaye Eczanesinde birleşen dava dosyası kapsamında; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 10.09.2007 tarihli soruşturma raporuna göre;bir kısım reçetelere sahte küpür yapıştırıldığı, küpürlerin sahteliğinin üretici firmalar tarafından doğrulandığı, bir kısım reçetelerde yazılı ilaç kalemlerinden sorumlu ve yetkili hekimin bilgisi dışında eklemeler yapıldığı, eklemelerin reçetelerin ikinci nüshalarında yer almadığı, yine bir kısım Sağlık karnelerine ilgili hekimin bilgisi dışında reçete halinde ilaçlar yazıldığı, bu hususların Sağlık Karnesi sahipleri ve Hekimler tarafından doğrulandığı, bu şekilde iştirak halinde reçetelerde sahte küpür kullandıkları, reçetelerde tahrifat yaptıkları ve sahte reçete hazırladıkları, bu şekilde oluşturulan reçeteleri kuruma ibraz ederek bedellerini tahsil etmek, haksız kazanç elde ederek kurumun zararına sebebiyet verdiklerinin iddia edilmesi karşısında, Defterdarlık Muhasebe Denetmenleri Bürosu Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan soruşturmalar sonucu tanzim edilen inceleme ve soruşturma raporları, sağlık yardımı alan hastaların, reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, bir kısmının reçetede belirtilen ilave ilaçların hiç kullanmadıklarını beyan etmeleri, sahte reçetelerdeki kaşe ve imza sahibi doktorların beyanları ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde; fiilen sanık ... İsmailoğlu'nun sahibi olduğu ve diğer sanıklar ... ile ...'ın kalfa olarak çalıştığı dönem içerisinde alınan sanık ... İsmaioloğulları, Metin Kaban ile ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde farklı tarihlerde zincirleme surette bizzat sahte reçeteleri kuruma ibraz edip, bedellerini tahsil etmek suretiyle, haksız kazanç elde ederek, katılan kurumun zararına neden oldukları bu itibarla haksız menfaat miktarları da belirlenerek kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek beraatlerine hükmedilmesi,2. Kabule göre de; Eylemin gerçekleştiği son tarih olan 23.09.2005 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 27.05.2007 şeklinde yanlış gösterilmesi,Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.