Anahtar kelimeler: Olunmak Gizleme Evresinde Davetiye Haberdar Defter Görüşü Yöntemine Edenler Sınırlı

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: HazineSUÇ
: Defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEMYİZ EDENLER
: Sanık müdafii, şikâyetçi vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz eden şikâyetçi vekilinin ise temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1.Şikâyetçi vekilinin vekâlet ücreti ile sınırlı temyiz istemi yönünden;Kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. ve 238. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikâyetçinin, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun(1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;1. Sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemece olumlu kanaate varılmadığı gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği halde, tekrar suç işlemeyeceği yönündeki kanaat bu kez lehe değerlendirilerek cezanın ertelenmesine karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,2. Sanık müdafiinin duruşmada lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği gözetildiğinde tayin olunan cezanın miktarı itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 50. ve 52. maddelerine göre seçenek yaptırıma çevrilmesi hususunun karar yerinde tartışılmaması,3. 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasındaki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,4. Gerekçeli karar başlığında defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edildiği 07.04.2014 tarihinden itibaren 15 günlük sürenin bitimini izleyen günün resmi tatile rastlaması da dikkate alınarak "24.04.2014" tarihi olan suç tarihinin "2014" şeklinde eksik gösterilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.