Anahtar kelimeler: Aranmasına İbrazından Gizleme Görüşe Çalındığıkaybolduğubulunmadığı Kaçınılması Sürülerek Defter Görüşü İstemlerinin

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEMYİZ EDENLER
: Sanık müdafii, katılan vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Defter ve belgelerin çalındığı-kaybolduğu-bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması hâlinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 139. maddesinde yazılı durumların ve usulüne uygun tebligatın aranmasına gerek bulunmaması karşısında; Tebliğname'de bir numaralı bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, bu şartların daha önce kasıtlı başka suçtan sabıkasının bulunmaması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri itibarıyla ve duruşmadaki tutum ve davranışlarına göre yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması, suçun işlenmesiyle oluşan mağdur ve kamunun zararının aynen iade, tazmin ve önceki hale getirme suretiyle giderilmesinden ibaret olduğu, işlenen suç nedeniyle oluşmuş somut bir zararın da bulunmadığı gözetilerek, hakkında takdiri indirim uygulanan ve hükmedilen hapis cezası ertelenen sanığın daha önceden taksirli suçtan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,3- Suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının tebliğ edildiği 25.12.2014 tarihinden itibaren 15 günlük sürenin bitimini izleyen günün hafta sonuna rastlaması da dikkate alınarak "12.01.2015" tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında "27.08.2015" şeklinde yanlış gösterilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.