Anahtar kelimeler: Oğlundan Karnesi İsteğe Yersiz Devamı Vaki İnkar Sağlık Edildi Gelince

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No
:71-188Dava, yersiz sağlık karnesi kullanımından kaynaklanan Kurum alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Davacı Kurumun temyiz itirazlarının reddine,2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Dava konusu olayda; 11.02.1977-02.04.1984 tarihli arasında zorunlu, 02.04.1984-28.07.1992 tarihleri arasında ise isteğe bağlı 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı bulunan davalı, 10.04.1990 tarihli dilekçe ile oğlundan dolayı sağlık yardımından yararlanması nedeniyle sağlık primi kesilmemesini talep etmesi üzerine Kurumca, sağlık primi kesilmemiş 01.11.1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış olup, Kurum sağlık sigortasından yararlanamayacağından bahisle 11.01.2000-29.09.2006 tarihleri arası dönemde davalı ve eşi için yapılan 4.023,45 TL yersiz sağlık harcamasının, işlemiş yasal faizi ile birlikte, dava konusu icra takip dosyası ile istemiştir.1479 sayılı Kanun kapsamına giren sigortalı ve ilgilileri sağlık sigortası yardımlarından faydalandırmak için yasa koyucu tarafından ilk kez 05.11.1985 gün ve 3235 sayılı Kanun hükümleri ile düzenleme yapılmıştır. 3235 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Ek 11’inci maddesinde; sağlık sigortası yardımlarından; anılan Kanuna tabi sigortalılar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, yaşlılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, ölüm aylığı almakta olanların yararlanacağı belirtilmiş; söz konusu madde, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 37’nci maddesi ile değiştirilerek; bu Kanunun 24’üncü maddesine göre sigortalı olanlardan; sigortalılığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, yaşlılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, ölüm aylığı alanların sağlık sigortası yardımlarından yararlanacakları hüküm altına alınmıştır. 15.02.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5454 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile madde bir kez daha değişikliğe uğrayarak “Bu Kanun ile 2926 sayılı Kanuna göre;a) Zorunlu sigortalı olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,b) Yaşlılık ve malûllük aylığı bağlananlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,c) Ölüm aylığı alanlar, sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar.Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerine göre sağlık yardımlarından yararlananlar hakkında bu Kanunun geçici 7’nci maddesi hükümleri uygulanır. İsteğe bağlı sigortalı olarak aylık alanlar veya bunların hak sahipleri, talepleri halinde sağlık sigortasından yararlanabilirler.”şeklinde düzeleme yapılmıştır.Diğer taraftan; kanun koyucu tarafından 1985 yılında getirilen sağlık sigortası düzenlemesi ile doğabilecek sorunların giderilmesi amacıyla 3235 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile 1479 sayılı Kanuna geçici 7’nci madde eklenmiştir. Madde “Aylık alanlardan kesilecek sağlık sigortası primi” başlığını taşımakta olup, birinci fıkrasında; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kurumdan aylık almakta olanların aylıklarından on yıl süre ile kesilecek prim oranlarının, sağlık sigortası fonunun gelir gider muvazenesi de göz önünde bulundurularak, her yıl Bakanlar Kurulunca belirleneceği, ancak bu oranın %5'den az %10'dan fazla olamayacağı; ikinci fıkrasında, Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlananlar ile hak sahiplerinin aylıklarından kesilecek sağlık sigortası priminin, sigortalının daha önce ödediği süreler dahil on yılı geçemeyeceği açıklanmıştır.1479 sayılı Kanunun hastalık sigortasının kapsamını belirleyen Ek 11’inci maddesinin 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükmüne göre; 1479 sayılı Kanuna tabi, zorunlu sigortalı, isteğe bağlı sigortalı ayırımı yapılmaksızın tüm aktif sigortalılarla pasif sigortalıların, anılan madde çerçevesinde sağlık yardımlarından yararlanma hakkına sahip olmaları karşısında; Ek 11’inci maddede 4956 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce, Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış bulunan davalının, pasif sigortalı olarak anılan Kanuna göre hastalık sigortası kapsamında bulunduğunun kabulü gereği açıktır.Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca, 24.7.2003 gün ve 4958 sayılı Kanun ile sağlık sigortası kapsamından çıkarılan isteğe bağlı sigortalıların sağlık sigortasından yararlanabilmeleri için, aynı Kanunla getirilen ve başvuruda bir süre öngören geçici 23. madde hükmünün somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı, 1479 sayılı Kanunun geçici 7’inci maddesi hükmü gereği, 10 yıla tamamlayıcı olarak kesilecek sağlık sigortası primlerinin, davacı Kurum tarafından, davalıdan tahsilinin her zaman mümkün olduğu, davacı Kurumun dava konusu döneme ilişkin sağlık harcamalarını istirdata hakkının bulunmadığı hususu gözetilerek, iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.