Anahtar kelimeler: Şırnak Sıfatı Müdafinin Silahlı Edenin Görüşü Örgütüne Olma Terör Üye

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Şırnak 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.İlk Derece Mahkemesinde görülen 11.03.2020 tarihli karar duruşmasında sanık müdafinin aynı gün başka bir mahkemede duruşmasının olması nedeniyle duruşmaya bizzat katılamayacağını, esasa ilişkin son savunmanın SEGBİS aracılığı ile alınmasını ve SEGBİS bağlantısı için SEGBİS talimatı yazılmasını bildirerek mazeret dilekçesi sunduğu ve ayrıca dilekçe ekinde duruşma listesini ibraz ettiği, buna rağmen SEGBİS ile katılma talebinin reddine karar verilerek sanık müdafinin esasa ilişkin savunması alınmadan, sanık ve müdafinin yokluğunda sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 197 nci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, sanık müdafiinin esasa ilişkin son savunmasını almadan sanık ve müdafinin yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 101 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 150 nci maddesinin üçüncü, 188 inci maddesinin birinci, 197 nci maddesinin birinci ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) fıkralarına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,2.Yine İlk Derece Mahkemesinde görülen 11.03.2020 tarihli karar duruşmasında sanık ve müdafiinin yokluğunda karar verildiğinin belirtilmesine rağmen sanık ve müdafinin esas hakkındaki beyanları ile mütalaaya karşı diyeceklerinin ve yine sanıktan son sözünün sorulduğu belirtilerek bir kısım beyanların duruşma tutanağına yazılması,3.Kabul ve uygulamaya göre de;A.Sanığa ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının veri inceleme raporunun güncel halinin celbedilerek varsa "Zümre Başkanı, Öğretmen ve vekili" olarak kayıtlı olan şahısların açık kimliklerinin tespit edilip edilmediğinin ilgili birimlerden sorulması, kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olması halinde ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılmak suretiyle haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler, aşamalardaki ifadelerine ilişkin tutanakların onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması,B.UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,C.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olduğundan ve sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan "13.12.2017" yerine “17.08.2016” olarak gösterilmesi,.Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.